Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1578 E. 2026/1436 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1578
Karar No
2026/1436
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1578 - 2026/1436 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1578 KARAR NO : 2026/1436 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21.04.2026 NUMARASI : 2026/156 E.

TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir

Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21.04.2026 tarih ve 2026/156 E. sayılı ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :İhtiyati tedbir isteyen vekili, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açtığı davada, dava konusu markanın dava süresince 3. kişilere devrinin ve kullanımının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, bu nedenle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması, taraf değişikliğinin yargılamanın uzamasına sebep olacağı, markanın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği de gözetilerek üçüncü kişilere devrin önlenmesine yönelik tedbir isteminin kabulüne karar verilmesinin yerinde olacağı, dava konusu markanın kullanımının geçici olarak engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de talep edildiği, ancak dava konusu markanın kullanımı vakıasının uyuşmazlık konusu olmadığı, tescil işlemlerinin durdurulmaması halinde ise telafisi güç veya imkânsız zararların doğmayacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne, dava konusu marka tescil başvurusunun ve eğer tescil edilmiş ise markanın nihai kararın kesinleşmesine kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, dava konusu markanın kullanımının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili, tedbir kararının reddi gerekçesi ve niteliğinin itiraza konu kararda gerekçeleri ile ayrıntılı belirtilmediğini, tedbir talebinin haklılığının yaklaşık olarak ispatlandığını, davaya konu markanın karar kesinleşinceye kadar hukuki işlemlere konu edilmesi ve/veya kullanılması halinde davaya konu marka başvurusu ve müvekkili banka markalarının karıştırılabileceğini, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanabileceğini, davalının müvekkil banka itibarından haksız kazanç elde edebileceğini ve müvekkili banka itibarına zarar vereceğini, HMK'nın 390. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir kararı için yaklaşık ispatın arandığını, itiraza konu kararın dayanağı talep, somut vaka ve delillere dayandırıldığından ihtiyati tedbirin kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 159/3. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca da ihtiyati tedbirin ancak dava konusu olan şey hakkında verilebileceği, somut uyuşmazlığın YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, bu tür bir davada uyuşmazlık konusunu oluşturmayan marka kullanımının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyenden alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1578, K. 2026/1436, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1578-e-2026-1436-k-602d0127d11d