İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/677 E. 2026/354 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/677
Karar No
2026/354
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/677 KARAR NO : 2026/354

.... DAVA : İtirazın İptali / Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 KARAR Y.TARİHİ : 27/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı .... Modeli ile ihale edilmiş olan .... Otoyolu'nun yapım ve işletimi Görevli Şirket sıfatıyla üstlenmiş olduğunu, ...'ye bırakıldığını, söz konusu projenin, ....tamamlanan ve ileride yapılması planlanan .... kesimini de kapsadığını, davalı firmanın, söz konusu otoyol yapım işinde alt yüklenici olarak görev almakta olduğunu, faaliyet bölgelerinde yer alan şantiyelerindeki elektrik faturalarının, işin bitmiş olmasına rağmen muhasebe birimine gelmeye devam etmesi nedeni ile taraflarına şifahen uyarıda bulunulduğunu; bunun üzerine yetkili firma tarafından elektrik malzemeleri ve teçhizatların taraflarına devri talep edildiğini ve aboneliklerinin de kendi üzerilerine yaptırılacağı ifade edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ise, söz konusu yapım işi ile ilgili olarak davalı .... firmasına, faaliyet gösterdikleri bölge olan ... ... Mevkiünde bulunan şantiye sahasındaki birtakım malzemelerin devrini gerçekleştirdiğini ve söz konusu malzemeleri 26.01.2022 tarih ve ... numara ile e-fatura yolu ile faturalandırılmış olduğunu, faturaya rağmen davalı firmaca herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine .. sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatılmış olduğunu ancak, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla; borçlunun borca ve yetkiye itirazının iptaline, takibin 1.956.190,77-TL bakımından devamına, borçlu aleyhine takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere %40 oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Uyuşmazlık, öncelikle takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığı, Mahkememizin yetkili olup olmadığı, taraflar arasında takip dayanağı fatura içeriğindeki malların davalı yana satışı hususunda her hangi bir sözleşme akdedilip aktedilmediği, bu yönde bir sözleşme varsa fatura içeriğindeki malzemenin davalıya teslim edilip edilmediği ile buradan varılacak sonuca göre takibe itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER ... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 1.956.190,77.-TL alacağın tahsili amacıyla 10.03.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerinde davalı yanca, icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür. 6. Davacı şirketin ticari defterleri üzerine Mali Müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin incelenen 2022 ve 2023 yılı Ticari Defterlerinin kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu, davacı tarafından, davalı adına düzenlenen takip ve davaya konu edilen 26.01.2022 Tarihli 1.675.600,00.-TL tutarındaki fatura konusu “... Malzemlerin” Davalıya teslimine ilişkin bir bilginin faturada mevcut olmadığı yine sözkonusu fatura konusu malzemelerin sevkine ilişkin irsaliyenin düzenlenmediği, fatura konusu malzemelerin teslimine ilişkin bir belgenin davacı şirket tarafından ibraz edilemediği, taraf ticari defter kayıtlarına göre; taraflar arasında 2020 yılından beri gelen ticari işlemlerin gerçekleşmiş olduğu, davacı tarafından takip ve davaya konu edilen fatura da dahil olmak üzere; taraflar arasında mal ve hizmet alış ve satışlarına ilişkin faturaların düzenlendiği, düzenlenen bu faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflarca düzenlenen faturalar, yapılan ödeme ve tahsilatlar bakımından taraf ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı Ticari Defterlerinde 10/03/2023 takip tarihi itibariyle; davalı şirketin 1.991.531,15.-TL tutarında borç bakiyesinin kayıtlı olduğu, davacı asıl alacak talebinin ise 1.675.600,00.-TL tutarında olduğu bildirilmiştir. 7. Davalı şirketin ticari defterleri üzerinde talimat yoluyla Mali Müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup alınan bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin 2020, 2021, 2022, 2023, 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin .... programı üzerinden elektronik ortamda tutulduğu, ticari defter tasdilerinin aylık dönemler halinde e-defter beratlarI ile yasal süreleri içinde onaylanmış olduğu, Ticari Defter Muhasebe kayıtlarının Tek Düzen Muhasebe Hesap Planı ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerinde belirtilen esaslara uygun olarak tutulmuş olduğu, davacı Şirket ticari defterlerine kaydedildiği görülen satış faturaları nedeniyle taraflar arasında 2020,2021,2022,2023,2024 yıllarında karşılıklı kesilen faturalardan kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, ... Kod ile takip edildiği, hesap hareketleri incelendiğinde; davalı şirketin Resmi Defter hesaplarında davacının 320 Alıcılar Hesabı altında .... Kod ile takip edildiği, 2020 Yılında Demirbaş alım ve Demirbaş satış faturaları kesildiği, davacı .... tarafından kesilen 150,00TL lik masraf fişi faturası alacak bakiye olarak kaldığı, 31.12.2020 tarihinde hesap 150,00TL alacak bakiyesi ile kapatıldığı, 2021 Yılında davacı .... alım ve Masraf Fişi faturaları kesildiği, davacı .... Tarafından kesilen 1.675.600,000,00 TL Demirbaş alım faturası ve 434.604,52 TL lik masraf fişi faturasının alacak hesabına eklendiği, 31.12.2022 tarihinde hesabın 1.991.635,25 TL alacak bakiyesi ile kapatıldığı, 2023 Yılında davacı .... tarafından kesilen 500,00TL lik masraf fişi faturası alacak hesabına eklendiği, 31.12.2024 tarihinde hesabın 1.992.365,95 TL alacak bakiyesi ile kapatıldığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 8. Dava, satış sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 9. İtirazın iptali istemi ile açılan eldeki davada, davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine yönelik yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmakla itirazın iptali davasında bir dava şartı olan yetkili icra dairesinde takip yapılması koşulunun bulunup bulunmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir. 10. Davalı borçlu tarafından yapılan yetki itirazında, müvekkili şirketin ticari merkezinin Bursa olduğu, bu sebeple müvekkili şirket aleyhine yapılacak icra takiplerinin Bursa ilinde yapılması gerektiğini beyan etmiş olup yetki itirazının usulüne uygun olarak yapıldığı değerlendirilmiştir. Bu kabule göre ise, takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi yapılmalıdır. Bu kapsamda İcra ve İflas Kanunu (İİK), Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümlerinin değerlendirilmelidir. 11. İİK 50. maddesi "Para veya teminat borcu için takip hususunda HMK yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itiraz ile birlikte yapılır, icra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati suretle karara raptolunur" hükmünü içermektedir. 12. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yetki kuralları ise 5 ila 19. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 5 ve 6. maddelerinde genel yetki kuralı düzenlenmiş olup genel yetki kuralları dışında genel yetkiyi kaldırmayan özel yetkili mahkemeler de kabul edilmiştir (HMK m. 8, 10, 16, 11/2-3, 14/1, 15/1). Kural olarak özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmamaktadır. 13. Buna karşın Kanun’un ifadesinden, Kanun’da belirtilen yer veya yerler dışında başka bir yerde açılamayacağı anlaşılan davalarda yetki kuralları kesin yetki kuralıdır. Kesin yetki olarak tek bir mahkeme öngörülmüş olabileceği gibi birden fazla mahkeme de öngörülmüş olabilir. Bu durumda, dava sadece kanunda öngörülen mahkeme veya mahkemelerde açılabilir, başka yerde açılamaz ... 14. Böylece, kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralları, genel mahkemenin (HMK m. 5) yetkisini kaldırmadığından, eş söyleyişle onunla birlikte uygulandığından, davacı davasını genel veya özel yetkili mahkemede açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Zira özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz. Onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava veya icra takibi, davacının/alacaklının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili icra dairesinde veya mahkemede açılabilir. 15. Bu noktada, somut uyuşmazlığın çözümü için alacaklının kendi ikamet yerinde dava açma yetkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. 16. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri ile ilgili düzenlemeyi içeren ve kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralı niteliğinde bulunan 6100 sayılı HMK’nın 10. maddesinde; “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir” düzenlemesi bulunmaktadır. 17. Sözleşmenin ifa edileceği yerin belirlenmesi ise TBK m. 89 hükmünde düzenlenmiş olup taraflarca açık veya zımni olarak belirlenmediği durumlarda, sözleşmenin ifa edileceği yer TBK'nın 89. maddesinin 1. fıkrasında dört (4) bent halinde sayılan düzenlemelere göre belirlenecektir. 18. 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun (TBK) 89. maddesinde; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1.Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2.Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3.Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir'' şeklinde düzenlemeyi içermektedir. 19. Taraflar arasında HMK m. 17 hükmünün uygulanmasını sağlayacak yönde bir yetki anlaşması bulunmamaktadır. Yine taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde açıkça tarafların TBK m. 89 hükmü gereğince ifa yeri kararlaştırılmamıştır. 20. Bununla birlikte yine TBK m. 89 hükmü uyarınca ifa yerinin örtülü iradelerine göre belirlenip belirlenemeyeceğinin değerlendirilmesinde ise, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta ise de satım sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olup davalı yanca sözleşme ilişkisi reddedilmemiştir. Taraflarca açık veya örtülü bir ifa yeri belirlemesi yapılmadığı nazara alındığında, takip konusu para borcu olduğu ve para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacağından alacaklı kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecek ve dava açabilecektir. 21. Yukarıda açıklanan sebeplerle para borçları, alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden, alacaklının faturadan doğan para alacağını kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinde takibe koyması ve itirazın iptali davasını açması TBK'nın 89. maddesi uyarınca mümkündür. 22. Bu bakımdan, davacı/alacaklı şirketin adresinin ... olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir. 23. Davacı şirket vekili, müvekkilinin .... sıfatıyla üstlenmiş olduğunu, davalı firmanın, söz konusu otoyol yapım işinde alt yüklenici olarak görev almakta olduğunu, söz konusu yapım işi ile ilgili olarak davalı şirkete, faaliyet gösterdikleri bölge olan ... bulunan şantiye sahasındaki birtakım malzemelerin devrini gerçekleştirdiğini ve söz konusu malzemeleri 26.01.2022 tarih ve ... numara ile e-fatura yolu ile faturalandırılmış olduğunu, faturaya rağmen davalı firmaca herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali istemi ile işbu davanın açıldığı görülmüştür. 24. Davalı ise tebliğ aldığı ödeme emrine karşı; takibin tümüne, bu miktara işlemiş olan faize ve tüm ferilerine itiraz etmiştir. 25. Öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin satış sözleşmesi olduğu, bu kapsamda davacının satıma konu malları davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, davalı yanca bu vakıanın kabul edilmediği anlaşılmaktadır. 26. Mahkememizce davalı yan defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişi raporu kapsamında; davalı ...'nin 2020, 2021, 2022, 2023, 2024 yıllarına ait kanuni defterlerinin e-defter olarak usulüne uygun tutulduğu; yevmiye beratlarının yasal süresinde onaylandığı; ticari defterlerin davacı şirket lehine delil niteliğinde olduğu; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalardan kaynaklanan cari hesap borcunun bulunduğu; davalı şirketin resmi defterlerinde davacı şirketin .... kodu ile takip edildiği; davalının 2022 yılında 1.675.600,00.-TL demirbaş alım faturası ve 434.604,52.-TL masraf fişi faturası ile alacaklandırıldığı; 31/12/2024 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete 1.992.365,95.-TL cari hesap borcunun bulunduğu hususları rapor edilmiştir. 27. Yine Mahkememizce davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişi raporu kapsamında; davacı şirketin 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu; davacı tarafından düzenlenen 26/01/2022 tarihli ve 1.675.600,00.-TL tutarındaki faturaya konu malzemelerin teslimine ilişkin bir irsaliyenin bulunmadığı; fatura içeriğinde teslim eden ve teslim alanlara ilişkin bilginin yer almadığı; davacı firma irtibat kişisi ... ile yapılan görüşmede malzemelerin şantiye sahasında bulunduğu ve davalı şirkete şantiye sahasında teslim edildiği, bu nedenle ayrıca sevk irsaliyesi veya tutanak düzenlenmediğinin beyan edildiği; fatura konusu malzemelerin teslimine ilişkin bir belgenin davacı şirket tarafından ibraz edilemediği; davacı ticari defterlerinde 10/03/2023 icra takibi tarihi itibariyle davalı şirketin 1.991.531,15.-TL borç bakiyesinin kayıtlı olduğu hususları rapor edilmiştir. 28. Davacı ana yüklenici ile davalı alt yüklenici arasında ticari satım ilişkisinin mevcut olduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına 1.675.600,00.-TL bedelli e-faturanın düzenlendiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın temel noktasını oluşturan "malın teslim edilip edilmediği" hususunda yaptırılan bilirkişi incelemesinde düzenlenen bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere dava konusu fatura bedelinin davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde "borç" olarak kayıtlı bulunduğu saptanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi gereğince faturayı alan kişinin 8 gün içinde itiraz etmemesi halinde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı kuralı ve 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi kapsamında usulüne uygun tutulan ticari defterlerin, sahibi aleyhine kesin delil teşkil edeceği kuralı birlikte değerlendirildiğinde; davalının faturayı kendi defterlerine borç olarak kaydederek benimsediği ve faturayı yasal süresi içinde iade etmediği açıkça anlaşılmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, faturanın alıcının ticari defterlerine kaydedilmesi, mala ilişkin bedelin borçlanıldığının ikrarı niteliğindedir. Bu bağlamda, davacının alacağını ispatladığının kabulü gerekmektedir. 29. Davalı yan ödeme iddiasında bulunmamış, yalnızca borca itiraz talebinde, borçlarının bulunmadığı yönünde savunmada bulunmakla yetinmiştir. Takibe konu fatura davalı defterinde kayıtlı olduğundan artık davacının edimin ifasını ispat ettiğinin kabulü gerekmekte, artık ödeme vakıasını ise davalının ispat etmesi gerekmekte olup ancak ödeme yönünde savunmada bulunmadığından bu yönde bir inceleme yapılmasına da lüzum görülmemiştir. 30. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan taraflara ait ticari defterlerde kayıtlı bulunan 1.991.531,15.-TL tutarında alacaklı olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki 170,00.-TL farkın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ticari işlemlerden kaynaklandığı, davacı yanca, buna yönelik her hangi bir delil sunulmamış olduğu, ayrıca davacı tarafın davalıyı takip öncesi temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir delil dosya arasında yer almadığı dikkate alınarak; davanın kısmen kabulüne, bu doğrultuda; .... takip sayılı icra takibine yapılan 1.675.600,00.-TL'lik asıl alacak kısmına yönelik itirazın iptaline, 1.675.600,00.-TL asıl alacak üzerinden, (asıl alacağa, takip tarihinden itibaren) işletilecek avans faizi ile icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerekmiştir. 31. Davacının takip konusu alacağı ve miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak likit kabul edilerek, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranına tekabül eden 335.120,00.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. VI-HÜKÜM 1. Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda;.... takip sayılı icra takibine yapılan 1.675.600,00.-TL'lik asıl alacak kısmına yönelik itirazın iptaline, 1.675.600,00.-TL asıl alacak üzerinden, (asıl alacağa, takip tarihinden itibaren) işletilecek avans faizi ile icra takibinin devamına, 2. Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3. Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 335.120,00.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Karar ve İlam Harcı 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 114.460,24.-TL harçtan, peşin ve derkenar harcı ile alınan 33.406,85.-TL harcın tahsili ile bakiye 81.053,39.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, derkenar harcı ve vekalet harcı toplam 33.895,25.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 660,00.-TL, bilirkişi ücreti olarak 16.000,00.-TL olmak üzere toplam 16.660,00.-TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 14.270,33.-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin giderinin red/kabul oranına göre 459,00.-TL’sinin davacıdan, 2.741,00.-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 9. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 252.584,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 10. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2026

Başkan ... E-İmza Üye ... E-İmza Üye ... E-İmza Katip ... E-İmza

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/677, K. 2026/354, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-677-e-2026-354-k-f590a6d162fc