İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1236 E. 2026/510 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1236
- Karar No
- 2026/510
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1236 Esas - 2026/510 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1236 KARAR NO: 2026/510
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 08/09/2026 K.YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; sürücü ....'nın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile ... Caddesi ... Caddesi istikametine dönüş yapmak istediği esnada aracının sol ön köşe kısımları ile .... Caddesi Lale Tren İstasyonu istikametine seyir halinde olan sürücü ......'ın sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracın sağ ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup, ayrıca; ......plakalı araç sürücüsü .....‘ın kusursuz, ...... plakalı araç sürücüsü ....‘nın kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın ... numaralı poliçe ile 30.01.2026 tarihine kadar ... Sigorta A.Ş.’ye trafik sigortalı bulunduğu ekli trafik kazası tespit tutanağından ve tramer sorgulamasından anlaşıldığını, müvekkiline ait araçta kaza neticesinde boyalı ve değişen parçalar oluştuğunu ve neticesinde bu kazanın aracın piyasa değerini düşürdüğünü, buna göre kaza sonucunda müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunun tespit edildiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı alacağından şimdilik 50,00TL' nin ( belirsiz alacak davası olarak) kaza tarihi olan 14.08.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; ilgili kazaya karışan, ... plakalı aracın müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından 30.01.2025/2026 tarihlerini kapsayan ..... numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olup, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı yanın KTK md. 97 gereği müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapmadığını, kaza tespit tutanağı incelendiğinde sigortalı araç sürücüsünün %75, mağdur araç sürücüsünün ise KTK m. 52/a maddesini ihlal ederek %25 kusurlu oldukları tespit edildiğini, buna rağmen davacı tarafça müvekkili şirketin sigortalısının tam kusurlu olduğu iddia edilmekte olduğunu, aracın kazadan önceki durumu bilinmeden kazadan önceki rayiç değeri tespiti yapılamayacağını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, davacıya ait aracın tramer kaydı, 06/04/2026 tarihli bilirkişi raporu, 06/08/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, delillerin nihai takdiri ve tayini mahkemeye ait olmak üzere; işbu dava konusunu oluşturan, 14.08.2025 tarihli maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; davalı sigorta şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı, ..... plakalı araç sürücüsü dava dışı ....'nın, % 75 asli kusurlu olduğu, davacı adına tescilli, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı.....'ın, % 25 tali kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, davacı yana ....... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı, serbest piyasa koşulları altında kaza tarihinde 40.000,00 t olarak hesap ve tespit edildiği, sürücülerin kusur oranına göre talep edilebilecek değer kaybı bedeli; 40.000,00 TL X %75= 30.000,00 TL olarak hesap edildiği, talebin 50,00 TL ile sınırlı olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporunda, davacı vekilinin itiraz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, raporun teknik esaslarını değiştirecek nitelikte yeni bir delil veya teknik veri içermediğini, itirazların, dosya kapsamındaki mevcut deliller ve raporda ayrıntılı şekilde açıklanan teknik değerlendirmeleri ortadan kaldırabilecek mahiyette görülmediği, bu nedenle, önceki bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranları ile serbest piyasa esaslarına göre hesaplanan değer kaybına ilişkin teknik kanaatinde değişiklik bulunmadığı belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı bedelinden oluşan maddi tazminat talebine ilişkindir. 14/08/2025 tarihinde davacının maliki olduğu, davadışı .....'ın sürücüsü olduğu ...... plakalı araç ile davadışı .....'nın maliki olduğu, davadışı .....'nın yönetimindeki, davalı..... Sigorta şirketince sigortalı olan ...... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Mahkememizce taraflarca bildirilen ve resen toplanması gereken deliller toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, itirazlar üzerine ek rapor alınmıştır. Gerekçeli ve denetime elverişli rapor ile davacının aracında oluşan değer kaybının 40.000,00TL olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre davacının 30.000,00TL değer kaybı talep edebileceği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili 28/08/2026 tarihli beyan dilekçesi ile müvekkili şirket tarafından 06/04/2026 tarihinde bilirkişi raporu ile tespit edilen bakiye 30.000,00TL değer kaybı tazminatına ilişkin .....'a 48.422,87TL ile faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de ödeme yapılmış olup davacının tüm taleplerinin konusuz kaldığını belirtmiştir. Davacı yan sigorta şirketince yapılan vekalet ücretinin eksik olduğunu belirterek vekalet ücreti talebinin bulunduğunu beyan etmiştir. Davaya konu edilen alacak hakkında dava açıldıktan sonraki bir süreçte davalı sigorta şirketince yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. HMK'nun 331/1. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmü amirdir. Davalı tarafından yapılan ödemenin vekalet ücreti yönünden eksik olduğu anlaşılmakla vekalet ücreti yönünden yapılan ödeme mahsup edilerek bakiyesinin ve davalının davanın açılmasına sebebiyet vermesi gözetilerek arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVA KONUSUZ KALDIĞINDAN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30TL harç ile davacı tarafından sarf edilen 141,40TL tebligat ve posta gideri ile 7.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.959,70TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketince yapılan 9.151,20TL ödemeden mahsubu ile artan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinden davalı sigorta şirketince yapılan 50,00TL ödemenin mahsubu ile bakiye 29.950,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Her ne kadar davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davacının dava açıldığı tarihteki haklılığı ve davanın açılmasına sebebiyet vermesi hususları dikkate alınarak davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 08/09/2026
Katip ..... e-imzalı Hakim ...... e-imzalı