Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2375 E. 2026/52 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2375
- Karar No
- 2026/52
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
69. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/2375
KARAR NO : 2026/52
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/08/2026
NUMARASI : 2026/283 Esas (Ara Karar)
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 05/10/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı-alacaklı müvekkili olduğu şirketin fazlaya ve faize ilişkin haklarının saklı kalması üzerine takip tarihi itibariyle 29.431,57 TL alacağı bulunduğunu, davalı-borçluya ait aracın ihlalli geçişlerine ilişkin davacı-alacaklı müvekkili olduğu şirkete ödenmesi gereken borcun davalı-borçlu tarafından hiçbir haklı gerekçe olmaksızın ödenmeyerek dava açılmasına sebep olduğunu, davalı-borçlunun , davacı-alacaklı müvekkili olduğu şirketin alacağını ödemekten kaçabileceği, huzurdaki dava neticesinde alınacak ilamı etkisiz hale getirmek için mal varlığı değerlerini elden çıkarma yoluna gidebileceği endişesini yarattığını, ayrıca bahse konu davada davacı-alacaklı müvekkili olduğu şirketin alacağı rehinle temin edilmemiş olduğunu, davalı şirketin hiçbir açıklama göstermeksizin likit borcunun ödemekten kaçınması müvekkilinin alacağına kavuşmasını zorlaştıracağını ve hatta imkânsız hale geleceğini gösterdiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız kabulü ile mahkememiz aksi kanaatte ise alacağın %15'ine karşılık gelen kısmın teminat olarak gösterilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile; htiyati tedbir/haciz kararları esas hakkında kesin bir kanaat oluşmadan ve tam bir ispat aranmadan, yaklaşık ispatın varlığının yeterli olduğu hallerde verilen geçici nitelikte hukuki korumaya ilişkin kararlardır. Buna göre somut olayda, dava dilekçesi ile sunulan ve dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden talebin haklılığını ortaya koyacak yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, taraflarca sunulacak delillerin değerlendirilmesinin ardından davacının talep edebileceği bir alacak miktarı bulunup bulunmadığının belirlenebileceği, henüz alacak iddiasının ihtilaflı olduğu, alacağın bu haliyle muaccel olduğundan söz edilemeyeceği, davalının İİK'nun 257/2.maddesinde bentler halinde belirlenen davranışlar içerisine girdiği yönünde dosyamıza herhangi bir delil de sunulmamış olduğu anlaşıldığından bu aşamada verilecek ihtiyati haciz kararının ölçülü olmayacağı değerlendirilerek davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin işlettiği ... Köprüsü ve... Otoyolu'nda davalıya ait araçlarla gerçekleştirilen ihlalli geçişlerden kaynaklanan 29.431,57 TL alacak için talep edilen ihtiyati haczin İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesince 07/08/2026 tarihinde reddedildiğini, ihlalli geçiş listeleri ve diğer delillerle alacağın yaklaşık ispatlandığını, İİK7ın 257.ve devamı maddelerindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, ve aynı nitelikteki BAM kararlarında ihtiyati haciz kararı verildiğini beyanla; ilk derece mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz ret ara kararının kaldırılmasının ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf dilekçesi davalı tarafa 01/09/2026 tarihinde tebliğ edilmiş ve süresi geçmiş ise de davalı istinafa cevap vermemiştir.
Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle, geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin tahsili için davacının başlattığı icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir.
Somut dosyada; davanın açıldığı 01/01/2026 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 50.000,00 TL olup, dava değerinin 29.431,57 TL olduğu dikkate alındığında kararın kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle kararın miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/10/2026