İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/200 E. 2026/486 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/200
Karar No
2026/486
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/200 KARAR NO: 2026/486

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP

DAVACILAR VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 10/04/2015 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/08/2026 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerin de üyesi oldukları ... 29.03.2015 tarihinde Olağan Genel Kurul toplantısı yapıldığını, bahse konu toplantıda alınan genel kurul kararlarından biri de; ‘‘ usulsüz yapıldığı, mimari projede yer almadığı iddia olunan köşe bahçelerdeki 60 cm’ lik duvarların geçişleri engellediği için yıkılmasına oyçokluğu ile karar verilen’’ 9 numaralı karar olduğunu, iş bu karara müvekkillerden ... karşı çıkmış, kararı kabul etmediğini genel kurul tutanağına şerh düştüğünü, diğer müvekkili ise kararın kendisine tebliği ile bu karardan sonradan haberdar olduğunu, bahçe duvarlarının yıkılması konulu 9 numaralı karar, usule ve yasaya aykırı olarak, kötüniyetli şekilde alınmış, gerekçesi gerçekle bağdaşmayan, haksız ve mesnetsiz bir karar olup, kararın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin, projede yer almayan ve yolların fiili kullanımını engelleyen duvarların yıkılması yönünde bir karar aldığını, bu kararın projeye uygun bir karar olduğu gibi aynı zamanda yangın çıkması gibi acil müdahaleyi gerektirecek bir durumu da çözmeyi amaçladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur. Mahkememizin 16/07/2026 tarih, ... esas ve .... karar sayılı kararı ile "Dosyanın taraflarca takip edilmediği görüldüğünden HMK 150. Maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına, dosyanın basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü ve 08/07/2015 tarihinde dosyanın daha önce de işlemden kaldırıldığı anlaşılmakla, HMK 320/4. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 29/01/2026 tarih ve 2025/1831Esas 2026/187Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece yargılamaya başlandıktan sonra gerçekleştirilen 08.07.2015 tarihindeki ilk duruşmaya taraflarca iştirak edilmediğinden dosyanın müracaata bırakıldığı, daha sonra yenilendiği, davacı vekilinin 19.02.2024 tarihinde vekillikten çekildikten sonra dilekçesinin asillere tebliğ olunduğu, 16.07.2025 tarihli duruşmaya davacılar Mahir ve Cevdet'in katılmadıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece Yargıtay'da bulunan bir dosyanın sonucunun bekletici mesele yapıldığı, celselerin çoğunlukla mazeret ile geçtiği anlaşılmaktadır. 25.12.2024 tarihli duruşmaya taraflardan gelenin olmadığı, mazeret bildirilmediği, ancak mahkemece bahsi geçen Yargıtay'daki dosyanın sadece beklenmesine dair ara karar kurulduğu, davanın takibi konusunda ara karar kurulmadığı anlaşılmaktadır. Sonraki 16.07.2025 tarihli, 25.celsede ise yine tarafların duruşmada bulunmadığı, davalı vekilinin bu celse için mazeret dilekçesi sunduğu, mahkemece takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Ne var ki 16.07.2025 tarihli duruşma gün ve saatinin davacı taraflara bildirilmediği, usulünce davet edilmediği, bir önceki 24 nolu celsede de ara kararlarda duruşma gün ve saatinin ne davalıya ne de davacılara bildirimine dair alınmış bir ara karar bulunmadığına göre davacı taraf vekilinin istinaf isteminde haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Dairemizce, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/(1).a.4 madde uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, yukarıdaki esasa kayıt edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Kaldırma kararı sonrası yapılan 06/05/2026 tarihli duruşmaya davalı vekilinin mazeret dilekçesi ibraz etmiş, mazeretinin kabulü ile duruşma gününün başka bir güne ertelenmesini ve yeni duruşma gününü uyap üzerinden öğrenmelerine karar verilmesini talep etmiş, davacılar vekili ise duruşmaya katılarak bekletici mesele yapılan dosyanın akıbetinin sorulmasını talep ettiği ve bir sonraki duruşma gününden haberdar olduğu görülmüştür. HMK'nun 150/6. maddesinde; "İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır." hükmüne yer verilmiş, HMK'nun 320/4. Maddesinde de; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." hükmüne yer verilmiştir. Basit yargılama usulüne tâbi davaların kısa sürede tamamlanmasını sağlamak ve davayı uzatıcı işlemler konusunda da daha titiz davranılmasını temin etmek amacıyla, dördüncü fıkradaki kural benimsenmiştir. Bu kural gereğince, basit yargılama usulünde, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. Böylece, en fazla bir kez, dosyanın işlemden kaldırılmasına imkân tanınmış, tekrarı hâlinde davanın açılmamış sayılması kuralı kabul edilmiştir.Bu itibarla, tebliğ yoluyla duruşmadan haberdar olan davacıların 17/07/2026 tarihli duruşmaya iştirak etmeyerek ve herhangi bir mazeret de bildirmeyerek davayı üçüncü kez takipsiz bıraktığı, davalı tarafça da davanın takip edilmediği anlaşıldığından, HMK'nun 150/6 ve 320/4 maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, dosyanın mevcut haliyle davacının davasını ispat edemediği gözetildiğinden davalı taraf lehine yargılama giderlerine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Dosyanın taraflarca takip edilmediği görüldüğünden HMK 150. Maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına, dosyanın basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü ve dosyanın 08/07/2015 tarihli duruşmasında da işlemden kaldırıldığı anlaşılmakla, HMK 320/4. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70TL harcın mahsubu ile, bakiye kalan 704,300TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya ödenmesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/07/2026

Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ...e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/200, K. 2026/486, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-200-e-2026-486-k-173bbba1985c