İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/297 E. 2026/400 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/297
Karar No
2026/400
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/297 Esas - 2026/400 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/297 KARAR NO : 2026/400

.... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2025 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 05/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında ticari hizmet ilişkisi bulunduğu; müvekkili şirket tarafından, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar doğrultusunda davalılara iş güvenliği ve iş yeri hekimliği hizmet edimlerinin gerçekleştirildiği; işbu fatura alacaklarının toplamının 15.189,64.-TL olduğu; anılan faturalardan kaynaklanan borç bedelinin tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı; davalılar tarafından, müvekkiline herhangi bir borçlarının bulunmadığı yönünde haksız olarak itiraz edildiği ve bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulmasına sebebiyet verildiği; davalıların, almış oldukları hizmet bedellerini ödemekten imtina ettikleri; davalıların, tahsilat amacıyla başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek asıl olarak alacağın tahsilini geciktirmeyi amaçladıkları; anılan faturaların tamamını ticari defterlerine işledikleri ve fatura muhteviyatına itiraz etmeksizin içeriğini kabul ettikleri; 6102 Sayılı TTK.'nın 21/2. maddesi uyarınca fatura içeriklerinin davalı tarafından kabul edilmiş sayıldığı; takibe konu edilen alacağın likit fatura alacağı olduğu ve likit alacağa haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği; davalıların birçok borcunun bulunması nedeniyle mal kaçırma ihtimallerinin mevcut olduğu beyan edilmiş olup; .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına; davalıların adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine; takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile icra takibinin devamına; davalıların haksız olarak itiraz ettiği takip konusu miktar üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla müteselsil icra inkar tazminatı ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacı ile müvekkili arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığından bahisle öncelikle husumet itirazında bulunulduğu; davacının, dava konusu faturaları müvekkilin tarafı olduğu iş ortaklığı adına düzenlemiş olmasına rağmen dava dilekçesinde ortaklıktan hiç bahsetmediği; müvekkili şirkete verilmiş bir hizmet bulunmadığı gibi müvekkili şirketin bahse konu ticari ilişkiden bilgisi de bulunmadığı; davacının, müvekkili ile kurulduğu iddia olunan hizmet sözleşmesini ispatlayamadığından husumet yokluğundan davanın reddi gerektiği; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu talepler yönünden zamanaşımı itirazında bulunulduğu; uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk sürecine tabi olduğu, usulüne uygun arabuluculuk başvurusu bulunmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği; davacının, başlatılan takibe dayanak gösterdiği hizmetin nevi, şekli, bedeli ve nasıl verildiği hususunda herhangi bir açıklama yapmaksızın yalnızca faturayı dayanak göstererek itirazın haksız olduğunu ileri sürdüğü ve alacağını ispata yönelik geçerli delil sunamadığı; faturalara konu hizmetin hangi personel tarafından, hangi şantiyede ve ne zaman verildiği hususunda açıklama bulunmadığı, bu itibarla ticari ilişkinin tarafının müvekkil olamayacağı; Yargıtay içtihatları uyarınca, faturaya itiraz edilmemiş olmasının, ancak taraflar arasında akdi ilişkinin ispatı halinde fatura münderecatının kabul edilmiş sayılması sonucunu doğuracağı; faturaların 8 gün içinde iade edilmemesi veya ticari defterlerde kayıtlı olmasının hizmetin ifa edildiğini göstermeyeceği; iş ortaklığının temsili için iki yetkilinin müşterek imza şartı bulunduğu, ortaklığın münferiden temsilinin mümkün olmadığı ve ortaklık sözleşmesinde borçlandırıcı işlem yapma yetkisinin verilmediği; davacının, basiretli tacir olarak akdi kişinin yetkili olup olmadığını kontrol etmeyerek özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve yetkisiz temsil ile yapılan işlemin müvekkili yönünden hüküm ve sonuç doğurmayacağı; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı; dava konusu alacağın likit olmadığı ve icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği; bilakis kötü niyetle huzurdaki davayı ikame eden davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği; ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı ve bu talebin de reddi gerektiği beyan edilmiş olup; davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte esastan reddine; davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların kabul edilmediği ve ileri sürülen olayların dayanaksız ve gerçek dışı olduğu; müvekkilinin, alacaklı görünene böyle bir borcunun bulunmadığı; yalnızca faturanın bulunmasının veya cari hesap ekstrelerinin, borcun mevcudiyetine ya da sözleşmenin yerine getirildiğine delalet etmeyeceği; bir sözleşmeye dayanmayan faturanın soyut olarak muhatabına gönderilmesi ve muhatabın itiraz etmemesinin, faturanın kesinleştiği sonucunu doğurmayacağı; faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesinin yalnızca faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğuracağı, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği ve uyuşmazlık halinde işin yapılmış olduğunun ayrıca kanıtlanması gerektiği; keşide edilen faturaya itiraz edilmemiş olmasının, ancak taraflar arasında akdi ilişkinin ispatı halinde fatura münderecatının kabul edilmiş sayılacağı; fatura deliline dayanılabilmesi için, fatura düzenleyen kişinin faturada yazılı mal veya hizmeti davalıya teslim ettiğini ve bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel bir ilişki sonucu olduğunu genel ispat kurallarına göre kanıtlaması gerektiği; davacının teslim olgusunu yasal delillerle ispat etmesi gerektiği beyan edilmiş olup; müvekkili hakkında ikame edilen davanın reddine ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : .... Esas Sayılı Dosyası. .... Arabuluculuk Dosya Numaralı Arabuluculuk Dosyası. .... yevmiye numaralı İş Ortaklığı Sözleşmesi. .... yevmiye numaralı,.... Ortaklığına ait İmza Sirküleri. Davacı tarafından .... Ortaklığı adına düzenlenen 27/08/2024 tarih ve .... numaralı, 6.199,92.-TL bedelli fatura. Davacı tarafından .... Ortaklığı adına düzenlenen 26/09/2024 tarih ve .... numaralı, 6.199,92.-TL bedelli fatura. Davacı tarafından .... Ortaklığı adına düzenlenen 16/10/2024 tarih ve .... numaralı, 2.789,80.-TL bedelli fatura. Davacı ....İş Ortaklığına ait ticari defter ve kayıtlar. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Hafize Sarıkaya Tarafından Düzenlenen 22/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .....'ye yönelik açılan Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen hizmet alım sözleşmesi uyarınca davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 15.189,64.-TL alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı; alacağın mevcut bulunmadığının tespiti halinde, (sadece davalı .... tarafından talep edilmiş olduğu anlaşılan) kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :

Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalılar tarafından sunulan cevap dilekçeleri kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, davalılara sunulan faturalar doğrultusunda gerçekleştirilen hizmet edimlerinden kaynaklı 15.189,64.-TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiği belirtilerek; .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ..... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davacı ile müvekkil arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığı, faturalara konu hizmetin ifa edildiğinin ve akdi ilişkinin ispatlanamadığı, iş ortaklığının borçlandırılması için gerekli müşterek imza şartının yerine getirilmediği ve dava konusu alacağın likit olmadığı belirtilerek; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ..... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, faturanın tek başına alacağın varlığına delil teşkil etmeyeceği ve davacının teslim olgusu ile akdi ilişkiyi yasal delillerle ispatlaması gerektiği belirtilerek; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. c.1) Bilirkişi İncelemesi : Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. i. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir .... Tarafından Düzenlenen 22/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; dosya içeriğinde taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme örneğine veya keşide edilmiş bir ihtarname örneğine rastlanılmadığı;.... numaralı 6.199,92.-TL bedelli, 26/09/2024 tarih ve .... numaralı 6.199,92.-TL bedelli ve 16/10/2024 tarih ve .... numaralı 2.789,80.-TL bedelli faturalar olduğu; anılan faturaların, "İş Güvenliği Hizmet Bedeli" ve "İş Yeri Hekimliği Hizmet Bedeli" içeriğiyle, İmaj-Medsan İş Ortaklığı adına elektronik ortamda (e-fatura) tanzim edildiği; davacının yasal defterlerinin, 6102 sayılı TTK.'nın 64. maddesinde belirtilen kanuni şartları tam olarak taşıdığı ve usulüne uygun tutulduğu; davacının yasal defterlerinde, dava konusu üç adet faturanın yasal sürelerinde ve usulüne uygun olarak muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği ve davacının, takip tarihinde İş Ortaklığından 15.189,64.-TL alacaklı olduğunun kayıtlı bulunduğu;.... Ortaklığının yasal defterlerinin de 6102 Sayılı TTK.'nın 64. maddesindeki kanuni şartları tam olarak taşıdığı ve usulüne uygun tutulduğu; iş ortaklığının yasal defterlerinde de, dava konusu üç adet faturanın yasal sürelerinde ve usulüne uygun olarak muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği ve iş ortaklığının, takip tarihinde davacıya 15.189,64.-TL borçlu olduğunun kayıtlı bulunduğu; bahse konu faturalara ilişkin olarak, iş ortaklığı veya diğer davalılar tarafından ödeme yapıldığına dair herhangi bir ödeme kaydına, iade faturasına veya itirazi kayda rastlanılmadığı; takibe konu edilen alacak tutarının her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu ve doğrulandığı; sonuç olarak davacının, dava konusu üç adet faturadan kaynaklı olarak, takip tarihinde İş Ortaklığından 15.189,64.-TL alacaklı olduğu hususları rapor edilmiştir. 22/08/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 06/09/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "raporun hükme elverişli olduğu ve davanın kabulü gerektiği" belirtilerek rapora herhangi bir itiraz yöneltilmediği; davalı..... vekili tarafından sunulan 10/09/2025 tarihli dilekçe kapsamında "raporun eksik inceleme ve araştırmaya dayalı ve hükme elverişsiz olduğu; bilirkişi tarafından yalnızca defterler üzerinde yüzeysel bir inceleme yapılmakla yetinildiği, dava konusu uyuşmazlığın esasını teşkil eden, faturaya konu hizmetin ortaklığa verilip verilmediği, fatura konusu alacağın varlığı ve miktarı ile faizin varlığı, başlangıç tarihi, türü ve miktarı hususlarında herhangi bir inceleme yapılmadığı; davacının, taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ve faturaya konu hizmetin verildiğini ispatlayamadığı, ispat yükünün davacı tarafta bulunduğu; iş ortaklığının borçlandırıcı işlem yapabilmesi için müşterek imza şartı bulunduğu ve bu şartın yerine getirilmediği; iş ortaklığı sözleşmesinin 12.4. maddesi uyarınca ortaklığın borçlarından ....'nin sorumlu olduğu, müvekkil ... bir sorumluluğunun bulunmadığı; dosyanın, muhasebe alanında uzman bilirkişi yanında teknik ve sözleşmeler hukuku alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir heyete tevdii ile yeniden rapor alınması gerektiği" gerekçeleriyle; davalı ..... vekili tarafından sunulan dilekçe kapsamında ise "raporun eksik incelemeye dayalı olduğu; bilirkişinin yalnızca fatura ve defter incelemesi yaptığı, davacının faturaya konu mal veya hizmeti teslim ettiğini tevsik eden herhangi bir delil sunmadığı ve hizmetin verilip verilmediği yönünde bir inceleme yapılmadığı; akdi ilişki kanıtlanmadıkça, davacının fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre alacaklı görünmesinin davalıyı bağlamayacağı; iş ortaklığının temsili için müşterek imza şartı bulunduğu ve ortaklığı borçlandırıcı işlem yapma yetkisinin ortaklara verilmediği, bu nedenle müvekkile sorumluluk yüklenemeyeceği; davacının, faturanın ödenmesine ilişkin bir ihtarı bulunmadığından işlemiş faizin istenemeyeceği ve bu yönden de inceleme yapılmadığı; dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdii ile itiraz edilen hususları karşılar nitelikte yeni bir rapor alınması gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. ii. Bilirkişi Raporuna İtiraz Beyanlarının Değerlendirilmesi : Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna yönelik olarak taraflarca sunulan itiraz beyanlarının incelenmesinde; davalı ... vekili tarafından, bilirkişinin salt defter ve fatura üzerinde yüzeysel bir inceleme yaptığı ve faturaya konu hizmetin ortaklığa verilip verilmediği hususunda inceleme yapmadığı yönünde sunulan itiraz beyanının, dava konusu alacağın ve akdi ilişkinin varlığı, davalıların bizzat tarafı olduğu iş ortaklığının usulüne uygun tutulmuş yasal defterlerindeki ikrar niteliğindeki kayıtlarla 6100 Sayılı HMK.'nın 222. maddesi kapsamında ispatlanmış olması ve bu kayıtlara karşı davalılar tarafından aksini gösterir bir defter kaydı, ödeme belgesi veya iade faturası sunulamamış olması karşısında yerinde olmadığı; davalı .... vekili tarafından, iş ortaklığının borçlandırılması için müşterek imza şartının yerine getirilmediği ve iş ortaklığı sözleşmesinin 12.4. maddesi uyarınca ortaklığın borçlarından yalnızca ... Şirketinin sorumlu olduğu yönünde sunulan itiraz beyanının, dava konusu faturaların iş ortaklığının kendi yasal defterlerine borç olarak kaydedilmiş olmasının müşterek temsil iradesini ve borcun ortaklık tarafından benimsendiğini ortaya koyması ile iş ortaklığı sözleşmesinin 5.5. maddesinde iş ortaklığının borçlarından her iki ortağın da birlikte ve müteselsilen sorumlu olacağının açıkça düzenlenmiş olması, sözleşmenin 12.4. maddesinin ise ortaklar arasındaki iç ilişkiye dair olup üçüncü kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülemeyeceği karşısında yerinde olmadığı; davalı .... vekili tarafından, faturanın tek başına alacağın varlığına delil teşkil etmediği ve teslim olgusunun ispatlanmadığı yönünde sunulan itiraz beyanının, somut uyuşmazlıkta alacağın salt faturaya değil, her iki tarafın birbirini doğrulayan yasal defter kayıtlarına dayandırılmış olması karşısında yerinde olmadığı; davalı .... vekili tarafından, davacının ihtarı bulunmadığından işlemiş faizin istenemeyeceği ve raporda faiz yönünden inceleme yapılmadığı yönünde sunulan itiraz beyanının ise, dava konusu icra takibinde takip tarihi öncesi için herhangi bir işlemiş faiz talep edilmemiş olması ve alacağa yalnızca takip tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması karşısında sonuca etkili görülmediği; bu itibarla, davalılar vekilleri tarafından bilirkişi raporuna yöneltilen tüm itiraz beyanlarının yerinde olmadığı ve yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı kanaatine varılmıştır. iii. Bilirkişi Raporu İle İlgili Nihai Değerlendirme: Mahkememizce alınan bilirkişi raporu üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; rapor kapsamında belirtilen bilgi ve verilerin, dosya içeriğindeki bilgi ve veriler ile örtüşmekte olduğu; nitekim raporda esas alınan fatura tarih, numara ve bedelleri (27/08/2024 tarih ve ... numaralı 2.789,80.-TL) ile toplam 15.189,64.-TL tutarındaki takip miktarının, dava konusu icra takip dosyası, ödeme emri ve dosyada mübrez faturalarla birebir örtüştüğü; rapor kapsamında, uyuşmazlığın çözümünde etkili delil niteliğindeki tarafların yasal ticari defter ve kayıtlarının, faturaların, icra takip dosyasının ve ödeme kayıtlarının değerlendirildiği ve alacağın varlığının her iki tarafın birbirini doğrular nitelikteki defter kayıtları üzerinden denetime elverişli şekilde raporlandırıldığı; raporun kendi içinde herhangi bir çelişki barındırmadığı; her ne kadar davalılar tarafından, faturaya konu hizmetin fiilen ifa edilip edilmediği ile faizin türü ve oranı hususlarında inceleme yapılmadığı ileri sürülmüş ise de, alacağın ve akdi ilişkinin, davalıların kendi yasal defterlerindeki ikrar niteliğindeki kayıtlarla ispatlanmış olması ve takip öncesi dönem için işlemiş faiz talep edilmemiş bulunması nedeniyle, bu hususların rapor kapsamında ayrıca irdelenmemiş olmasının dava sonucuna etkili bir eksiklik oluşturmadığı; bu doğrultuda, dava konusu uyuşmazlık ve Mahkeme talimatları ile ilgili olarak yeterli inceleme içeren, ayrıntılı ve denetime elverişli bir rapor olduğu kanaatine varılmıştır. c.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede; davanın, davacı tarafından, davalıların tarafı olduğu... adına düzenlenen üç adet faturaya dayalı olarak, ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalıların itirazlarının iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı ile davalıların tarafı olduğu iş ortaklığı arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte; alacağın dayanağını oluşturan akdi ilişkinin ve borcun varlığının, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ile ortaya konulması gerekmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64. maddesine uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve kayıtları birbirini doğrular nitelikte bulunan ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca sahibi lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil etmektedir. Dosyada aldırılan ve Mahkememizce yeterli, ayrıntılı ve denetime elverişli görülen 22/08/2025 tarihli bilirkişi raporu kapsamında, dava konusu üç adet faturanın, yalnızca davacının değil, bizzat davalıların tarafı olduğu İmaj-Medsan İş Ortaklığının yasal defterlerine de yasal süresinde ve usulüne uygun olarak intikal ettirildiği; iş ortaklığının defterlerinde, takip tarihi itibariyle davacıya 15.189,64.-TL borçlu olduğunun açıkça kayıtlı bulunduğu; buna karşılık söz konusu borcun ödendiğine dair herhangi bir kayda, iade faturasına veya itirazi kayda rastlanılmadığı anlaşılmıştır. Davalıların, dava konusu borcu bizzat kendi ticari defterlerine kaydetmiş olmaları, taraflar arasındaki akdi ilişkinin ve borcun varlığının ikrarı niteliğinde olup; salt faturaya değil, davalıların kendi kayıtlarındaki bu ikrara dayanan alacağın mevcudiyeti ispatlanmıştır. Davalılar tarafından ileri sürülen, iş ortaklığının temsili için müşterek imza şartının yerine getirilmediği ve borçlandırıcı işlem yetkisinin bulunmadığı yönündeki savunmalara itibar edilmemiştir. Zira dava konusu faturaların, iş ortaklığının bizzat kendi yasal defterlerine borç olarak kaydedilmiş olması, işlemin ortaklık tarafından benimsendiğini ve müşterek temsil iradesinin varlığını göstermektedir. Kaldı ki, 19/10/2022 tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesinin 5.5. maddesinde, iş ortaklığının borçlarından her iki ortağın da birlikte ve müteselsilen sorumlu olacağı açıkça düzenlenmiş olup; sözleşmenin 12.4. maddesinde yer alan ve borçtan Medsan'ın sorumlu olacağına ilişkin düzenleme ise ortaklar arasındaki iç ilişkiye ilişkin olup, üçüncü kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülemez. Bu itibarla davalıların, dava konusu alacaktan müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır. Davalı.... tarafından ileri sürülen zamanaşımı itirazı yönünden; dava konusu alacağa dayanak faturaların 2024 yılına ait olduğu ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşıldığından, anılan itiraz yerinde görülmemiştir. Faize ilişkin olarak ise; dava konusu icra takibinde, takip tarihi öncesi dönem için herhangi bir işlemiş faiz talep edilmediği, alacağa yalnızca takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesinin talep edildiği; tarafların tacir ve işin ticari nitelikte olması karşısında, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmıştır. Alacağın likit olup olmadığı hususunda; dava konusu alacak, tutarı belirli faturalara dayanan ve her iki tarafın ticari defter kayıtları ile miktarı belirlenebilir nitelikteki bir alacak olup; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi anlamında likit niteliktedir. Davalıların, kendi defterlerinde kayıtlı ve ikrar edilmiş bulunan likit bir alacağa yönelik itirazlarının haksız olduğu sabit olmakla; davacı yararına, hükmedilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi koşulları oluşmuştur. Buna karşılık, dava kabul edildiğinden ve davalılar lehine bir sonuç doğmadığından, davalı ... tarafından talep edilen kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle; davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; ....Esas sayılı icra takibine yönelik yapılan itirazın iptaline, Asıl alacaktan ibaret toplam 15.189,64.-TL üzerinden (asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren) işletilecek avans faizi ile icra takibinin devamına, 2) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 3.037,93.-TL icra inkar tazminatının, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.037,60.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 615,40.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 422,20.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 615,40.-TL peşin harç, 615,40.-TL başvurma harcı ve 87,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 5.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 295,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.295,00.-TL yargılama giderinin; davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 15.189,64.-TL üzerinden) takdir edilen 15.189,64.-TL vekalet ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 15/05/2026

.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/297, K. 2026/400, T. 15.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-297-e-2026-400-k-90c3e5b53a54