Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2513 E. 2026/2699 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2513
- Karar No
- 2026/2699
- Karar Tarihi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Esas No:2026/2513 Karar No :2026/2699 T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2513 KARAR NO : 2026/2699
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 30/06/2026 NUMARASI : 2026/550 Esas
DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ...- [16165-61886-19301] UETS DAVALI : ... - Huzur Mah. Metin Oktay Cad. Ali Sami Yen Spor Kompleksi Rams Park Kapı No: 9 A Daire No: Sarıyer/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ...- ...
DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 07/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... arasında İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, 1199 ada, 385 parselde bulunan ... projesindeki 90-D, 110-B, 124-C ve 160-C nolu bağımsız bölümlerin satışı için 28/09/2023 tarihinde ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, müvekkil şirketin sözleşmeye güvenerek toplam 52.875.000,00 TL tutarında ödemeyi kapora ve senetler aracılığıyla gerçekleştirdiğini, ancak davalı tarafın projeyi 30/04/2024 tarihinde teslim etme taahhüdünü yerine getirmediğini, taşınmazlar üzerinde çok sayıda haciz ve ipotek bulunduğunu, iskan ruhsatının alınmadığını, sözleşmenin resmi şekil şartına uyulmadan adi yazılı şekilde düzenlenmesi nedeniyle geçersiz olduğunu, bu nedenle sebepsiz zenginleşme hükümleri ve denkleştirici adalet ilkesi gereğince ödenen bedellerin güncel değerlerinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini, mahkemece sözleşmenin geçerli kabul edilmesi halinde ise sözleşmeden haklı nedenle dönüldüğünün tespiti ile menfi zararların, rayiç değer farklarının ve Noter masraflarının tazminini, dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir veya davalının mal varlığı üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava ettiği anlaşıldı.İlk Derece Mahkemesince 30/06/2026 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; yaklaşık ispat hususunun gerçekleştiğini,sözleşmenin geçersiz şekilde yapılması nedeniyle alacağın muaccel hale geldiğini,alacağın likit ve dekontlarla sabit halde olmasına rağmen alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesinin yerinde olmadığını,ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğunu,borçlunun mal kaçırma riski bulunduğunu,talebin reddine dair karar kaldırılarak takdiren teminatsız, aksi halde teminatla ihtiyati haciz kararı verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince ödenen kapora ve senet bedellerinin denkleştirici adalet ilkesine göre tahsili talebine ilişkindir.Davacı alacağını teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiş, mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir.Bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır.2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. Dosya içinde bulunan adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereği satışa konu taşınmazın davacıya teslim edilmediği anlaşılmaktadır.Davacı bu satış kapsamında yaptığı ödemelerin davalıdan tahsilini talep etmektedir.Dava dilekçesi ekinde sunulan ödeme belgelerine göre, davacının alacağı yönünden yaklaşık ispat sağlanmıştır. Alacak muaccel ve rehin ile temin edilmemiştir. İİK 257 maddesinde düzenlenen yasal koşullar oluşmakla davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü yerine ihtiyati haciz talebinin reddi usul ve hukuka aykırı bulunmuştur.Bu nedenle davacının istinaf talebinin kabulü ile ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf talebinin kabulü ile mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kararının HMK 353/1-b-2 madde gereği kaldırılmasıyla yeniden; 1-İhtiyati haciz isteyenin talebi yerinde görüldüğünden talebin kabulüne, talebe konu asıl alacak miktarı olan 52.875.000,00 TL sınırlı olmak üzere ve bu ihtiyati haciz işleminden dolayı borçlu ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık,alacağın %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu talep eden tarafça (kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde ) dosyaya sunulmak kaydıyla, bu miktarla sınırlı olmak üzere, davalının menkul ve gayrimenkul malları ,3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kayden ihtiyati haciz konulmasına, 2-Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/10/2026