İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1183 E. 2026/884 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1183
- Karar No
- 2026/884
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1183 Esas KARAR NO : 2026/884
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 09/06/2026 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilim ..., davalı Tasfiye Halinde ...’nin üyesi olup, ...nolu dairenin hak sahibidir. Müvekkilim, kooperatif üyeliği kapsamında üzerine düşen tüm mali yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirmiştir. Buna rağmen dava konusu taşınmaz müvekkilime teslim edilmemiş, bilgisi ve rızası dışında üçüncü kişilere devredilmiştir. Yargılama sırasında davalı kooperatifin ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmış; taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla mahkemece tarafımıza kooperatifin ihyası için süre verilmiştir. Açılmış bulunan esas davanın sürdürülebilmesi, müvekkilimin mülkiyet ve alacak haklarının korunabilmesi ve telafisi güç hak kayıplarının önlenebilmesi için davalı kooperatifin ihyası Zorunludur. Öte yandan müvekkilim engelli olup, düzenli veya düzensiz herhangi bir geliri bulunmamaktadır. Geçimini sağlayacak maddi gücü olmayan müvekkilimin yargılama giderlerini, harç ve masrafları karşılama imkânı bulunmadığından, HMK m.334 ve devamı hükümleri uyarınca adli yardımdan yararlandırılması zorunluluğu doğmuştur. Müvekkilim tarafından açılmış ve derdest bulunan esas davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla Tasfiye Halinde ...’ninT(T.S. ...)(Mersis no:...).... (resmi gazetedeki son resmi adresidir. İhyasına, ihya kararının ticaret siciline tescil ve ilanına,3. Müvekkilimin engelli olması ve herhangi bir gelirinin bulunmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK m.334 ve devamı hükümleri uyarınca adli yardım talebimizin kabulüne, mahkeme gerekli görürse son tasfiye memurlarının sicil müdürlüğünden istenerek davanın kendilerine ihbarına karar verilmesini, 5.Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep etmiştir. Bilindiği üzere, yargı harcı, devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete, ondan yararlananların katkısıdır (YİBK, 16.12.1983 tarihli ve...E.- ... K.) Bir kamu hizmetinden dolayı harç alınabilmesi, bu hizmetin kanunla belirlenmesine ve bu hususla ilgili harç alınmasına ilişkin düzenlemelerin de kanunda yer almasına bağlıdır. Nitekim T.C. Anayasa'sının 73 üncü maddesinde "...vergi, resim, harç vb. mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." hükmü öngörülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.04.2017 tarihli ve ...Esas, ...Karar sayılı içtihatında açıklandığı üzere; Kanunla açıkça yargı harçlarından muaf olduğu ya da işleminin müstesna olduğuna ilişkin düzenleme yapılmamış olan herkes, bu harçları ödemekle yükümlüdür. 492 sayılı Harçlar Kanunu harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun (temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın) mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki “Harcı Ödenmeyen İşlemler” başlığını taşıyan 32 nci maddesinde, “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmü getirilmiştir. Aynı Kanunun 30 uncu maddesinde ise, yargılama sırasında tespit olunan dava değerinin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için yargılamaya devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı belirtilmiştir. Mahkememizin 12/06/2026 tarihli ara kararı ile davacının adli yardım talebinin reddine karar verildiği, yatırılması gereken harçlar için duruşma gününe kadar süre verildiği, fakat davacının kesin süre içerisinde tamamlama harcını yatırmadığı anlaşılarak 03/07/2026 tarihli ara kararı ile Harçlar Kanunu m.30 m.32 ve HMK.m.320/4 hükmü gereği dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. HMK.m.150/5 hükmünde davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin iş bu dosyasının işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içerisinde tamamlama harcının yatırılmadığı ve davanın yenilenmediği anlaşılmakla Harçlar Kanunun 30 ve devamı maddeleri ile HMK 150. Madde uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü davanın niteliği gereği davada yasal hasım olduğundan lehine veya aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK.m.150/5 hükmü gereğince açılmamış sayılmasına, esas kaydının bu nedenle kapatılmasına, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/10/2026
Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza