Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1730 E. 2026/10750 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1730
Karar No
2026/10750
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3522 Esas, 2025/2308 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/322 Esas, 2024/73 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil talebine ilişkin istinaf dilekçesinin miktar yönünden reddine, tazminat talebine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen ecrimisil miktarı dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; ecrimisil talebi yönünden taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat talebi için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 70 87... ( yeni 12 78... ve 4 parsel) parsel sayılı taşınmazların davacı müvekkillerine ait olduğunu, taşınmazların tamamının ...-... karayolunun içerisinde kaldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar ...-...-... Yolu kamulaştırma sahasına rastladığından 30.04.1975 tarih ve 1975/62 sayılı Kamu Yararı Kararına istinaden müvekkili idarece kamulaştırma işlemine işlemlerine başlandığını, uzlaşmanın dava şartı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;hükme esas alınan bilirkişi raporlarının bilimsel ve tenkik verilere uygun tanzim edilmediğini, bilirkişi raporunun karşılaştırma tablosu, bilimsellikten uzak ve keyfi bir şekilde düzenlendiğini, hatalı değerlendirmeyle gerçek bedelin çok daha aşasında bir bedel belirlendiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmaza el atılmadığını, mahkeme kararının gerekçesinde de bu hususun net şekilde tespit edilmediğini, taşınmaza el atıldıysa hangi tarihte el atıldığının belirtilmediğini, kamulaştırma bedelinin de fahiş olarak belirlendiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından dava konusu taşınmazlara yönelik ...- ...- ... Yolu arası projesi kapsamında 30.04.19 75... /62 sayılı Kamu Yararı Kararı ile kamulaştırma konusu edildiği, dava konusu taşınmazlara el atıldığı tarih (1975) itibarıyla hava fotograflarının incelenmesinden, taşınmazın etrafında yapılaşma bulunduğu, mücavir alan içerisinde yer aldığı hususunun belirtildiği, taşınmazın arsa niteliğinde değerlendirilmesinde isabetsizlik görülmediği, emsal incelemesi neticesinde dava tarihi itibarıyla 982,39 TL/m² birim fiyatı dava konusu taşınmazın konumu aradan geçen zaman ve uygulanan endeks dikkate alındığında uygun görüldüğü belirtilerek ecrimisil bedelinin kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesi ile usulden ret kararı verilerek tazminat istemi yönünden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak tapu maliki davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Taraf Vekillerinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Taraf Vekillerinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1730, K. 2026/10750, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1730-e-2026-10750-k-39bfa6c984a4