İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/190 E. 2026/635 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/190
Karar No
2026/635
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/190 Esas KARAR NO : 2026/635

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/09/2022 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizin ... Esas,. Karar sayılı kararının İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile kaldırılmakla mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 28/09/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ...A.Ş. arasında 01.06.2019 başlangıç tarihli Satın Alma Çerçeve Sözleşmesi'nin akdedildiğini, sözleşmenin konusunun akaryakıt sızıntısı nedeniyle kirlenen yer altı ve yer üstü doğal kaynaklarının temizlenmesi işinin davacıya ait ekipmanlarla yapılması işi olduğunu, bu sözleşmenin 4 Şubat 2020 tarihli devir protokolü ile ...A.Ş. tarafından davalı ...’ye devredildiğini, davacı ... tarafından verilen hizmetin nasıl ücretlendirileceği sözleşmenin 3 numaralı eki olan fiyat listesinde açıklandığını, davacı müvekkili tarafından verilen hizmetin karşılığı olan ödemelerin taraflar arasındaki sözleşme sona erene kadar sözleşmeye uygun biçimde sadece 2021 Kasım ayında verilen hizmetler karşılığında düzenlenmiş faturalar hariç ödendiğini, davalı yalnız takibe ve huzurunuzdaki davaya konu Kasım 2021 ayı hizmet faturalarını ödemediğini, faturaya yasal süre içinde ya da sonradan da itiraz edilmediğini, hatta Kasım ayını izleyen Aralık 2021 ayı hizmetleri için düzenlenmiş faturaların da davalı tarafından ödendiğini, sözleşmenin 2021 Aralık ayı sonunda sona erdiğini, ödeme için davalıya iki ayrı ihtarname gönderildiğini, davacı ... ilk olarak 22.03.2022 tarihinde davalı ...’den vadesi geçtiği halde ödenmemiş 162.435,07 TL alacağının ödenmesini noter aracılığı ile talep ettiğini, anılan bu ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğini ancak yanıtlanmadığını, 08.07.2022 tarihinde noter aracılığı ile ikinci bir ihtarname gönderildiğini, davalının yine yanıt vermediğini, davacı alacağının tahsili için ... 33. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız kötü niyetli olduğunu, icra takip dosyasına sunulmuş olan dayanak 01.06.2019 tarihli sözleşme ve eklerine davalı tarafından itiraz edilmediğini, sözleşmeye dayanarak düzenlendiğini ve davalı tarafından hiçbir itiraza konu olmamış hizmet ve davacı ...’ya ait ekipmanların kullanım bedeli olarak düzenlenmiş fatura bedelleri sözleşme ile tanımlandığını ve likit olduğunu, davalının faturaya dayalı bu takibe itirazının iyi niyetli olmadığını, takibe konu tutarın %20’sinden az olmamak üzere tazminatın davalı tarafından ödenmesine karar verilmesinin yasal düzenlemelerin ve uygulamanın gereği olduğunu, itirazın iptali için dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin ... Arabuluculuk Dairesi’nin ... sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, açıklanan nedenlerle davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 27/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, icra takibinin borçlunun ikametgahının bulunduğu yer icra dairelerinden başlatılmasının zorunlu olduğunu, davacının sözleşme gereği üzerine düşen edim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, herhangi bir ücret talep edemeyeceğini, Kasım-Aralık 2021 Temizleme Faaliyeti Uygulama İzleme raporunun Çevre Şehircilik ve İklim Değişiklik İl müdürlüğü ile paylaşılmadığını, sözleşmeden kaynaklı alacak-borç ihtilafını bahane ederek edimlerini yerine getirmeyen davalının kuruma rapor sunmaksızın haksız kazanç elde ettiğini, şirketten fazla tahsilat yaptığını ve Petrol Ofisi sözleşmesinde tahrifat yaparak kendini hak sahibi gibi göstermeye çalıştığını, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, olayısı ile herhangi bir hizmet verilmeden tahsilat yapılmaya çalışıldığının resmi kurumlarca da ispat edildiğini, davacı tarafından tek taraflı olarak tanzim ettiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, alacak davacı taraf takip tarihinden önce müvekkili şirketi temerrüde düşürmediğini ve bu nedenle faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, takibe konu alacağın likid alacak olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin hukuka uygun bir nitelik arz etmediğini, izah edilen nedenlerle davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, ... Ticaret Odası ve Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevabı. GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında 01.06.2019 başlangıç tarihli Satın Alma Çerçeve Sözleşmesi'nin akdedildiğini, sözleşmenin 04.02.2020 tarihli devir protokolü ile ... A.Ş. tarafından davalı ...’ye devredildiğini, davacı tarafından verilen hizmetin karşılığı olan ödemelerin taraflar arasındaki sözleşme sona erene kadar sözleşmeye uygun biçimde sadece 2021 Kasım ayında verilen hizmetler karşılığında düzenlenmiş faturalar hariç ödendiğini, davaya konu Kasım 2021 ayı hizmet faturasının ödenmemesi nedeniyle icra takibi yapıldığı, yapılan itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yanca faturaların sözleşmeye aykırı olarak hazırlandığı, yetkili kişiler dışında atılan imzaları kabul etmediklerini ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki karşılığı hizmetin tam ve eksiksiz verilip verilmediği, faturaların sözleşmeye uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. taraflarca ticari defter ve kayıtlar hazır edilmiştir. Davalının ticari kayıtlarının incelenerek hazırlanan 01/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Her şeyden önce taraflar arasında bir satın alma sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşme uyarınca davacının teslim etmiş olduğu ekipmanlara karşılık kira bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının birtakım faturalar düzenleyerek davalıya tebliğ ettiği, davalının herhangi bir itirazda bulunmadığı, birtakım ödemeler de yaptığı, 2021 yılında tarafların BA-BS Formu kayıtlarının birbirinin teyit ettiği hususlarında bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasında ihtilaf konusu olan ve raporumuzda çözüme kavuşturulması gereken temel problemler; takibe konu faturalar nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı, davalının ayıplı ve eksik işler nedeniyle alacak talebinde bulunup bulunmayacağı noktasında toplandığı, taraflar arasındaki sözleşmede işin bedelinin açıkça belirlendiği, belirlenen bedellere uygun olarak faturalar düzenlenerek davalıya tebliğ edildiği, davalı taraf faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığı, faturalarda vade belirtildiğinden, eksik ve ayıplı ifaya ilişkin somut bir delil sunulmadığından dava konusu fatura alacağı ve faiz oranında davacının alacaklı olduğunun kabulünün gerektiği," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmuştur. Davacının ticari kayıtlarının incelenerek hazırlanan 06/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Davaya ve takibe konu edilen 08.11.2021 tarih, ... nolu, 42.100,54 TL tutarlı; 16.11.2021 tarih, ... no.lu, 71.508,00 TL tutarlı; 24.11.2021 tarih, ... no.lu, 48.826,54 TL tutarlı faturaların davacı şirket yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara ilişkin yapılmış herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, davacı şirket yasal defterlerinde takip/dava tarihi itibariyle davacı ...Şti.'nin davalı ... A.Ş.' den 162.435,08 TL alacaklı olduğunun," belirtildiği görülmüştür. Tarafların ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf vergi kayıtlarından belirlenen bedellere uygun olarak düzenlenen faturaların itirazsız olarak kayıtlarına alındığı ve davalı yanca verilen hizmete ilişkin ortaya konulan eksik ya da ayıda yönelik somut bir delil Sunulmadığı anlaşılmakla Mahkememizce davanın kabulü gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 162.435,08 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanarak devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 162.435,08 TL alacağın %20'si olan 32.487,02 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 11.095,94 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.879,03- TL harcın mahsubu ile eksik alınan 9.216,91 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.879,03 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 5.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 53,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.373,43 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/190, K. 2026/635, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-190-e-2026-635-k-c8ca17405770