İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/662 E. 2026/638 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/662
Karar No
2026/638
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/662 Esas KARAR NO : 2026/638

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 28/03/2024 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... numaralı dolar hesabına ... günü 168.537,69 USD ve 17.11.2023 17.500,00 USD tutarında ödeme gerçekleştirildiğini, aynı gün öğleden önce sabah saatlerinde müvekkili şirketi ... numaralı veya ... numaralı sabit hatlı telefonlarından birinden arandığını, kendilerini ... çalışanı ... olarak tanıtan kişilerin müvekkili şirketin çalışanı ... ile görüştüklerini, şirket çalışanı ...'ya ... Bankasının artık tüm işlemlerinin mobil bankacılık hizmeti üzerinden yapılacağını artık başka bir sistemin kullanılamayacağını, zorunlu olarak mobil bankacılık hizmetine geçileceğini ve bu sebeple firmaları adına cihaz tanımlanacağının bildirildiğini, ...'nın da 17.11.2023 günü mobil uygulamayı indirdiğini, şüphelilerin yine müvekkili şirketi bu kere 20.11.2023 tarihinde arayarak ... numaralı veya... numaralı telefondan birinden arayarak ... beyi istediklerini, yine cihaz tanımlaması için aradıklarını söylediklerini, ...'ya uygulamaya girerek cihazın tanımlanmasına onay vermesinin söylendiğini ve bu onayın mobil bankacılık üzerinden sağlanamadığını, bunun üzerine dolayısıyla ...'ün gerçek hattı olan çağrı merkezinden arayarak onay verilmesi halinde firmalarınca bugüne kadar yapılan bankacılık işlemlerindeki masrafların firmalarına iade edileceğinin söylendiğini, akabinde ...'nın müvekkili şirketin Muhasebe Müdürü ...'e bankaca masraf iadesi yapılacağının söylendiğini ve bunun üzerine ...'in ... Bankası ... Şubesi müşteri temsilcisi ...'ı ... numaralı telefondan bilgiyi teyit etmek için aradığını ancak ... tarafından toplantıda olduğu mesajı gönderilerek bilgi taleplerinin yerine getirilmediğini, daha sonra da müvekkili şirketle iletişime geçilmediğini, daha sonra 23.11.2023 günü yine sabit hattan arayarak müvekkili şirket için cihazın tanımlandığı,10 dk içinde aktif olacağını; bu aktivasyon ile daha evvelki bankacılık işlemlerinden kaynaklanan masrafların müvekkili şirkete iade olunacağı bilgisinin verildiğini ve görüşmenin sonlandırıldığını, bahsi geçen süreden sonra, internet bankacılığı kullanılmaya çalışıldığını, ancak müvekkili şirketin hattına mesaj gelmediğini, olayla bağlantısı olup olmadığı bilinmemekle beraber; aynı gün ...numaralı hattın kapatıldığının fark edildiğini, ... ile iletişime geçilerek konunun görüşüldüğü ve ...kayıt numaraları ile çözüm taleplerini değerlendirmeye aldıklarını bildirdiklerini, hattın tekrar aktif hale gelmesi ile beraber, internet bankacılığı sistemine girildiğini ve müvekkili şirketin ... Bankası A.Ş. Nezdindeki hesapların internet üzerinden görüntülenmesi üzerine 23.11.2023 günü ... numaralı dolar hesabındaki toplam 186.038,29 USD tutarındaki bakiyesinin 15.988,00 USD tutarlık kısmı daha sonra TL'ye çevirilmek sureti ile peş peşe ve sıralı ve hızlı işlemlerle ..., ...,..., ... ..., ... isimli kişilere müvekkilin bilgisi ve izni olmaksızın aktarılarak tamamen boşaltıldığını, yine TL'ye çevrilince 458.311,68 TL tutarındaki para da peş peşe 12 adet sıralı işlemlerle ilk tutarı 250.000,00 TL olmak üzere çoğunluğu 20.000 TL'lik parça parça aktarımların 11 tanesi... isimli kişiye bir tanesi ... isimli kişiye olmak üzere aktarılmış olduğu ve son olarak da ... numaralı Türk Lirası hesabından 21.000,00 TL ... hesabına aktarılarak müvekkilinin hesabının boşaltılmış olduğunun tespit edildiğini, bu husus öğrenilir öğrenilmez müvekkil şirket vekaleten imza yetkililerinden ...davalı taraf ... Şube Müdürünü aramış ise de bu iletişime de yanıt alamamış ve toplantıda olunduğu gerekçesi ile görüşme gerçekleştirilemediğini, akabinde bu husus bankaya bildirildiğini ve bilgi verilmesi hususunda yine olayın vuku bulduğu tarih olan 23.11.2023 tarihinde davalı tarafın kep adresine paranın iadesi ve suistimal birimine gönderilerek gerekli bilgilerin müvekkili şirketle paylaşılması hususunda bankaya başvurulduğunu, ancak hem para iadesi talebinin reddolunduğunu hem de suistimal birimince yapılan incelemeye dair log kaydı, konum bilgisi gibi hususlara ilişkin taraflarıyla bir belge paylaşılmaksızın bankanın sorumlu olmadığına ilişkin yazı verilerek sadece hesap hareketlerine ilişkin dokümanın müvekkili şirkete verildiğini, müvekkili şirketin davalı banka ile akdedilmiş bulunana mevduat hesabı sözleşmesinin akdedildiği günden bu güne hiçbir zaman mobil bankacılık ve/veya internet bankacılığı sistemi üzerinden eft ve/veya havale işlemi gerçekleştirmediğini, müvekkili şirketin tüm para transferi işlemlerini ıslak imzalı talimatla gerçekleştirmekte olduğunu, bu hususun davalı bankaca da sabit olduğunu, yine ilgili banka çalışanı ...'un 2023 yılı Şubat ayı içerisinde müvekkili şirketin imza yetkililerinden ...'ın kimlik bilgilerini kullanmak ve imzasını taklit etmek suretiyle dava dışı ... A.ş. nezdinde yatırım hesabı açtırarak döviz hesabındaki parayı kullanarak hisse satın aldığını, söz konusu kayıp bedelin bir kısmının İnvest şirketi tarafından tahvillerin satılması yoluyla tazmin edildiğini bir kısmının da banka tarafından tazmin edildiğini, bu noktada müvekkili tarafların mağdur olmaması için ve banka ile uzun yıllardır yaptığı çalışmayı gözeterek herhangi bir şekilde davalı bankanın ticari itibar kaybına uğramasına sebebiyet verebilecek girişimlerden imtina ettiğini, yaklaşık 8 ay içinde aynı ve/veya bağlı kişilere yönelik aynı banka üzerinden rıza hilafına kayıp yaratan olayların vuku bulması hayatın olağan akışına pek de uygun olmadığını, kendi kredi kartlarını kullanırken dahi, olağandan fazla harcama yapıldığında bankaların tek taraflı bloke işlemi uyguladığını, böylesine yüklü ve peş peşe işlem gerçekleştirilirken herhangi bir önlem alınmamasının bankanın açık bir şekilde ihmalkar davrandığını gösterdiğini belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, alacaklarının tamamına ilişkin olarak davalının menkul, gayrimenkul bilcümle malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulması taleplerinin kabulü ile davalı bankanın yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi hasebiyle müvekkilinin rızası hilafına mevduat hesabından yapılan eft ve havale işlemlerinin karşılığı olan 186.038,29 Dolar ve 21.000,00 TL'nin daha sonra artırılmak üzere şimdilik 315 USD (daha sonra artırılmak üzere)'lik kısmının olayın vuku bulduğu 23.11.23 tarihinden itibaren USD mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile aynen tahsile karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada, dava dilekçesinde davacının talepleri zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımına uğradıktan sonra dava açıldığını, öncelikle davanın zamanaşımı süresi dolmasından sonra açıldığı dikkate alındığında müvekkilim banka yönünden reddine karar verilmesini, davacı şirket yetkilisi basiretli bir tacir gibi koruması gereken kişisel ve bankacılık bilgilerini telefonda tanımadığı şahıslara verdiğini açıkça ikrar ettiğini, davacı şirket yetkilisinin kusurlu hareketleri ile tüm gerçekleşen işlemlere sebep olduktan sonra müvekkili bankadan talepte bulunmasının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, ayrıca davacı tarafın bir takım asılsız iddialarla da müvekkili bankada güvenlik açığı olduğunu iddia etmekte ise de müvekkili banka internet ve mobil bankacılık sistemleri mevzuata uygun şekilde kurulduğunu, davacı şirket yetkilisinin aslında telefonda verdiği bilgiler ile farklı bir cihaza mobil şube işlem kurulumu yapılmasını sağladığını, davacı şirket yetkilisinin farklı bir cihaza mobil şube aktivasyonu yapılması için müvekkil banka çağrı merkezini arayarak mobil aktivasyona onay verdiğini, ancak davacı şirket yetkilisinin kötü niyetli olarak müvekkili bankadan menfaat sağlamak için kişisel ve bankacılık bilgilerini telefonda tanımadığı kişilere verdiğini akabinde davacı şirketin mobil şube işlem kurulumunun yapılması için onay verdiğini gizlediğini, huzurdaki davada, müvekkili bankanın sisteminde veya kanallarında hiçbir güvenlik açığı bulunmadığını, müvekkili bankanın sisteminden alınan SMS Raporu, Login Detay Raporu, Log Kayıtları incelendiğinde, müvekkil bankanın bütün güvenlik mekanizmasını sağladığının görüldüğünü, davacının tüm bilgilerini sosyal mühendislik yoluyla telefonda tanımadığı kişilere kendi eliyle vermiş, hatta IVR aramasını dahi kendisinin yaptığını, davacının dava dilekçesindeki tüm iddiaları gibi bu iddialarının da mesnetsiz olduğunu belirterek, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ...cevap dilekçesinde ve özetle; Müvekkiline ihbarın zamanında yapılmadığını, dava açıldıktan yaklaşık 3 ay sonra kendisine dava ve cevap dilekçesinin tebliğ edildiğini, savunma haklarının kısıtlandığını, söz konusu davaya konu olan olayda müvekkilinin bir bağlantısı bulunmadığını, rücu ilişkisinin söz konusu olmadığını, ihbarın yapılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının olaya ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... soruşturma numaralı dosyarır açıldığını, dava konusu işlemlerin, tamamen davacının kusurlu eylemleri sonucunda gerçekleştiğini, kişisel bilgilerinin kötüniyetli kişilerin eline geçmesi ve bu bilgiler kullanılarak sisteme girilmek suretiyle gerçekleşen zararın oluşmasında davacının tek kusurlu olduğunu, davacının dava dilekçesindeki tüm iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; davacı tarafın cep telefonuna mobil bankacılık sisteminin kurulması ve bundan sonraki süreçte davacı hesabından farklı hesaplara para çıkışına ilişkin taraflar arasındaki bankacılık sözleşmeleri de dikkate alınarak davalı tarafın, davacı tarafa bilgi verme sorumluluğunun, işlem güvenliğinin, gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığının, özen yükümlülüğünün, güvenlik zaafiyetinin olup olmadığı, davacı tarafın alması gereken güvenlik tedbiri yada önlem olup olmadığı işlemlere ilişkin sms, ip port, log ve mobil bilgilerde incelenerek, tarafların kusur durumlarına göre talep edilen alacak davasıdır. Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının tek ve çift olarak ayrılarak ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Mahkememiz arasında paylaştırılmasına karar verilmiş olmakla, ilgili HSK kararı gereğince 09/07/2026 tarihinde Mahkememiz ile ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında yapılan protokol gereği ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesin'nin çift dosyalarının Mahkememize devrine karar verilmiş olduğu ve ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası mahkememizin ...Esas sırasına kayıt edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Taraflarca gösterilen delilen toplanmış, Hesap Özeti, EFT Havale Raporu, IVR Genel Raporu, Login Detay Raporu, Jurnal Raporu, Genel Kredi Sözleşmesi, banka kayıtları, açma kapama kayıtları dosya arasına alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Kapatılan ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tanzim olunan ara karar ile, dosyanın bir bankacı bir bilgisayar mühendisi bilirkişi heyetine tevdii ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında tespit edilen uyuşmazlık konusu olan, Davacı tarafın cep telefonuna mobil bankacılık sisteminin kurulması ve bundan sonraki süreçte davacı hesabından farklı hesaplara para çıkışına ilişkin taraflar arasındaki bankacılık sözleşmeleri de dikkate alınarak davalı tarafın, davacı tarafa bilgi verme sorumluluğunun, işlem güvenliğinin, gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığının, özen yükümlülüğünün, güvenlik zafiyetinin olup olmadığı, davacı tarafın alması gereken güvenlik tedbiri yada önlem olup olmadığı işlemlere ilişkin Sms, İp Port, Log ve Mobil bilgilerde incelenmek, tarafların kusur durumları ile davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının USD olarak hesaplanması hususunda hazırlanan 08/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı Bankanın ... tarihli ve ... Sayılı Resmi Gazetede yer alan Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte yer alan güvenlik önlemlerine ilişkin görüşlerinin; farklı cep telefonları ve farklı GSM operatörleri ile giriş yapıldığı tespit edildiği, sisteme kayıtlı telefon haricinde diğer cep telefonları ile işlem yapılmasına dair davacıdan alınan herhangi bir talimat veya onay dosya içerisinde ve yerinde yapılan incelemede görülemediği, taraflarca imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde davacının sisteme kayıtlı telefonu üzerinden şifre ile yapılan bütün iş ve işlemlerin davacı tarafından yapılmış sayılacağının kabul edildiği, davacının bilgisi dışında hesabından çıkışı olduğu belirttiği tutarların USD karşılığının toplam 186.770,58 USD olduğunun hesaplandığı, davacının bankacılık sistemine kayıtlı telefon ve davalı banka tarafından sunulan CD'lerde yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre işlemlerin farklı cep telefonu ve GSM Operatörleri ile gerçekleştirildiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dosya içerisinde fiziki yer alan belgeler ile Uyap sisteminden kayıtlı yazı cevap ekleri, telefon üzerindeki inceleme, dosyaya sunulan CD'ler, dosyada daha önce alınan raporlar icerikleri, tarafların rapora karsı beyan ve itirazları birlikte değerlendirilmek suretiyle denetime elverişli olacak şekilde; davacı tarafın cep telefonuna mobil bankacılık sisteminin kurulması ve bundan sonraki süreçte davacı hesabından farklı hesaplara para çıkışına ilişkin taraflar arasındaki bankacılık sözleşmeleri de dikkate alınarak davalı tarafın, davacı tarafa bilgi verme sorumluluğunun, işlem güvenliğinin, gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığının, özen yükümlülüğünün, güvenlik zaafiyetinin - olup olmadığı, davacı tarafın alması gereken güvenlik tedbiri yada önlem olup olmadığı işlemlere ilişkin sms, ip port, log ve mobil bilgilerde incelenerek, tarafların kusur durumları ile davacının davalıdan talep edebileceği alacak USD ve TL miktarının hesaplanmasına ilişkin” tarafların beyan ve itirazlarının da değerlendirildiği ek rapor tanzimi için son heyet tarafından hazırlanan 04/05/2026 tarihli ek raporda; 08.09.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda belirtilen, Davacının bilgisi dışında hesabından art arta çıkışların olduğu toplam karşılığının 186.770,58 USD olduğu iş bu hesaptan çıkışların rakamsal büyüklüğü dikkate alındığında davalı bankanın müşterisinden hem SMS hem de rakamın yabancı para birimi ile miktarın büyüklüğü dikkate alındığında teyit almasının gerekli olduğu, davacının bankada kayıtlı GSM hattının davalı banka tarafından sunulan CD ve dokümanlarla değerlendirilmesine göre işlemlerin farklı telefon markaları ve farklı GSM Operatörleri ile gerçekleştirildiği iş bu telefonların davalı banka bilgi sisteminde kayıtlı olmadığı, bankacılık işlerinde davacım bankada kayıtlı ... numarasının kayıtlı olduğu bu telefona dava konusu işlemlerle ilgili SMS gönderilmediği ve teyit alınmadığı bildirilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Bilindiği üzere bankalar, kendilerine yatırılan paraları mevduat sahiplerine istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Buna göre mevduat, ödünç ile (TBK madde 386) usulsüz tevdi (TBK madde 570) sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK'nın 386. maddesi uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları ile kabul edildiği üzere, TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için, saklayanın bu parayı kendi yararına kullanabileceğinden hareketle, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğindedir. Mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmekte olup, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Niteliği gereği bir güven kurumu olan bankalar, TBK'nın 115. maddesi gereğince hafif kusurlarından dahi sorumludur. İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan ve diğer yatırım araçlarından güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır. (Yargıtay 11. H.D'nin 10/01/2018 tarihli ... Esas-...Karar sayılı, 13/05/2013 tarihli ... Esas -... Karar sayılı ve 16/12/2014 tarihli ... Esas -...karar sayılı ilamları). İnternet veya telefon bankacılığını müşterilerine özendiren davalı bankanın kendisine emanet edilen mevduatı koruma yükümlülüğü gereğince; internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapının sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır. (Y. 11. HD 09.09.2019 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı ilamı). İnternet bankacılığı ile yapılan işlemlerde şubeden yapılan işlemlerde olduğu gibi mevduat banka kontrol ve sorumluluğundadır. İnternet ve telefon bankacılığı işlemleri bakımından uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, hiç kuşkusuz güvenlik sorunu olup, banka hesaplarındaki paraların, müşterilere ait özel bilgiler kullanılarak üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarılmasıdır. Bu sorun hem bankalar hem de müşteriler açısından önemli riskler oluşturmaktadır. Güvenli bir internet ve telefon bankacılığı hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır. Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir. Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir. İnternet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir. Somut olayda, davacının davalı ... Bankası A.Ş.'nin ... Şubesi ... müşteri numaralı müşterisi olduğu, davalı banka nezdinde ... numaralı dolar hesabı ve ... Türk Lirası hesapları bulunduğu, davacı tarafça, 17.11.2023 tarihinde müvekkili şirketin ... numaralı veya... numaralı sabit hatlı telefonlarından birinden aranarak kendilerini ... çalışanı ... olarak tanıtan kişilerin müvekkili şirket çalışanı ... ile görüştükleri, söz konusu kişilerin müvekkili şirket çalışanı ...'ya ... Bankasının artık tüm işlemlerinin mobil bankacılık hizmeti üzerinden yapılacağını artık başka bir sistemin kullanılamayacağını, zorunlu olarak mobil bankacılık hizmetine geçileceğini ve bu sebeple firma adına cihaz tanımlanacağını bildirerek mobil bankacılık uygulaması indirilmesini istediklerini, ...'nın da 17.11.2023 günü mobil uygulamayı ...numaralı hattın takılı olduğu telefona ...'a girerek, ... mobil bankacılık uygulaması indirdiği ve şüpheliler tarafından cihaz tanımlanmaya çalışıldığını, bu esnada cihaz tanımlanamadığından işlem uzadığı için ...'nın işleri olduğunu söyleyerek, daha sonra aramalarını istediğini, şüphelilerin bu kere 23.11.2023 tarihinde yine cihaz tanımlaması için aradıklarını söyledikleri, ...'ya müvekkili şirket için cihazın tanımlandığı,10 dk içinde aktif olacağı, bu aktivasyon ile daha evvelki bankacılık işlemlerinden kaynaklanan masrafların müvekkili şirkete iade olunacağı bilgisi verildiğini ve görüşmenin sonlandırıldığını, bahsi geçen süreden sonra, internet bankacılığının kullanılmaya çalışıldığını ancak müvekkili şirket hattına mesaj gelmediğini, hattın tekrar aktif hale gelmesi ile beraber, internet bankacılığı sistemine girildiğini ve müvekkili şirketin ... Bankası A.Ş. Nezdindeki hesapların internet üzerinden görüntülenmesi üzerine 23.11.2023 günü ... numaralı dolar hesabındaki toplam 186.038,29 USD tutarındaki bakiyesinin 15.988,00 USD tutarlık kısmı daha sonra TL'ye çevirilmek sureti ile peş peşe ve sıralı ve hızlı işlemlerle ..., ....,...,....,..., ...isimli kişilere müvekkilinin bilgisi ve izni olmaksızın aktarılarak tamamen boşaltıldığını, yine TL'ye çevrilince 458.311,68 TL tutarındaki paranın da peş peşe 12 adet sıralı işlemlerle ilk tutarı 250.000,00 TL olmak üzere çoğunluğu 20.000 TL'lik parça parça aktarımların 11 tanesi ... isimli kişiye bir tanesi ... isimli kişiye olmak üzere aktarılmış olduğu ve son olarak da ... numaralı Türk Lirası hesabından 21.000,00 TL ...hesabına aktarılarak müvekkilinin hesabının boşaltılmış olduğunu, müvekkili şirketin davalı banka ile akdedilmiş bulunan mevduat hesabı sözleşmesinin akdedildiği günden bu güne hiçbir zaman mobil bankacılık ve/veya internet bankacılığı sistemi üzerinden eft ve/veya havale işlemi gerçekleştirmediği, müvekkili şirketin tüm para transferi işlemlerini ıslak imzalı talimatla gerçekleştirdiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin rızası hilafına gerçekleştirilen işlemin müşteri desenine uymadığının aşikar olduğunu, davalı bankanın dikkat ve özen yükümlülüğünün objektif özen yükümlülüğünün çok daha üzerinde bir çabayı gerektirtiği, böylesine yüklü ve peş peşe işlem gerçekleştirilirken herhangi bir önlem alınmamasının bankanın açık bir şekilde ihmalkar davrandığını gösterdiğinin ileri sürüldüğü, davalı bankaca ise genel hatları ile davacının kendi ikrarı ile bilgilerini üçüncü kişilerle paylaştığını, işlemlerin mobil onayları alındıktan sonra gerçekleştirildiği, herhangi bir kusurun bulunmadığı savunmasında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce, çözümü uzmanlığı ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle aşamalarda bankacı bilirkişilerden ve yazılım uzmanı bilirkişiden kök ve birden fazla ek raporlar alınmıştır. Bilirkişi kurulu tarafından, bankaların online bankacılık ile ilgili hususlardaki sorumlulukları, almaları gereken asgari önlemlerin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ ile belirlendiği, bu tebliğin; “Kimlik doğrulama”” başlıklı 27 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki “(4) Müşterilere uygulanan kimlik doğrulama mekanizması birbirinden bağımsız en az iki bileşenden oluşur. Bu iki bileşen; müşterinin "bildiği", müşterinin "sahip olduğu" veya müşterinin "biyometrik bir karakteristiği olan" unsur sınıflarından farklı ikisine ait olmak üzere seçilir. Müşterinin "bildiği" unsur olarak parola/değişken parola bilgisi gibi bileşenler, "sahip olduğu" unsur olarak tek kullanımlık parola üretim cihazı, kısa mesaj servisi ile sağlanan tek kullanımlık parola gibi bileşenler kullanılabilir. Bileşenler tamamen müşterinin şahsına özgü olmalı ve bunlar sunulmadan kimlik doğrulama gerçekleştirilememeli, hizmetlere erişim sağlanamamalıdır.” hükmü ile uygun kimlik doğrulama için iki farklı tipte bileşen kullanılması gerektiği, “Güvenlik kontrol sürecinin tesis edilmesi ve yönetilmesi” başlıklı 26. Maddesindeki “(2) Banka, internet bankacılığı faaliyetleri kapsamında gerçekleşen sıra dışı ve şüpheli işlemleri tespit etmek için takip mekanizmaları kurar.” hükmü ile elektronik bankacılık hizmetleri kapsamında gerçekleşen sıra dışı ve şüpheli işlemleri tespit etmeye ve bunları önlemeye yönelik olarak işlemlerin takip edilmesi gerektiğinin ortaya konduğu, aynı tebliğin 27. Maddesinin birinci fıkrasında ise risk değerlendirmesi yaparken asgari olarak a) Müşteri tipi, b) Müşteriye sunulan işlemsel olanaklar, c) Banka ile müşteri arasında paylaşılan bilgilerin hassasiyeti, ç) Kullanılan iletişim alt yapısı ve d) İşlem hacmi hususlarının sayıldığı, bu hükümlerde herhangi bir istisna yer almadığı gibi SMS ile gönderilen şifrelerle işlem yapılması ya da işlemlerin onaylanmış (mobil aktivasyon işlemi tamamlanmış) cihaz/uygulama ile gerçekleştirilmesinin bankaları işlemleri sıra dışı ve şüpheli olup olmadıkları açısından izleme yükümlülüğünden kurtarmadığı, banka müşterilerinin bankacılık bilgileri ve şifrelerinin güvenliğini/gizliliğini sağlayamamaları şeklindeki kusurlarını, bankaların var olabilecek mütefarik kusurlarını ortadan kaldırmadığı, çünkü bankaların müşterilerden çok daha fazla dolandırıcılık olayları hakkında bilgi sahibi ve tedbirli olarak, bazı işlemlerin dolandırıcılarca ele geçirilen bankacılık bilgileri ve şifrelerle gerçekleştirilebilme ihtimalini göz ardı etmeden olağan dışı ve şüpheli işlemleri takip ederek en azından bazı dolandırıcılık olaylarını gerçekleşmeden durdurmaya yönelik güvenlik süreçleri uygulamalarının mümkün ve gerekli olduğu değerlendirildiği, bankacılık sektöründe banka müşterilerinin rutin işlemlerine dayanarak rutin işlemleri ile uyumlu olmayan işlemlerin riskli işlem olarak belirlendiği, örneğin daha önce hep düşük meblağlı işlemler yapan bir müşterinin nispeten yüksek meblağlı işlemler yapması, daha önce hiç internet/mobil bankacılıkla işlem yapmayan bir müşterinin internet bankacılığı ile özellikle önceki transferlerine göre yüksek meblağlı işlemler yapması, yurtdışı firmalardan alışveriş yapmamış müşterinin böyle bir işlem gerçekleştirmesinin riskli işlemler olduğu, benzer şekilde hayatın olağan akışına aykırı olarak gece geç saatlerde işlem yapılması, işlemlerin peş peşe gerçekleştirilmesinin riskli olarak değerlendirilebilecek durumlar olduğu, özen kurumu olan davalı bankanın müşterilerden çok daha fazla dolandırıcılık olayları hakkında bilgi sahibi ve tedbirli olarak riskli işlemlerin varlığında, önleyici ve etkin aksiyon almasının beklendiği, tespitlerine yer verilmiştir. Somut olayda, davacının yukarıda detaylıca özetlenen işlemleri yönünden yapılan değerlendirmede, davacının davalı bankada kayıtlı GSM Numara Operatörü ... iken 22.11.2022 tarih ve Saat 22:27:22 de ... GSM operatörüne kayıtlı cep telefonu ile işlem yapıldığı, Davalı ile davacı firma arasında herhangi bir e-mail yazışması bulunmadığı, davacının telefonuna davalı firmanın ... aplikasyonun kurulumunun yapıldığı fakat aplikasyon ile herhangi bir işlem yapılmadığının tespit edildiği, davacının bankada kayıtlı telefonuna ... aplikasyonun kurulumundan sonra aktif edilmesi gereken doğrulama SMS'ine rastlanmadığı, yapılan işlemlerin farklı bölgelerdeki IP ve PORTLAR üzerinden yapıldığı, davacının sisteme kayıtlı telefon haricinde diğer cep telefonları ile işlem yapılmasına dair davacıdan alınan herhangi bir talimat veya onay dosya içerisinde ve yerinde yapılan incelemede görülemediği, yapılan işlemlerin sık aralıklarla ve birden fazla hesaba yapıldığı, davacının daha önce mobil bankacılık uygulaması kullanmadığı, havale edilen tutaların yüksek miktarlı tutarlar olduğu, yapılan işlemlerde sıra dışı ve şüpheli durum bulunursa bankanın aksiyon alması, ilave güvenlik süreci işletmesi gerektiği, bankaların olağan dışı durum, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit ederek aksiyon aldığı durumlarda ise alınan aksiyonun önleyici ve etkin olmaması durumunda bankanın müşterisinin zararından sorumluluğu doğduğu, bu nedenle davalı tarafça işlemler için gerekli onayların alındığına dair somut delil sunulamadığı da değerlendirildiğinde meydana gelen zarardan davalı bankanın kusurlu olduğu kanaatine varılmış, davacının bilgisi dışında hesabından havale edilen 186.038,29 USD ve 21.000 TL yönünden davanın kabulüne, 186.038,29 USD'nin 315 USD'sine dava tarihinden 185.723,29 USD'sine ıslah tarihi olan 23/06/2026 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 21.000 TL'nin, dava dilekçesinde harcın yatırılmayıp ıslah ile harcın ikmal edildiği gözetilerek ıslah tarihi olan 23/06/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Kabulüne, 2-186.038,29 USD'nin 315 USD'sine dava tarihinden 185.723,29 USD'sine ıslah tarihi olan 23/06/2026 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-21.000 TL'nin ıslah tarihi olan 23/06/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 589.669,09-TL nispi karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harç ile 148.000,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 148.427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 441.241,49-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 148.000,00-TL ıslah harcı, 23.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.450,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 173.305,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 941.612,57-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/09/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/662, K. 2026/638, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-662-e-2026-638-k-a4bc1e2b0aa0