İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/746 E. 2026/525 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/746
Karar No
2026/525
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/746 Esas KARAR NO : 2026/525

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/08/2024 KARAR TARİHİ : 20/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ... 22. İcra Daire Müdürlüğünce ... esas sayılı dosya ile 1.100.000 TL, ... 3. İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosya ile 730.000 TL , asıl alacak üzerinden toplamda 1.830.000 Türk Lirası icra takibi yapıldığını, açılmış olan icra takipleri haksız ve kötü niyetli olduğunu, ... 23. İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında karşılıksız çek keşide etmekten iftira atarak dava açtığını, tanıştıkları dönemde sağlık turizmi alanında çalışıyor ve komisyon karşılığında İsrailli hasta getirdiğini, 2-3 ay birlikte çalıştıktan sonra yollarının ayrıldığını, 2023 yılında tekrar beraber çalışmak istediğini söylediğini, o sırada işletmemin başında olamadığını ve işlerinin tamamen durduğu 4 aylık bir dönemde olduğunu, bu nedenle teklifini kabul ettiğini, anlaşmaları sırasında, elinde 2. el cihazlar olduğunu ve bunları kliniğe getirebileceğini söylediğini, ileride iş yapabilme düşüncesiyle kabul ettiğini, ancak ödemeleri hasta getirdikçe (yani iş getirdikçe) yapacağını belirttiğini, bu şartlarla anlaşarak 2. el cihaz ve malzemeleri aldığını, fakat bu cihaz ve malzemeleri hiç kullanamadığını, sadece çalışıp çalışmadıklarını teknik servise kontrol ettirdiğini ve çalışmadıklarını, işe yaramayacaklarını öğrendiğini, bu durumu alacaklıyla paylaştığını, ayrıca malzemelerin tamamında teslim etmemiş olması nedeniyle geri almasını talep ettiğini, ancak alacaklı bunları geri almayı red ederek ayıplı ürünleri geri almamış olduğunu ve hala tamamını teslim etmemiş olduğunu, teslim dahi etmediği mallar için hukuksal olarak işlemler yaptırarak mağdur ettiğini, yetkilisi olduğum şirketim davalı arasında 2. el sağlık kuruluşuna ait 2. el cihaz ve malzeme alımı yapılmış olduğunu, aldığı mallar karşılığında ... Bankası şubesine ait 01.03.2024 ödeme tarihli, çek numarası ..., seri numarası sonu ... olan 1.000.000 TL çek tarafımdan davalıya verilmiş olduğunu, çek bedelinin yüksek yazıldığını, bu nedenlerle öncelikle adli yardım kurumundan faydalanmaya, icra dosyasının durdurulmasına, davalının açmış olduğu icra takiplerinden dolayı borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile açılmış olan icra takibinin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarih, ... sayılı kararı ile ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyetinin durdurulmasına ve bu mahkemede görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının tek ve çift dosya kriteri dikkate alınarak İstanbul 6 ve 7. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilerek devrine karar verilmiş, bu kapsamda Mahkememiz ile ... 6. Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında akdedilen 09.07.2026 tarihli Dosya Paylaşım Mutabakat Tutanağı kapsamında ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına kayıtlı bulunan eldeki dava dosyası, Mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiştir. Dosya incelenmesinde davacılar tarafından 03/08/2024 tarihinde adli yardım talepli olarak açılan menfi tespit davasında, davanın açıldığı ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında 05/08/2024 tarihli ara karar ile tüzel kişilik adli yardım talebinde bulunamayacağından gerekçesi ile davalı şirketin adli yardım talebinin reddine, davacı asilin adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği ve verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi sonrası dosyanın ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasını aldığı, ilk yapılan 06/11/2025 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacılar tarafından 05/02/2026 tarihinde verilen dilekçe ile dosyanın yenilenmesi ve davacı şirket yönünden adli yardım kararı verilmesinin talep edildiği, ancak yenileme tensip tutanağının düzenlenmediği tespit edilerek 30/07/2026 tarihli tensip tutanağı ile Mahkememizin ... esas (Kapatılan ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas) sırasına kayıtlı bulunan dosyasında davanın kaldığı yerden devamına, davacı şirketin adli yardım talebinin kabulüne, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi gereği davacılara, dava açılmadan önce başvurusu yapılmış olacak şekilde, Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunmak üzere süre verilmiş, davacılar vekili 18/08/2026 tarihli dilekçesinde "Dosyada dava açılış tarihimiz 03/08/2024'tür. Ancak uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk başvurusu, dava açılış tarihinden sonra 23/01/2025 tarihinde yapılmış ve süreç 04/02/2025 tarihli Anlaşamama Son Tutanağı ile sonuçlanmıştır.(... Arabuluculuk Bürosu - Dosya No: ...) Ayrıca, dava tarihinden sonra yürütülen bu arabuluculuk görüşmelerine sehven yalnızca davacı asil Erdal Yağız şahsı adına başvurucu olarak katılmış olup, diğer davacı şirketimiz sehven sürece dahil edilmemiştir. İlgili kanun maddeleri gereğince dava şartı olan ve Mahkemenizce de talep edilen "dava açılış tarihinden önce" yapılmış bir arabuluculuk başvurumuz ve buna ilişkin bir tutanağımız bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava, davalı tarafından açılan icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup menfi tespit davası, 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi kapsamında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu ticari davalardandır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü yer almakta; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunluluğu ile bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya bir haftalık kesin süre verileceği, bu süre içinde de son tutanağın sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; davanın 03/08/2024 tarihinde ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açıldığı, o tarih itibariyle davacı vekilince arabulucuya başvurulmadığı ve dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağının eklenmediği anlaşılmaktadır. Dava tarihinden sonra başvurulan arabuluculuk sürecine ise davacı şirketin dahil edilmediği anlaşılmıştır. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatlarında istikrarlı biçimde kabul edildiği üzere; dava şartlarının, davanın açıldığı tarih itibariyle bulunup bulunmadığı esas alınarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, davanın görevsiz mahkemede açılmış olması, dava şartlarının belirlenmesinde esas alınacak tarihi değiştirmez. Arabuluculuğa başvuru, dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken bir dava şartı olduğundan; davanın görevsiz mahkemede açıldığı tarihten sonra, ister görevsizlik kararı kesinleşmeden isterse kesinleştikten ve dosya görevli mahkemeye tevzi edildikten sonra yapılmış olsun, arabulucuya başvurulmuş olması bu noksanlığı gidermez. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında, davanın görevsiz mahkemede açıldığı tarihten sonra, dosyanın görevli mahkemeye tevziinden dahi sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun dava şartı noksanlığını gidermeyeceği; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... Karar sayılı ilamında ise, görevsizlik kararının istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar dahi arabulucuya başvurulmamış olması halinde mahkemece bu hususta ayrıca süre verilemeyeceği ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği vurgulanmıştır. Bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davanın açıldığı 03/08/2024 tarihi itibariyle davacı vekilince arabulucuya başvurulmamış olması nedeniyle, dava şartı olan arabuluculuğun dava açılmadan önce yerine getirilmediği; mahkememizce tensip zaptı ile verilen kesin süre içinde arabulucuk son tutanağının sunması için ihtarlı tebligat gönderildiği, davacı vekilinin dava açıldıktan sonra 23/01/2025 tarihinde arabuluculuğa başvuru yaptığı ve 04/02/2025 tarihinde son tutanağın düzenlendiği, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinde öngörülen kesin sürenin, dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken dava şartının davadan sonra tamamlanabilmesi anlamına gelmediği, zira arabuluculuğun dava şartı olarak arandığı hallerde bu şartın davanın açıldığı tarih itibariyle gerçekleşmiş olması gerektiği; aksi bir kabulün, uyuşmazlıkların dava açılmadan önce sulh yoluyla çözümünü amaçlayan arabuluculuk kurumunu, yalnızca anlaşmama tutanağı temin etmeye yönelik şekli bir işleme dönüştüreceği; somut olayda davacının mahkememizce arabuluculuk tutanağının son tutanağın dava açıldıktan sonra 23/01/2025 tarihinde arabuluculuğa başvuru yaptığı ve 04/02/2025 tarihinde son tutanağın düzenlendiği, kaldı ki davacı şirket hakkında başvuru da yapılmadığı bu itibarla davanın 6102 sayılı Kanunun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 18.785,25 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 18.053,25TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.20/08/2026

Başkan e-imzalı Üye e-imzalı Üye e-imzalı Katip e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/746, K. 2026/525, T. 20.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-746-e-2026-525-k-55dc2dddc4f7