İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/138 E. 2026/298 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/138
Karar No
2026/298
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/138 Esas - 2026/298 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/138 KARAR NO : 2026/298

...

DAVA : Tazminat /Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ : 13/10/2014 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARAR Y.TARİHİ : 06/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın 21.12.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, uzun süre hastanede yattığını, bir seri ameliyat geçirdiğini, her iki kolundan ve başından yaralanan davacının yapılan tedaviye rağmen omuz ve kollarında kalıcı hasar meydana geldiğini, davacının tedavisine devam edildiğini, bu tedaviler için masraf yapılması gerektiğini, davacı ...'ın 1992 doğumlu olup, .... öğrencisi olduğunu, kaza tarihinden hazırlık sınıfı öğrencisi iken aslında işbu davanın açıldığı tarihte mezun olması gerekirken halen öğreniminin devam ettiğini belirterek şimdilik tedavi giderleri için 100,00 TL, Mimarlık mesleğine 6 ay geç atılmasından dolayı 400,00 TL, çalışma gücü kaybından dolayı 1.000,00 TL ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından dolayı 100,00 TL olmak üzere toplam 1.600,00 TL tazminatın olay tarihinden başlayan yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı .... vekili davaya cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi nezdinde davalı ....adına kayıtlı ... plakalı araç için Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesi bulunduğunu, kaza tarihi itibariyle ölüm ve sakatlanma teminat limitinin 175.000,00 TL olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin işletenin sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenle kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacının maluliyeti var ise kontrol süresi geçtikten sonra .... İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini, davacının sağlık hizmet bedeli talebinin yerinde olmadığını, bu talebin ... tarafından karşılanması gerektiğini, dolaylı zararların sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı .... vekili davaya cevap dilekçesinde; davanın kısmi dava olarak açıldığını, HMK 109/2 m. gereğince belirli alacak davalarında kısmi dava açılamayacağını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkili şirkete ait aracın sürücüsü ...'in kusursuz olduğunu, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin olarak .... E, sayılı dosyası ile Manevi Tazminat davası açıldığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının henüz olmadığı tedavi ve ameliyat masraflarını talep edemeyeceğini, ayrıca çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması taleplerinin birbiri ile aynı sonuçları kapsadığından her iki alacak talebi için ayrı talepte bulunulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 4. Davalı ...(Eski Ünvanı ....) vekili davaya cevap dilekçesinde; alacağın zaman aşımına uğradığını, kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı olduğunu, poliçeye göre sakatlanma halinde teminat limitinin kişi başı 175.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, 4925 sayılı yasa gereğince davacının zararının öncelikle Taşımacılık Sigorta Poliçesinden karşılanması gerektiğini, ... plakalı aracın Taşımacılık Sigorta Poliçesi olmaması halinde zararın Güvence Hesabı'ndan talep edilmesi gerektiğini, bu nedenle aracın Taşımacılık Sigorta Poliçesi olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, olaya ilişkin kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacının kaza nedeniyle herhangi bir iş güç kaybı yaşamadığını, tedavi giderlerinin 6111 sayılı Kanunun 59. m uyarınca ....nın sorumluluğuna bırakıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 5. Taraflar arasında, 21.12.2010 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı ...in sürücüsü ve davalı ... A.Ş'nin sigortalısı olan ... plakalı öğrenci minibüsünün çarpışması ile meydana gelen kazada davacı ...'ın yaralandığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 6. Uyuşmazlığın; i. Kazanın oluşumunda tarafların kusur oranlarının ne olduğu. ii. Davacının kaza nedeniyle uğradığı maluliyet oranı ve iş göremezlik zararının miktarı. iii. Davacıda oluşan skarların estetik cerrahi gerektirip gerektirmediği ve bunun tazminat hesabına etkisi. iv. Davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitleri dahilinde sorumluluk miktarları. v. Davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konularına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 7. Dava konusu kazaya karışan davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... AŞ nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, sigorta poliçesinin incelenmesinde, teminat limitlerinin tedavi giderleri için 175.000,00 TL, sakatlanma/ölüm için 175.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. 8. .... 01.08.2025 tarihli raporunda özetle; davacı ...'ın 21.12.2010 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre çalışma ve meslekte kazanma gücünden kayıp oranının % 36 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 24 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. 9. Davacı tarafından her iki araç sürücüsü ve işletenine karşı ...., sayılı dosyasında açılan Manevi Tazminat davasında; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün Yargıtay Denetiminden geçerek kesinleştiği, o dosyada alınan 02.01.2014 tarihli ... Raporu'nda davacının sürekli maluliyet oranının %22,2 olduğu ve 6 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığının tespit edildiği, yine alınan kusur raporunda davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %25, diğer araç sürücüsünün ise %75 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dosyada, hükme esas alınan maluliyet ve kusur raporlarının eldeki davada da taraflar yönünden delil niteliğinde olup, hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. 10. Kaza tarihinde 1992 doğumlu olan davacının, ... öğrencisi olduğu, okula kayıt tarihinin 02.09.2010, kaza tarihinin 21.12.2010 ve mezuniyet tarihinin 02.04.2019 olduğu tespit edilmiştir. ...'ne yazılan müzekkereye cevapta; ücretli çalışan mimar için 2019 yılında ödenecek asgari ücretin brüt tutarının 4.500,00 TL olduğu bildirilmiştir. 11. Dosya üzerinde aktüer bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup alınan raporun sonuç kısmında özetle; dava konusu olayın meydana gelmesinde, davalı .... sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ....ın %25, davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in %75 kusurlu olduğu, davacı ...'ın yolcu konumunda olduğu tespit edildiğinden, hesaplanan maddi zarardan TBK 52 inci maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, davacı ...'ın 21.12.2010 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, çalışma ve meslekte kazanma gücünden kayıp oranının %36 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 24 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacı lehine 638.644,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacı lehine 20.453,88 TL geç mezuniyet gelir kaybı tazminatı hesaplandığı, Mahkemece davalılar ... (Güvence Hesabı), ...mirasçıları ve ... %75 kusura göre sorumlu olduklarının kabulü halinde, davacının 478.983,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.340,41 TL geç mezuniyet kaynaklı tazminat ve 13.003,93 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 507.326,37 TL maddi tazminat talep edebileceğinin hesaplandığı, 21.12.2010 kaza tarihi itibariyle ölüm ve sakatlanma teminat limiti 175.000,00 TL olup, hesaplanan toplam tazminatın poliçe limitini aştığı, raporda 2020 yılı ücret miktarı dikkate alınarak, ... tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 12. Dava, trafik kazası nedeni ile uğranılan bedensel zararlar nedeniyle ortaya çıkan geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının tazmini ile tedavi gideri istemine ilişkindir. 13. Mahkememizin 02.12.2020 tarihli,....K, sayılı kararı ile; Davalı .... Hakkında, dava konusuz kaldığından, bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... A.Ş. (Güvence Hesabı), ... hakkında, davaların kısmen kabulüne, tedavi gideri yönünden 17.027,82 TL, geç mezuniyetten kaynaklı 15.340,41 TL, çalışma gücünün kaybından kaynaklı 260.474,21 TL olmak üzere toplam 292.842,44 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ... A.Ş-Güvence Hesabı yönünden sorumluluğun poliçe limiti olan 131.250,00 TL ile sınırlandırılmasına), davalı sigorta şirketi yönünden alacağa dava tarihinden, davalı .... yönünden 21/12/2010 olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, sair talep ve fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verildiği, verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ...., sayılı kararı ile kaldırıldığı görülmüştür. 14. ...., sayılı kararı özetle; "...davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile dava konusu kazaya karışan davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu belirtilerek husumet yöneltildiği, yargılama aşamasında davalı ... AŞ2nin ünvan değişikliği ile ... AŞ olduğu, davacı vekili tarafından verilen 10.09.2019 tarihli dilekçe ile davalı ... AŞ'nin tüm branşlardaki ruhsatlarının iptal edildiği, ve yönetiminin Güvence Hesabına devredildiği belirtilerek HMK'nın 124/3. Maddesi gereğince taraf değişikliği yaptıklarının beyan etmiş, mahkemece Güvence Hesabına dava dilekçesi tebliğ edilerek yargılamaya dahil edilmiş, mahkemece karar başlığında davalı ... AŞ ve Güvence Hesabı davalı olarak gösterilmiş ve hüküm fıkrasında hükmedilen tazminatın davalı ... AŞ-Güvence Hesabından tahsiline dair hüküm kurulmuş ise de mahkemece davacının HMK'nın 124. Maddesi gereğince taraf değişikliği yaptığı, değişiklik yapılan davalının davada taraf sıfatı bulunup bulunmadığı, taraf değişikliğine 5684 sayılı yasanın 14/c maddesi gerekçe gösterilmiş olmakla davalı ... AŞ ve Güvence Hesabı'nın birlikte sorumlu olup olmayacakları değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." şeklindedir. 15. Mahkememizce, kaldırma kararı sonrasında 09/05/2024 tarihli duruşmada verilen (1) numaralı ara karar ile davacı vekiline mirasçılık belgesini sunmak üzere yetki ve süre verildiği; davacı vekilince ... Karar sayılı veraset ilamının dosyaya sunulduğu, akabinde mirasçılara duruşma gününü bildirir davetiye çıkarıldığı ve mirasçılar kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri, buna göre taraf teşkilinin sağlandığı görülmüştür. 16. Öncelikle tarafların sıfatlarına yönelik belirleme yapılmasında yarar bulunmakta olup bedensel zarara uğrayan davacı ... plaka sayılı davalı ...'ın işleten ve sürücüsü olduğu, davalı ...'nin trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olup, diğer davalılar ise davacının yolcusu olduğu araç ile kazaya karışan ... plaka sayılı aracın işleten, sürücüsü ve trafik sigortacısıdır. 17. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile dava konusu kazaya karışan davalı ... Tic. Ltd.Şti.'nin işleteni olduğu ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... A.Ş.'ne zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu belirtilerek husumet yöneltildiği, yargılama aşamasında davalı ... A.Ş.'nin ünvan değişikliği ile ... A.Ş. olduğu, davacı vekili tarafından verilen 10.09.2019 tarihli dilekçe ile davalı ... A.Ş.'nin tüm branşlardaki ruhsatlarının iptal edildiği ve yönetiminin Güvence Hesabına devredildiği belirtilerek HMK'nın 124/3. maddesi gereğince taraf değişikliği talep ettikleri anlaşılmaktadır. 18. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. maddesinin 2. fıkrası gereğince Güvence Hesabına hangi hallerde başvuru yapılabileceği düzenlenmiştir. Buna göre hesaba SK m. 14/2-c “Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar” hükmü uyarınca başvuru yapılabilecektir. Yine Sigortacılık Kanununun 14. maddesine dayanılarak çıkarılan Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-ç maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde Güvence Hesabından talep edilebilir. 19. Somut olayda, davalı ... A.Ş.'nin tüm branşlardaki ruhsatlarının iptal edildiği ve yönetiminin Güvence Hesabına devredildiği görülmekle, 5684 sayılı yasanın 14/2-c maddesi gereğince taraf değişikliğinin kabul edilerek, Güvence Hesabı'nın HMK m.124/3 hükmü uyarınca, davalı olarak davaya dahil edilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 20. Davada talep konusu edilmiş olan tazminat istemlerinin hesaplanmasında öncelikle tarafların meydana gelen kazada kazaya karışan tarafların kusur durumu, yine çalışma gücü kaybı sözkonusu ise oranının tespiti, çalışma gücü kaybına uğrayanın gelirinin belirlenmesi gerekmekte olup bu yönlerin değerlendirilmesi aşağıdaki şekilde yapılmıştır. 21. Kusur yönünden ...'ın özellikle son içtihatlarında da belirttiği gibi trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır ... Esas, ... Karar). Bu halde ise kusur oranlarının değerlendirilmesinin hakim tarafından yapılması gerekmektedir. Keza 2918 sayılı KTK ve yine Karayolları Trafik Yönetmeliği hükümlerinde kusurlu eylem ve davranışlar düzenlenmiş olup bu kusurlu eylemlere göre kazaya karışan sürücülerin hangi oranda kusurlu olduğu değerlendirmesinin de hakim tarafından yapılması gerekmektedir. 22. Olayda araç hızının tespiti ve bu hıza göre durma mesafesi vb. gibi hukuk dışında teknik bilgi gerektiren bir husus bulunması halinde ise bu noktada hakimin bilirkişi incelemesi yoluna gidebileceği muhakkaktır. 23. Buna göre dosya kapsamında yer alan KTT, ifadeler, ...sayılı dosyasında alınan kusur raporu incelendiğinde; yukarıda belirttiğimiz Yargıtay Özel Dairesinin son içtihatları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; davacının, dava konusu yaralandığı trafik kazasının oluşumunda davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün % 25, diğer araç sürücüsünün ise % 75 kusurlu olduğu, ... sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmenin ve kaza tespit tutanağında yapılan belirlemenin somut olayın özelliğine uygun olduğu, sözkonusu Mahkeme kararının kanun yolu denetiminden geçerek kesinleştiği, ayrıca davacının kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunduğu ve kazaya etki eden bir kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiş ve davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün % 25, diğer araç sürücüsünün ise % 75 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. 24. “Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı ile bakıcı ve tedavi gideri da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. 25. Bu belirleme için de, HMK düzenlemelerinin dikkate alınması gerekmekte olup, 6100 sayılı HMK’nin 266. maddesinde; “(1)Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüsünün alınmasına karar verir ” düzenlemesi yapılmıştır. 26. Bu anlamda maluliyet oranına ilişkin belirlemenin, ... bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yasal düzenleme hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. 27. Kaza tarihi 21.12.2010 olup yerleşik ...ygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 28. Kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının maluliyet oranı tespit edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 29. Bu kapsamda yukarıda toplanan deliller bölümünde (m.8) yer verilen raporda davacının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; engel oranının % 36 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 24 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Davacı vekili davacının travma sonrası stres bozukluğuna yönelik her hangi bir çalışma gücü kaybı zararı talebinin bulunmadığı yönündeki beyanına dayalı olarak bu yönden çalışma gücü kaybı oranı belirlemesi yapılmamıştır. 30. Öte yandan davacının bedensel zararlarının hesaplanmasında esaslı unsurlardan birini oluşturan elde ettiği geliridir. Davacının gelirine ilişkin olarak davacı yan gelirin asgari ücretin üzerinde olduğunu iddia etmesi halinde, bu vakıanın ispat yükü kendi üzerinde olup sözkonusu iddianın ispat edilememesi halinde desteğin/bedensel zarara uğrayanın gelirinin asgari ücret tutarından hesaplanması gerektiği hususu Yargıtay’ın yerleşik içtihadıdır (.... Karar). 31. Dosyada mevcut 04.02.2019 tarihli öğrenci belgesinden davacının 02.09.2010 tarihinde ...kayıt olduğu, 4. Sınıf öğrencisi olduğu belirtilmektedir. 32. Kaza tarihinde 1992 doğumlu olan davacının, .. 02.04.2019 olduğu tespit edilmiştir. ...'ne yazılan müzekkereye cevapta; ücretli çalışan mimar için 2019 yılında ödenecek asgari ücretin brüt tutarının 4.500,00.-TL olduğu bildirilmiştir. 33. Bu kapsamda, davacının kaza tarihinden, 02.01.2019 tarihine kadar gelirinin asgari ücret düzeyinde olacağı, 02.01.2019-02.07.2019 tarihi arasındaki 6 aylık sürenin geç mezuniyet nedeniyle oluşan zarar hesabında değerlendirileceği, 02.07.2019 tarihinde iş bulup emsal ücrete göre asgari ücretin 1,69 katı maaşla çalışacağı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. 34. Bir diğer husus ise çalışma yaşı olmayan öğrencilik dönemi ve pasif devre olarak kabul edilen dönemde gelirden asgari geçim indirimi yapılması gerekip gerekmediğidir. 35. 7349 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile asgari ücretin yıllık brüt tutarı üzerinden hesaplanan ve çalışanların şahsi ve ailevi durumlarını, bakmakla yükümlü oldukları çocuk sayılarını dikkate alarak ödemeleri gereken gelir vergisinin azaltılmasına imkan tanıyan, ücretlilerin şahsi ve ailevi durumlarını dikkate aldığı için de vergide adaleti tesis etme fonksiyonu ağır basan asgari geçim indirimi müessesesinden vazgeçilerek yerine, ücretli olarak çalışan herkesin ücretleri üzerinden ödeyecekleri gelir vergisi ve damga vergisinden, asgari ücretin net tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisi ve asgari ücretin brüt tutarı üzerinden hesaplanan damga vergisinin mahsup edilmesi imkanı getirildi. Bir başka ifade ile tüm ücretlilerin eşit bir şekilde yararlanmalarına imkan veren gelir vergisi ve damga vergisi istisnası yasalaşırken, diğer taraftan da halihazırdaki gelir vergisi teşviki olan asgari geçim indirimi kaldırılmıştır. 36. 7349 Sayılı Kanun düzenlemesi ile birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren AGİ uygulaması kaldırılmış ve yerine tüm ücretlilerin elde ettikleri aylık net ücretleri (.... prim kesintisi sonrası kalan ücretin gelir vergisi matrahı) üzerinden ödeyecekleri gelir vergisinden, aylık asgari ücretin net tutarı üzerinden hesaplanacak gelir vergisinin mahsup edilmesi imkanı ile ücretlerin brüt tutarı üzerinden hesaplanan binde 7,59 oranındaki damga vergisinden de aylık asgari ücretin brüt tutarına isabet eden damga vergisinin mahsup edilmesi imkanı getirilmiştir. Burada özellikle belirtmek gerekir ki ücretlilerin aylık ücretlerinden asgari ücretin aylık tutarı mahsup edildikten sonra gelir vergisi hesaplanmamakta yani matrahtan indirim usulü değil vergiden indirim usulü tercih edildiğinden öncelikle normal ödenmesi gereken gelir vergisi ve damga vergisi hesap edilmekte ve bu tutarlardan asgari ücrete isabet eden gelir vergisi ve damga vergisi tutarları indirilmektedir. 37. Görüldüğü gibi Asgari Geçim İndirimine ilişkin düzenleme çalışan kişilere yönelik bir düzenleme olup bu anlamda Yargıtay'ın pasif dönem ve çalışmayan kişiler için yerleşmiş içtihatlarının uygulanmasının devam ettirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Zira Yargıtay içtihatları gereğince çalışmayanların ve pasif dönemde bir çalışma karşılığı olmayan ücretlerde AGİ’siz asgari ücret uygulamasında olduğu gibi, asgari geçim indiriminin çalışma karşılığı olduğu ve çalışanların ücretinden yapılan gelir vergisi ve damga vergisinden yapılan indirim uygulaması olduğu nazara alınarak vergi istisnasından yararlandırılamayacağı kabul edilmelidir. 38. Buna göre pasif devre zarar hesabında, hesaplamaya esas alınan asgari ücretin, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olduğu kabul edilmiştir. Bu sebeple de çalışmanın karşılığı olarak aktif hayata katılanlara ödenen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif devre hesabında dikkate alınamayacağı, AGİ'siz asgari ücret dayanağında hesaplama yapılması gerektiği belirlenmiştir. Bu kapsamda, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde öğrencilik dönemi ve pasif dönem tazminat hesabından uygulanacak (AGİ hariç) asgari ücret miktarları tespit edilerek hesaplama yapılmış olup; mahkememizce bu hesaba itibar edilmiştir. 39. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, % 22 maluliyet oranına ve bu davalıların %75 kusurlarına nazaran talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 260.474.21.TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. 40. Davacı vekilinin geç mezuniyet nedeni ile uğranılan zarar istemine yönelik yapılan değerlendirmede; 41. Davacı yan, mimarlık mesleğine 6 ay geç atılmasından kaynaklı zararını talep etmiş olup; geç mezuniyet talebi ile ilgili olarak davacının 4. sınıf öğrencisi olduğu, kaza olmasaydı muhtemel mezuniyet tarihinin 31.12.2018, 3 aylık iş arama süresi ile birlikte iş bulma tarihinin 01.04.2019 olarak tahmin edildiği, ancak 6 aylık geçici iş göremezlik nedeni ile davacının 6 ay geç mezun olarak 30.06.2019 tarihinde mezun olacağı, 3 aylık iş bulma süresinin ilavesi ile 01.10.2019 tarihinde gelir elde etmeye başlayacağı, buna göre davacı için (01.04.2019-30.09.2019) arası 6 ay için mimarlık mesleğine geç atılmasından kaynaklı tazminat hesabı yapılması gerektiği anlaşılmıştır. 42. Dosyada mevcut meslek odası cevabi yazısına göre ücretli çalışan Mühendisin 2019 yılı asgari brüt ücretinin 4.500,00.-TL ve net ücretin 3.408,98.-TL olduğu, buna göre mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davacının talep edeceği miktarın (3.408,98.-TL x 6 ay)= 20.453,88.-TL olarak hesaplandığı, davalıların %75 kusurlarına nazaran talep edilebilecek geç tedavi tazminatının (20.453,88.-TL x % 75 kusur) = 15.340,41.-TL olduğu değerlendirilmiştir. 43. Yine davacı vekili dava dilekçesinde, geçici iş göremezlik talebinde bulunmuş ise de; yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince kaza tarihinde öğrenci olan davacı için geçici iş göremezlik zararı talep edilemeyeceği değerlendirilmiştir. 44. Davacı vekilinin tedavi giderine yönelik yapılan değerlendirmede; 45. Davalılar vekili tarafından SUT Kapsamında bulunmayan tedavi gideri niteliğindeki estetik operasyon ücretinin poliçe teminatında bulunmadığı ve sağlık giderlerinin 6111 sayılı yasa m. 59 hükmü ile ...'nın sorumluluğuna bırakıldığı ileri sürülmüştür. Yasa Koyucu tarafından, trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının ... tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih, 6111 Sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın .... tarafından karşılanır. 46. Somut olayda davacı vekili, davacının ... tarafından ödenmeyen tedavi giderlerine ilişkin dosyaya (fiş, fatura, makbuz vs.) her hangi bir belge sunmamıştır. Davacı vekilinin tedavi giderlerine ilişkin talebinin davacının omuz ve kollarında oluşan yara izlerinin giderilmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İleride yapılacak tedavi amaçlı ameliyatlardan sözetmiş, bunlar arasında estetik cerrahi müdahale de bulunduğunun kabulü gerekmekte olup buna göre ileride yapılacak estetik ameliyatlar için yapılacak tedavi giderlerinin de gerçekleşmiş zarar olarak kabulü gerektiğinden bu yöndeki istemin kabulüne karar verilebilecektir. 47. Bilirkişi raporuna göre davacının omuz ve kollarındaki trafik kazasına bağlı skar dokuları estetik kusur niteliğinde olup bu yara izlerinin estetik cerrahi ile tam olarak giderilemese de daha az görünür hale getirilmesi mümkündür. 29.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda estetik operasyon bedelinin ... tarafından karşılanacağının kabulü halinde; davacı tarafından özel sağlık kuruluşlarına ödenecek fark ücretin 23.116,00.-TL olacağı, SGK tarafından ödenmeyeceğinin kabulü halinde ise davacının özel sağlık kuruluşuna ödeyeceği ücretin 75.702,00.-TL olacağı belirtilmiştir. 48. Sağlık Uygulamaları Tebliğine göre Estetik amaçlı operasyon giderlerinin .... tarafından karşılanması olanaklı değildir. Bu nedenle davacının estetik amaçlı tedavi gideri talebinin ... “Hekimlik Uygulamaları Veri Tabanı”ndaki asgari ücret tarifesi göz önüne alınarak hesaplanması gerekeceğinden bilirkişiden bu konuda rapor alınmıştır. 20.07.2020 tarihli raporda estetik operasyon giderinin 22.703,76.-TL olduğu değerlendirilmiş olup % 75 kusur oranına göre davalıların sorumluluğuna isabet eden kısmı 17.027,82.-TL olarak kabul edilmesi gerekmiştir. 49. Kaldırma kararı sonrasında alınan raporda kaldırılan kararda hükme esas alınan rapor tarihindeki veriler esas alınmıştır. Ayrıca kaldırma kararı sonrasında yeniden belirlenen maluliyet oranına göre hesaplama yapıldığında daha yüksek bir tazminat belirlenmiş ise de, davacının istinaf etmemiş olması nedeni ile davalılar aleyhine hüküm kurulamayacağından kaldırılan kararda kurulan hükümle sınırlı olarak karar verilmesi gerekmiştir. 50. Davalı ... vekili zamanaşımı definde bulunmuş olup; bu hususun değerlendirilmesi gerekmiştir. 51. 6098 Sayılı TBK'nın 72/1. maddesi "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." hükmünü içermektedir. 52. TBK'nın 72. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanaşımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir. 53. Buna karşılık, özel bir kanun hükmünün, özel olarak zamanaşımı süresi öngördüğü tehlike sorumluluklarında TBK m. 72 uygulanmaz. 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. 54. Zamanaşımı süresinin başlamasında ölçüt olarak hem TBK m. 72 hem de KTK m. 109 hükmünde "zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarih" esas alınmıştır. Sözkonusu hükme yönelik açıklamalar hem doktrin hem de Yargıtay uygulamasında yerleşik içtihatlar uyarınca zarar görenin zararı öğrenmesinden zararın hesaplanabilme unsurlarının somut olarak belirlenmesini, tazminat yükümlüsünü öğrenmesi ise meydana gelen zarardan sorumlu kişi ya da kişilerin belirlenmesinin anlaşılması gerektiği yönündedir. 55. Somut olayda ileri sürülen zamanaşımı definin değerlendirilmesi bakımından kaza tarihinin 21/12/2010, dava tarihinin 13.10.2014 tarihi olduğu, ıslah tarihinin ise 10.09.2019 olduğu anlaşılmaktadır. Meydana gelen kazada vefat edenin bulunmadığı, davacının taksirle yaralanmasından ötürü 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66/1-e maddelerinde öngörülen 8 yıllık ceza dava zamanaşımı süresine tabidir. 56. Islah tarihinde ıslah edilen tutar yönünden zamanaşımı definin değerlendirilmesinde, zamanaşımının başlangıcına ilişkin olarak tazminat yükümlüsünün öğrenilme tarihinin kaza tarihi olduğu, zararın öğrenilmesi bakımından hesaplama unsurlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda davacının çalışma gücü kaybının belirlenmesine ilişkin raporların tarihlerinin Mahkememiz kaldırma kararında hükme esas alınan raporun 02.01.2014 tarihli olduğu, Mahkememiz kaldırma kararından sonra alınan raporun ise 06.08.2025 tarihli olduğu görülmektedir. 57. Mahkememiz Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararına konu kararına karşı davacı yanca istinaf isteminde bulunulmadığı dikkate alındığında zamanaşımının değerlendirilmesinde davacının 02.01.2014 tarihli maluliyetin belirlenmesine ilişkin raporu benimsediğinin kabulü gerekmektedir. Zira TBK m. 50 hükmü uyarınca, hakimin zararı resen belirlemesi gerekmekte ise de; tarafların usuli kazanılmış haklarını ihlal edemez. Bu anlamda davacı, zararın hesaplanması unsurlarından olan ve zararın öğrenilmesi olarak değerlendirilebilecek maluliyetin belirlenmesini 02.01.2014 tarihinde alınan rapor ile öğrenmiş olduğunun kabulü gerekmektedir. Yani davacı istinaf yoluna başvurmayarak zararının % 22 maluliyet oranına göre hesaplanan tutar kadar olduğunu ve bu zararın mahiyetini en geç 02.01.2014 tarihli rapor ile öğrendiğini hukuken kabul etmiş olmaktadır. 58. Dolayısıyla, davalı .... Turizm'in ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı definin, ıslah tarihi ile kaldırma kararına konu Mahkememiz kararının esas aldığı 02.01.2014 tarihli maluliyet rapor arasındaki süre dikkate alınarak değerlendirilmesi usul hukukunun doğası gereğidir. Yukarıda da belirtildiği üzere ceza dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olarak kabul edildiği bu sürenin olay tarihinden itibaren hesaplanacağı, olay tarihinin 21.02.2010 olduğu, ıslah tarihi 10.09.2019 arasında 8 yıllık sürenin geçmiş olduğu, yine zararın öğrenilme tarihi olarak kabul edilen 02.01.2014 tarihi ile maluliyet rapor tarihi ile ıslah tarihi 10.09.2019 arasında da 2 yıllık sürenin dolmuş olduğu, anılan gerekçelerle davalı .... vekilinin zamanaşımı definin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. 59. Yargılama aşamasında; davalı ..... tarafından davacıya 31.03.2016 tarihinde 65.000,00.-TL (54.297,12 TL'si tazminat geri kalanı işlemiş faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti) ödediği, yapılan ödemeye ilişkin olarak davacı vekilinin 04.12.2019 tarihli duruşmadaki beyanında davalılar ... yönünden davanın konusuz kaldığını beyan ettiği görülmekle, bu davalılar yönünden davanın konusuz kaldığı kanaatine varılmıştır. 60. Dava öncesinde, sigorta şirketinin temerrüde düşürülmediği anlaşıdığından hesaplanan alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine; kazaya sebebiyet veren aracın ticari araç olduğu anlaşılmakla birlikte davacı vekilinin yasal faiz talep ettiği gözetilerek yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. 61. Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak; davacının davasının kısmen kabulüne dair Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararı gerekçesinde belirtilen diğer hususlar da dikkate alınarak aşağıdaki biçimde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, A- Davalı... Yönünden: 2-Adı geçen davalılar yönünden yapılan ödeme ve ibra nedeniyle davanın konusu kalmadığından, ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, B- Davalılar ... Mirasçıları ve Güvence Hesabı Yönünden: 3- Davanın KISMEN KABULÜ ile; a. Tedavi Gideri Tazminatı: Toplam 17.027,82.-TL tedavi gideri tazminatının davalı Güvence Hesabı yönünden (131.250,00.-TL tedavi gideri teminat tutarı ile sınırlı olarak) dava tarihi olan 13/10/2014 tarihinden itibaren, davalılar .... (100,00.-TL ile sınırlı olarak) ve ... mirasçıları yönünden kaza tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte sözkonusu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, b. Geç Mezuniyet Tazminatı: Toplam 15.340,41.-TL geçici iş göremezlik tazminatının; davalı Güvence Hesabı yönünden (131.250,00.-TL sakatlık teminat tutarı ile sınırlı olarak) dava tarihi olan 13/10/2014 tarihinden itibaren, davalılar..... (400,00.-TL ile sınırlı olarak) ve .... mirasçıları yönünden kaza tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte sözkonusu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c. Sürekli İş Göremezlik (Maluliyet) Tazminatı: Toplam 260.474,21.-TL sürekli iş göremezlik tazminatının; davalı Güvence Hesabı yönünden (131.250,00.-TL sakatlık teminat tutarı ile sınırlı olarak) dava tarihi olan 13/10/2014 tarihinden itibaren, davalılar A....(1.000,00.-TL ile sınırlı olarak) ve .... mirasçıları yönünden kaza tarihi olan 21/12/2010 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte sözkonusu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Karar ve İlam Harcı 5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 20.004,70 TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan 1.136,47 TL harcın düşümü ile arta kalan 18.868,23 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına (davalı Güvence Hesabı yönünden sorumluluğun 5.337,35.-TL; Davalı ...Şirketi yönünden sorumluluğun 732,00.-TL ile sınırlandırılmasına), 6-Mahkememizin 28.09.2021 tarihli Harç Tahsil Müzekkeresi ile tahsil edilen 7.829,22.-TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatırana iadesine, 7-Mahkememizin 04.11.2021 tarihli Harç Tahsil Müzekkeresi ile davalı ...Şirketi'nden fazla tahsil edilen 18.136,23‬.-TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatırana iadesine, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 8-Davacı tarafından kaldırma kararından önce ve sonra yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 3.532,6‬0.-TL, bilirkişi ücreti olarak 10.000,00.-TL yapılan toplam 13.532,60.-TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 11.908,68.-TL’nin davalılardan (davalı Güvence Hesabı yönünden sorumluluğun 7.829,22.-TL; Davalı ...Şirketi yönünden sorumluluğun 61,00.-TL ile sınırlandırılmasına), tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Vekalet Ücreti 10-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 46.854,79.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak (davalı Güvence Hesabı yönünden sorumluluğun 26.574,24.-TL; Davalı ...Şirketi yönünden sorumluluğun 1.500,00.-TL ile sınırlandırılmasına) davacı tarafa ödenmesine, 11-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 39.748,68‬.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 12-Davalı ...Hakkında dava konusuz kaldığından, bu davalılara yönelik davada davacı ve davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dair davacı vekilinin ve davalı .... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalılar yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/04/2026

...RONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/138, K. 2026/298, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-138-e-2026-298-k-f9f54310f90c