Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/776 E. 2026/948 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/776
- Karar No
- 2026/948
- Karar Tarihi
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/776
KARAR NO : 2026/948
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
ELEKTRONİK OLARAK GÖNDERİLEN
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : 2025/... Esas,
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sırasında; ara kararda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik verilen 21.04.2026 tarihli ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde, dosyada alınan bilirkişi raporunda davalının davacıya mal tesliminden kaynaklı 7.803.761,57 TL bakiye anapara borcunun bulunduğunu, davacının bayilik sözleşmesi hükümlerine dayanarak ... tarihinde 2.555.797,35 TL kur farkı ve 1.119.972,43 TL. tutarında vade farkı olmak üzere toplam 3.675.769,78 TL tutarında ek fatura düzenlediğini ve davalının defter kayıtlarına göre de davacıya 11.479.531,35 TL tutarında borcu olduğunun ortaya konulduğunu ve müvekkilinin alacağının ispatlanmış olduğunu, gecikilmesi halinde davacının alacağının tahsilinin imkansız hale geleceğini, bu nedenlerle davalının defter ve kayıtlarıyla da tespit edilen 11.479.531,35 TL tutarındaki alacağa ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince 21/04/2026 tarihli ara karar ile " ...Açıklamalar ve değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama henüz devam ettiğinden ve bu bağlamda ihtiyati haciz talep eden tarafın karşı taraftan alacağının olup olmadığı, varsa alacak miktarı vb. hususlar yargılamayı gerektirdiğinden ve bu sonuca göre mevcut durumda ihtiyati haciz talebi açısından yaklaşık ispat koşulunun sağlanmamış olduğu değerlendirilmekle ihtiyati haciz talebinin reddi cihetine gidilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle " Davacı vekilinin 06/04/2026 günlü dilekçesi ile talep edilen ihtiyati haciz isteğinin REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ :
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin alacağın netleşmemiş olması gerekçesinin ihtiyati haciz kurumunun özüyle bağdaşmadığını, bilindiği üzere İİK'nin 258. maddesi, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin ispat değil yalnızca yaklaşık ispat ölçüsünü yeterli gördüğünü, yaklaşık ispat, tam ispattan farklı olarak mahkemenin alacağın ağırlıklı ihtimalle mevcut olduğuna kanaat getirmesini ifade etmekte olduğunu ve alacağın kesin biçimde ispatlanmasını ya da yargılamanın tamamlanmasını gerektirmeyeceğini, bu ispat ölçüsünde mahkeme, ileri sürülen iddianın doğru olma ihtimalinin yanlış olma ihtimalinden daha ağır bastığını tespit etmekle yetinmekte; zayıf bir ihtimal de olsa aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmemekle birlikte bu durum ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceğini, geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati haciz kurumunu esas yargılamadan ayıran temel özelliklerden birinin de ispat ölçüsü olduğunu, esas yargılamada tam ispat aranırken geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatın yeterli görüldüğünü, ihtiyati haciz kurumunun varlık amacı, uzun süren yargılama süreçlerinde borçlunun malvarlığını kaçırmasını ya da alacaklının hakkının tahsilini imkansız hale getirmesini önlemek olduğunu, somut olayda müvekkili tarafından sunulan yazılı bayilik sözleşmesi, imzalı irsaliyeli faturalar, ticari defter kayıtları, ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin kabul edilen faturalar ve temerrüt ihtarnamesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde yaklaşık ispat ölçüsünün çoktan aşıldığını, üstelik bilirkişi kök raporu ile alacağın kesin olarak da ispatlandığını, davalının müvekkiline mal tesliminden kaynaklanan 7.803.761,57 TL bakiye anapara borcunun bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bayilik sözleşmesi hükümleri uyarınca 18.06.2025 tarihinde düzenlenen 2.555.797,35 TL tutarında kur farkı faturası ve 1.119.972,43 TL tutarında vade farkı faturası dahil, davalı şirketin defter ve kayıtlarıyla da teyit edilen toplam alacağın 11.479.531,35 TL olarak belirlendiğini, alacağın varlığı ve miktarının tartışmasız biçimde ispatlandığını, davalı itirazları karşılanmak üzere dosyada ek rapor alınmasına karar verildiğini, tüm bu tespitlere karşın davalı şirket, mahkemenin ilk verdiği ihtiyati haciz kararını kaldırmasının hemen ardından malvarlığını tasfiye etmeye giriştiğini, mahkemece 14.08.2025 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararı 15.08.2025 tarihinde Erzurum... İcra Dairesinin 2025/... sayılı dosyasında icraya konulduğunu, ihtiyaten haciz uygulanan taşınmazlar arasında... İli ....İlçesi ...Mahallesi ....Ada .... Parselde kayıtlı .... Blok ....numaralı bağımsız bölümün de yer aldığını, ancak ihtiyati haciz kararının 09.09.2025 tarihinde kaldırılmasının ardından davalı şirket, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasından yalnızca kırk beş gün sonra, 24.10.2025 tarihinde bu taşınmazı yeni kurulan bir şirkete devrettiğini, söz konusu devrin gerçekleştirildiği şirket olan ... Turizm İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti., tesadüfen değil bilinçli ve planlı biçimde kurulduğunu, icra takip tarihinden sonra...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21.08.2025 tarihli ilanıyla tescil edilerek kurulan bu şirketin tek yetkili ortağının ... olduğunu, ... ise mahkemeye delil olarak sunulan bayilik sözleşmesinin ilk sayfasında davalı şirket adına iletişim kurulabilecek davalı şirket çalışanı olan kişi olduğunu, bu durum, taşınmaz devrinin gerçek bir ticari işlem olmadığını; alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı ve kötüniyetli bir tasarruf işlemi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, bu husus Erzurum ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/.... Esas sayılı dosyasında yapılan keşfin ardından alınan bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, davalı şirketin mahkemeyi aldatmak amacıyla sergilediği davranışlar da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, davalı, yargılama sürecinde kötüniyetli ve hileli çekler sunduğu, resmi defter ve kayıtlarını tahrif ettiğini, el yordamıyla hazırlanan sahte cari hesap özetlerini dosyaya ibraz ettiğini, mahkeme bu belgelerden hareketle ihtiyati haciz kararını kaldırdığını, davalı şirket yetkilisi ise kaldırma kararını fırsat bilerek malvarlığını kendi çalışanı adına kurduğu şirkete aktarmaya başladığını, bu eylemler, İİK'nın 257. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve vadesi gelmemiş borçlarda dahi ihtiyati haciz imkânı tanıyan "borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye veya kaçırmaya teşebbüs etmesi" halinin somut ve belgeli bir görünümü olduğunu, icra takip tarihinde davalı şirket adına kayıtlı olan ve ilk ihtiyati haciz kararında ihtiyaten haczedilen diğer taşınmaz malların akıbeti konusunda ise bir bilginin bulunmadığını, İİK'nin 257. maddesinin 1. fıkrası uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun varlığı halinde alacaklı başka herhangi bir koşul aranmaksızın ihtiyati haciz talep etme hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin alacağı hem muaccel hem de bilirkişi raporuna göre davalının defter ve kayıtlarıyla da ispatlanmış olup ihtiyati haciz için aranan tüm yasal şartlar fazlasıyla sağlandığını, davalının malvarlığını tasfiye etmekte olduğu ve her geçen gün alacağın tahsilinin imkansız hale geldiği gözetildiğinde ihtiyati haciz kararı verilmesinin bir zorunluluk haline geldiğini, bilirkişi raporu ile kesin olarak tespit edilen 11.479.531,35 TL tutarındaki alacak için davalıya ve malvarlığını devraldığı şirketlere ait taşınır ve taşınmaz mallar, banka hesapları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesini talebiyle ihtiyati haciz kararı talebinin reddine yönelik mahkeme ara kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Talep, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle ihtiyati haciz talebidir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, bayilik sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek mecburiyetindedir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Mahkemece dosya kapsamında alınan 22/06/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda davaya konu ve toplam bedeli 13.749,612,78 TL olan faturalar karşılığı davalının yaptığı 17 çekten 700.000TL bedellinin davalı ortağına ... e kasadan ödendiğinden kalan 16 çek ile ödeme toplamı 13.700.000TL dikkate alındığında, davacının davalıdan 49.612,78 TL alacağının kaldığının bildirildiği, bilirkişi raporu ve taraflar arasındaki sözleşme dikkate alındığında, yargılamanın devam ettiği ancak yaklaşık ispat ölçülerinin gerçekleştiği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemişse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca davacı vekilinin/ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca mahkemece verilen ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, dosyada verilen 21/04/2026 tarihli ara kararının, HMK’nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257/1. maddesi gereğince KISMEN KABULÜ İLE aleyhine ihtiyati haciz istenen davalı... San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı araçlar ve taşınmaz mallar, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar ile banka mevduat hesapları üzerine %15 teminat mukabilinde 49.612,78 TL İLE SINIRLI OLARAK İİK'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
2-Kararın infazı için ilk derece mahkemesince İcra Müdürlüğü'ne ibraz edilmek üzere kararın bir örneğinin imza karşılığı ihtiyati haciz talep eden vekiline verilmesine,
3-İhtiyati haciz kararının infaz edilmesi halinde aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafından ihtiyati haciz miktarı olan 49.612,78 TL'lik teminat (nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu) sunulduğu takdirde ihtiyati haczin kaldırılmasına, " şeklinde yeniden HÜKÜM TESİSİNE,
III-Başvuru sırasında peşin alınan karar harcının davacıya iadesine,
IV-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin (başvuru harcı, posta masrafı) mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,
V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
VI-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 30/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.