Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1025 E. 2026/1036 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1025
- Karar No
- 2026/1036
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1025 - 2026/1036 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1025 KARAR NO : 2026/1036 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2025 NUMARASI : 2023/270 E. - 2025/73 K.
DAVANIN KONUSU : Telif Alacağı
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/02/2025 tarih ve 2023/270 Esas - 2025/73 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili, müvekkili eser sahipleri ile davalı yayıncı arasında değişik tarihlerde imzalanmış olan mali hak devir sözleşmeleri ile ... adlı eserlerin mali ve manevi haklarının davalıya devredildiğini, hepsi aynı tip ve matbu olarak hazırlanan sözleşmelerin “ödeme planı” başlıklı bölümlerinin 5.2 maddesinde “Eserin veya ürünün KDV hariç satış fiyatının, çoğaltım adedi ile çarpımı sonucunda bulunacak satış tutarının % 8’i telif ücreti olarak eser sahibine satış sonrası satılan adet üzerinden ödenecektir.” hükmünün yer aldığını, bu eserlerin davalı tarafından basılıp “...” adlı dağıtım şirketi vasıtasıyla piyasaya sunulduğunu, ancak müvekkillerinin yaptığı araştırmalar sonucunda eserlerin gerek baskı gerekse bandrol sayılarının, yayıncı tarafından kendilerine bildirilenlerle uyumsuz olduğunun tespit edildiğini, kitapların gerçek baskı sayılarının tespiti amacıyla tespit yaptırıldığını ve bilirkişilerce buna ilişkin rapor düzenlendiğini, müvekkillerinin bu bilirkişi raporunda belirlenen kitap sayıları üzerinden yaptıkları telif ücreti hesaplamasına göre hak ettikleri telif ücretinin 2022 yılı itibariyle ödenenden 160.663,00 TL daha fazla olduğunu ileri sürerek, şimdilik her bir müvekkili bakımından 30.000,00.-TL olmak üzere toplam 60.000,00.-TL telif ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili ile davacılar arasında dava konusu kitaplara ilişkin yapılan sözleşmeler çerçevesinde ödemelerin yapıldığını, kitaplar için alınan bandrollerin belli olduğunu, davalılara bu kapsamda ödemeler yapıldığını, ellerinde kalan stokların 15.02.2023 tarihli ihbarname ile bildirildiğini, bu çerçevede davacıların herhangi bir alacakları bulunmadığı gibi ödeme makbuzları ve mutabakat tutanaklarının da kendilerine verildiğini, yapılan tespitin eksik ve yanlış olduğunu, kitapların depoda stok olarak bulunduğunu, bu nedenle açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde, yıllık baskı miktarının en az 10.000 adetinin telif dışı bırakıldığını, bunlardan telif istenemeyeceğini, satılan ve dağıtılan kitap sayısının belli olduğunu ve bunların yazarlarla her yıl mutabakat altına alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tarafların imzasını taşıyan mali hak devir sözleşmelerinin 5.2.1 maddesinde yer alan “… yıllık baskı miktarının en az 10.000 adeti telif dış bırakılmıştır.” hükmü gözetilerek yapılan hesaplamalar neticesinde, dava tarihi itibariyle davacı ...’un davalı şirketten telif ücreti olarak herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacı ...’in davalı şirketten 4.478,76 TL tutarında net telif hakkı alacağı olduğu gerekçesiyle davacı ... yönünden açılan davanın reddine, davacı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 4.478,76 TL'nin dava tarihi itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz etmelerine ve itirazlarının gerekçelendirilmesine rağmen mahkemece yeni bir rapor alınmadan karar verildiğini, dolayısıyla hükmün eksik incelemeye dayalı olduğunu, bilirkişiler, 10.000’er adetten daha az basılan kitaplar yönünden yazarlar için telif hakkı doğmadığı nedeniyle bu baskı sayıları için hesaplama yapmamışlarsa da dosyaya davalı yanca sunulan ödeme belgelerinde on bin adetten daha az sayıdaki baskılar için de yazarlara ödeme yapıldığı bilgisine açıkça yer verildiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının birbiriyle çelişkili ve maddi hatalarla dolu olduğunu, örneğin 18.04.2024 tarihli raporda müvekkili ... için 15.456,80 TL telif ücreti hesaplanmışken sonradan alınan ek raporda bu miktarın 4.478,76 TL’ye düşürüldüğünü, bu farkın neden ortaya çıktığı açıklanmadığı gibi yapılan hesaplamanın da eksik ve hatalı bulunduğunu, çünkü 10.000,00 adetten az basılan kitaplar için telif ücreti hesaplanmadığını, davalı bile 10.000 adetin altında bastığı kitaplar için telif ücreti öderken bilirkişilerin bundan imtina etmelerinin anlaşılır bir durum olmadığını, Ankara 1. FSHHM'nin 2022/40 D.İş sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunda yer alan fiili sayımların telif ücreti hesaplamalarında değerlendirilmeye alınmadığını, oysa buradaki sayıların, davalının mahkemeye beyan ettiği bandrol sayılarından daha gerçek ve güvenilir olduğunu, zira bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalının bazı kitapları bandrolsüz bastığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, telif ücretinin tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde, yıllık baskı miktarının en az 10.000 adetinin telif dışı olduğunun düzenlendiği, telif dışı bedelsiz dağıtılan eserler yönünden telif ücreti istenemeyeceğinin de hüküm altına alındığı, söz konusu hükmün zımnen değiştirildiğinin de ispat edilemediği, telif dışı olan eserlerin bir kısmı yönünden davacılara ödeme yapılmasının da sözleşme hükmünün değiştirildiğini kabul için yeterli bulunmadığı, söz konusu sözleşmeler hükümleri ve davalı tarafından davacılara yapılan ödemeler de gözetildiğinde, davacı ...'un bir alacağının bulunmadığı, diğer davacı alacağının ise 25.09.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda hesaplandığı ve bu miktarın mahkemece hüküm altına alındığı, davacı ...'in talep edebileceği alacak yönünden 18.04.2024 tarihli rapor ile bu rapor arasındaki farkın da yazar isimlerindeki karışıklıktan kaynaklandığı, dolayısıyla söz konusu raporlar arasındaki farkın çelişkiye değil maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60'ar-TL harcın davacılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/05/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.