Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1352 E. 2026/1374 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1352
Karar No
2026/1374
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1352 - 2026/1374 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1352 KARAR NO : 2026/1374 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2019 NUMARASI : 2017/257 E. - 2019/337 K.

DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/07/2019 Tarih ve 2017/257 Esas - 2019/337 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili şirketin ... ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı yanın 2016/25721 nolu “...” ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından kısmen reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, “...” şeklinde tescil edilen markanın "... ..." şeklinde de kullanılabileceğini, bu durumun her iki markanın ortalama bir tüketici bakımından karıştırılmasına sebebiyet vereceğini, müvekkilinin izni alınmadan markasının kullanımının önlenmesini talep etme yetkisi bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-4011 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı markasının koruma kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı, benzer ve/veya ilişkili türden maların/hizmetlerin müvekkili Kurumca yapılan inceleme sonucunda başvuru kapsamından çıkarıldığını, halen başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket yetkilisi, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, markaların hitap ettiği tüketici kesiminin "..." ve "..." markalarını büyük ihtimalle aynı işletmeye ait seri/ardıl markalar ya da farklı işletmelere ait ilişkili markalar sanacağı, davacının ... esas unsurlu markalarından ve bu marka adı altında sunduğu mal ve hizmetlerden haberdar olan ortalama bir tüketicinin, davalı markasını aynı/aynı tür ve doğrudan ilişkili mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde, bu markanın davacıya ait olduğunu, onun izni ile kullanıldığını yahut davacı markasının yeni bir versiyonu olduğunu düşünmesinin kuvvetle muhtemel bulunduğu, markaların esaslı unsurlarındaki benzerliğin, tüketici algısında taraf markaları arasında bağlantı kurulmasına sebebiyet vereceği, davacı markaları ile davalı markası arasında görsel, kavramsal ve işitsel yönden benzerlik bulunduğu, bu sebeple de başvurunun kapsadığı (05/01,03,07 alt grubu hariç) 03 ve 05. sınıflardaki mallar bakımından markalar arasında iltibas oluşabileceği, 05/01, 03, 07 alt grubunda yer alan emtialar bakımından ise ayrıca değerlendirme yapmak gerektiği, zira ilaç ve tıbbi kimyasal ürün emtiasının gerek satış koşullarının gerekse de tüketici kesiminin oldukça farklı olduğu, davalının "..." markasının ilaç emtiası (05/01, 03, 07 alt grubu) bakımından, davacının "..." ibareli markası karşısında yeterli ayırt ediciliği haiz bulunduğu ve reçete ile satılması kuvvetle muhtemel olan ilaç emtiasının tüketicisi olan uzman sağlık personeli nezdinde markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinde yer alan koşullar somut olayda gerçekleşmediği, davacının tanınmış ... markasının varlığının, davalının ... markasının 05/01, 03, 07 alt grubunda yer alan farklı mallar üzerinde tesciline engel oluşturmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali talebi yönüden davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 01/06/2017 tarih 2017-M-4011 sayılı kararının 03. sınıf ve 05/04,05,06 alt gruplar yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebi yönüden taraflar sulh olduğundan hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, başvuruya konu işaret ile itiraz gerekçesi markaların bir kısmının belli düzeyde benzerlikleri bulunduğunun değerlendirildiğini ve itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan emtialarla aynı/ aynı tür/ benzer olduğu değerlendirilen emtiaların başvuru kapsamından çıkarıldığını, bununla birlikte kanunen aranan ikinci koşul bakımından yapılan inceleme sonucu, dava konusu YİDK kararı sonucu başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler ile kısmi redde mesnet markaların tescil kapsamında yer alan malların/hizmetlerin aynı, aynı tür, benzer veya ilişkili olmadığını, bu itibarla somut olayda ilgili mevzuat hükmü gereği aranan “çifte benzerlik” koşulunun mevcut bulunmadığını, başvuru kapsamında kalan emtia açısından taraf markaları arasında karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimali olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında başvuru kapsamında yer alan 03. sınıf ile 05/04,05,06 sınıf mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davalı kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 02/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1352, K. 2026/1374, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1352-e-2026-1374-k-076415687d9d