Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/827 E. 2026/1391 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/827
Karar No
2026/1391
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/827 KARAR NO : 2026/1391

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/02/2023 NUMARASI : 2022/755 Esas 2023/93 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ BAM KARAR TARİHİ: 09/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 10/06/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı kepçenin davalıya ait Bodrum Kanalizasyon şebeke hattı işinde 02/07/2020 - 20/10/2020 tarihleri arasında çalıştırıldığını, kepçe çalışma bedeli olarak tarafların KDV dahil 37.760,00 TL'ye anlaştıklarını, müvekkilinin 37.760,00 TL tutarlı faturayı tanzim ettiğini, davalı şirketin müvekkiline ödeme yapmaması üzerine Bodrum 2.İcra Müdürlüğü'nün 2020/4960 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine başlandığını, davalı tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, 2022/36096 sayılı dosya üzerinden Arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, davalıya ait iş yeri olan Bodrum Kanalizasyon şebeke hattı işinde 02/07/2020 - 20/10/2020 tarihleri arasında müvekkiline ait ... Plakalı kepçenin kullanıldığını, fakat kepçe çalışma bedelinin kendisine hiçbir surette ödenmediğini, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla, takibe, yetkiye, borca, fer'ilerine, faiz oran ve miktarına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince ".....Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı başlatılan takibe itiraz edilmesi neticesinde açılan ititazın iptali davasıdır. Taraflar tacir olduğundan mahkemece resen ticari defter incelemesine karar verilmiş ve ilk celsede taraflara ticari defterlerin ibraz edilmesi için kesin süre verilmiş ve bu sürede ibraz edilmemesinin sonuçları hatırlatılarak duruşma zaptı davalıya tebliğ edilmiştir. Verilen kesin sürede davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ancak davalı tarafça ibraz edilmediğinden yalnızca davacının defterleri incelenmiştir. 28/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda; davaya konu faturanın ve e-defter beyan sistemine işlendiğinin görüldüğü ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalıdan 37.760,00 TL asıl alacağının bulunduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtların birbirini doğruladığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; Her ne kadar davalı dava konusu edilen borca itiraz etmiş ise de, davalının söz konusu faturaya karşı, iade, kusur vb. nedenlerle herhangi bir iptal veya iade talebinde bulunmadığı gibi fatura bedelini ödediğine ilişkin geçerli bir belgeyi de dosyamıza sunmadığı anlaşılmıştır. HMK 222/3. maddesi gereğince davalıya ihtarat yapılarak defterlerinin ibrazı istenilmiş ise de verilen sürede defterler ibraz edilmemiştir. HMK 222. maddesine 22.07.2020 tarihinde eklenen 3.fıkra gereğince davalı taraf süresinde defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulan davacı tarafın defterleri davacı lehine değerlendirilerek bu defterlerdeki kayıtlara itibar edilmiştir. Buna göre taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisi neticesinde davalının davacıya ödenmemiş 37.760,00 TL borcunun bulunduğu tüm dosya kapsamına göre sabit olduğundan, icra takibine yapılan itirazın iptali ile şartları oluşan icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. "şeklindeki gerekçe ile " Davanın Kabulü ile, Davalının Bodrum 2. İcra Dairesi'nin 2020/4960 Esas takip sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE, takibin 37.760,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, Hükmolunan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından “kepçe çalışma bedeli” açıklamalı 23.10.2020 tarih ve 37.760,00 TL tutarındaki faturaya dayanılarak müvekkili aleyhine Bodrum 2.İcra Müdürlüğü'nün 2020/4960 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine vekil olarak taraflarınca Bodrum İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz edilerek yetki itirazında bulunulduğu gibi, ayrıca borca da itiraz edildiğini ve bu şekilde takibin durdurulmasının sağlandığını, belirtilen şekilde yetki ve borca itirazda bulunulduktan sonra, vekil olarak taraflarına Bodrum 2.İcra Müdürlüğü'nün 2020/4960 Esas sayılı icra takibi nedeni ile düzenlenen icra emrinin tebliği üzerine, takibin dayanağı olan icra emrinin ekindeki Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.02.2023 tarih ve 2022/755 Esas, 2023/93 Karar sayılı kararının incelenmesi sonucunda, yetkiye ve borca itiraz üzerine takibin durdurulmasından sonra, davacı tarafından itirazın iptali davasının açıldığını, davada dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmeden ve müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesinin sağlanmadan yetersiz bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmesi suretiyle borca itirazın iptaline karar verildiğinin öğrenildiğini, bu bağlamda borca itirazın iptaline ilişkin istinaf konusu olan Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.02.2023 tarih ve 2022/755 Esas, 2023/93 Karar sayılı kararının açıkça yasa ve usule aykırı olup, kaldırılması gerektiğini, öncelikle taraflarınca sadece borca itiraz edilmediğini, aynı zamanda Bodrum İcra Müdürlüğü'nün yetkisine de itiraz edildiğini, oysa istinaf konusu kararın içeriğinden “icra müdürlüğünün yetkisine” yapılan itirazın iptalinin istenmeden, sadece borca itirazın iptali isteğiyle davanın açıldığının ve Mahkemece de bu hususu gözden kaçırmak suretiyle yetki itirazının iptali yönünde bir davanın bulunmadığı halde, borca itirazın iptali isteğiyle açılan davanın esasına girerek karar verildiğini, dolayısıyla sadece bu sebeple bile istinaf konusu kararın kaldırılması gerektiğini, gerçekten de yetki itirazının iptali yönünde bir karar bulunmadığına göre, Ankara İcra Müdürlüğü ile Mahkemelerinin yetkili olduğunun kesinleştiği bir durumda, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin borca itirazın iptali hakkında karar vermesine usulen imkan bulunmadığının açık olduğunu, diğer taraftan istinaf konusu kararın, borca itirazın iptali yönünden de açıkça yasa ve usule aykırı olduğunu, çünkü dava dosyasının incelendiğinde görüleceği üzere; dava dilekçesinin müvekkili şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediği gibi, müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmeden sadece davacı tarafa ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi suretiyle alınan yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, dolayısıyla bu durumda hem taraf teşkilinin sağlanmadan karar verilmesi nedeni ile adil yargılama hakkının açıkça ihlal edildiğini, borca itiraz dilekçelerinde belirtilen, icra takibinin dayanağı olan faturanın içeriğine itiraz edildiğinin sabit olup, herhangi bir sözleşmeye dayanmayan ve tek taraflı olarak düzenlenen faturaya dayanılarak karar verilmesinin de doğru olmadığını, gerçekten de davacı tarafa ait ...plakalı kepçenin hiçbir şekilde müvekkiline ait bir işyerinde çalışmadığını ve taraflar arasında bu yönde bir hukuki ilişkinin kurulmadığını belirterek, davanın kabulüne ilişkin verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İIK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır . 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde " Davanın kabulü ile, davalının Bodrum 2. İcra Dairesi'nin 2020/4960 Esas takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 37.760,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, hükmolunan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine " karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dava konusu Bodrum 2.İcra Müdürlüğü'nün 2020/4960 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 37.760,00 TL asıl alacak, 540,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.300,54 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının icra takibine vaki itirazının iptali amacıyla eldeki davanın açılmış olduğubu ya of anlaşılmıştır. Takip dayanağı olarak davacı tarafça davalı adına düzenlenen 23.10.2020 tarih ve KDV dahil 37.760,00 TL bedelli bir adet faturanın gösterildiği görülmüştür. Takibe dayanak faturadaki mal ve hizmet bölümünde açıklama olarak "kepçe çalışma bedeli" açıklamasının yer aldığı görülmüştür. Davacı tarafça, davacıya ait ...plakalı kepçenin, davalıya ait Bodrum kanalizasyon şebeke hattı işinde 02.07.2020- 02.10.2020 tarihleri arasında çalıştırıldığı, bu çalışma karşılığında davacı tarafça davalı adına takibe konu 37.760,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği, ancak iş bu faturanın davalı tarafça ödenmediği iddia edilmiştir. Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış olmakla birlikte icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde, yetkili icra dairelerinin davalının ikametgahı itibariyle Ankara İcra Daireleri olduğu, ayrıca taraflar arasındaki herhangi bir sözleşmeye dayanmayan faturaya dayalı olarak yapılan icra takibi nedeniyle de borca kabul etmedikleri bildirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında 11.11.2022 tarihli ön inceleme duruşmasının 5 nolu bendi gereğince davalı tarafa çıkartılan ihtaratlı davetiyenin 21.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı tarafça ticari defter ibraz edilmediğinden davacı tarafça sunulan ve mali müşavir bilirkişi tarafından usulüne uygun tutulduğu tespit edilen davacı ticari defter kayıtlarına göre yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olduğu görülmüştür. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davaya konu iş makinasının davalı tarafa operatörlü olarak verilip verilmediği konusunda somut bir bilgi bulunmamaktadır. Aksine davacı vekili tarafından, davalıya ait inşaat sahasında kepçe operatörü oyarak çalışan yine müvekkili olan dava dışı işçilerin, işçilik ücretlerinin de davalı tarafça ödenmediğinden iş mahkemelerinde dava açıldığı belirmiş ve 13.06.2022 tarihli dilekçe de ise, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı bildirilmiş olup davaya konu fatura muhteviyatı kepçe ile yapıldığı iddia edilen işin öperatörlü olarak verilip verilmediği açıklanmamıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken biri husustur. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davaya konu iş makinasının operatörlü mü yoksa operatörsüz mü davalının kullanımına verildiği hususu davacıya açıklattırılmak suretiyle davacı iddiasının tam olarak belirlenmesi, operatörlüğü olarak davalının kullanımına bırakıldığının iddia edilmesi halinde taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu kabul edilerek mahkemece işin esasına girilmek suretiyle karar verilmek, ancak davaya konu iş makinasının operatörsüz olarak davalının kullanımına verildiğinin iddia ve tespit edilmesi halinde de, bu kez taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olup olmadığı, mahkemenin görevli olup olmadığı üzerinde durulması gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Kabule göre de;Ayrıca davacının gerçek şahıs olması nedeni ile tacir olup olmadığının mahkemece araştırılmamış olması da yerinde olmamakla birlikte Dairemizce re'sen yapılan araştırma da davalının bağlı bulunduğu Bodrum Vergi Dairesinden gelen 18.03.2026 tarihli cevabi yazıda davalının 1. sınıf tacir olduğu görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında ön inceleme duruşmasında oluşturulan 5 nolu ara kararı kapsamında davalı tarafa çıkartılan ihtaratlı davetiyenin 21.11. 2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davetiye üzerinde davalıya ticari defter ve kayıtları ibraz etmesi veya yerinin bulunduğu adresi bildirmesi aksi takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı yönünde ihtaratın bulunduğu, ihtarda ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde müeyyidesinin açıkça yazılı olmadığı, ayrıca davalının adresinin Mamak/ Ankara olmasına rağmen ticari defter ibrazı için talimat yazılmak suretiyle davalıya ihtaratlı davetiye çıkartılması gerekirken doğrudan davetiye çıkartılması ve HMK 222. maddesi hükümleri dikkate alınarak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 355 ve 353/1-a-4-6 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile; Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/02/2023 tarih ve 2022/755 Esas 2023/93 Karar sayılı hükmünün, 6100 sayılı HMK.' nın 355 ve 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kaldırılması nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın başvuru sahibi davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu aşamasında başvuru sahibi davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/827, K. 2026/1391, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-827-e-2026-1391-k-b5a7c39b937b