Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11150 E. 2026/509 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11150
- Karar No
- 2026/509
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/493 Esas, 2024/2402 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/72 Esas, 2023/242 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .......... ili,............ilçesi, ...........Mahallesi 3 98... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın değerli bir arazi olduğunu, taşınmazda el koymadan önce V-sistem üzüm bağı ve sergi yeri olarak kullanıldığını, taşınmazın kısmen kamulaştırılması nedeni ile arta kalan kısmın küçüldüğünü, kadastral yola cephesinin kalmadığını, ekonomik tarım yapmanın imkansız hale geldiğini ve geometrik şeklinin bozulduğunu, bu nedenle arta kalan kısımdaki değer kaybının da göz önüne alınarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu ve Mahkemece yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen bedelin kıymet takdir raporunda belirlenen bedelden oldukça yüksek olduğunu, kamulaştırma bedelleri arasında bu denli farklılık olmasının çelişkili olduğunu, net gelirin yüksek hesaplandığını, yaş üzüme ilişkin değerlendirmelerin hatalı yapıldığını ve münavebe sisteminin hatalı tespit edildiğini, objektif değer artış oranının yüksek hesaplandığını, objektif değer artışında belirtilen nedenlerin kapitalizasyon faizinin belirlenmesinde kullanılamayacağını, arta kalan kısım ile ilgili yapılan değer azalış oranına itiraz ettiklerini, lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunmuştur.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yerleşik yargı içtihatları, Anayasa ve 2942 sayılı Kanun'da öngörülen ilkelere göre düşük kaldığını, taşınmazın değerinin güncel değere yakın olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu ve sulu kapama bağ olarak kullanıldığı kabul edilerek, 2023 yılı verileri hazır olmadığından hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2022 yılına ait Salihli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri alınarak kamulaştırma bedelinin belirlendiği, dava yılı 2023 olduğundan bu yıla ait Salihli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün münavebeye esas ürün verilerinin kullanılması gerektiği dikkate alınarak, 2023 yılı verileri getirilerek yeniden hesaplama yapılarak ve fark bedel depo ettirilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar ederek ve Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca dava tarihinin 4 ay sonrasında itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama bağ niteliğindeki dava konusu ......... ili, ........ ilçesi, .......... Mahallesi 3 98... parsel taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla, değerlendirme tarihindeki resmî veriler esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Davalı vekili temyiz dilekçesinde Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuşsa da davalı vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.