İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1062 E. 2026/693 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1062
Karar No
2026/693
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1062 Esas - 2026/693 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/1062 KARAR NO: 2026/693

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 08/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasındaki, ilişki sonucu 01.03.2025 tarit ........VE 18.03.2025 tarih ...... numaralı faturalardan kaynaklı bir alacağın doğduğunu, faturaya konu alacağın ödenmemesi üzerine Ankara .... Noterliğinin 02.05.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iban numarası bildirilerek ödeme yapılmasının talep edildiğini, ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı şirkete karşı Ankara Batı İcra Dairesinin ... e sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının ödeme yapmaması nedeniyle başlatılan icra takibine ödeme belgesi ibraz edememesine rağmen süreci uzatmak adına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında icra takibine konu faturalarda yazılı ürünlerin alımı konusunda anlaşma yapıldığını, davacı şirket fatura düzenleyerek müvekkilinin e-fatura sistemine gönderdiğini, ancak müvekkili şirkete ürün tesliminin yapılmadığını, buna rağmen davacının söz konusu faturalara dayanak göstererek haksız ve hukuksuz olarak icra takibi başlattığını, davacının malları teslimi konusunda davasını ispat yükü altında olduğunu, dava dilekçesinde ve eklerinde bir yazılı delil bulunmadığını, satıma konu fatura içeriği malların hiçbir şekilde müvekkili şirkete teslim edilmediğini, malların teslimi ile birlikte ödeme yapılması kararlaştırılmasına rağmen teslim “bugün-yarın” denilerek hep ertelendiği için bu zamana kadar beklendiğini, Davacı bu durumu bilmesi halde söz konusu icra takibi ve iş bu davayı kötü niyetli olarak idame ettiğini, Davaya konu satımla ilgili e-faturanın düzenlenmiş ve bu e faturanın sistem üzerinden müvekkili şirkete gönderilmiş olması fatura içeriği malların teslim edildiğinin göstergesi olamayacağını, faturalarda sevk irsaliyesi yerine geçer ibaresinin olmadığını, e-faturanın irsaliyeli fatura olduğunun kabul edilmesi durumunda bile, iş bu faturanın fiziki kağıt çıktısının alacaklı müvekkili tarafından kendi eliyle ve ıslak imzalı olarak imzalanması gerektiğini, Davalı borçlunun dayandığı e-faturada müvekkili şirket yetkilisinin yahut çalışanının herhangi bir imzasının bulunmadığını, Malların teslimi olgusu hukuki bir işlem olduğundan, ancak müvekkili şirket yetkilisi yahut çalışanı tarafından imzalanmış sevk irsaliyesi veya teslim tutanağı vb. başka bir yazılı belgeyle ispatlanacağını, Malın teslimi konusunda tanık dinlenmesinin mümkün olmadığını ve tanık dinlenmesine muvaffaklarının olmadığını, herhangi bir şekilde malların teslim alındığına ilişkin imzalı betgenin bulunmaması karşısında davacının malları teslim ettiği iddiası (varsa) dayanaksız kaldığını ve boşluğa düştüğünü, Davacı dava dilekçesinde malların teslim edildiğine dar bir iddiada da bulunmadığını buna yönelik bir yazılı delil de dosyaya sunulmadığını, bu haliyle haksız şekilde açılan davanın reddini talep etmiştir. TOPLANAN DELİLLER : -Taraflara ait Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosya arasına alınmıştır. -Ankara Batı İcra Müdürlüğü' nün ..... takip sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. -Ostim Vergi Dairesi ile Etimesgut Vergi Dairesi Müdürlüklerinden tarafların 2025 yılına ait BA&BS kayıtları celp edilmiştir. -Taraflara Ticari Defter ve Kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere süre verilmiş, taraflarca söz konusu kayıtların bulunduğu yerlerin bildirildiği anlaşılmıştır. -Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulundan resen seçilen SMM bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzimi istenmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporlar dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın likit olup olmadığı, takibin kötü niyetli olup olmadığı, hususlarına ilişkindir. Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya 20/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 21/05/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın 07/11/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere bir adet Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; hem davacı hem davalı tarafın defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Davalının defterlerinin incelenmesinde de dava ve takip tarihi itibariyle davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, söz konusu faturaya ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığı, fatura içeriği ürünün kabul edilmediğine dair herhangi bir belge sunulmadığı tespit edilmiştir. Yine davalının cevap dilekçesinin ve aşamalardaki beyanlarının incelenmesinde, faturaya konu malların kendilerine teslim edilmediği iddia edilmiş ise de; davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerine itirazsız kayıt edildiği hususu dikkate alındığında davalının malların kendisine teslim edilmediği yönündeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Şöyle ki; Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı) Somut olaya gelindiğinde davacının davaya ve takibe konu ettiği faturaların hem davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, hem de kendi defter ve kayıtlarına itirazsız şekilde işlendiği görülmektedir. Yukarıda değinilen yargı kararı dikkate alındığında işbu durum başlı başına aradaki sözleşmenin varlığını ve teslimi ispatlar mahiyettedir. Davalı tarafından borcun doğmadığı veyahut ödendiği usulünce ispatlanabilmiş değildir. Mahkememizce alınan 22/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; '' Tarafların ticari defterlerinin ayrıntılı, anlaşılır VUK ve TTK hükümlerine uygun tutulmuş olduğu, e-defter beratlarının yasada belirlenen sürede GİB sistemine yüklenmiş olması nedeniyle defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıyacağı kanısına varılmış olmakla birlikte bu husus Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Tarafların ticari defter ve kayıtlarında birbiri ile mutabık oldukları, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 1.726.405,92 TL tutarındaki 2 adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının davalıdan dava ve takip tarihi itibari ile toplam 1.726.405 92 TL alacaklı olduğu, Dosya kapsamında Davalının, davacı tarafından düzenlenen faturalara ve içeriğine, yasal sürede itiraz ettiğini gösterir herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, Dava ve takibe konu 2 adet fatura içeriği ile dava dışı Balsera İnşaat firması tarafından düzenlenen sevk irsaliyelerinin içeriğinin birbirini doğruladığı, ürünlerin teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinde yer alan ....., ..... ile ..... a ait olduğu belirtilen imzaların davalı şirket çalışanı veya yetkilisine ait olup olmadığı hususunda dosya kapsamındaki belgelerden tespit yapılamadığı, Tarafların vergi dairesine beyan ettiği BA-BS beyannamelerinin birbirini teyit ettiği," nin belirlendiği anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davalı tarafından takibe konulan faturaları kendi defterlerine işlediği, aynı zamanda vergi dairesine bildirdiği, faturanın içeriğine ilişkin itirazının bulunduğuna dair herhangi belge sunulmadığı, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit eder mahiyette olduğu, davalının ayıp ihbarına ve ödemeye ilişkin de herhangi bir belge sunmadığı dikkate alınarak davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının bu miktar üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmış, davacının davasının kabulüne karar ermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 1.726.405,92-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, 2-Kabul edilen asıl alacak (1.726.405,92-TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (345.281,18- TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 117.930,79-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 29.482,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 88.448,09-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 29.482,70 -TL peşin harç ile 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 30.098,10 TL' nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 259.696,83-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 8.281,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/09/2026

Katip .... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1062, K. 2026/693, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1062-e-2026-693-k-72069a119e59