İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/78 E. 2026/96 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/78
Karar No
2026/96
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/78 Esas KARAR NO :2026/96

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/03/2022 KARAR TARİHİ:23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D. İş sayılı kararı ile 17.11.2015 tarihinde kayyımlara devredildiğini, sonrasında, 22.11.2016 tarihli, 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı KHK'nin '7. Md. uyarınca müvekkil şirket üzerindeki kayyımlık yetkileri ...'ye devredildiğini, müvekkili şirketin, ... A.Ş iştiraklerinden olduğunu, diğer grup şirketlerinin ürettiği ve genel itibariyle eğitim malzemelerinin ihracatını gerçekleştiren şirket olduğunu, yurtdışına kitap, dergi, okul mobilyası (sıra, akıllı tahta, dolap vb.) ve kıyafet gibi eğitim sektöründeki ürünleri pazarladığını, şirketin, bu satışlar neticesinde, 2012-2016 yılları arasında satış bedellerini tahsil edememesi sonucunda yurt dışında yer alan şirketlerden ticari alacakları doğduğunu, zaman içerisinde davalı taraf ile tahsilata yönelik girişimlerde bulunulmuş ancak bir neticeye varılamadığını, arabuluculuk sürecinden yine bir sonuç alınamadığını, geriye kalan 66.063,50 Amerikan Doları alacağı olduğunu, fatura tarihleri göz önünde bulundurularak ilgili tarihlerden işleyecek, bankalarca uygulanan en yüksek yabancı para faizi ile birlikte 66.063,50 Amerikan Doları alacağının tahsilini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davacının mobilya satışından doğan bakiye alacak iddiası ile alacağının davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/1026 E, -2015/1765 K) Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede dosyanın henüz dilekçe teati aşamasında olduğu, ancak davalının adresinin İngiltere ülkesinde olması nedeniyle Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla taraf teşkilinin sağlanmasına yönelik işlemler yürütülmüş ise de davalı tarafın şirket olmadığı okul statüsünde bulunduğu, davalı tarafın istinaf incelemesinden geçen başka bir dosyasında da asliye hukuk mahkemesince yargılama yapılarak karar verilmiş olduğu anlaşılmakla bu durumda mahkememizin iş bu dosyada görevli mahkeme sıfatı bulunmadığı değerlendirilmiş olup aşağıdaki şekilde İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. Yetkili mahkeme olarak davacı tarafça İstanbul Anadolu adliyesi seçilmek suretiyle dava açıldığından bu husus mahkememizce gözetilerek dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine yönelik hüküm kurulmuştur.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi'nin 2026/846 E- 2026/1395 K sayılı ilamı) H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna, 2-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE HMK'nın 20. maddesi gereğince GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmemesi halinde HMK 20. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 4-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/78, K. 2026/96, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-78-e-2026-96-k-c1dd45e9a7e9