İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/197 E. 2026/675 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/197
Karar No
2026/675
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/197 Esas KARAR NO : 2026/675

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 19/03/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... firması tarafından davalı bankaya ait ....iban nolu hesabın şirket hesabı olarak kullanılmakta olduğunu, müvekkili tarafından ...'ın mobil bankacılık uygulaması olan ... uygulaması kullanıldığını, bu uygulamaya girerken giriş ve çıkışlarda banka tarafından .... uygulaması üzerinden onay verilerek işlem yapıldığını, onay kodu dışında erişim sağlanamadığı gibi herhangi bir para gönderimi de yapılamadığını, müvekkilinin 03.02.2025 tarihinde ... Bankası ... şubesinde bulunan ... hesabından ... şubesinde bulunan ... hesabına 4.000.000,00-TL'lik bir para transferi gerçekleştirdiğini, müteakiben saat 15:03 civarında parasının değer kazanması amacıyla ... internet bankacılığı üzerinden 4.013.999,72 TL'lik ...'a ait bir fon olan ... adlı fon satın aldığını, fon satın alımından sonra 03.02.2025 tarihinde saat 16:44'de müvekkilin fon hesabından bilgisi dışında erişim sağlayan kimliği belirsiz kişi veya kişilerce 950.000,79-TL'lik bir fon satışı yapıldığını, fon satışını müteakiben aynı gün saat 16:46:48'te müvekkilinin hesabından hiç tanımadığı ve şirketle de irtibatı olmayan kişiler adına, ilgili hesaptan yine tanımadığı bilmediği bir şahıs olan ...'ün hesabına 900.000,00-TL'lik EFT gerçekleştirildiğini, bu durumun 04.02.2025 tarihinde fark edilmesi üzerine müvekkilinin ilgili bankayı arayıp hesaplarındaki İnternet bankacılığına ilişkin izinleri kapattığını ve bankaya bildirimde bulunduğunu, bunun yanı sıra yaşanan mağduriyete güvenlik açıklarıyla sebebiyet veren davalı bankaya ... tarihinde ... 29. Noterliği üzerinden ... yevmiye numarasıyla ihtarname keşide edildiğini ancak banka tarafından hiçbir aksiyon alınmadığını, yalnızca yapılan işlemler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmasının tavsiye edildiğini, şüpheli veya şüphelilerin tespit edilmesi amacıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığına ... soruşturma numarasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, Cep/İnternet Şubeye yapılan girişlerde, ilişkili telefon olan... numarasına SMS ile onay numarası gönderilmesi gerekirken, bu SMS'ler gelmeden birden fazla defa cep şubeye erişim sağlanarak, bilinmeyen kişi/kişilerce fon satışı yapıldığı ve yine bilinmeyen bir şahıs olan ...'e para gönderimi yapıldığını, bankaca SMS gönderildikten sonra SMS'in üçüncü bir şahıs tarafından ele geçirilmesi halinde güvenli cihaz tanımlaması yapılırken dahi bilgilendirme yapılmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından anlaşılacağı üzere bankaların sorumluluğunun ortadan kalkması için müşterinin bir kusurunun varlığının mevcut olması gerekirken müvekkil tarafından kusura ilişkin hiçbir eylemde bulunulmadığını, müvekkilinin bilgilerini paylaşmadığını, üçüncü kişilerin eline nasıl geçtiğinin meçhul olup müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini ve raporda da belirtildiği üzere havaleye ilişkin ek bir SMS veya onay bildirimi gönderilmiş olsaydı dolandırıcılık olayının meydana gelmeyeceğini, dolayısıyla tam kusurlu banka aleyhine davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı bankanın, müvekkilinin hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan, hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği için meydana gelen zarardan tamamen sorumlu olduğunu, 1 gün içerisinde yaklaşık 4.000.000,00 EFT ile transfer, 4.013.999,72-TL Fon alış ve devamında bilinmeyen kişi veya kişilerce 950.000,00 Fon Satışı ve 900.000,00 TL bilinmeyen kişiye EFT transferi birlikte değerlendirildiğinde tam olarak 9.863.999,72-TL'lik işlem hacmiyle işlem yapıldığını, davalı banka tarafından bu işlemlerde, müvekkil şirket yetkilisi tarafından hesapları kapatılıncaya kadar herhangi bir şüpheli eylem tespit edilemediğini, davaya konu para transfer işlemlerinin provizyon onayında bekletme yetkisini kullanmaması hususları dikkate alındığında bankanın tam ve asli kusurlu olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilin uğramış olduğu 900.000,00-TL maddi zararın 03.02.2025 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tazmini ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumete ve zamanaşımına ilişkin usuli itirazları takiben, esasa ilişkin olarak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nu 76/2 maddesine 18.06.2020 tarihinde yapılan eklemeyle, müşterilerle uzaktan iletişim yolları ile mesafeli işlem yapılması yolunun açıldığını, böylelikle internet bankacılığı işlemlerinin yasalarımızda açıkça yer alır hale geldiğini, davacının bilerek ve isteyerek yaptığı İnternet işlemlerine itirazının mümkün ve kabul edilebilir olmadığını, davacı tarafça bizzat gerçekleştirilen işlemler İnternet bankacılığı üzerinden gerçekleştirildiğini, bu kapsamda İnternet Bankacılığı giriş işlemleri için Kullanıcı adı/ TCKN + Parola’nın doğru girilmesi, akabinde hesap sahibinin sistemde kayıtlı cep telefonu numarasına güvenlik ...'i gönderilmekte olduğunu, ... içeriğinde bulunan işbu 6 haneli şifre içerir kombinasyon girişi işlemlerinin süresi içerisinde başarılı şekilde gerçekleştirilmesi ya da hesap sahibi Mobil Bankacılık uygulaması kullanıcısı ise banka sistemine güvenli cihaz olarak kayıt edilen mobil bankacılık uygulaması kullanılan mobil cihaza yönlendirilen ... doğrulamaya süresi içerisinde onay verilmesi gerektiğini, giriş işlemlerinde iki bileşenli doğrulama kullanıldığını, (Kullanıcı adı/TCKN, Kişiye özel şifre ve sistemde kayıtlı tel bilgisine gönderilen içeriğinde 6 haneli şifre barındıran SMS kombinasyonu) ya da müşteri adına güvenli olarak kaydedilen telefon/cihaza gönderilen ... doğrulaması ile gerçekleştirildiğini, belirtilen doğrulama kriterlerinden herhangi birinin hatalı girilmesi, girilmemesi veya onay verilmemesi durumunda giriş işleminin gerçekleştirilemediğini, dava konusu olayda da karşı tarafa ait tüm bu bilgi ve şifreler doğru bir şekilde girildikten sonra internet bankacılığına giriş yapılmış ve işlemlerin gerçekleştirilmesi için de banka sistemine güvenli cihaz olarak kaydedilen mobil bankacılık uygulaması kullanılan mobil cihaza ayrı ayrı ...doğrulamaları yönlendirildiğini, huzurdaki davada tüm bu aşamaların başarı ile gerçekleştirilmiş olduğundan, davaya konu olayın meydana gelmesinde müvekkil Bankanın kusuru ya da herhangi bir güvenlik açığı bulunmadığını, nitekim davacının dolandırıldığını iddia etmesine rağmen kendisini dolandırdığını iddia ettiği şahıs veya şahıslara husumet yöneltmemiş olmasının izaha muhtaç olduğunu, mobil bankacılık uygulaması giriş işlemlerinde uygulamanın yüklü olduğu cihazın banka sistemine kayıt edilerek, kullanılmakta olan uygulamanın token işlevi yerine getirmesinin sağlandığını, söz konusu işlemler gerçekleştirilmeden önce mobil bankacılık kanalından tek şifre aktivasyonu ve güvenli cihaz kaydetme işleminin gerçekleştirilmiş olduğunu, 28/01/2025 tarihinde güvenli cihaz kayıt işleminde davacı taraf adına kayıtlı ... telefon numarasına SMS gönderildiği, aynı telefon numarasına, ...GSM numarasına - güvenli cihaz olarak kaydedildiğine dair bilgilendirme SMS'i de gönderildiği, davacı şirket yetkilisine gerekli tüm bilgilendirmelerin yapıldığı, internet bankacılığı giriş işlemleri için 28.01.2025 tarihinde banka sistemine güvenli cihaz olarak kayıt edilen mobil bankacılık uygulaması kullanılan mobil cihaza ...doğrulama yönlendirildiğini ve davacı tarafça yönlendirilen doğrulamanın onaylanması ile giriş yapıldığını, başarılı giriş akabinde, internet bankacılığı kullanılarak gerçekleştirilen transfer işlemleri için de; banka sistemine güvenli cihaz olarak kaydedilen Mobil bankacılık uygulaması kullanılan mobil cihaza ... doğrulama yönlendirilmiş olduğu ve davacı tarafça bu işlemlerin de onaylandığı, ... nolu telefon davacı şirket hisselerinin tamamına sahip ...'na, ... nolu telefonun ise davacı şirket çalışanı ...'a ait olduğu, ... 25. Noterliği'nin ... Tarihli ... Yevmiye Nolu vekaletnamesi ile Davacı şirket yetkilisi ... tarafından ...'a bankacılık işlemleri yapma yetkisi verildiği, 18.04.2023 Tarihli...İnternet Bankacılığı Yetki Formu ile İnternet /mobil bankacılık işlemleri yapma yetkisinin de... nolu telefonun sahibi ...'a verildiği, davacı taraf her ne kadar bu işlemlerin müvekkil bankanın gerekli önlemleri almaması nedeniyle gerçekleştiğini iddia etmişse de davacıya ait hesaptan yapılan işlemlerin sadece hesap sahibi tarafından bilinen bilgi ve şifreler ile ve davacıya ait güvenli cihaz ile gerçekleşebilecek işlemler olduğunu, üstelik, tüm işlemler için davacıdan ayrı ayrı onaylar alınmış ve bilgilendirme smsleri de gönderilmiş olduğunu, müvekkili bankanın, kullanıcının mobil/İnternet bankacılığı işlemleri için tüm güvenlik tedbirlerini eksiksiz aldığını ve üç basamaklı güvenlik aşamasını tamamlayan kullanıcının İnternet bankacılığına başarılı girişi akabinde işlem yapıldığını, davacının müvekkil Banka nezdinde imzalamış olduğu Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi ile mobil/internet/telefon bankacılığı da dahil olmak üzere hizmet koşullarını ve hesabı ile banka kartı ve kredi kartına ilişkin yükümlülük esaslarını kabul ettiğini, mezkur düzenlemelerde davacı taraf şifre ile yapılan her türlü işlemin kendisi tarafından yapılmış sayılacağını, anılan şifrenin gizli kalması için gerekli dikkat ve özeni göstereceğini, bu şifreleri herhangi bir üçüncü şahsa açıklamayacağını ve bu şifrenin herhangi bir üçüncü şahıs tarafından kullanımına izin vermeyeceğini kabul etmiş olduğunu, Bankanın Bankaların Bilgi Sistemleri Ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin "Kimlik doğrulama ve işlem güvenliği" başlıklı 34. Maddesinin Kimlik doğrulama ve işlem güvenliği başlıklı 34. Maddesi 1 ve 7. Fıkralarına, 39. Maddesi hükümlerine ve Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esasa alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ’in 27 /4 maddesinde düzenlenen iki faktörlü kimlik doğrulama prensiplerine uygun işlem yaptığını, dava konusu işlemlerde üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, kullanıcıların kendi cep telefonlarını, bilgisayarlarını korumak amacı ile gerekli tüm anti virüs programlarını yükleyerek zararlı yazılım kaynaklı tehlikeleri bertaraf etmeleri gerektiğini, ne müvekkil bankanın ne de herhangi bir kurum/kuruluş ve/veya kişinin cep telefonu, bilgisayar kullanıcılarının kişisel cep telefonları, bilgisayarları üzerinde güvenlik sağlama, güvenlik sistemi kurma ihtimali olmadığını, zira bankanın şahısların bizatihi kendi kişisel cep telefonlarında, bilgisayarlarında güvenlik ağı kuramayacaklarını, bankanın haksız fiil tanımına göre bir sorumluluğunun olamayacağını, davaya konu olan işlemlerin davacının kendisine ait bilgileri/şifreleri ve banka tarafından kendisinin kullanımına özel gönderilmiş kod ile ... doğrulamalarının sisteme girilerek gerçekleştirildiği nazara alındığında davaya konun işlemlerin davacı tarafından dolaylı olarak kullanılıp kullanılmadığı, dolayısıyla davacının zararı olup olmadığının bilinmediğini beyan ederek davanın, usulden veya esastan reddine karar verilmesi, talep edilmiştir. Dava ihbar olunan ...'e usulüne uygun tebliğe edilmiş olmasına rağmen, dosya kapsamında beyanda bulunulmamıştır. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının davalı bankada bulunan hesabındaki parasının rızası dışında yapılan EFT işlemleri nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. .... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, dava konusu işlemle ilgili log kayıtları, hesap hareketleri, dava konusu işlemle ilgili onay bildirimlerinin nasıl yapıldığı hususunda bilgi ve belgeler bankadan celbedilmiş, dava; davaya konu işlem bedelinin EFT yapıldığı ...'e ihbar edilmiştir. Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır. Davalı banka tarafından husumete dair itirazda bulunulmuş ise de; dosya kapsamına göre davacının, davalı bankanın eylemleri nedeniyle zarara uğradığının iddia ettiği görülmekle davalı bankanın kusur sorumluluğuna dayanılmakla bu yöndeki itirazın reddine karar verilmiştir. Yine davalı banka tarafından zaman aşımı def'inde bulunulmuş ise de; davanın, davalı bankanın eylemleri nedeniyle zarara uğradığına ilişkin haksız fiil hükümlerine dayandırıldığı, bu durumda zamanaşımı süresinin TBK'nın 72/1 maddesine göre zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl olduğu, 03/02/2025 zarar ve 19/03/2025 dava tarihi dikkate alındığında davalının zamanaşımı def'ini reddine karar verilmiştir. ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde ihbar olunan/ şüpheli ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, mahkememizce ikinci kez yazılan yazıya verilen 22/09/2026 tarihli cevabi yazda bir kısım şüpheliler hakkında ek koğuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, soruşturma işlemlerinin devam ettiği bilgisi mahkememize verilmiştitr. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, davalı bankanın alınması gereken tüm güvenlik önlemlerini alıp almadığı, yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davacının kendi eylemleri ile zarara yol açıp açmadığı, davacının talep edebileceği alacak miktarının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 30.07.2026 tarihli raporunda; davacının dava tarihi itibarıyla davalıdan herhangi bir tazminat alacağının bulunmadığına dair tespitlerde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK'nın 386. maddesi uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Hesap sahibinin zararın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır. (Yargıtay 11. HD'nin ...esas, ...karar sayılı,10/01/2018 tarihli ilamı). İnternet ve mobil bankacılık sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde, sorumluluktan kurtulabilir. İnternet bankacılığını müşterilerine özendiren bankaların, kendilerine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince; internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapıyı sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır. İnternet bankacılığı ile yapılan işlemlerde şubede yapılan işlemler gibi mevduat, bankanın kontrol ve sorumluluğundadır. Kimlik doğrulama ile ilgili ... tebliğinde"...SMS ile yapılacak bu tür bildirimlere, yalnızca bu hükümlerde belirtilen istisnai durumlarda başvurulması ve bunun rutin bir uygulama haline getirilmemesi gerekmektedir. Çünkü SMS ile gönderilen ... ya da doğrulama kodunun, aynı mobil cihaz üzerinde yüklü diğer uygulamalar tarafından okunmayacağı ve bu uygulamalar tarafından üçüncü bir tarafa (örn. bir saldırgana) yönlendirilmeyeceğinin garantisi bulunmadığı gibi mobil cihaz üzerindeki “... mesajlaşma uygulaması” bankanın kendi kontrolünde olan bir mobil uygulama niteliğinde de bulunmadığı için müşteriye SMS ile gösterilecek ... ya da doğrulama kodunun bütünlüğü ya da güvenilirliği konusunda da yeterli güvence sağlanamayabileceği tabidir." denilmektedir. Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 34/3 maddesinde "Kurum, elektronik bankacılık dağıtım kanalları üzerinden gerçekleştirilebilen işlemler bazında, birinci fıkranın uygulanmasına ilişkin istisna veya ilave güvenlik önlemleri tanımlamaya veya ilave usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir. Birinci fıkraya uygun olmayacak şekilde iki bileşenli kimlik doğrulama kullanılmaksızın gerçekleştirilen her türlü işlem için, gerçekleştirilen işlemlerin müşteri tarafından yapıldığını ispat etme yükümlülüğü bankaya aittir." 39/3 maddesinde "Mobil bankacılık uygulamasının yüklü olduğu cihazın ve/veya mobil bankacılık uygulamasının müşteriye bağlanmış olan, müşterinin sahip olduğu bir kimlik doğrulama unsuru olarak kullanılması şartıyla, müşterinin yalnızca mobil bankacılık uygulaması aracılığıyla müşteri ve hesap bilgilerini görüntülemek istemesi ya da daha önce tanımlanmış güvenli alıcılar listesine para transfer etmek veya ödeme yapmak istemesi halinde ilave bir kimlik doğrulama unsuruna gerek kalmadan tek bileşen ile yapılacak kimlik doğrulama 34 üncü maddenin birinci fıkrasına aykırılık olarak kabul edilmez. Müşterinin bu fıkrada belirtilen müşteri ve hesap bilgilerini görüntülemek üzere ilk defa oturum açması halinde ya da 34 üncü maddenin birinci fıkrasına göre iki bileşenle kimlik doğrulama gerçekleştirerek açtığı son oturumun üzerinden 90 günden daha fazla bir süre geçmiş olması halinde, iki bileşenli kimlik doğrulamaya tabi tutulması esastır." şeklinde hükümler olduğu görülmüştür. Tüm bu hususlar dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ... A.Ş.'nin davalı ... A.Ş.'nin ... Şubesinde bulunan ... numaralı mevduat hesabından internet bankacılığı üzerinden yapılan ve davacı tarafça itiraza uğramayan bir kısım bankacılık işlemlerinden sonra aynı gün içinde başka bir saatte farklı bir IP adresinden, eşleştirilmiş cep telefonuna gönderilmiş bildirimin onaylanması ile internet bankacılığı hesabına giriş yapılarak itiraza uğramayan önceki bankacılık işlemleri neticesinde satın alınan fonlardan 950.000,00 TL'lik kısmının satılarak ihbar olunan ... adlı kişi hesabına, eşleştirilmiş cep telefonuna gönderilmiş bildirimin onaylanması ile 900.000,00 TL'lik kısmının EFT ile transfer edildiği, taraflar arasında imzalanan belgelerin incelenmesinde kurumsal internet bankacılığını kullanacak yetkilinin ... olduğunun bildirildiği, bu kişiye hesaba ilişkin olarak hem işlem giriş hem de girilen işlemi onaylama yetkisi verildiği, yani bu kişinin tek imzası ile şirket adına hesapta tasarrufta bulunmaya yetkili kılındığı, ancak kullanıcı kodu ve şifre bilgilerinin teslim edileceği kişilerin ...ve ... birlikte beyan edildiği, internet bankacılığına giriş için ... IP adresinden talepte bulunulduğu, cevabın da aynı IP adresinden geldiği, ... talebi gönderen cihazın ID kodunun ..., cihaz modeli ..., geldiği kanalın ise internet bankacılığı olduğu 900.000,00 TL'lik EFT işleminin onayı için de ... talebinin saat ... IP adresinden geldiği, push talebini gönderen cihazın ID kodunun ..., cihaz modelinin ...., geldiği kanalın ise internet bankacılığı olduğu, bu işlemlerde davalı bankanın cevabında ileri sürdüğü gibi ... IP adresinden girilmiş olan internet bankacılığı üzerinden gerçekleştirildiği, giriş sırasında hangi bilgi bileşeninin kullanıldığının görülemediği, kayıtlardan zarara neden olduğu iddia olunan işlemlerin aktivasyona tabi tutulmuş cihaz üzerinden yapıldığı, fakat hesaba mobil uygulama ile değil, internet bankacılığı üzerinden ulaşıldığı, internet bankacılığı girişi için yalnızca hesap şifresinin yeterli olmadığı, şifre girildikten sonra, mobil bankacılığın kullanıldığı aktivasyona tabi tutulmuş cihaza onay bildirimi gönderildiği, mobil cihaz üzerinden gönderilen onay bildiriminin onaylanmasından sonra hesaba girilebileceği, internet bankacılığına giriş işleminin de, davacı tarafından aktivasyona tabi tutulmuş mobil cihaza gönderilen bildirimin onaylanması işleminin aynı cihaz üzerinde gerçekleştirildiği, bu cihazın, .... ID koduna sahip... marka cep telefonu olduğu, mobil bankacılık yerine internet bankacılığı kullanıldığı için mobil bankacılığa özgü ... cihaz ID kodu kullanılmamış, internet bankacılığı tarafından atanan ve aktivasyon içermeyen .. ile biten ... ID kodu kullanıldığı, alanında yetkin uzman bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitler karşısında, işlemlerde 3. bir tarafın veya yabancı bir cihazın iştirakinden söz edilemeyeceği, davalı bankaya işlem yönünden herhangi bir kusur atfının mümkün olmadığı, gerek hesaba giriş, gerekse para transferi işlemlerine yönetmeliğin 34. ve 39. maddelerinde öngörülen iki faktörlü doğrulama uygulamalarının tam olarak uygulandığı kanaatine varılmak suretiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan ‭15.369,75-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭14.637,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 141.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/197, K. 2026/675, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-197-e-2026-675-k-fcc06c457542