İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1492 E. 2026/11 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1492
Karar No
2026/11
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1492 Esas KARAR NO : 2026/11

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 31/03/2026 KARAR TARİHİ : 25/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili (asıl davada ) dava dilekçesinde özetle; Davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ... numaralı ... poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sokakta 17.08.2025 tarihi saat 05:40 sularında; müvekkili sigortalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile park halinde bulunan ... plakalı araca çarpıp olay yerinden ayrıldığını, Daha sonra ... plakalı araç sahibi ...; aracının üzerine müvekkili sigortalı araç sürücüsü ...'nin telefon numarası bırakmış olması sebebi ile sürücüyü aradığını ve kazanın olduğu saatte ...'nin çöp topladıklarını ve sabah erken saat olduğu için kendisine ulaşamadığını beyan etmiş olup, daha sonra sigortalı araç sürücüsü ile buluşup ekli kaza tespit tutanağını tanzim ettiklerini, davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itirazda her ne kadar vur-kaç gibi bir durumun olmadığı yönünde savunma yapmış olsa da, kaza anında sigortalı aracın kaza yerinde beklemediği, mağdur araç sahibine ulaşamasa dahi trafik ekiplerini çağırmadığı ve trafik polisi tarafından kaza tespit tutanağı tutturmadığı, alkol raporu tanzim ettirmediği sabit olup, sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk etmiş olduğu aşikardır. Sigortalı araç sürücüsünün o saatlerde çöp topluyor ve bu nedenle kaza tespit tutanağı tanzim ettirememiş olması geçerli bir sebep olmamakla beraber, kaza anında sigortalı aracı ehliyetsiz birisinin kullanıyor olması veya aracı kullanan kişinin alkollü olma ihtimali her zaman mevcut olup, davalının basiretli bir tacir olarak kaza anında trafik polisini çağırarak gerekli evrakları ibraz etmesi, alkol testi yaptırması ve kaza tespit tutanağı tanzim ettirmesi gerekirken aksi yönde kaza anında kaza yerini terk etmiş olması sebebi ile sigorta poliçe hükümlerine ve ... Genel Şartlara aykırı hareket ettiğinin sabit olduğunu, Diğer yandan; ... plakalı araç yolun kenarında park halinde olduğu için meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmamakla beraber, sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde aracı kullanarak park halinde araca çarparak yaşanana maddi hasarlı kazadan KTK ve buna bağlı yönetmeliklere göre %100 kusurlu olduğu sabit olduğunu, müvekkili şirketin 3. Kişiye ödemiş olduğu 60.000,52 TL'sını davalıdan rücuan talep etme hak ve yetkisine sahip olduğunu, müvekkilinin 3. Kişiye ödediği bedele ilişkin ... 14. İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu icra takibine itiraz ettiğini, davalı/borçlunun .. 14. İcra Müd....Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli davalı aleyhine hükmolunan meblağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili (birleşen davada ) dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... Şti. ile davalı ...Tic. Ltd. Şti. arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalı tarafa uluslararası taşımacılık, transit deklarasyon ve lojistik hizmetleri verdiğini ve bu hizmetler karşılığında muhtelif tarihlerde e-faturalar düzenlendiğini, dava konusu alacak, müvekkil şirketin davalıya verdiği hizmetlerden kaynaklanan ve ödenmeyen fatura bedellerine dayanmadığını, müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve davalıya tebliğ edilen, cari hesap ekstresi incelendiğinde, davalının müvekkil şirkete 30.12.2025 tarihi itibarıyla 6.914,04 USD cari hesap borcu bulunduğunu, davalı yanın vadesi gelmiş borçlarını ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla ..20. İcra Dairesi’nin .. E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emri davalıya tebliğ edilmiş, ancak davalı borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı tarafın itirazı, borcu ödememek ve süreci uzatmak amacı taşımadığını, zira taraflar arasındaki ticari ilişki, kesilen faturalar, verilen hizmetler ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş olup, dava konusu faturalar ve cari hesap alacağı bu defterlerde kayıtlı olduğunu, 6100 sayılı HMK m. 222 ve 6102 sayılı TTK m. 83 uyarınca, usulüne uygun tutulmuş ticari defterler sahibi lehine delil teşkil ettiğini, müvekkili tarafından düzenlenen e-faturalar davalıya usulüne uygun olarak iletildiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince, faturayı alan taraf 8 gün içinde içeriğine itiraz etmezse, fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, davalı taraf, takibe konu faturalara yasal süresi içinde itiraz etmemiş ve hizmeti almadığına dair bir iade faturası düzenlemediğini, dava konusu alacak, miktarı belirli (likit) bir alacak olup, faturalara ve cari hesaba dayandığını, davalının itirazı haksızdır ve likit bir alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca, itirazın iptali halinde borçlu aleyhine hükmolunan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, alacağın varlığı fatura ve cari hesap ekstreleriyle yaklaşık olarak ispatlandığından davalının en az 300.0 Söz konusu dava taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine aykırılığa dayalı olarak açıldığını, davaya konu somut olayda; davalı taraf tacir olup, sigorta poliçe hükümlerine aykırı hareket etmesinden dolayı müvekkil şirketin mağdur taraf için ödemiş olduğu hasar bedelinin davalıdan tahsili için açılan işbu davada her iki tarafın da tacir olmasından dolayı Ticaret Mahkemeleri görevli olacağını, İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesinde: "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur." hükmü yer almakta olup, işbu hükümle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye ilişkin maddelerine atıf yapıldığını, HMK'nın 6. maddesi uyarınca yetkili olan "davalının yerleşim yeri" yer icra müdürlüğünde takip başlatılmış ve söz konusu hükümler uyarınca "davalının yerleşim yeri" yer mahkemesinde olduğu gibi ayrıca hasarın meydana geldiği yer mahkemesinde işbu dava ikame edildiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 73. maddesinde: "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu ödeme 10.10.2025 tarihinde yapılmış olup, süresi içerisinde davalı aleyhine ... 14. İcra Müd.... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili dosyada, davalının haksız itirazı ile icra takibi durdurulmuş olup, söz konusu takibe devam edilebilmesi için İİK 67 uyarınca işbu dava ikame edildiğini, davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sokakta 17.08.2025 tarihi saat 05:40 sularında; müvekkil sigortalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile park halinde bulunan ... plakalı araca çarpıp olay yerinden ayrıldığını, daha sonra ... plakalı araç sahibi ...; aracının üzerine müvekkil sigortalı araç sürücüsü ...'nin telefon numarası bırakmış olması sebebi ile sürücüyü aramış ve kazanın olduğu saatte ...'nin çöp topladıklarını ve sabah erken saat olduğu için kendisine ulaşamadığını beyan etmiş olup, daha sonra sigortalı araç sürücüsü ile buluşup ekli kaza tespit tutanağını tanzim ettiklerini, davalı taraf; icra dosyasına yapmış olduğu itirazda her ne kadar vur-kaç gibi bir durumun olmadığı yönünde savunma yapmış olsa da, kaza anında sigortalı aracın kaza yerinde beklemediği, mağdur araç sahibine ulaşamasa dahi trafik ekiplerini çağırmadığı ve trafik polisi tarafından kaza tespit tutanağı tutturmadığı, alkol raporu tanzim ettirmediği sabit olup, sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk etmiş olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün o saatlerde çöp topluyor ve bu nedenle kaza tespit tutanağı tanzim ettirememiş olması geçerli bir sebep olmamakla beraber, kaza anında sigortalı aracı ehliyetsiz birisinin kullanıyor olması veya aracı kullanan kişinin alkollü olma ihtimali her zaman mevcut olup, davalının basiretli bir tacir olarak kaza anında trafik polisini çağırarak gerekli evrakları ibraz etmesi, alkol testi yaptırması ve kaza tespit tutanağı tanzim ettirmesi gerekirken aksi yönde kaza anında kaza yerini terk etmiş olması sebebi ile sigorta poliçe hükümlerine ve ... Genel Şartlara aykırı hareket ettiğini, diğer yandan; ... plakalı araç yolun kenarında park halinde olduğu için meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmamakla beraber, sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde aracı kullanarak park halinde araca çarparak yaşanana maddi hasarlı kazadan KTK ve buna bağlı yönetmeliklere göre %100 kusurlu olduğunu, işbu davanın; davalı aleyhine aynı kaza hakkında açmış oldukları ...11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalı/borçlunun ... 14. İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli davalı aleyhine hükmolunan meblağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dava neticesinde alacağımızın imkansız hale gelmemesi adına, davalılar üzerine kayıtlı olması halinde tespit edilecek araç ve gayrimenkuller üzerine üzerine dava değeri ile orantılı olacak şekilde ihtiyati tedbir konulmasına davanın kabulüne, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, (asıl ve birleşen ) , icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden sunmuş olduğu 23/08/2026 tarihli dilekçesi ile davalı taraf ile ... Arabulucu Bürosu'nun ... numaralı anlaşma belgesi ile anlaşmaya varıldığını, bu bağlamda davalı taraf asıl ve birleşen davaya konu olan icra dosyaları için taraflarına 110.000 TL ödeme yapıldığını , davanın konusuz kaldığını, duruşma günü beklenmeksizin davalıdan herhangi bir yargılama gideri, inkar tazminatı ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmaması sebebi ile asıl ve birleşen davaların konusuz kalmış olması sebebi ile konusuz kalan davalar hakkında karar vermeye yer olmadığı kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Somut uyuşmazlıkta ; Davacı tarafından asıl davada davalı aleyhine ... 14. İcra Müd....Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile birleşen davada ...14. İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi ile huzurdaki davanın açıldığı, davacı vekilince sunulan 23/08/2026 tarihli dilekçe ile davanın konusuz kaldığı yönünde beyanda bulunularak konusuz kalan davalar hakkında karar vermeye yer olmadığına karar verilmesini talep edilmiş olup ; aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Konusu Kalmayan Davanın (Asıl ve Birleşen Davalar yönünden ) Esası Hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-)Asıl dava yönünden karar ve ilam harcı olan 732,00-TL harcın peşin yatan 841,55-TL harçtan mahsubu ile bakiye 109,55-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-)Birleşen dava yönünden yeterince karar ve ilam harcı alınmış olmakla bu aşamada harç alınmasına yer olmadığına, 4-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-)Davacı tarafça vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/08/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1492, K. 2026/11, T. 25.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1492-e-2026-11-k-6acb4a026792