İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1813 E. 2026/704 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1813
Karar No
2026/704
Karar Tarihi

T.C. .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1813 Esas KARAR NO : 2026/704

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Mümessillik Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 28/09/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari mümessillik kaynaklı) davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davacının maliki bulunduğu ... plakalı 2014 model kia rio marka aracını davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde 03/01/2026-03/01/2027 yürürlülük tarihli .../0 numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, sigortalı aracın 16/05/2026 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, araçta meydana gelen hasar kapsamında onarım bedeline ilişkin düzenlenen 105.150,00 TL fatura bedellerinin ve belgelerin davalıya teslim edildiğini, ancak davalı sigorta şirketi tazminat ödemekten kaçınmak adına soyut ve hukuki dayanaktan yoksun gerekçeler ile talebi karşılamadığını, davalı şirketin haksız tutumu karşısında alacağın tahsili amacıyla ....İcra Müdürlüğü'nün 2026/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı neticesinde takibin durduğunu, takip konusu alacak poliçe, resmi kaza tespit tutaağı, alkol raporu ve onaylı faturalar ile sabit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı borçlunun ....İcra Müdürlüğü'nün 2026/... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin 105.150,00 TL asıl alacak ve takip talebindeki yasal ferileri üzerinden aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, 16/05/2026 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sebebiyle davacı aracında oluşan hasar onarım bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır. Aynı Yasa'nın 3/l.maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Somut olayda; davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen veya TTK'a sayılan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davacının tüketici olduğu, davanın açıldığı tarih itibari ile davanın Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına girdiği anlaşılmaktadır. 6502 sayılı TKHK'nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 2015/17076 e 2018/5653 K sayılı ilamı da bu yöndedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında sigorta poliçesine dayanan sigortacı-sigortalı ilişkisi olduğu, davacı sigortalının gerçek kişi, sigorta edilen aracında hususi nitelikte araç olduğu, bu kapsamda davacı sigortalının tüketici olduğu, uyuşmazlığın temelinde 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici ilişkisi bulunduğu, mahkemelerin görevine ilişkin hususun dava şartı olduğu ve kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlıkta 6502 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından davanın görev dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK 20 ve 114 ve 115 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle açılan DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli İSTANBUL ADLİYESİ NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE HMK 20. maddesi gereğince GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmemesi halinde HMK 20. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 4-Yargılama harç ve masraflarının gönderilen mahkemede dikkate alınmasına, İlişkin olarak tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1813, K. 2026/704, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1813-e-2026-704-k-02aba7b756d7