İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/414 E. 2026/587 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/414
Karar No
2026/587
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/414 Esas KARAR NO : 2026/587

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 07/04/2022 KARAR TARİHİ : 05/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Sicil Memurluğunun ...sicil numarasında kayıtlı davalı ... Şti ile... arasındaki protokol gereği anılan şirketin şartları yerine getirmemesi nedeniyle hakkında tespit edilen borcundan dolayı aleyhine icra takibi başlatılacağını, ancak şirketin terkin edildiğini, bu nedenle takip başlatamadıklarını, yapılan usulsüz terkin nedeniyle Hazine'nin ciddi miktardaki alacağının konu edileceği icra takibi ve hakları hukuka aykırı şekilde haksız ve kabul ve devam edilmek üzere usulsüz terkinin kaldırılması gerektiğini belirterek, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı ... Şti'nin terkin kaydının kaldırılarak, tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; davalı olarak gösterilen ancak tasfiye sonucunda kapatılıp ticaret sicilden terkin edilmiş şirketin terkin kaydının kaldırılarak, tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir. Mahkememizce ihyası istenen şirketin ticaret sicil gazetesinden ve sicil müdürlüğünden kayıtları alınmış ve incelenmiştir. Mahkememizce 2022/222 Esas sayılı kararla: "Davalı gösterilen ve ihyası istenen şirketin 31/12/2018 tarihinde "Tasfiye Sonucu" kapanarak, sicilden terkin edildiği sicil kayıtlarından anlaşılmıştır. Tasfiye sonucu terkin edilmiş bir şirketin terkin kaydının silinmesine karar verilemez. Bu konuda Ticaret Sicil Müdürlüğüne husumet de yöneltilemez. Terkin edilmiş şirket yok olduğundan şirketin dava ehliyeti de yoktur. Bu durumda TTK'nun 547/2 maddesi gereğince sadece tasfiye memurunun hasım gösterilerek, şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasının istenmesi gerekir. Tüzel kişiliği terkin edilmiş şirketin dava ehliyeti olmadığı, şirketin tasfiye sonucu kapanmış olması nedeniyle ... Sicil Müdürlüğünün hasım olmadığı anlaşılmakla davanın, dava ehliyeti ve husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle dava red edilmiştir. Davalı bir cevap vermemiştir. Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin... Esas sayılı ilamıyla: "İhyası talep edilen davalı şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi nezdinde yer alan ilamlar üzerinden sicil kayıtları dairemizce incelenmiş olup; şirketin 19/01/2018 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığı, tasfiye kararı öncesi de şirket müdürü olan dava dışı ...'nun tasfiye memuru olarak atandığı, alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığı, 31/12/2018 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyenin sonlandırıldığı, tasfiyenin sona ermesi nedeniyle şirketin 07/01/2019 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547/1 maddesinde; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." hükmü düzenlenmiştir. Davacı tarafından, ihyası talep edilen davalı şirket ile ... Müdürlüğü arasındaki protokol bulunduğu, şirketin protokolden doğan şartları yerine getirmemesi nedeniyle hakkında tespit edilen borcundan dolayı aleyhine icra takibi başlatılacağı, ancak şirketin terkin edilmesi nedeniyle takip başlatılamamış olduğu ileri sürüldüğüne göre; bu iddianın dayanağı deliller celbedilerek, davacının TTK'nun 547 maddesine şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunup bulunmadığı tartışılmak gerekirken, tensiben davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. TTK'nun 547 maddesine dayalı ihya davalarında, sicil müdürlüğü yasal hasım olduğu gibi, husumetin tasfiye memuruna da yöneltilmesi zorunludur. Bu durumda mahkemece sicil müdürlüğü yönünden davanın husumet yokluğundan reddedilmesi isabetsizdir. Mahkemece yapılması gereken iş, ihyası talep edilen şirket tasfiye memuruna birleştirme talepli dava açmak üzere davacıya kesin süre verilmesi ve husumet eksikliği giderilerek, işin esasına girip inceleme yapılmasıdır. Mahkemece ihyası talep edilen şirketin dava ehliyetinin olmaması nedeniyle, bu davalıya karşı açılan dava usulden reddedilmiş ise de; dava ehliyeti ile taraf ehliyeti farklı kavramlar olup; dava ehliyeti, medeni hukuktaki fiil ehliyetinin, taraf ehliyeti ise medeni hukuktaki hak ehliyetinin karşılığıdır. Diğer ifade ile taraf ehliyeti, davada taraf olma ve yargılamanın öznesi olabilme ehliyeti, dava ehliyeti ise davada usuli işlemler yapabilme ehliyetidir. Buna göre; dava tarihi itibariyle sicilden terkin edilmiş ve tüzel kişiliği son bulmuş olan şirket bakımından noksan olan dava ehliyeti değil taraf ehliyetidir. Mahkemece davada taraf gösterilen şirket yönünden davanın taraf ehliyetine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerekirken, dava ehliyeti noksanlığına dayalı hüküm tesisi de isabetsiz olmuştur." gerekçesiyle kaldırılmış ve dosya mahkememize gelerek yukarıdaki esasa kayıt edilmiştir. Mahkememizce, şirketin tasfiye sonucu terkin edildiği anlaşılmış ve davacı tarafa, tasfiye memuru zorunlu hasım olduğu gerekçesiyle birleştirme talepli dava açılması için süre verilmiştir. Mahkememizce verilen süre içinde tasfiye memuru olan birleşen davalıya karşı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas dava açılmış ve dosyamız ile birleşmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı; ... ile ... arasındaki protokol gereği anılan şirketin protokol şartlarını yerine getirmemesi nedeniyle hakkında tespit edilen borcundan dolayı aleyhine icra takibi başlatılacağını, ancak anılan şirketin sicilden terkin edildiğini ve işbu sebeple hakkında icra takibi başlatılamaması nedeniyle ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile ... ve ... Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine dava açılmış olup, Mahkemenin 15.06.2026 tarihli ara kararı ile şirketin tasfiye memuruna karşı birleştirme talepli dava açılması için tarafına süre verildiğini, yapılan usulsüz sicilden terkin nedeniyle Hazinenin ciddi miktardaki alacağının konu edileceği icra takibi hakları hukuka aykırı olacak şekilde haksız ve kabul edilemeyecek bir süreçle karşı karşıya bırakıldığını, bu sebeple haklı icra takibine başlayabilmek ve devam edilmek üzere usulsüz terkinin kaldırılması ve davalı firma hakkında ihya talep edilmesi hukuki menfaat ve zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı şirket hakkındaki terkin işlemi Hazinenin firma hakkında başlatılan yasal muamele, alacak ve hakları gözetilmeksizin sonuçlandırıldığını, şirket tüzel kişiliğinin ihyasının yasal zorunluluk arz ettiğini belirterek ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... hakkında terkin kaydı kaldırılarak şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesi talebiyle tasfiye memuru ...'ya karşı açılan iş bu davanın ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek tüzel kişiliğinin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davalı cevap dilekçesi ile: şirketi usulüne uygun tasfiye ve terkin ettiklerini, alacak talebinin zaman aşımına uğradığını, davacının güncel ve gerçek hukuki yararı olmadığını, kendisinin yasal hasım olduğunu, usulsüz terkin söz konusu olmadığını beyanla davanın reddine ve yargılama giderinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; tasfiye sonucunda kapatılıp ticaret sicilden terkin edilmiş şirketin terkin kaydının kaldırılarak, yapılacak icra takibinde hasım olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir. Mahkememizce ihyası istenen şirketin ticaret sicil gazetesinden ve sicil müdürlüğünden kayıtları alınmış ve incelenmiş, şirketin tasfiye sonucunda terkin edildiği anlaşılmıştır. Davacı idarenin sunduğu dilekçe içeriğine ve belgelere göre ihyası talep edilen şirket hakkına icra takibi yapacağı ve şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca alacağın sübutu konusunda mahkememizin görevi olmadığından bu konuda delil toplanmamıştır. Yapılan incelemede, davacı idarenin şirkete karşı takip ve dava yoluna başvurmaya hazırlandığı ancak şirketin tasfiye sonu 07/01/2019 tarihinde sicilden terkin edildiği, bu durumda şirkete karşı takip ve dava açmak için ihyasını istemekte davacının hukuki yararının olduğu, alacağın zaman aşımına uğradığı iddiasının davamızın konusu olmadığı, tasfiye ilanlarına karşı davacı idare başvurup alacak talebinde bulunmadığı gibi bu güne kadar bekleyerek dava açılmasına davacının sebebiyet verdiği ve yargılama giderinden davacının sorumlu olacağı anlaşılmakla, asıl davanın ticaret sicil memurluğuna karşı kabulüne, şirketin taraf ehliyeti olmadığından şirket yönünden usulden reddine, birleşen davanın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davacının davasının davalı gösterilen ... yönünden taraf ehliyeti olmadığından usulden reddine, 2- Davalı ... Sicil müdürlüğüne ve birleşen davalıya karşı davanın kabulü ile, ... Ticaret Sicil Müdürlüğnün ... sicil numarasında kayıtlı,...'nin, ... Müdürlüğü arasındaki protokol gereği davacı tarafın alacağı ile ilgili yapacağı takip ve dava ile sınırlı olmak üzere TTK'nın 547/2. Maddesi uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasına, 3-Tasfiye Memuru olarak ... (TCKN: ...)'nin atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, 4-Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 5-Yargılama nedeniyle davacının harcadığı yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, HMK 320/1. Maddesi uyarınca dosya üzerinden, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/08/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/414, K. 2026/587, T. 05.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-414-e-2026-587-k-e0cdca336ed7