Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2349 E. 2026/46 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2349
Karar No
2026/46
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

69. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/2349

KARAR NO : 2026/46

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/08/2026 (Ara)

NUMARASI : 2026/270 Esas

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 05/10/2026

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait araçların...Köprüsü ve ... Otoyolu'dan gerçekleştirdiği ihlalli geçişler nedeniyle oluşan geçiş ücreti ve ilgili alacakların tahsili amacıyla İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazını iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağını %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile,İİK’nın 257. maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür.

İhtiyati haciz talebi bakımından talebin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada bilirkişi incelemesi yapılmadan ihtiyati haciz kararı verilmesinin orantılılık ilkesine uygun düşmeyeceği ve alacağın yaklaşık ispatını sağlayamadığı değerlendirilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından ibraz edilen istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 11/06/2026 tarihli ve 2026/711 Esas, 2026/830 Karar sayılı ilamına da yer verilerek, delillerin yaklaşık ispata yeterli olduğu, hatta alacağın doğduğunun kesin olarak ortaya konulduğu ileri sürülerek ara kararın kaldırılıp, 30.078,50 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesi talep ve istinaf edilmiştir.

İstinaf dilekçesi davalı tarafa 08/09/2026 tarihinde tebliğ edilmiş ve süresi geçmiş ise de davalı adına istinafa cevap verilmemiştir.

Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle, geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin tahsili için davacının başlattığı icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir.

Somut dosyada; davanın açıldığı 01/01/2026 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 50.000,00 TL olup, dava değerinin 30.078,50 TL olması dikkate alındığında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle kararın miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2349, K. 2026/46, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2349-e-2026-46-k-d7ab266d1065