İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/658 E. 2026/630 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/658
Karar No
2026/630
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/658 Esas KARAR NO : 2026/630

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2021 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça haksız şekilde itiraz edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya 26.12.2020 tarihinde kumaş teslim edildiğini ve 11.249,28TL tutarlı 28.12.2020 tarihli ... numaralı faturanın düzenlendiğini, davalının kumaş bedelini ödeyemeyeceğini belirterek iade teklifinde bulunduğunu ve 11.01.2021 tarihli ... numaralı 11.249,28TL bedelli faturayı düzenlediğini, ancak davalının kumaşı iade etmeyerek müvekkili oyaladığını, bu nedenle müvekkil tarafından güncel bedel üzerinden 14.731,20TL tutarlı 26.04.2021 tarihli ... numaralı faturanın düzenlendiğini, davalının bu faturayı iade ettiğini, ... 8. Noterliği aracılığıyla ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile toplam 27.715,28TL tutarındaki alacağın talep edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, 2020-2021 cari hesapları incelendiğinde davalının 27.715,28TL borçlu olduğunun görüldüğünü, davalının cari hesap cetveline yasal süresi içinde itiraz etmeyerek 12.984,08 TL tutarındaki bakiyeyi kabul etmiş sayıldığını, davalının 14.731,20TL tutarlı faturaya yönelik itirazının haksız olduğunu, davalının alacağı kötü niyetli olarak inkar ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde müvekkil aleyhine icra takibine haksız itiraz edildiği gerekçesiyle dava açıldığını, davacı tarafın 26.12.2020 tarihli sevk irsaliyesine konu malların teslim edildiğini ve 11.249,28 TL tutarlı fatura düzenlendiğini iddia ettiğini, ancak söz konusu ürünlerin müvekkil şirkete teslim edilmediğini, bu nedenle 11.249,28 TL tutarlı iade faturası düzenlendiğini ve davacı tarafça kabul edildiğini, Nisan 2021 tarihli e-posta yazışmalarından müvekkilin malları teslim almadığını her defasında belirttiğinin anlaşıldığını, sevk irsaliyesindeki imzanın müvekkil şirkette müşteri temsilcisi olarak çalışmış ve ihtilaflı şekilde ayrılarak davacı şirkette çalışmaya başlamış olan ...'a ait olduğunu, bu kişinin mal teslim almaya veya evrak imzalamaya hiçbir surette yetkili olmadığını, müvekkil şirkette yetkili kişinin ...olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca malı teslim alan kişinin yetkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini, taraflar arasındaki ticari teamülde ayrı bir sevk irsaliyesi düzenlenmediğini, irsaliyenin sonradan düzenlendiğini, ...'ın irsaliye tarihinde çalışmadığını, irsaliye üzerinde adres değişikliğini gizlemek amacıyla sticker yapıştırıldığını, sevk irsaliyesinin aslının dosyaya sunulması gerektiğini, irsaliyenin basım tarihinin ve koçanındaki sıra numaralarının incelenmesini talep ettiğini, sahte irsaliye ile ilgili şikayet haklarının saklı olduğunu, 14.731,20 TL tutarlı faturanın VUK 231/5 maddesi uyarınca yasal süresi içinde düzenlenmediği için geçersiz olduğunu, teslim edilmeyen malın iadesinin mümkün olmadığını, davacının iade faturasını kabul edip sonrasında yeni fatura düzenlemesinin ticari teamüllere aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacı tarafından faturalara konu malların davalıya teslim edilip edilmediği, davacının takip ve dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki fatura ve cari hesap ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairesinden taraafların BA ve BS formları celp edilmiştir. Davalı tanıklarından ... hakkında yalancı tanıklıktan yapılan şikayet neticesinde ... 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ...Esas sayılı dosyası ile açılan ceza dosyası dosyamız arasına celp edilmiş olup yapılan incelemede sanık hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği görülmüştür. Celp edilen ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 27.715,28 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine fatura ve cari hesap dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 01/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 03/06/2021 tarihinde süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğu görüldü. Mahkememizin 01/03/2022 tarihli celsesinde dinlenilen tanık ... ifadesinde; "ben davalı şirkette bir çok alanda yetkili olduğum gibi mal teslimi konusunda da yetkiliydim, davalı şirkete gelen malları denk geldikçe zaman zaman teslim almaktaydım, davalı şirket yetkilisinin bilgisi dahilinde mal alımını yapmaktaydım dedi. Davalı vekilinin istemi üzerine soruldu: ben davalı şirkette cumartesi de dahil olmak üzere haftanın 6 günü çalışmaktaydım dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 01/03/2022 tarihli celsesinde dinlenilen tanık ... ifadesinde; "ben davacı ... firmasında pazarlama departmanında çalışmaktayım, davalının siparişi üzerine dava konusu kumaşlar boyahane arabasıyla davalı şirkete teslim edildi, daha sonra davalı şirket tarafından iade faturası kesilmesine rağmen söz konusu mallar çalıştığım firmaya iade edilmedi, ben pazarlama departmanında çalıştığım için şirkete giren ve çıkan mallardan haberim oluduğu için bu alım satıma da vakıfım dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 01/03/2022 tarihli celsesinde dinlenilen tanık ... ifadesinde; "ben 2020 yılında davalı ...'da imalat sorumlusu olarak çalışmaktaydım, 1 aydır farklı bir firmada çalışıyorum, bana göstermiş olduğunuz... tarih ve ... numaralı sevk irsaliyesindeki mallar çalıştığım firmaya teslim edilmedi, ...'da sadece satın alınan mallar şirket yetkilisi ... ve kardeşi ... tarafından teslim alınmaktaydı, ...'ın mal teslim almaya yetkisi yoktu, benim çalıştığım dönemde davalı şirkette haftanın 5 günü çalışılmaktaydı, zaman zaman atölyedeki personeller çalışmak için şirkete gelirdi idari personelin cumartesi günü çalıştığına hiç şahit olmadım" dedi. Davacı vekilinin istemi üzerine soruldu: ben ...'ın mal teslim aldığına hiç şahit olmadım şeklinde beyanda bulunmuştur." dedi Mahkememizin 01/03/2022 tarihli celsesinde dinlenilen tanık ... ifadesinde; "Bilgi ve gördüsü soruldu; ben davalı şirkette muhasebe bölümünde çalışmaktayım, dava konusu faturaya ilişkin malların çalıştığım şirkete teslim edilmediğini şirket yetkilisi ... Bey tarafından bana söylenmesi üzerine iade faturasını düzenleyerek davacı şirkete gönderdik, çalıştığım firmada mallar şirket yetkilisi ... Bey ile abisi ... tarafından teslim alınmaktadır, diğer personelin mal teslim alma yetkisi bulunmamaktadır, bana göstermiş olduğunuz 26/12/2020 tarih ve 32801 numaralı sevk irsaliyesi bana hiç ulaşmadı o sevk irsaliyesine ilişkin herhangi bir bilgim yok dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememiz dosyasına sunulan 06/06/2022 tarihli ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusunun davacının davalı ile olan ticari ilişkisinden kaynaklanan fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürütülen takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi olan 24.05.2021 itibariyle davacının davalıdan 27.715,28 TL alacaklı olduğu, davalının 2020 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı ancak 2021 yılı ticari defterleri hakkında değerlendirme yapılamadığı, davalı şirket tarafından cari hesap ekstresinin sunulmaması nedeniyle takip tarihi itibariyle borç alacak tespiti yapılamadığı, davacı şirket tarafından davalıya toplamda 88.540,56 TL tutarında 4 adet fatura düzenlendiği, davalı şirket tarafından bu faturalara karşılık toplamda 31.000,00 TL ödeme yapıldığı ve 29.825,28 TL tutarında iade faturası düzenlendiği, bu ödemelerin davacı şirket tarafından kabul edildiği, takip konusu 26.04.2021 tarihli ... numaralı 14.731,20 TL tutarlı faturanın içeriğindeki ürünlerin teslimine ilişkin imza bulunmadığı, söz konusu faturanın davalı şirketin BA formlarında yer almadığı, bu nedenle faturanın davalı şirket kabulünde olmadığı, ürün tesliminin ispatlanamadığı ve sonuç olarak davacının davalıdan 12.984,08 TL tutarında alacaklı olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Taraflar arasında kumaş satımına ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davacı tarafından davalıya bir kısım kumaşların satıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Tarafların tanık dinlenilmesine açıkça muvafakat etmeleri nedeniyle taraflarca dinlenilen tanıklar dinlenerek mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda davacının ticari defter ve belgelerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 27.715,28 TL alacaklı olduğu, davalının ise ticari defterlerinin kısmen sunulduğu, sunulan belgelerin borç/alacak hesabı yapılmasına yeterli olmadığı hususları tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık 31/12/2020 tarih ve 11.249,28 TL'lik faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği hususundan kaynaklanmaktadır. Her ne kadar davalı tarafça söz konusu faturaya konu malın hiç teslim edilmediği iddia edilmiş ise de dosyada mübrez 03/09/2021 tarihli ... Vergi Dairesi'nden gelen yazı cevabında davalının 2020/12 döneminde, davacının ticari defterleriyle uyumlu olarak 2 adet faturayı BA formu ile vergi dairesine bildirdiği görülmüştür. Davalının 31/12/2020 tarihli faturayı BA formu ile ilgili vergi dairesine bildirmiş olması ve HMK'nın 222/3. maddesi bir arada değerlendirildiğinde davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilmeyerek söz konusu faturaya konu malın davalıya teslim edildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça, 31/12/2020 tarihli faturaya konu malların bedelinin ödenmediği gibi malların kendisine iade de edilmediği iddia edilmiş ise de davacının ticari defter ve kayıtlarında 11/01/2021 tarih ve 11.249,28 TL'lik faturanın kendi ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olması nedeniyle davacı tanıklardan ...'nin söz konusu faturaya konu malın davacıya iade edilmediğine yönelik beyanı yeterli görülmeyerek söz konusu faturaya konu malların davacıya iade edildiği karine olarak mahkememizce kabul edilmiştir. Anılan nedenle davacıya söz konusu malların tarafına iade edilmediği iddiasının ispatı bakımından mahkememizce davacıya yemin delili hatırlatılmış olup davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığından söz konusu faturaya konu malların davacıya iade edildiği, bu nedenle de davacının söz konusu fatura nedeniyle davalıdan alacak talep edemeyeceği mahkememizce kabul edilmiştir. Dosyada mübrez 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 12.984,08 TL üzerinden kısmen kabulü ile alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 2.596,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 12.984,08 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 2.596,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 886,94-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 334,73-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 552,21-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 12.984,08-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 14.731,20-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 334,73-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 394,03-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 1.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 189,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 1.689,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 791,26-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yapılan 200,00-TL bilirkişi yol masrafı giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 106,30-TL lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 12-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 701,58-TL'sinin davacıdan, bakiye 618,42-TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/658, K. 2026/630, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-658-e-2026-630-k-29885b39d7a6