Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1086 E. 2026/1221 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1086
- Karar No
- 2026/1221
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2021/1086
KARAR NO: 2026/1221
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2014/619
KARAR NO: 2021/144
DAVA TARİHİ: 07/02/2014
KARAR TARİHİ: 01/03/2021
DAVA: Alacak
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 07.05.2013 tarihinde saha faaliyet sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, sözleşme uyarınca 18.05.2013-09.06.2013 tarihleri arasında müvekkilinin davalının sahibi olduğu ...'de gerçekleşecek eğlence müzik ve sanat içerikli etkinliklerinin tüm organizasyonunu üstleneceğini, davalının ise KDV hariç 300.000,00 TL bedeli müvekkiline ifa edileceğini, davacının sözleşmede belirtilen tarihlerde etkinliklerin bir kısımı tamamlamış olduğunu, ancak etkinliklerin gerçekleştirildiği tarihteki gezi olayları nedeniyle tarafların etkinliklerinin 27.09.2013-06.10.2013 tarihleri arasına ertelenmesi konusunda mutabakata varıldığını, müvekkilinin söz konusu tarihlerde yapılacak etkinliklerinin ifası için gerekli tüm masrafları gerekleştirerek hazırlıklarını tamamlandığını ancak davalı tarafından davacıya İstanbul 20. Noterliği'nden gönderilen 19.09.2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin 7.1 maddesi gereği fesedildiğini, davalı tarafından ihtarname ile masraf listesinin gönderilmesini talep ettiğini, davalıya davacının yapmış olduğu tüm masrafların fişlerinin gönderildiğini, davalı taraf ihtarnamede belirtilen süre içerisinde ve iş bu tarihe kadar talep edilen hakediş ve masrafları davacıya ödemediğini, müvekkili tarafından sözleşmenin fesih tarihine kadar yapılan toplam masrafların KDV dahil 273.509,00 TL olduğunu, KDV hariç bedelin % 9'unu teşkil eden hakediş bedeli ile birlikte toplam 294,369,00 TL olduğunu, masraflara ilişkin fatura ve makbuz fotokopilerinin ihtarname ekinde sunulduğunu davalı yanca ödeme olarak 150.000,00 TL+ KDV bedeli olmak üzere toplam 177.000,00 TL ödeme yapıldığını kalan bedelin 117.369,00 TL olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere feshedilen sözleşme uyarınca davalı şirket tarafından toplam 117.369,00 TL bedel ile ihtarname tarihinden itibaren hesaplanarak bu meblağa işletilecek faizin ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında bir organizasyon sözleşmesinin akdedildiğini, gelişen toplumsal olaylar sebebiyle sözleşmede belirlenen bir kısım etkinliğinin ertelendiğini ancak ertelenen etkinliklerin yaz aylarını içerir olduğundan sözleşmenin fesedildiğini, müvekkili tarafından davacıdan yapılan masrafların ve hakedişlerin listesinin talep edildiğini ancak davacı şirketin Beyoğlu 7. Noterliği'nin 23.10.2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile anılan belgeleri hiçbir belgeye ilişkin açıklama içermeyen, sistematik veya kronolojik bir dizine bağlamadan çıplak fotokopiler olarak gönderildiğini, sunulan fotokopi belgelerin içerdiği harcamaların sözleşmenin 7.1 maddesi kapsamında olduğunu ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, faiz başlangıç tarihinin ancak hüküm tarihi olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında akdedilen ve tarafların da kabulünde olan, 07.05.2013 tarihli saha faaliyet sözleşmesi kapsamında verildiği iddia olunan hizmetten kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin alacak davasında, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm delillerin toplandığı, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındığı, alınan raporlardan Doç. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan, 03.04.2019 tarihli kök ve 01.06.2020 tarihli ek raporlarının hukuki yönleri ayrık olmak üzere, birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu ve yapılan tespitler bakımından da ayrıntılı ve gerekçeli olduklarının anlaşıldığı ve hükme esas alınmasına karar verildiği, davacının %9 hakediş ödemesi yapılacağı yönündeki iddiasına ilişkin olarak da, taraflar arasında akdedilen sözleşmede %9’luk oran üzerinden davacıya hakediş ödemesi yapılacağı yönünde bir hükmün bulunmadığı, davacı yanca her ne kadar hakediş ödemesinin ticari teamüllere uygun olduğu beyan edilmiş ise de, bu hususta gerek sektör bilirkişisinin de yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan raporda bu hususta taraflar arasında ticari teamül haline gelmiş bir uygulama olduğuna dair tespite rastlanmadığı ve gerekse davacı yanca bu hususun usulüne uygun delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından, davacı yanın %9 oranında hakediş ödemesi yapılacağına ilişkin iddiasına itibar edilmediği ve bu haliyle yapılan değerlendirmede de; dava tarihindeki davacı alacağının 16.976,92 TL olduğu sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle ''Davanın KISMEN KABULÜ İle; 16.976,92 TL'nin 31/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE '' karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; davalının, sözleşme kapsamında ödemekle yükümlü olduğu masrafları davacıya ödemediğini, davacının sözleşme’nin 7.1. maddesi kapsamında yaptığı masrafları ve hakedişleri sözleşme ile hüküm altına alındığı şekilde davalıdan talep ettiğini, davalının temerrüte düştüğünü, mahkemece davacının yapmış olduğu masrafların fahiş derecede altında hüküm kurulduğunu, taraflar arasındaki elektronik postalarda hakediş alacağının %9 olacağı mutabık kalınarak kabul edildiğini, bilirkişi heyetinin davacıya hak ediş ödemesi yapılması yönünde sözleşmede hüküm bulunmadığı tespitinin doğru olmadığını, ilk üç rapordaki hesapların fahiş derecede altında 16.976,92 TL alacak bulunduğuna kanaat getirilmesinin kabul edilemeyeceğini, tüm itirazlara rağmen hatalı rapordaki hesaplamalara itibar ederek eksik hüküm kurulduğunu, ek raporda hazırlık dönemi faaliyetleri ve eylül ayında gerçekleşmesi planlanan faaliyetlere ilişkin hatalı tespitler yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
2-Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; davacının açıklama ve ispat külfetini yargılama boyunca yerine getirmediğini, davacının sunduğu tüm belgelerin hangi harcamaya karşılık geldiğini bulmaca çözer gibi çözmek gerektiğini, her bir harcama içeriği tek tek incelenmeksizin sonuca ulaşıldığını, sözleşme konusu ile harcama içeriği arasında illiyet bağı olması hususunun gözardı edildiğini, bilirkişi heyetinin somut veriler aksini göstermesine rağmen iade konusunu geçiştirdiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı yan taraflar arasındaki saha faaliyet sözleşmesinin davalı tarafından feshi nedeniyle masraf ve hakediş alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise alacağa ilişkin davalının gönderdiği belgelerin ispata elverişli olmadığından ödeme yapılmadığını savunmuş, mahkemece masraf alacağına yönelik talebin kısmen kabulü, kısmen reddine dair karara karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 07.05.2013 tarihli Saha Faaliyet Sözleşmesi'nin imzalandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasında imzalanan Saha Faaliyet Sözleşmesi başlıklı anlaşmanın ilgili maddeleri:"2. Konu ve Kapsam
Bu Sözleşme'nin konusu, İş Sahibi'nin sahip olduğu ... Merkezinde(“...”)yer alan alanlarda (Ek 2'de belirtilmiştir) Ek 1'de onaylanan hizmetler dâhilinde bir etkinliğin Yüklenici tarafından organize edilmesi ("Etkinlikler") ve buna mukabil yine sözleşme kapsamında belirlenmiş bedellerin Yüklenici'ye ödenmesi ile Taraflar'ın bu hususlardaki karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin düzenlenmesidir.
3. Süre ve Hitam
Bu Sözleşme imza tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olup, 18 Mayis 2013 ve 09 Haziran 2013 tarihleri arasında ...'de düzenlenmesi öngörülen etkinliklerin Sözleşme'ye uygun olarak yerine getirilmesi ve faaliyet alanının gereği gibi tahliyesi sonrasında Taraflar'ca yapılacak hesap mutabakatının karşılıklı imzalanması ve buna bağlı ödemelerin yapılması sonrasında herhangi bir bildirimde bulunmaya gerek olmaksızın kendiliğinden sona erecektir.
4. Bedeli ve Sair Giderler
4.1 Sözleşme kapsamında belirlenen tarihlerde düzenlenecek Etkinlik için İş Sahibi Yüklenici'ye Katma Değer Vergisi (KDV) hariç toplam 300,000 TL ödeyecektir.
4.2 Ödeme, faaliyetin gerçekleştirilmesinden sonra ilgili faturanın İşveren'e tesliminden itibaren otuz (30) gün sonra Yüklenici'nin aşağıdaki banka hesabına Aktiviteler 'in zamanında, eksiksiz ve gereği gibi yerine getirilmesi kaydı ile yapılacaktır.
...5. Faaliyet alanı (Ek 2) ... etkinliğinin gerçekleştirileceği 18.05.2013-09.06.2013 tarihleri için en geç 18.05.2013 tarihinde Yüklenici'ye teslim edilecektir. Faaliyetin gerçekleşmesi için gerekli olan tüm iş ve işlemleri ve bunların masrafları Yüklenici tarafından karşılanacaktır. Yüklenici ilgili faaliyet alanına, ekte listelenen (Ek 3) malzemeler dışında başka bir malzeme veya ekipman kuramaz.
...7.Aşağıdaki haller Sözleşme'nin İşveren tarafindan feshi için haklı sebep teşkil edecektir:
7.1. Yüklenici'nin iflas etmesi, borç ödemede acze düşmesi veya konkordato talep etmesi,
- Yüklenici'nin ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesi,
- İşveren'in yazılı muvafakatini almadan Sözleşme'yi ve/veya alacağını kısmen veya tamamen bir başkasına devretmesi,
- Yüklenici'nin tanıtım faaliyetlerini gereği gibi yürütmemesi.
- İş Sahibi tümüyle kendi inisiyatifine bağlı olarak önceden yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla işbu Sözleşmeyi ne namı altında olursa olsun derhal feshedebilir. Ancak bu halde, İş Sahibi, fesih tarihine kadar Yüklenici tarafından etkinlik kapsamında yapılmış bulunan ber türlü masraf ile Yüklenici'nin fesih tarihine kadarki hak edişlerini ödemekle mükelleftir. Bununla beraber Ek-1'de belirlenen ve fesih tarihi itibariyle henüz gerçekleşmemiş etkinlikler ile ilgili Yüklenicinin uğrayacağı zarar, ziyan ve tazminatları, İş Sahibi, Yüklenicinin ilk talebinde, derhal nakden ve defaten tazmin etmeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. Ayrıca, böyle bir fesih balinde, İş Sahibi tarafından Sözleşme kapsamında ödemesi yapılmış olanlar hariç olmak üzere, Yüklenici'nin Sözleşme konusu etkinlik için yarattığı özgün/yaratıcı tasarımlar İş Sahibi'nce etkinlik konusu dâhilinde kullanılamayacaktır." şeklindedir.
Taraflar arasındaki elektronik posta yazışmaları:" Gönderen: ...
Tarih: 12 Haziran 2013, 16:57
Kime: .... Bey, Bugün sizi aradım ancak ulaşamadım. Bildiğiniz üzere 18 Mayıs - 9 Haziran tarihleri arasında ... ... Festivalini yapmak üzere karşılıklı kontrat imzalamış ve 18 Mayıs'da da startını vermiştik. Ancak 31 Mayıs gecesi hiçbirimizin arzu etmediği şekilde Türkiye çapında tüm Türkiye'yi ilgilendiren bir takım toplumsal olaylar yaşandı. Bu sebeple aylar öncesinden planlamış olduğumuz ... ... kapsamındaki 31 Mayıs sonrasındaki kısmını sizlerden gelen talep doğrultusunda karşılıklı mutabık kalarak erteledik. Sonrasında da yeni tarihler konusunda Pazarlama Müdürünüz ... Bey'le de karşılıklı mutabık kalarak 28-29 Eylül ve 5-6 Ekim tarihlerine ertelemek durumunda kaldık.
Sizlerin de çok iyi bildiği gibi bu tip organizasyonlarda çalıştığımız şirketlerin ve sanatçıların hemen hemen hepsiyle çalışma şeklimiz paralarını önden peşin olarak ödeyerek ilgili tarihler için rezervasyon yaptırtmak şeklinde gerçekleşmektedir. Yine çok iyi bildiğiniz üzere bu organizasyonun en başında sizlere geçmiş olduğumuz teklifle son anlaşılan bedel arasında çok ciddi bir fark vardır. Bunun temel sebebi ise ... ve sizlerle olan iyi işbirliğimiz sebebiyle çok cüzi kar marjlarıyla çalışıyor olmamızdan ve size vermiş olduğumuz sözü tutmak adına yaptığımız fedakârlıktan kaynaklanmaktadır. Tüm samimiyetimle söylüyorum ki toplam 300.000 TL'lik bir iş olan bu kontrattan brüt kar marjımız %10'u geçmemektedir. Bunun yanı sıra çalışmış olduğumuz sanatçı ve üçüncü parti şirketlerin paralarının da %90'nı peşin olarak ödemis bulunmaktayız.
Hal böyle olunca mecburiyetten ve bizlerin elinde olmayan sebeplerle bu organizasyonun Eylül hatta bir kısmının Ekim ayına ertelenmesi bizler için ciddi sıkıntı yaratmaktadır.
Biz yeni kurulmuş olan ve büyük özveriyle çalışan bir firma olarak bu noktada Blackstone ve ... gibi koskocaman bir grubun parçası olan ... merkezinden ve siz yöneticilerinden anlayış bekliyoruz; aksi halde bu mebladaki rakamları finansal olarak önden finanse edebilecek durumda değiliz.
Çok açık olarak ve tüm samimiyetimle sunu belirtmeliyim ki sizlerle yaptığımız her işte hep sizin ve ekibinizin desteğini yanımızda hissettik. Bu noktada da sizlerin özel olarak desteğinizi rica ediyorum. Konuyla ilgili görüşmek ve konuşmak üzere sizden çok acil telefon rica ediyorum.Sevgiler, ...Gönderen: ... (...@....eu)Tarih: 13 Haziran 2013, 15:24 Kime: ... (...@gmail.com)... Bey Merhaba, Öncelikle mailinize geç geri dönüş yaptığım için özürlerimi sunuyorum. İzine ayrılmadan önce ... Beye izah etmeye çalışmıştım, ancak konuyu tekrar finans direktörümüzle konuştum. Maalesef şirket prosedürleri gereği hizmet alımı yapılmadan ödeme yapılamıyor. ... Beye de bahsetmiş olduğum konu, hizmet alımının yapılmış olduğu tutar kadar faturalandırma yapılabileceği konusuydu; bu da yaklaşık olarak 150.000 TL gibi bir rakam yapıyor.Kalan kısım hizmet alımının yapılmasından sonra faturalandırılabilecek tutar olabilecek. Bu konuda daha fazlasını maalesef yapamıyoruz. Anlayışınız için teşekkür eder, olumlu işbirliğimizin devamlılığını dilerim.
Saygılarımla, ... Gönderen: ... (......com)Tarih: 2 Eylül 2013 Pazartesi, 23:35Kime: ... Eğilmez (.....@....eu); ...(...@....eu); ... (...@gmail.com)... Bey Merhaba; Umarım yazınız güzel geçmiştir. Bizler etkinliğimizin yarım kalan bölümünü tamamlamak için çalışmalara başladık. Sizlerle daha evvel okeyleştiğimiz üzere: 28 Eylül ..., 29 Eylül ..., 5 Ekim ... ..., 6 Ekim ... olmak üzere söyleşi ve imza günlerimizi gerçekleştiriyor olacağız. Daha evvelden söz verdiğimiz üzere moda yarışmamızı tekrarlıyor olacağız. 27 Eylül günü fotoğraf standımızı aynı yere kurmak isteriz, sizler için de uygunsa. Yarışma 4 Ekime kadar sürecek. 4 Ekim Cuma akşamı da bloggerimiz seçimini yapıp ödülünü takdim eder, ayrıca sohbet gerçekleşecektir aynı alanda. Blogger ile ilgili bilgileri gün içinde paylaşıyor olacağım. Sanatçılarında yeni görselleri geliyor olacak, onları da Cumaya kadar paylaşıyor olacağım sizlerle. İyi çalışmalar, ...
Gönderen: ... (......com)Tarih: 18 Eylül 2013 Çarşamba, 21:25Kime: ....Bey Merhaba, Gün içerisinde yaptığımız telefon konuşmasına istinaden, firmamız tarafından etkinlik için bugüne kadar yapılmış olan etkinlik harcamalarını ekte detaylı olarak bulabilirsiniz. Dosya içerisinde, etkinlik tamamlandığı takdirde yapılacak olan harcamaların kırılımını da görebilirsiniz. Geri dönüşünüzü rica ediyorum. Teşekkürler, ...Gönderen: ...Tarih: 19 Eylül 2013 Perşembe, 19:17Kime: .... Bey merhabalar, Göndermiş olduğunuz listenin incelenmesi sonrasında, Şirket Yönetimimiz tarafından Ek'de sunulan ve bugün tarafınıza gönderilen ihtarnamede belirtilen nedenlerle Sözleşme'nin feshine karar verilmiştir. Saygılarımızla, Av. ... - ..." şeklindedir.Davalı tarafça davacı tarafa gönderilen İstanbul 20. Noterliği'nin 19.09.2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi:"...
2. 18/05/2013 – 09/06/2013 tarihleri arasındaki ... kapsamında gerçekleştirilmesi öngörülen etkinlik döneminde; Türkiye'de (ve özellikle Ankara'da) gelişen toplumsal olaylar nedeniyle, Sözleşme'de belirlenen etkinliklerden bir kısmı ertelenmiştir.
3. "Gerçekleştirilemeyen" etkinliklerin "Eylül (sonu)-Ekim" aylarında yapılması düşünülmüş ise de; bu dönemdeki etkinliklerin, YAZ AYLARI için amaçlanan yararı (ki, sektör için "ihtiyaç" temellidir) sağlamayacağı tartışmasızdır.
4. Bu nedenle; Sözleşme'nin 7.1 maddesinde düzenlenen "İş sahibi tümüyle kendi inisiyatifine bağlı olarak önceden yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla işbu Sözleşmeyi ne nam altında olursa olsun derhal feshedebilir." hükmüne dayanılarak SÖZLEŞME FESHEDİLMEKTEDİR. İş bu bildirim, maddede söz edilen "yazılı bildirim" niteliğindedir.
5.Aynı düzenlemenin devamında yer alan; "koşulları belirlenmiş olan" yükümlülükler bilgimiz dahilindedir, müvekkil şirket "gerçek" hakkın ödenmesi konusunda da hassastır.
Ancak, sürecin, "fesih" yolunda ilerlediğini bilmenize, bu hususu yazılı olarak da dile getirmemize ve müvekkil şirket yetkilileri tarafından "ödeme kapsamına girebilecek unsurların ayrıntılı dökümünün" istenmesine rağmen; uzun süre bundan kaçınılmış, sonuçta da tarafımızdan "içeriğini onaylamaya yarar HİÇ BİR BELGE EKLENMEYEN, bir "basit liste" gönderilmiştir.
6. Bu nedenle; HAK EDİLEN ödemenin "gerekli koşullar eksiksiz yerine getirilince" yapılacağını ve bu durum sağlanana kadar müvekkil şirket açısından temerrüt gerçekleşmeyeceğini, bu iddiada bulunulamayacağını belirtmek isteriz. Saygılarımızla" şeklindedir.
Davacı tarafça davalı tarafa gönderilen Beyoğlu 7. Noterliği'nin 23.10.2013 tarihli ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi:"...4-) Sözleşme'nin 7.1. hükmünün devamında Sözleşme'nin Muhatap tarafından feshi halinde Yüklenicinin ilk talebinde nakden ve defaten tazmin edeceği belirtilmiştir. Sözleşme'nin Muhatap tarafınızca feshi neticesinde Müvekkil'in Sözleşme'nin ifa edileceğine duyduğu güven sebebi ile işbu ihtarname'nin tarafımıza tebliği tarihine kadar yapmış olduğu toplam masraflar KDV hariç 231.787.-TL (ikiyüzotuzbirbinyediyüzseksenyedi Türk Lirası) olup, KDV dahil toplam 273.509.-TL'dir (ikiyüzyetmişüçbinbeşyüzdokuz Türk Lirası). KDV hariç bedelin yüzde dokuzunu (%9) teşkil eden 20.860-TL (yirmibinsekizyüzaltmış Türk Lirası) hakediş bedeli ile birlikte Müvekkil tarafından yapılan masraflar yukarıda da belirtildiği üzere KDV dahil 273.509.-TL (ikiyüzyetmişüçbinbeşyüzdokuz Türk Lirası) olup, üzerine toplamda 294.369.-TL (ikiyüzdoksandörtbinüçyüzaltmışdokuz Türk Lirası) olup, masraflara ilişkin fatura ve makbuz fotokopileri ihtarname ekinde sunulmuştur. Muhatap tarafınızca, Müvekkil'e "ön ödeme" olarak yapılmış olunan 150.000.-TL (yüzellibin Türk Lirası) + KDV bedeli 27.000.-TL (yirmiyedibin Türk Lirası) olmak üzere toplam 177.000.-TL (yüzyetmişyedibin Türk Lirası) bedel mahsup edildiğinde, kalan bakiye bedel KDV hariç 102.647.-TL (yüzikibinaltıyüzkırkyedi Türk Lirası) olup, KDV dahil toplam 117.369.-TL'dir (yüzonyedibinüçyüzaltmışdokuz Türk Lirası). Tarafımızdan gönderilen işbu ihtarname Sözleşme'nin anılan hükmünde belirtilen "ilk talep" niteliğinde olup, işbu KDV dahil bakiye bedelin nakden ve defaten Müvekkil tarafa ödenmesi gerekmektedir.
6-) Yukarıda açıklanan sebepler ile Muhatap tarafınıza işbu ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren en geç 3 (üç) iş günü içerisinde Sözleşme'nin Muhatap tarafınızdan feshi sebebi ile tazmini için toplamda 117.369.-TL'dir (yüzonyedibinüçyüzaltmışdokuz Türk Lirası) bedelin aşağıda belirtilen banka hesabına yatırılmasını, aksi takdirde fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile yasal yollara başvuracağımızı, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin Muhatap'a tahmilinin talep edileceğini bilvekale ihtaren bildiririz." şeklindedir.
İlk Derece Mahkemesince borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı, fuar sektörü uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 05.12.2014 tarihli raporda:"...Taraflar arasında iş görme sözleşmesi olduğu ve bu sözleşmede iş sahibinin fesih hakkının kullanması ve sonuçlar düzenlendiği için bu hükümlerin geçerli olması gerektiği; buna göre fesih anına kadarki masraf ve hak edişin talep edileceği; Dosya üzerinde yapılan mali inceleme sonucu yukarıda rapor içinde arz edildiği üzere davacının sunulu masraf belgelerinin listelenmesi sonucu toplam masraflar tutarının 257.997,16 TL olduğu, bu tutardan KDVlerin tenzili sonrası hesaplanan 19.706,85-TL lik %9 hak ediş bedelinin ilavesi ile 277.704,01 TL rakamına ulaşıldığı yapıldığı iddia edilen 177.000,00- TL lik tahsilatın tenzili sonrası nihai davacı alacağının 100.704,01 TL olarak hesaplandığı, ancak davacının masraf olarak belirttiği kalemler sektör uzmanı tarafından incelemeye tabi tutulduğunda harcama kalemi olarak gösterilmiş miktarlardan 1.410,00 TL nin kabul edilmediği ; sözleşme ile illiyet bağı kurulan harcama tutarı ile hak ediş toplamı 276.186,30 TL olarak hesap edilmiş ve önceki ödeme tutarı 177.000,00 TL tenzil edildiğine kalan alacak miktarı 99.186,30 TL olarak hesaplanmıştır" bildirilmiş aynı bilirkişi heyetinden tarafların itirazlarını karşılamak amacıyla aldırılan 24.08.2015 tarihli ek raporda ise kök rapordaki kanaatlerin değişmediği açıklanmış, bu bilirkişi heyetine ayrıca konser, fuar, festival, ses, ışık, sahne usul ve esasları yönetimi uzmanının da eklenmesi ile dört kişilik bilirkişi heyetinden aldırılan 15.04.2016 tarihli ek raporda ise:"...Taraflar arasında iş görme sözleşmesi olduğu ve bu sözleşmede iş sahibinin fesih hakkının kullanılması ve sonuçları düzenlendiği için bu hükümlerin geçerli olması gerektiği, buna göre fesih anına kadar ki masraf ve hak edişin talep edileceği, davacının masraf olarak belirttiği kalemler sektör uzmanı tarafından yeniden incelemeye tabi tutulduğunda rapor içinde detayı verilen harcama kalemlerinin tenzili ile sözleşme ile illiyet bağı kurulan harcama tutarı ile hak ediş toplamının 264.678,66 TL olarak hesap edildiği bundan önceki ödeme tutarı 177,000,00 TL tenzil edildiğinde kalan alacak miktarı 87.678,66 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sektör uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 10.04.2019 tarihli raporda:"...Davacı defterlerinde kayıtlı dava konusu harcamaların toplam tutarının KDV 257.802,31-TL, KDV hariç 221.249,56-TL olduğu, dava tarihindeki davacı alacağının, KDV dâhil 193.976,92-TL, KDV hariç 165.559,15 TL olacağı, .... Şti.’nin KDV dâhil 12.390,00- TL ile ... Tic.’nin KDV dâhil 37,170,00- TL bedelli faturalar içeriği harcamaların dava konusu organizasyon ile illiyet bağının açıklığa kavuşturulması halinde, KDV dâhil 49.560,00-TL, KDV hariç 42.000,00-TL’nin davacı alacağına eklenmesi gerekeceği, Sözleşmede %9’luk oran üzerinden davacıya hakediş ödemesi yapılacağı yönünde bir hükmün bulunmadığı, davacı talebinin kabulü halinde; KDV hariç olarak belirlenen alacak miktarına anılan oranın uygulanması ile birlikte bulunan tutarların da davacı alacağına ekleneceği, açılan davada, davalıdan tahsil edilen 177.000,00-TL'nin mahsubundan sonra kalan tutarın talep edildiği, alacağın ihtarname tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, keşide edilen ihtarnamenin 25.10.2013 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği, anılan ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğünün kabulü halinde, 3 gün ödeme süresi verildiğinden, temerrüt tarihinin 29.10.2013 olacağı sonuç ve kanaatine varıldığını..." bildirilmiş, aynı bilirkişi heyetinden aldırılan 15.06.2020 tarihli ek raporda ise: "kök rapordaki görüşümüzün aynen korunduğu, davacının %9 hakediş ödemesi yapılacağı yönündeki iddiasının kabul edilmemesi halinde dava tarihindeki davacı asıl alacağının 16.976,92 TL faiz alacağının 613,53 TL olacağı, davacının %9 hakediş ödemesi yapılacağı yönündeki iddiasının kabulü halinde de dava tarihindeki davacı asıl alacağının 31.877,24 TL faiz alacağının ise 1.152,01 TL olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde tespitler yapılmıştır.
Somut dosyada, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle davalı tarafından ödenemeyen masraf ve hakediş alacağı iddiasına karşı davalı vekili, ispat yükünün davacının üzerinde bulunduğunu, masraf alacağını sunulan evraklar kapsamında somutlaştıramadığını, sunulan kayıtların ispata elverişli olmadığını savunmuştur. Taraflar arasındaki 07.05.2013 tarihli saha faaliyet sözleşmesinin davalı tarafça sözleşmenin 7.1 maddesi uyarınca fesedildiği ve davalı tarafça sözleşme kapsamında davacıya 177.000,00 TL ödeme yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının dava konusu ettiği husus ise sözleşmenin fesih nedeniyle masraf ve hak ediş alacağının davalı tarafından eksik ödendiğine ilişkin olup yapılan masrafın miktarı ve davacının hak ediş alacağı talep edip edemeyeceği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İlk derece mahkemesince ilk alınan 05.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının masraflarına ilişkin olarak sunmuş olduğu fiş ve faturaların tek tek dökümü yapılarak 216 kalemden oluşan ve toplam 257.997,16 TL tutarındaki tablo oluşturularak davacının dava öncesi davalıya gönderdiği Beyoğlu 7. Noterliği'nin 23.10.2013 tarihli ... yevmiye numaralı cevabı ihtarnamesindeki %9 oranında hak ediş bedeli üzerinden hesaplanan 19.706,85 TL olmak üzere toplam 277.704,01 TL'nin detayı açıklanarak davacı tarafın sunduğu 216 kalemden oluştuğu tespit edilen fiş ve faturaların 8 kalemine ilişkin fiş ve fatura bedeli olarak tespit edilen 1.410,15 TL’nin masraf olarak değerlendirilemeyeceği bildirilmiştir. Bu sekiz kalem içerisinde 02.05.2013 - 02.06.2013 tarihleri arasındaki teknoloji ürünleri alımına yönelik faturalar ile başka güzergahlara ait olduğu bildirilen ulaşım akaryakıt ve taksi ücretlerinden oluştuğu bildirilerek davacının masraf ve hak ediş alacağı olarak karşılanmayan toplam 99.186,30 TL bedelini talep edebileceği tespit edilmiş ise de itirazlar sonrası bu bilirkişi heyetine eklenilen sektör bilirkişi ile birlikte dört kişilik heyetin hazırlamış olduğu 15.04.2016 tarihli raporda ise önceki sekiz kaleme ek olarak beş kalem ödemelere de eklendiği bu şekilde davacının sunmuş olduğu fiş ve faturalardan 9.270,14 TL tutarındaki bedelin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu raporda ayrıca masraf olarak değerlendirilemeyeceği belirtilen beş kalemin üçünün şirket tarafından yapılan ödemeye ilişkin dekontlar olduğu, bir kalemin Yenimahalle Belediyesi'ne yapılan ödemeye ilişkin tahsilat makbuzuna ilişkin olduğu ve son kalemin ise Koçtaş iade çeki olduğu anlaşılmakla bu heyet tarafından netice olarak davacının 87.678,66 TL davalıdan talep edebileceği bedel kanaat olarak bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin hesaplamaya yönelik itirazlarının devam etmesi üzerine üç kişilik yeni oluşturulan bilirkişi heyetince hazırlanan 10.04.2019 tarihli kök raporda ise, davacının ticari defter ve kayıtları da incelenmiş olup masraflara yönelik 257.802,31 TL kayıt bulunduğu bildirilmiş, rapora Ek-1 olarak kabul edilebilir harcama listesi şeklinde üç sayfadan ibaret tabloda belirtilen toplam 52.341,72 TL fiş ve faturalardan oluşan masrafların yapıldığı tespit edilerek davacı tarafın 08.05.2013 - 19.09.2013 dönemi arasında toplam 193.376,92 TL harcamasının bulunduğu, 177.000,00 TL ödemenin düşülmesinden sonra 23.976,92 TL davacının alacaklı olduğunu bildirildiği anlaşılmıştır. Bu son bilirkişi heyetinin sunduğu itirazların değerlendirildiği ve hesaplamaları içerir 15.06.2020 tarihli ek raporda ise kök raporda tespit edilen 23.976,92 TL’nin sehven gösterildiği bildirilerek davacının yaptığı masraflardan dolayı karşılanmayan 16.976,92 TL alacağının bulunduğu mahkemenin %9 hak ediş ödemesi yapılacağı kanaatine varması halindeyse davacının talep edebileceği 31.877,24 TL olacağı tespit edilmiştir.
Davacının yaptığı masraflara ilişkin fiş ve faturalarda açıkça taraflar arasındaki 07.05.2013 tarihli saha faaliyet sözleşmesinde nelerin masraftan sayılacağı konusunda herhangibir madde veya düzenleme bulunmamaktadır. Davacının masraf olarak bildirerek sunduğu fiş ve faturaların da davalının kabulünde olmaması ayrıca sözleşmenin fesih öncesi döneminde de bu konuda bir mutabakat yapılmamış olması nedeniyle temel uyuşmazlık konusunun masraf hesaplamasından kaynaklandığı ve her iki bilirkişi heyetinin ise hangi fiş veya faturaları masraf sayıp saymama konusunda ayrıştıkları görülmüştür. Bu nedenle de masrafın yapıldığı tarihin sözleşmenin imzalandığı 07.05.2013 tarihinden sonra ve sözleşmenin fesedildiği 19.09.2013 tarihinden önceki döneme ilişkin olması, yapılan masrafın niteliği itibari ile taraflar arasındaki konser ve çeşitli etkinliklerin organize edilmesi hizmetinin doğasına uygun olması gerekmektedir. İlk bilirkişi heyetinin davalının itirazları uyarınca bazı faturaların masraf olarak dikkate alınamayacağı tespit ettiği, yani sunulan fiş ve faturaların çokluğu karşısında itirazlar üzerinden giderek değerlendirme yaparak hesaplama yapıldığı, son bilirkişi heyetinin ise sektör bilirkişide marifetiyle fiş ve faturaları inceleyerek masraf olarak değerlendirilebilecek fiş ve faturaları tablo halinde kalem kalem bildirdiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda fiş ve faturaların sektör bilirkişi marifetiyle kalem kalem incelemesinin yapılarak varılacak tespitler itibari ile son bilirkişi heyetinde tarafından yapılan incelemenin ve ticari defter ve kayıtları incelenmesi suretiyle de karşılaştırmalı olarak yapılan tespitlerin itibar edilebilir olduğu, bilirkişi heyeti raporunda sunulan iş ve faturalar üzerinde yeterli incelemenin yapılarak kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Davacının talep ettiği alacak yönünden üzerinde bulunan ispat yükü uyarınca sunduğu yazılı belgeler itibari ile denetime açık olarak yapılan hesaplama uyarınca toplam 193.976,92 TL masraf yaptığı bu bedelden davacının kabulünde olan 177.000,00 TL davalı ödemesini düşülmesi neticesinde davacının 16.976,92 TL ödenmeyen masraf alacağını bulunduğu bu yöndeki mahkeme kabulünde isabetli olduğu kanaatine varılmıştır. Bu kısma yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar hak ediş ödemesi yönünde sözleşmede hüküm bulunmadığı ve taraflar arasında ticari tahammül hale gelmiş bir uygulama da olmadığı gerekçesiyle bu kaleme ilişkin davacı talebi reddedilmiş ise de, 07.05.2013 tarihli saha faaliyet sözleşmesini 7.1 maddesinde açıkça sözleşmeyi iş sahibinin feshi halinde yüklenici tarafından etkinlik kapsamında yapılmış bulunan her türlü masraf ile fesih tarihine kadar ki hak edişlerini ödemekle mükellef olduğu belirtilmiş olması nedeniyle bu konudaki gerekçe isabetli değildir. Davacının masraf olarak sunduğu faturalar içerisinde de hakediş alacağına yönelik kalem içeren herhangi bir faturanında bulunmadığı, davacının gönderdiği Beyoğlu 7. Noterliği’nin 23.10.2013 tarihli ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde de %9 oranında hak ediş alacağını talep etiği, her iki heyette de yer alan sektör bilirkişileri tarafından da %9 oranındaki hak edişin sektör ortalamasında olduğunun tespit edilmesi karşısında davacının hak ediş alacağına yönelik bilirkişi yeterince tespit edilen 14.900,32 TL miktarında talep edebileceği bedel bulunduğundan bu kısım yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde yazılı şekilde hüküm tesis edilmesini isabetsiz olduğu kanaatine varılmakla bu kısma ilişkin davacı vekilinin istinaf sebebine itibar edilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacının talep edebileceği masraf ve hak ediş alacağı toplamının (16.976,92 TL +14.900,32 TL =) 31.877,24 TL olduğu davanın da bu kısım üzerinden kabulünün gerektiği fazlaya ilişkin davacı isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen KABULÜ ile İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/619 E. 2021/144 K. sayılı 01/03/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve DAİREMİZCE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,
a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
31.877,24 TL'nin 31/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,
a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 2.177,53 TL harçtan peşin alınan 2.004,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 173,13 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
b-Davacı tarafça yatırılan 25,20 başvurma harcı ve 2.004,40 TL peşin/nispi harç olmak üzere toplam 2.029,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından 4.200,00 TL bilirkişi ücreti ve 416,10 TL tebligat masrafı ile müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.610,10 TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 1.252,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalı tarafından tebligat masrafı ile müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.050,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 764,83 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2/3. ve 13/1. maddeleri uyarınca 31.877,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2/3. maddesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderleri yönünden,
a-Davacı ve davalı tarafça ayrı ayrı yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harçlarının Hazine'ye gelir kaydına,
b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
c-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 290,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 442,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
ç-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvurma harcı ve 59,30 TL istinaf karar harcı toplamı olmak üzere 221,40 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde tutulmasına,
e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, HMK'nın 361/1. Maddesi uyarınca Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 30/09/2026