İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/126 E. 2026/690 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/126
- Karar No
- 2026/690
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/126 Esas - 2026/690 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/126 KARAR NO: 2026/690
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya sağladığı hizmete rağmen 30/01/2025 tarihli fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. TOPLANAN DELİLLER : -Taraflara ait Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosya arasına alınmıştır. -Ankara Batı İcra Müdürlüğü' nün ..... takip sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. -... Vergi Dairesi ile Bayrampaşa Vergi Dairesi Müdürlüklerinden tarafların 2025 yılına ait BA&BS kayıtları celp edilmiştir. -Taraflara Ticari Defter ve Kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere süre verilmiş, davacı tarafından söz konusu kayıtların bulunduğu yerlerin bildirildiği anlaşılmıştır. -Ankara Bİlirkişilik Bölge Kurulundan resen seçilen SMM bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzimi istenmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporlar dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasına itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine yazı yazılarak karşılaştırmalı BA&BS formları celp edilmiş, dosyadaki tüm belgeler ile sunulan ticari defterler üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Mahkememizce alınan 03/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; '' Davacının 2025-2026 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin e defter olduğu, 2025 yılı açılış ve kapanış onaylarının yasal süresinde yapıldığı, 2026 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı ancak kapanış tasdikinin henüz süresinin gelmediği, Mart 2026 dönemine ait beratın yasal süresinde yapıldığı, söz konusu inceleme dönemine ilişkin davacının defterlerinin 6102 sayılı TTK 64. Maddesi ve 6100 sayılı HMK 222.maddesi kapsamında ticari defterlerin bu halleri ile delil niteliği Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 2025 dönemine ait Karşılaştırmalı Alış-Satış Analiz formlarının incelenmesi neticesinde; Davacı şirket tarafından Davalı Şirkete düzenlenen KDV dahil 13.020,00 TL bedelindeki 1 adet belgenin hem Davalı hem de Davacı şirket tarafından beyan edildiği, Davalı ticari defter kayıtlarına göre; Davalının 26.02.2025 takip tarihi ve 17.02.2026 dava tarihi itibariyle davalıdan 13.020,00 TL olduğu, ''nın belirlendiği anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Takibe konu edilen faturaların davacı defter ve kayıtlarında mevcut bulunduğu, davacı defterlerinin kanunun belirlediği usule uygun olarak tutulduğu, davalının mahkememizce verilen sürede defterlerini ibraz etmediği ve davalı tarafın bağlı bulunduğu Vergi Dairesi beyanında söz konusu faturaların Vergi Dairesi kayıtlarında bulunduğu, takibe konu faturaların davalı tarafından bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirildiği, bu durumun davalının söz konusu faturadan haberdar olduğunu ve davalı şirketin faturayı ve fatura içeriğindeki ürünü teslim aldığını gösterdiği kanaatine varılmış, buna karşılık davalı davaya cevap vermediği gibi fatura bedelini ödediğine ilişkin belge de dosyaya sunmadığından ödeme hususunu ispatlayamadığının kabulü ile davacı kayıtlarına itibar edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının talebiyle bağlı kalınarak başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 13.020,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, 2-Kabul edilen asıl alacak (13.020,00-TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (2.604,00- TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gerekeken 889,40-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 274,00-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 615,40-TL peşin harç ile 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 13.020,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 9.771,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 18/09/2026
Katip .... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır