İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/625 E. 2026/281 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/625
Karar No
2026/281
Karar Tarihi

T.C. ................. 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/625 Esas - 2026/281 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ................. 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/625 Esas KARAR NO : 2026/281

........................... ............................... ..................................... .......................................... .............................................. .................................................... ....................................................... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2025 KARAR TARİHİ : 05/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin lojistik sektöründe faaliyet gösteren büyük bir firma olduğunu, takibe konu alacağın, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki gereği 24/12/2024 TARİH E.........90 Nolu Fatura ve 22/12/2024 tarihli V.................857 nolu Sevk İrsaliyelerden kaynaklandığını, davalının söz konusu borcuna dayanak teşkil eden fatura ve irsaliyelerin müvekkili şirket tarafından usulüne uygun olarak düzenlendiğini, davalının borcunu ödememesi sebebiyle ................. 7.Genel İcra Dairesinin 2025/12069 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, borcunu ödemeyen ve fatura ve irsaliyelere karşı süresi içinde hiçbir itirazda bulunmayan davalının borca itiraz etmesinin davalının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu belirterek hukuki ve maddi dayanaktan yoksun bulunan davalının itirazının iptal edilerek davalı borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına da hükmedilmesi gerektiği dava ve talep edilmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında dönem dönem ticari ilişki bulunmakta ise de, dava konusu yapılan faturalar bakımından teslim, ifa ve kabul süreci hukuken tamamlanmadığını, özellikle, teslim edilen malzemelerin miktarı, vasfı ve fiili ifası yönünden taraflar arasında anlaşmazlıklar mevcut olduğunu, davacının sunduğu faturaların bedellerinin borç ikrarı anlamına gelmemekte olup, faturaların davalı şirket tarafından ihtirazi kayıtla kabul edildiğini veya hiç kabul edilmediğini, bu faturaların muhteviyatına ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi, mal teslim tutanağı ya da taraflarınca imzalanmış belge sunulmadığını, sadece fatura düzenlenmiş olmasının malın fiilen teslim edildiğini ispatlamadığını, davacı tarafça sunulan irsaliyeli faturada teslim eden ve teslim alan bölümlerinde isim ve imza bulunmadığını, diğer yandan, kargo teslim belgesinde ve kargo şirketince gönderilen kayıtlarda bir teslimatın yapıldığı belirtilmiş ise de teslimatın içeriğine ilişkin bir açıklama yapılmadığını, davacının hizmeti ispat edemediğini, söz konusu hizmetin gerçekten verilmiş olduğuna ilişkin taşıma belgeleri, araç plakası, şoför ismi, taşınan malzemeye dair kayıtları ya da herhangi bir teslim-ifa tutanağının ibraz edilmediğini, bu yönüyle alacağın salt fatura düzenlenmesine dayanmakta olup görünürde haklı ancak içeriği tartışmalı bir nitelikte olduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, açıklanan nedenlerle davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmesi talep ve beyan etmiştir. ................. 7.Genel İcra Dairesinin 2025/12069 sayılı dosyası incelendiğinde; davacının davalı aleyhine 17.02.2025 tarihinde 101.237,84 TL alacak için takip talebinde bulunduğu, asıl alacağın takip tarihinden tahsili tarihine kadar %.48 faizi ile ödenmesinin talep edildiği,

takip dayanağı belge olarak, EF.......................857 nolu sevk irsaliyelerinin gösterildiği,

davalının itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği görülmüştür. 15/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ................. 7.Genel İcra Dairesinin 2025/12069 sayılı dosyasında davalı aleyhine 101.237,84-TL fatura alacağı için icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine iptali amacıyla işbu davanın açıldığı, dava dosyasında bulunan belgelere ve davacının ticari defter kayıtlarına göre takip ve dava tarihinde davacının davalıdan 101.237,84 TL alacaklı olduğu, davalının bu tutarı ödediğine, fatura muhteviyatına itiraz ettiğine ya da iade faturası düzenlediğine dair dava dosyasına sunulan delil olmadığı, inkar tazminatı konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı takip nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 199. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de HMK anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. HMK’nın 222. maddesine göre; ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. ( Yargıtay 11.HD'nin tarih ve 2020/2505 E. - 2022/2800 K. sayılı ilamı ) Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak, sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Lakin; adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse artık bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir.( Yargıtay 11. HD'nin 19.12.2018 tarih ve 2017/2642 E. - 2018/8096 K. sayılı ilamı ) Bir başka ifade ile faturanın davalının ticarî defterlerinde kayıtlı olması bu fatura içeriği malları teslim aldığına dair karine oluşur.(Yargıtay 19. HD'nin 14.10.2019 tarih ve 2018/29 E. - 2019/4749 K. Sayılı ilamı) Bu açıklamalara göre alınan ve Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 101.237,84 TL alacaklı olduğu, davalının bu parayı davacıya ödediğine, faturaya itiraz ettiğine, iade faturası düzenlediğine dair bir delil sunmadığı cihetiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Kezalik, alacağın likit olması sebebiyle asıl alacak miktarının yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ................. 7. Genel İcra Dairesi'nin 2025/12069 esas sayılı dosyası kapsamında yaptığı itirazın iptali takibin devamına, 2-Alacağın likit olması sebebi ile asıl alacağın %20'si oranında 20.247,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 6.915,56 TL harçtan peşin alınan 1.222,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.692,86 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.222,70 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 12.847,90 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ................. Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/625, K. 2026/281, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-625-e-2026-281-k-f81ee826277c