Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1422 E. 2026/1473 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1422
Karar No
2026/1473
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1422 - 2026/1473 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1422 KARAR NO : 2026/1473

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2026 tarihli ara karar NUMARASI : 2026/483 Esas

DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...

DAVA : Menfi Tespit TALEP : İhtiyati tedbir TALEP TARİHİ : 04/06/2026 KARAR TARİHİ : 19/08/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 19/08/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının ile davalı şirket arasında ticari ilişki kapsamında birtakım yapı malzemelerinin teminine ilişkin ticari anlaşma yaptığını, Taraflar arasındaki ticari ilişki tamamen güven esasına dayalı olarak yürütüldüğünü, davalı şirket tarafından mal teslimlerinin gerçekleştirileceği beyan edilerek davacından ödeme aracı olarak çek alındığını, davalı şirkete Ziraat Bankası'na ait olan ... seri numaralı 30.06.2026 vadeli 450.000,00 TL bedelli çek ve ... seri numaralı 31.07.2026 vadeli 450.000,00 TL bedelli çek olmak üzere toplam 900.000,00 TL bedelli çek keşide edildiğini, ancak çeklerin düzenlenmesine neden olan temel borç ilişkisine konu malların davacıya teslim edilmediğini, çeklerin davalının elinde bulunduğu, davacı ile davalı şirket arasında dava konusu çeklere konu edilen ticari malların teslim edilmediğini, iade faturaların düzenlenmiş olduğunu, iade faturalara yönelik davalı şirket tarafından herhangi bir itirazın gerçekleştirilmediğini, tüm bu sebeplerle davacının davalı şirkete Ziraat Bankası'na ait ... seri numaralı 30.06.2026 vadeli 450.000,00 TL bedelli çek ve ... seri numaralı 31.07.2026 vadeli 450.000,00 TL bedelli çekler yönünden herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile dava konusu olan Ziraat Bankası'na ait ... seri numaralı 30.06.2026 vadeli 450.000,00 TL bedelli çek ve ... seri numaralı 31.07.2026 vadeli 450.000,00 TL bedelli çeklerin iadesine veya iptaline, dava sonuna kadar çeklerin bankaya ibraz edilmesi halinde ödeme yapılmaması amacıyla ihtiyati tedbir mahiyetinde ödemeden men kararı verilmesi taleple dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin ve ödeme yasağı talebinin REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davası kapsamında ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesinde tam ispatın değil yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, mahkeme kararında dava dışı üçüncü kişiler hakkında tedbir kararı verilemeyeceği belirtilmiş ise de, dava konusu çeklerin halen davalı şirket nezdinde bulunduğunu açıkça dava dilekçesinde belirtiklerini, üçüncü şahıslarda bulunduğuna ilişkin herhangi bir delil veya somut olgunun da mevcut olmadığını, Mahkemece varsayımsal bir değerlendirme ile karar verilmesinin hukuken isabetsiz olduğunu, dava konusu çeklerin toplam bedelinin 900.000,00 TL olduğu, çeklerin bankaya ibraz edilmesi ve ödenmesi halinde davacının ciddi ve telafisi güç zararlara uğrayacağının tartışmasız olduğunu, menfi tespit davasının sonucunun beklenmesi sırasında çeklerin tahsil edilmesi halinde davacının ikinci kez dava açmak zorunda kalacağını; sebepsiz zenginleşme, istirdat ve icra takipleriyle karşı karşıya kalacağını, davacının telafisi güç zararlara uğramasının önlenmesi amacıyla Ziraat Bankası'na ait ... seri numaralı 30.06.2026 vadeli 450.000,00 TL bedelli çek ile ... seri numaralı 31.07.2026 vadeli 450.000,00 TL bedelli çeklerin dava sonuna kadar bankaya ibraz edilmeleri halinde ödenmemeleri yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/06/2026 tarihli ara karar, 2026/483 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 11.06.2026 tarihli ara karar ile davacının ödemeden men yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı vekili tarafından, taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, ileride teslim edileceği bildirilen ürünler karşılığında davacı tarafından davalıya ileri tarihli çeklerin avans niteliğinde teslim edildiği, ancak davalı şirketin bu çeklere karşılık üstüne düşen edimi yerine getirmediği gibi çekleri de iade etmediğini ileri sürülerek menfi tespit davası açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, avans çeki olarak verildiği iddia edilen çeklerin karşılığı malların teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı iddia edilen çekler nedeniyle açılan menfî tespit davasında, çeklerin bankaya ibrazı halinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilip verilemeyeceği, ihtiyatî tedbir kararının üçüncü kişileri de kapsayıp kapsamayacağı noktasında toplanmaktadır. Eldeki uyuşmazlıkta, davacı dava konusu çeklerin avans çeki olduğunu ileri sürerek, çek karşılığı malın teslim edilmediği gerekçesi ile borçlu olmadığının tespiti ve çeklerin ödenmemesi için ihtiyati tedbir talep etmiştir. Dava; niteliği itibari ile İİK'nın 72-(2) maddesi uyarınca, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasıdır. Bu nedenle tedbir taleplerinin İİK'nın 72. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. İİK'nın 72-(2) maddesin de konuya ilişkin "İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." denilmektedir. HMK'nın 297-(2) maddesi uyarınca; bir davada hüküm o davanın tarafları lehine veya aleyhine olarak kurulabilir. Davada taraf olmayan üçüncü kişi lehine veya aleyhine hüküm kurulamaz. Diğer yandan kambiyo senedi niteliğinde olan çek; temel ilişkiden bağımsız, kayıtsız, şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkini ifade edip, bedelsizlik iddiası düzenleyen/keşideci davacı ve lehtar davalı arasındaki temel ilişkide şahsi def'i olup, davanın tarafları dışındaki iyiniyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, dava konusu çekin tedavül kabiliyetini ortadan kaldıracak, davanın tarafları dışında 3. kişileri bağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı da verilemeyeceğinden, davaya konu çekler hakkında 3. kişileri bağlayacak şekilde ödemeden men ihtiyati tedbir kararı verilmemesi usul ve yasaya uygundur. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/08/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1422, K. 2026/1473, T. 19.08.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1422-e-2026-1473-k-6d590c43f9ca