Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/772 E. 2026/1425 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/772
- Karar No
- 2026/1425
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/772 KARAR NO : 2026/1425
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.03.2024 NUMARASI : 2022/730 E. - 2024/229 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 24.09.2026
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.03.2024 tarih 2022/730 E. - 2024/229 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, 08.10.2016 tarihinde davacı sigorta şirketi nezdinde ZMMS ile sigortalı .... plakalı aracın .... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı .... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, araç sürücüsünün aynı zamanda olay yerini terk ettiğini, kaza nedeniyle ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ....'ın malul olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanarak davacı sigorta şirketi tarafından ....'a 38.000,00 TL ödeme yapıldığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4 maddesinde sigortalıya rücu hallerin sayıldığını, kaza mahallini terkin Sigorta Genel Şartları gereğince rücu sebebi olduğunu, sigorta ettiren davalı aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/11966 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ise davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, 08.10.2016 tarihinde davalı adına kayıtlı, ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı araca çarptığını, kazanın havanın yağmurlu ve sisli olmasından dolayı yolların ıslak ve sürüşe uygun olmamasından kaynaklandığını, kazanın gerçekleştiği yolun dar bir yol olduğunu, davalıya ait aracın büyüklüğü dikkate alındığında yolun dar olması ve hava şartlarının kazanın en büyük etkeni olduğunu, şerit ihlali yapılmadığını, kazanın ..... plakalı aracın hızından kaynaklandığını, ....'ın kaza sonrası.... plakalı aracın arkasında başka araçların da bulunması sebebi ile zarar görenlerin sayısının fazla olduğunu düşünerek paniklediğini, zararın giderilmesi ve daha fazla kişinin zarar görmemesi için en yakın karakola giderek kazayı bildirdiğini ve kaza tutanağı tutulmasını sağladığını, karakolda ifadesinin alındığını, zarar gören sayısının fazla olduğunu düşünmesi, insanların toplanması ve kendisine tepki göstermeleri üzerine gerek karşı tarafın gerekse çevredeki insanların kendisine zarar vereceklerini düşünerek olay yerinden ayrıldığını, rücu talebinin hukuka aykırı olduğunu, sürücünün olay yerini terk etmesinin tek başına rücu sebebi olmadığını, terk sebebiyle zararın artmasına neden olunması gerektiğini, davacı tarafından olay yerinin terk edilmesi sebebiyle zararın arttığının ispat edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine takibin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde sürücünün olay yerinden ayrılması nedeniyle sigortalıya rücu haklarının bulunduğunun iddia edildiği, zararın arttığı iddiasının ileri sürülmediği, rizikonun teminat dışında kaldığının ispat yükünün sigorta şirketine ait olduğu, bu durumda davalı sigorta şirketinin üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediği, zararın arttığının iddia ve ispat edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilerek davalı vekilinin cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, mahkeme kısa kararında kötüniyet tazminatı talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği görülmekle HMK'nın 305/A maddesi gereğince hüküm tamamlanarak davacının kötüniyeti ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, trafık sıgortası genel şartlarında 01.06.2015 tarıhınde yapılan değişiklik ile “olay yerı terk”in rücu sebepleri arasına alındığını, dava konusu kazada sürücünün olay yerini terk etmesini gerektirir ne tedavi, ne yardım, ne de can güvenliğini ilgilendirir bir durum varlığının söz konusu olmadığını, bu hususun İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/441 E. sayılı dosyası ile sabit olduğunu, davaya konu kazanın 08.10.2016 tarihinde saat 10.30'da gerçekleştiğini, şüphelinin dava dışı jandarmaların şirket sahibine ulaşması neticesinde saat 13.45'te jandarmaya giderek ifade verdiğini, bilinçli bir şekilde olay yerinin terk edildiğini, kaza sonrası sürücünün kaza mahallinden ayrılmasını gerektirir haklı bir nedenin bulunmadığını, bu durumun teminat dışı hal olarak düzenlendiğini, hasarın teminat içinde olduğunun ispat yükümlülüğünün sigortalıya geçtiğini, mahkemece ispat yükünün taraflarında olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu ve hak kaybına neden olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle zorunlu trafik sigortası kapsamında ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI B.4. ZARAR GÖRENLERİN HAKLARININ SAKLI TUTULMASI VE SİGORTACININ SİGORTALIYA RÜCU HAKKI Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran ha ler zarar görene karşı ileri sürülemez. (Değişik:RG-2/2/2016-29612)(1) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a)........ f)(Değişik:RG-12/6/2026-33278)(4) Trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma hali ile bedeni hasara neden olan trafik kazalarında tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu ve benzeri kazanın oluş koşularına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez" olay tarihi itibarıyla geçerli genel şart hükmü ise “Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşularına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," olup önceki hükümde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında genel şartın uygulunması düzenlenmekteydi. Davalının olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını, ispat yükünün ise sigortalıda olduğu belirlenmiştir. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içerdiğinden rücu sebebi olduğu açıktır. Somut olayda davalı korktuğundan kaçtığını ve olay yerini terkettiğini belirtmekle genel şartlarda yer alan sebebin bulunup bulunmadığı hususunun incelenmesi, bu sebebin gerçek olup olmadığının tespit edilmesi araştırma konusu olup, güvenlik sebebinin mahkemece araştırılması gerektiği belirlendiğinden mahkemenin kararını kaldırmak gerekmektedir. Buna göre, davacı sigortacı üçüncü kişiye ödeme yapmakla yükümlü olup iç ilişkide sigortalının sorumluluğu vardır. Sigorta şirketi mağdura ödeme yaptıktan sonra, eğer sigortalı sözleşmeye veya kanuna aykırı bir davranışta bulunmuşsa (örneğin alkollü araç kullanımı, ehliyetsizlik, ağır kusur veya olay yerini terk etme), ödediği parayı sigortalıdan geri isteme hakkına sahip olacaktır. Yasada zararın artması koşulu aranmamaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.03.2024 tarih 2022/730 E. - 2024/229 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 24.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.