İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/680 E. 2026/528 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/680
- Karar No
- 2026/528
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/680 Esas KARAR NO : 2026/528
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 02/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ... projesi kapsamında işletme faaliyetlerini yürüttüğünü, 23.03.2023 tarihinde saat 08: 20 sıralarında ... plakalı aracın tünel içerisinde sürücüsünün hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada tünel içi sistem panelleri ve irtibat kanalının zarar gördüğünü, kaza tespit tutanağında sürücü ...'in asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, araç maliki ...'ın ise işleten sıfatıyla sorumlu olduğunu, meydana gelen maddi hasarın giderilmesi amacıyla arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, zararın tam miktarının belirlenebilmesi için HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası açılması gerektiğini, bu kapsamda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana geldiği otoyolun inşaat tekniklerine uygun yapılmadığını, zarar gören kabloların yeterli derinliğe gömülmediğini, kullanılan yapı taşlarının dayanıksız olduğunu, tünel içerisinde yeterli uyarıcı levha ve aydınlatma bulunmadığını, elektromekanik tesisat şaftlarının kaza ve sürtünmelere karşı korunaklı olmadığını, bu eksikliklerin zararın artmasına sebebiyet verdiğini, davacı tarafın iddia ettiği zarar miktarının gerçeği yansıtmadığını, zarar kalemlerinin şişirildiğini, onarım imkanı varken doğrudan değiştirme yoluna gidildiğini, hurda bedellerinin mahsup edilmediğini, Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenle davanın Karayolları Genel Müdürlüğü'ne kurumuna ihbar edilmesini, kusur durumunun tespiti halinde davaya dahili davalı olarak dahil edilmelerini, usule ilişkin itirazlar çerçevesinde davanın reddini, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, otoyol işletmesi kapsamında bulunan tünel içi sistem panelleri ve irtibat kanalında meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi zararın davalılardan tahsili istemine ilişkin belirsiz alacak davasıdır. Davacı vekili 31/07/2026 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını beyan etmiştir. Davalılar vekili 31/07/2026 tarihli dilekçesiyle feragati kabul ettiklerini, karşılıklı surette herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Her ne kadar davacı tarafından davalılar aleyhine belirsiz alacağa ilişkin dava açılmış ise de; davacının dosyada mevcut vekaletnamesinin incelenmesinde davacı vekilinin feragata ilişkin yetkisinin bulunduğu ve davalı tarafça feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı anlaşıldığından, feragat beyanı kesin hükmün sonuçlarını doğuran irade beyanı olduğundan, davaya konu hakkın özüne ilişkin vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 488,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 60,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı tarafça vekalet ücreti talebinde bulunmadığı için bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafa re'sen iadesine, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/09/2026
Katip ... e-imzalı*
Hakim ... e-imzalı*