İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/882 E. 2026/764 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/882
- Karar No
- 2026/764
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/882 Esas KARAR NO : 2026/764
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ...
2- ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... -
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 09/09/2026 KARAR TARİHİ : 09/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ...'e ait ... plakalı aracın davalı ... nezdinde numaralı sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, söz konusu araçla ilgili meydana gelen zarar nedeniyle müvekkiller aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2026/16605 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkillerin icra tehdidi ve takibi nedeniyle mağduriyet yaşamamak adına ilgili dosya borcunu 12.05.2026 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi 2026/16605 E. sayılı dosyasına ödemek durumunda kaldıklarını, poliçe şartları gereğince üçüncü kişilere veya hak sahiplerine ödenmesi gereken tazminat ve icra borcu sorumluluğunun davalı ... şirketine ait olduğunu, davalı ... şirketinin poliçeden doğan tazmin borcunu edim yükümlülüğüne aykırı olarak ödemediğini, bu nedenle borcun müvekkiller tarafından kapatıldığını, Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Mevzuatı hükümleri uyarınca sigortalının teminat kapsamındaki borcu ödemesi halinde sigorta şirketine rücu etme ve icra dosyasına ödenen paranın iadesini talep etme hakkının doğduğunu, uyuşmazlığın çözümü amacıyla Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun 2026/99520 numaralı dosyası ile dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ancak 03/08/2026 tarihinde yapılan görüşmeler sonucunda davalı taraf ile anlaşmaya varılamadığını, bu nedenle huzurdaki davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek Kayseri Genel İcra Dairesi 2026/16605 Esas sayılı icra dosyasına ödenen 125.000,00 TL tutarındaki bedelin 12.05.2026 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'nden rücuen tahsili ile müvekkillere iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava tensip aşamasında olduğundan dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava davacıların Kayseri Genel İcra Dairesi 2026/16605 Esas sayılı dosyası nedeni ile yapmış oldukları ödemeleri davalıya rücu edip edemeyeceklerine ilişkindir. Davanın konusu TTK 4. maddesinde düzenlenmiş mutlak ticari davalardan değildir. Ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava da yoktur. Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi’nin 2023/1131 E, 2024/1646 K sayılı kararında “…Somut olayda; davacı vekili, davalının sigortalısı olduğunu, kendisine ZMMS ile sigortalı davalıya ait aracın karıştığı kaza neticesinde, zarar gören 3. kişiye poliçe kapsamında ödeme yaptığından bahisle, yaptığı ödemelerin zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesi genel şartlarına aykırılık sebebiyle davalı sigortalısından tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup, davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasıdır. Kazaya karışan davalı aracı 2016 model Mercedes GLE 350 d 4MATIC AMG hususi otomobil ve kullanım amacı hususi olup, davalının da tacir olmayıp, gerçek kişi olması nedeniyle davalı tüketici sıfatını, sigorta sözleşmesi de tüketici işlemi niteliğini taşımaktadır. Dava tarihi (02/04/2021 ) itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1, 83/2 maddeleri uyarınca bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevi Tüketici Mahkemelerine aittir.” denildiği görülmüş olup, iş bu davada da davacı ...'e ait ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacı hususi olup, davacıların tacir olmadığının görülmesi sonucu taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu ve bu nedenle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesinde olduğu anlaşılmış ve mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici Mahkemesinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemesince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine, 2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Mahkememsinde Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, 3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/09/2026
Katip ... ¸E-imzalıdır
Hakim ... ¸E-imzalıdır