İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1699 E. 2026/721 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1699
- Karar No
- 2026/721
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1699 Esas KARAR NO : 2026/721
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/07/2026 KARAR TARİHİ : 27/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/08/2025 tarihinde ... Turizm Taşımacılık Ltd. Şti.'ne ait ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı yabancı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının ikamet adresi olan Almanya'da yaptırdığı expertiz raporu ile araçta 5.892,83 Euro hasar, 447,00 Euro değer kaybı belirlendiğini, davalı sigorta şirketince 28.000,00-TL hasar, 21.462,21-TL tutarında değer kaybı bedeli ödendiğini, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu beyanla şimdilik (HMK md. 107) 40,00 Euro hasar tazminatının, 10,00 Euro ikame araç bedelinin, davalı sürücü ve araç malikinden kaza tarihi olan 08.08.2025 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise, bakiye poliçe teminat limitleri olan 250.537,79 TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi 18.11.2025 tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Euro Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dosya safahati: Kapatılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... esas sayılı dosyasının 08/12/2025 tarihli ara kararı ile, davalılar ... ile ... yönünden dosyanın tefrikine karar verildiği ve tefrik edilen dosyanın 2025/... esasa kaydının yapıldığı görülmüştür. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar, 08/12/2025 tarihli kararı ile; "...davacının 08/08/2025 tarihli meydana gelen trafik kazası ile hasar tazminat ve ikame araç bedeli talep etmekle, davayı ikame ettiği görülmüş ise de, her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu uyuşmazlık için sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve bu başvurunun zorunlu arabuluculuk başvurusunu bertaraf ettiğinden bahisle dava şartı ekliğinin bulunmadığını beyan etmiş ise de, işbu hususun yalnızca sigorta şirketi bakımından geçerli kabul edildiği ve davalı olarak gösterilen işleten ve sürücü yönüyle arabuluculuk başvurusu bulunmadığı gözetilerek sigorta şirketi bakımından davanın asıl dosyada devamı ile diğer davalılar yönüyle davanın tefriki ile oluşturulan işbu dosya bakımından yapılan inceleme ile davanın mutlak ticari dava olmadığı, dava konusu kazaya karışan araçların da ticari niteliği bulunmadığı, uyuşmazlığı görmeye görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu ve eldeki dosyanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı, şeklindeki gerekçeyle; Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, HMK 20. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, Davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara alınmasına, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2026/690 Esas, 2026/910 Karar sayılı, 20/05/2026 tarihli karar ilamı ile; "İstemin trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesine açıldığı ve anılan mahkemece de davalı sigorta şirketi aleyhine açılan dava yönünden dosyanın tefrik edildiği, araç işleteni ve sürücüsü aleyhine devam ettirilerek Asliye Hukuk Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosya sigorta şirketi yönünden tefrik edilmiş ise de; K.T.K. ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre müşterek müteselsil sorumlu olan davalı sigorta şirketi, araç işleteni ve sürücüsüne karşı birlikte açılan ancak sonrasında tefrik edilen davalar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre usul ekonomisi ve daha isabetli bir karar verilmesi açısından, davanın tefrik kararı verilmeksizin Asliye Ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeden usul ekonomisine aykırı olarak yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (aynı yönde bknz: Yarg 4 HD. 2014/12470 Esas 2015/10233 Karar sayılı ilamı ile Yarg 17. HD 2016/5394 Esas 2016/5497 Karar nolu ilamı) Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği" gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile, ....Asliye Ticaret Mahkemesi 08/12/202 tarih, 52025/... Esas, 2025/1066 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına, dosyanın, gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildiği görüldü. Kaldırma kararı sonrası dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine intikal ettiği ve 2026/... esas sırasına kaydının yapıldığı görüldü. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2026 Tarih ve 1420 Sayılı Kararı ile bildirilen; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli ve 282 sayılı kararı gereğince, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle; Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin 10.07.2026 tarihi itibarıyla esas, değişik iş ve diğer talepler yönünden tevziye kapatılmalarına, 10.07.2026 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemelerine açılacak dava, değişik iş ve diğer taleplerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesine, ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.07.2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine," ilişkin karar ve İstanbul ...Başkanlığı'nın 03/07/2026 tarih ...Karar...re sayılı kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olması nedeni ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2026/1699 Esasına kaydedildiği görüldü. HMK'nın 166/4. maddesi uyarınca "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır" denilmektedir. Dava konusu alacağa ilişkin davacı tarafından dava dışı sigorta aleyhine açılan davanın Mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyasında görülmekte olduğu, davanın birlikte açıldığı, kapatılan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin tefrik kararı ile iş bu dosyanın yeni esas aldığı, istinaf incelemesi ile kararın kaldırılarak iş bu esasa kaydedildiği anlaşıldığından davalar arasında doğrudan fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyeceği anlaşıldığı gibi, diğer davalıların borç miktarına ve borç durumuna aslında etki edecek bir karar verilmesi de mümkün olup, çelişkili karar verilmemesi açısından birleştirme gerekliliği olduğu gibi, aynı tahkikat sürecinin tek dosya üzerinden görülmesi usul ekonomisi gereği zorunluluk olmakla her iki dosyanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı Yasanın 166. maddesi gereğince Mahkememizin 2026/1699 esas sayılı dosyasının, Mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, yargılamaya Mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine, 3-Yargılama giderleri ve sair ücretlerin anılan dosya üzerinden değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı Yasanın 168.maddesi gereğince esas hükümle birlikte yasa yolu kabil olmak üzere karar verildi.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır