İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/2046 E. 2026/129 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2046
- Karar No
- 2026/129
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/2046 Esas KARAR NO : 2026/129
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2026 KARAR TARİHİ : 02/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Dava dışı malik ... Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., mülkiyetinde bulunan "... Mahallesi, ... Caddesi, ... 5 Apt. No: 7 E .../İstanbul" adresli taşınmazın davalı şirkete kiralanması hususunda davacıyı yazılı bir belge ile açıkça yetkilendirdiğini, davalı şirket tarafından tanzim edilerek davacıya gönderilen emlak komisyon protokolü uyarınca; söz konusu taşınmazın kiralanması halinde davacının 1.000.000,00 TL + KDV tutarında komisyon ücretine hak kazanacağı taraflarca kararlaştırılmış; ancak davalı tarafın, şartları üzerinde mutabık kalınan sözleşmeyi imzalamaktan son aşamada imtina ettiğini, davacının yer gösterme, konum ve metraj bilgilerinin aktarılması ile taraflar arası müzakerelerin yürütülmesi faaliyetlerini eksiksiz yerine getirdiğini, sürecin olgunlaştığı dönemde davacının hastanede yatarak tedavi görmesi organizasyon faaliyetlerini engellemediğini, davalı şirket yetkilisinin de yazılı WhatsApp mesajlarında borcun varlığını, "Sizin de 1 kira bedeli + kdv" ve "Danışmanlık bedeliniz baki" ifadeleriyle kabul ederek süreci şirket içi ödeme onayına (CFO) sunduğunu açıkça ikrar ettiğini, davacının yürüttüğü taşınmaz simsarlığı faaliyeti neticesinde malik şirket ile davalı arasında kira sözleşmesi resmi olarak kurulmuş, taşınmaz davalıya teslim edilmiş ve nedensellik bağı eksiksiz şekilde gerçekleştirildiğini, dava açılmadan önce İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2026/... Büro, 2026/... Arabuluculuk numaralı dosyası üzerinden yürütülen zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL simsarlık komisyon alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk ücreti dahil tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili istemine ilişkindir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır ve görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Somut uyuşmazlıkta öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı tespit edilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.06.2020 tarih ve ... Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m. 99), İcra ve İflas Kanunu (m. 154), Finansal Kiralama Kanunu (m. 31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m. 22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak, mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi; “(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari (Değişik ibare: 26/06/2012-6335 S.K/2.md.) davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (3) (Değişik fıkra:26/06/2012-6335 S.K./2.md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükümlerini havidir. TBK m.520 vd.maddeleri gereğince simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan davalar TTK m.4 'te sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Somut olayda, her ne kadar sözleşmeye konu taşınmaz spor tesisi olup işin mahiyeti davalı açısından ticari iş niteliğinde olsa da, davacının tacir olup olmadığı belli olmadığından mahkememizce İstanbul Ticaret Müdürlüğüne, İstanbul Esnaf Odasına ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır. Salt davaya konu taşınmazın ve taraflar arasındaki simsarlık işinin ticari nitelikte olması iş bu davayı ticari dava haline getirmeyecektir. Dosyaya celbedilen İstanbul Ticaret Odası yazı cevabında davacının gerçek kişi tacir kaydı olmadığı belirtilmiştir. ...Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ekinde gönderilen belgeler incelendiğinde davacının 2026 yılı VUK. Genel Tebliği’ndeki miktarlar gözetildiğinde belirtilen sınırı aşamadığı ve tacir olmadığı anlaşılmıştır. Simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olmaması, davacının tacir olmaması sebebiyle nispi ticari dava da söz konusu olmadığından somut uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, bilakis uyuşmazlığın çözümünde genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (Emsal karar için bkz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi 2024/822 Esas 2024/1017 Karar sayılı ilamı). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin karar süresi için kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvururarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin işbu kararın tebliğ ile ihtarına, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği açıklanmak suretiyle tensiben karar verildi. 02/10/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır