İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/211 E. 2026/337 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/211
- Karar No
- 2026/337
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/211 Esas - 2026/337
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/211 KARAR NO : 2026/337
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 Yazım Tarihi: 14/07/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesi kapsamında "..." ibareli marka başvurusunun, davacıya ait başta "..." ve ".... olmak üzere "...." kalıbıyla oluşturulmuş marka ailesiyle görsel, işitsel ve kavramsal açıdan iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu ve aynı ile benzer hizmet sınıflarını kapsaması nedeniyle ortalama tüketicide kaynak karışıklığına ve markalar arasında bağlantı kurulması ihtimaline yol açacağını, "..." markasının Türkiye'de tanınmış marka statüsüne kavuştuğunu, bu statünün Türkiye'nin tarafı olduğu ... Sözleşmesi'nin 6. maddesi ile .... Anlaşması hükümleri uyarınca farklı mal ve hizmet sınıflarında dahi üçüncü kişilerin tescil başvurularına karşı genişletilmiş koruma sağladığını ve "..." başvurusunun kapsadığı hizmet sınıflarının davacı markalarının tescilli olduğu sınıflarla örtüşmesi nedeniyle başvurunun tanınmış marka koruması kapsamında evleviyetle reddi gerektiğini, "..." ibaresinin tescil edilmesi hâlinde, davacının onlarca yıllık emek ve yatırım sonucu oluşturduğu marka ailesinin ayırt edici karakterinin zedeleneceğini, markanın tekliğini ve ticari çekiciliğini yitireceğini; 6769 sayılı SMK'da da ifadesini bulan "sulandırma (....)" ve ".... (....)" kavramları çerçevesinde davacı markalarının reklam ve ayırt edici gücünün aşınacağını, ..... Hukuk Dairesi'nin ilgili emsal kararlarında da hükmedildiği üzere mal ve hizmetlerin farklı sınıflarda yer aldığı varsayılsa dahi sulandırma ihtimalinin ortadan kalkmayacağını,Piyasada pek çok ibare seçeneği mevcut iken davalının bilinçli olarak davacının markasıyla iltibas yaratacak "..." ibaresini tercih etmesinin, Türk Medeni Kanunu'nun maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını ve başvurunun kötü niyetle yapıldığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun .... E. sayılı kararında da belirtildiği üzere kötü niyetli tescil başvurusunun başlı başına hükümsüzlük nedeni oluşturduğunu ve ... Marka İnceleme Kılavuzu'na göre de özgün ve yüksek ayırt edici niteliğe sahip bir ibareyi tesadüfen seçmenin mümkün olmadığının açık olduğunu,Aynı ve benzer hizmet sınıflarında birbirinden ayırt edilemeyecek kadar benzer ibarelerin farklı işletmeler tarafından kullanılmasının Türk Ticaret Kanunu'nun 54. ve 55. maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil ettiğini, tüketicinin "..." markasını ... bünyesindeki "...." marka ailesine dahil yeni bir marka olarak algılayacağını ve bu suretle davalının davacının ticari itibarından haksız yarar sağlayacağını, söz konusu durumun 6769 sayılı SMK'nın 6. maddesiyle birlikte TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümleri çerçevesinde de hukuka aykırılık oluşturduğunu, belirtilen gerekçelerle; dava konusu markanın dava süresince üçüncü kişilere devrine engel olmak amacıyla sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, ...'nun 14.03.2025 tarih ve ... sayılı itirazın reddi kararının iptaline, ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusunun davacının markalarının tescilli olduğu tüm ürün ve hizmetler bakımından tescile uygun olmadığının tespitine ve işlemden kaldırılmasına; tescil işlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı şahsın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı tarafın itiraz mesnedi markaları dolayısı ile SMK 6/1 maddesine göre iltibas, SMK6/5 maddesine göre tanınmışlık iddia ve itirazlarının reddi konusunda verilen ... ... sayılı ... kararının iptalini, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 17/03/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 16/05/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ...... sayılı ..... "... ..... "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 ve 6/5. maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası;..... hükmünü ihtiva etmektedir. .....Bu çerçevede, başvurunun bütünsel izlenim ihtiva ettiği dikkate alındığında, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, Md.6/1'e dayalı itirazın reddi gerekmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi.... hükmüne amirdir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nednelerle itirazın reddi gerekmiştir. KARAR: İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... (...) ...
Mahkememize sunulan 29/03/2026 bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "1) Davalı markasının başvuru kapsamında yer alan SINIF 35 /Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. 35.05/16 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ve 41 Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri ile davacı taraf markalarının tescil kapsamında yer alan 35, 35.05/16 ve 41. Sınıflarda yer alan mal/hizmetlerle aynı/benzer olduğu, 2) Karşılaştırılan marka işaretlerinin benzer olduğu, 3) Davacının davasına ve itirazlarına mesnet kıldığı “...” ibareli markaların 35.sınıfta yer alan alıcı ve satıcılar için çevrimiçi pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri/ bakımından tanınmış olduğu, ancak bu tanınmışlığın farklı mal ve hizmetlerde korunmasını gerektirecek şekilde SMK m.6/5 hükmündeki şartların oluşmadığı, davalı markasının tescil kapsamında farklı mal/hizmet bulunmadığı da gözetildiğinde davacı markalarının farklı mal veya hizmetlerde tanınmışlık iddialarının dosya bazında sonuca etkili olamayacağı, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden bilirkişi raporunda sayfa 6 ve devamındaki karşılaştırma tablosu ile görüldüğü üzere taraf markaları arasında emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının"... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceği yai markaları karıştırabileceği bu açılardan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Diğer yönden ; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Ancak bu durum yukarıda anlatılan iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2- Dava konusu ... nın ... sayılı ... kararını iptaline, 3-Dava konusu ... başvuru sayılı marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 16.000,00 bilirkişi ücreti, 205,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.820,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 13/07/2026
Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır