Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2332 E. 2026/1071 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2332
Karar No
2026/1071
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2332 KARAR NO : 2026/1071

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/07/2022 (Dava) - 21/09/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/1103 Esas - 2023/647 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 10/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 10/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1103 Esas-2023/647 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Milas İcra Dairesi'nin 2022/2496 sayılı icra dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu icra takibi yapıldığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, icra takibine konu senedin müvekkili tarafından dava dışı ....’a teminat amaçlı olarak verildiğini, ....ile oğlu....'ın Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/362 Esas-2020/399 Karar sayılı ilamı ile tefecilik suçundan yargılandığını ve mahkum edildiğini, bu kararın İzmir BAM 10. Ceza Dairesi'nin 2021/1637 Esas-2021/2350 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiğini, ceza dosyasında müvekkilinin de mağdur sıfatı ile ifade verdiğini, müvekkilinin teminat olarak verdiği senet ....’ın uhdesinde iken, şahsın 17/02/2022 yılında vefat ettiğini, müvekkilinin, icra takibinde alacaklı olarak görünen ... isimli şahsı hayatı boyunca görmediğini, bu şahısla ne alışveriş ne de başkaca bir borç ilişkisine girmediğini, kaldı ki senedi teminat olarak verdiği ....’a da borcu bulunmadığını, senedin bedelsiz bir senet olduğunu, senedin ....’ın vefatından sonra oğlu .... tarafından alacaklı görünen şahsa verildiği kanaatinde olduklarını, müvekkili tarafından alacaklı görünen ... ve bunun yanısıra ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, senedin lehdar ve vade kısmının sonradan doldurulduğunu, senet metnine bakıldığında bu hususun apaçık görüleceğini, bu durumun senedin haksız kazanç sağlama ve insanları dolandırma amaçlı olarak kullanıldığının ispatı olduğunu, davanın hukuki niteliğinin bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olduğunu, bedelsizlik iddiasının 6102 sayılı TTK md. 687 anlamında bir kişisel def’i olduğunu, dayanağının sebepsiz zenginleşme olduğunu, davanın kambiyo senedi hukukuna tabi olmadığını, burada uyuşmazlığın taraflar arasındaki temel borç ilişkisi ile ilgili olduğunu, somut olayda, takibe konu senedin ne şekilde alacaklı görünen şahsa verildiği veyahut alacaklı görünen şahsın senedi ne şekilde ihdas ettiğinin belirli olmadığını, borçlu ile lehtar hiçbir şekilde birbirini tanımamakta olup aralarında hukuki bir ilişki bulunmadığını, söz konusu senedin suça konu olmuş bir senet olduğunu, bununla ilgili ceza dava dosyalarının kesinleştiğini belirterek, dosyasın durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve Milas İcra Dairesi'nin 2022/2496 sayılı dosyasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tebligatın asile yapılmasından dolayı usulsüz olduğunun açık olduğunu, işbu sebepten dolayı cevap sürelerinin vekaletnameyi sundukları gün başladığının kabulü ile cevap dilekçelerini süresinde sunduklarını, davacı tarafın tüm iddialarına karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının borçtan kurtulmak için daha önceden husumetli olduğu iki kişinin ismini kullandığını ve bu konuda mahkemenin dikkatini, bahsettikleri ceza dosyasına çekmek istediğini, ancak müvekkilinin bu iki şahsı hiç bir şekilde tanımamakta olup ilgili ceza dosyasının huzurdaki davayla uzaktan yakından ilgisi olmasının mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde imzaya hiç bir şekilde itiraz etmemekte olup senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiğini, ancak buna ilişkin en ufak bir delil dahi sunmadığını, senede karşı senetle ispat kuralı gereği bir senedin teminat senedi olduğu iddiasının ancak yine bir senetle ispat edilmesi gerektiğini, takip konusu senedin teminat senedi olmadığını, davacının borcu ödememek için veya en azından zaman kazanmak için huzurdaki davayı ikame ettiğini, kambiyo senetleri mücerret olup, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalktığını, eğer borçlu taraf borçlu olmadığını iddia ediyorsa bu durumda senede karşı senetle ispat yükümlülüğü gereği senetten kaynaklı borcu ödediğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, dosyada davacının soyut beyanlarından başkaca hiç bir delil bulunmadığını beyanla, davanın reddi ile, kötü niyetli davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "...Tüm dosya kapsamından; davacının dava öncesi ödeme iddiasının olmadığı ve imzayı inkar etmediği, bononun teminat bonosu olduğuna veya senedin sonradan doldurulduğuna dair yazılı bir delil ibraz etmediği, açıkça yemin deliline dayanmadığı görülmekle, bu nedenlerle davacının davaya konu bononun teminat amacıyla ve bedelsiz verildiğini, davalının alacaklı kısmına kendi ismini yazarak ya da yazdırarak anlaşmalı bir şekilde senedin ele geçirdiği iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerektiği, somut olayda mahkemenin 26/09/2022 tarihli ara kararı ile, 2004 sayılı İİK'nın 72/3. maddesi gereğince icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi ile ilgili ihtiyati tedbir konulduğu, davacı tarafından nakdi teminat yatırıldığından ara kararın uygulandığı anlaşıldığından 2004 sayılı İİK'nın 72/4. maddesi gereğince dava değeri olan 60.000,00 TL'nin %20'si oranına tekebül eden tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmekle, sonuç olarak; DAVANIN REDDİNE, İİK 72/4 gereği davaya konu miktar olan 60.000,00 TL' nin %20' sine tekabül eden tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine...." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından; "...Kararın hatalı olup yerinde de olmadığını, dava dosyası incelenecek olduğunda; ispata yönelik delillerinin bulunduğu, lakin dikkate alınmadığı görülecek olup işbu nedenle verilen kararın hatalı olduğunu, davaya konu senedin müvekkili tarafından ...’a teminat amaçlı verildiğini, sonrasında bu kişinin tefecilik suçundan yargılanarak Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesince 5 yıl hapse mahkûm edildiğini ve kararın kesinleştiğini, ceza dosyasında müvekkilinin mağdur sıfatı ile yer aldığını, senet ....’ın uhdesinde iken bu şahsın 17.02.2022' de vefat ettiğini, müvekkilinin senedin icra takibine koyulmasından sonra şikayetçi olduğunu, davalı tarafından Samandıra Şehit Rıza Yıldız Polis Merkezi Amirliği’nde verilen ifadede; '…Ortak arkadaşlarımız aracılığıyla kendisiyle samimi arkadaş olduk. ...’ın beni tanımadığını söylemesi tamamen yalandır. Yaklaşık 4 sene önce ... benden borç para istedi. Ben de kendisine senet karşılığında bu parayı verebileceğimi söyledim. Kendisi de kabul etti. 60.000 TL parayı ...’a Muğla Milas’ta elden verdim…' şeklinde beyanda bulunduğunu, hiçbir geliri olmayan, işsiz bir insanın 2018 yılında 60.000 TL gibi yüksek bir meblağı nakit olarak elden borç vermesinin hayatın akışına ters olduğunu, bu hususun dahi davalının kötü niyetli ve dava konusu senedi hukuka aykırı ele geçirdiğinin açık bir ispatı olduğunu, davalının davacı ile bir tane dahi ortak arkadaşının ismini verememesi, davacı ile bugüne kadar bir kere dahi gerek yüz yüze gerekse telefonla iletişim kurmaması hususlarının, davalının beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu gösterdiğini, dava konusu senedin aynı zamanda suça konu bir senet olduğunu, mahkemece tanıklarının dinlenmemesi, Milas CBS'nın 2022/8230 soruşturma numaralı dosyasının neticesinin beklenmemesi, senedin sonradan doldurulduğuna dair bilirkişi incelemesi taleplerinin ve davalının isticvap edilmesi taleplerinin reddedilmesi hususları da değerlendirildiğinde eksik araştırma ile davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bonoya dayalı menfi tespit ve takibin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı taraf, davaya ve takibe konu bononun teminat amaçlı olarak dava dışı ....'a verildiğini, ....'ın senet uhdesinde iken vefatı sonrası senedin oğlu ...'a geçtiğini ve ondan da davalıya geçtiğini düşündüklerini, zira, davacının davalıyı hiç tanımadığını, ayrıca ....ve oğlu ....'ın tefecilik suçundan hapis cezasına mahkum edildiklerini, davalının müvekkili aleyhine takibe koyduğu senedin suça konu olduğunu, davacının ne tefecilik suçundan ceza alan şahıslara ne de davalıya bir borcunun olmadığını, ayrıca senetteki lehdar ve vade kısmının sonradan doldurulduğunu iddia ettiği, davalı tarafın ise; senedin mücerret olup ispat yükünün davacıda olduğunu, yazılı delil ibraz etmesi gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini beyanla, davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın talebi üzerine icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verilip uygulandığı, bu kapsamda yargılama sırasında davacının icra dosyasındaki borcu icra baskısı altında ödemiş olduğu ve davanın istirdat davasına dönüştüğü, davaya ve icra takibine konu edilen bononun incelenmesinde; 60.000-TL bedelli, ihdas nedeni kısmında "nakden" kayıtlı olup, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu, yasal unsurlarının tam olduğu, davacının imzaya dair bir itirazının da bulunmadığı anlaşılmakta olup, her ne kadar davacı, takibe konu edilen bononun davadışı tefecilik suçu sanıklarına verdiği bir bono olduğunu ileri sürmüşse de, bonoda buna dair hiçbir kayıt bulunmadığı, doğrudan davacı ve davalı arasında düzenlenmiş gözüktüğü, davacının şikayeti üzerine davalının savcılık soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde bahse konu bononun davacıya verdiği borç para karşılığında düzenlendiğini beyan etmiş olduğu ve bu yön itibariyle bonodaki "nakden" kaydı bakımından senedi talil de etmemiş olduğu, davacının iddialarına dair yazılı bir delil sunamadığı gibi yemin deliline de dayanmamış olduğu, senet tutarına göre tanıkla ispatın mümkün bulunmadığı, davalı tarafın da açıkça buna muvafakat etmediğini bildirdiği, davanın imzası inkar edilmeyen ve unsurları tam kambiyo senedine dayalı olması karşısında isticvap koşullarının mevcut olmadığı görülmekle, usul ve yasaya uygun mahkeme kararına yönelik davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1103 Esas - 2023/647 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 1.024,65 TL'den mahsubu ile fazla yatan 292,65 TL'nin istek halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2332, K. 2026/1071, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2332-e-2026-1071-k-c04f7529a74a