İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/86 E. 2026/125 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/86
- Karar No
- 2026/125
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/86 Esas KARAR NO : 2026/125
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2024 KARAR TARİHİ : 26/06/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin "....." marka adı için TPMK nezdinde ..... numara ile başvuru yaptığını ve tescillendiğini, ..... başvuru numaralı "....." markası için başvuruda bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin "....." marka adı için TPMK nezdinde ..... başvuru numarası ile marka tescil başvurusunda bulunduğunu ve marka bülteninde yayımlandığını, bahsi geçen her iki markanın da başvuru tarihinden çok daha öncesinde müvekkili tarafından kullanıldığını, davalının müvekkili tarafından yaratılarak kullanılan "...." markası hakkında TPMK nezdinde ..... başvuru numarası ile marka başvurusunda bulunduğunu ve marka bülteninde yayımlandığını, ayrıca .... numara ile "...." markası için başvuruda bulunduğunu, davalının, müvekkilinin öncelikli ve üstün hak sahibi olduğu markayı, kendisine ait https://www.....com.tr/ alan adlı internet sitesinde haksız ve hukuka aykırı şekilde yayınladığını, tanıtımını yaptığını ve "...." ibareli marka adını alan adı olarak kullandığını, müvekkilinin üstün hak sahibi olduğunu, davalı tarafça müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu markasının aynı ibare, aynı logo, şekil ve sınıf yönünden tescili talep edildiğini, 3.kişiler nezdinde karıştırma yarattığının açık olduğunu, davalının eylemlerinin, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle, müvekkilinin öncelikli ve üstün hak sahibi olduğu "...." isimli marka isminin davalı tarafa ait ticari nitelikteki "https://www.......com.tr/" alan adlı internet sitesinden kaldırılması ile internet alan adının terkini, internet sitesinin erişime engellenmesi, müvekkilin hak sahibi olduğu "......" isimli markanın ve bu markayı taşıyan ürünlerin davalı tarafça internet üzerinden satış, tanıtım, reklamının engellenmesi ile markayı taşıyan tabela, link kullanımının engellenmesi, davalının internet sitesi, sosyal medya, .... vesair mobil uygulamalar üzerinden "....." markasını kullanmaktan, satış ve tanıtımını yapmaktan men edilmesi, bu hususta HMK md. 389 hükmü ile SMK md. 159 hükmü gereği, davalının almakta olduğu ekonomik tedbirleri nedeniyle müvekkil bakımından ileride hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşması, tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması hallerinden endişe edilmesinden ötürü ihtiyati tedbir kararı verilmesine, hükmün gideri davalıdan alınmak üzere tirajı yüksek bir gazetede ilan edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkil şirket "....." isimli mobil oyun projesinin çalışmalarına Kasım 2020 de başlamış, Ağustos 2023 de oyunu alfa düzeyinde test etmeye başlamış ve Mart 2024 de oyuncuların erişimine açtığını, .... projesi; Uzak Doğuya has, devasa bir çevrimiçi oyun olan ve ülkemizdeki .... adlı oyunun mobil platformlara uyarlanmış bir versiyonu olduğunu, bununla birlikte davacının projesine vermiş olduğu isim Aralık 2022 ye kadar .... dir. Davacının bu tarihe kadar yapmış olduğu tiktok paylaşımlarında bu ismi kullandığı, daha sonrasında Aralık 2022 de .... markasını kullanmaya başladığını, http://..../" internet sitesi ile müvekkile ait "http://.....com.tr" internet sitelerinin domain sorgulamalarını karşılaştırarak kendilerinin daha önceden bu alan adını kullandıklarını iddia etmiş iseler de müvekkil "....." alan adını 01.12.2021 tarihinde ve .... alan adını 20.12.2021 tarihinde alarak kullanmaya başladığını, davacı, müvekkilin aynı alan adını kullanarak davacının müşterilerini yanıltmak suretiyle internet sitesine yönlendirdiğini iddia etmiş ise de bu tamamen soyut beyanlara dayanmakta, hukuki dayanaktan yoksun iddialar olduğunu, müvekkilin 2020 yılından itibaren geliştirdiği projesinin marka ismini hiç düşünmeden bir günde kullanmaya başlayarak tecavüz eden davacı tüm iddialarında haksız olduğu gibi bu iddiasında da haksız olduğunu, bu nedenle davacının haksız, soyut iddialara dayanan, hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde açmış olduğu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacıya ait 28,40,42. Sınıflarda tescilli .... numaralı "..." ibareli, 9. Sınıfta tescilli .... numaralı "...." ibareli markalar ve davalıya ait 28. Sınıfta tescilli .... numaralı "...." ibareli, 9.sınıfta tescilli .... numaralı "....." ibareli markaların sicil kayıtları celp olunmuştur. İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, tetkikinde; davacı .... Teknoloji Anonim Şirketi tarafından davalı ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan marka hakkına tecavüzün tespiti davasının 14/10/2025 tarih ve .... Esas, ..... Karar sayılı ilamı ile reddedildiği görülmüştür. Dosya, davalının davacıya ait markalarından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, tecavüz var ise sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 19/05/2025 tarihli raporu ile, "davalının belirttiği .... başvuru no.lu ve ..... markaları açısından halihazırda herhangi bir tescilin mevcut olmadığı, keza bu başvuruların emtia/hizmet listesi incelendiğinde davaya konu uyuşmazlığı kapsayacak içerikte olmadıkları, davacının .... no.lu “.....” markasının başvuru tarihinin 03 Eylül 2023, tescil tarihinin 11 Ekim 2024 olduğu, 42. Sınıf içeriğinde yer alan “yazılım tasarımı” nın hizmet listesi içinde yer aldığı ve davaya konu uyuşmazlığa ilişkin olduğu, davalının fiili kullanımının markasal nitelik arz ettiği ve davacı markasının aynısının kullanıldığı, davalının fiili kullanımının davacının tescil kapsamına giren 42. sınıfta olduğu, davalının fiili kullanımının davacı marka sahibinin herhangi bir iznine dayanmadığı, davacının tescil kapsamında yer alan emtiaları, hizmetleri, tarafların faaliyet alanları ve müşteri kitlelerinin benzerliği hususu da dikkate alındığında, davacı markasıyla karıştırma riski doğuracağı, hedeflenen müşteri kesiminin/tüketicinin, bu markayı taşıyan malların/hizmetlerin aynı işletmeden geldiği ya da bunların üreticileri/sağlayıcıları arasında işletmesel bir bağlantı olduğunu düşüneceği, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşacağı, davalının kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğuracağı, davalı adına yapılan başvuru tescil edilse bile, sınıf içeriğinin farklılığı nedeniyle, kullanımın “tescilin kapsadığı mal veya hizmetler bakımından aşkın kullanım” olacağı keza SMK 155. Madde kapsamında savunma argümanı olarak ileri sürülemeyeceği, belirtilen nedenlerle SMK anlamında tecavüz şartlarının mevcut olduğu, davacının 19 Ağustos 2023 başvuru tarihli .... tescil no.lu “....” markasının tescil kapsamı içinde yer alan 42. Sınıftaki “yazılım tasarımı” hizmetinin davaya konu uyuşmazlığa ilişkin olduğu ve “....” alanında markasal olarak kullanıldığının yukarıda yer verilen bilişim incelemeleri ile keza “mali inceleme” ile tespit edildiği, davalı tarafından “gerçek hak sahipliği ve eskiye dayalı kullanım savunması” yapılmış olmakla birlikte, dosya kapsamında yer alan mevcut belgeler ve görevlendirme kapsamında yapılan incelemeler neticesinde, davalının “....” ibaresi üzerinde, gerek davacının dayanak .... tescil no.lu “....” markasının başvuru tarihi olan 03 Eylül 2023 öncesi, gerek davacının tescil öncesi 16 Ocak 2023 tarihli .... hesabındaki markasal kullanımı, gerek davacının tescil öncesi 07 Mart 2023 tarihli arşiv kaydındaki markasal kullanımı, gerek davacının tescil öncesi 08 Aralık 2022 tarihli Tiktok hesabındaki kullanımı öncesinde yasanın aradığı anlamda “kullanım ispatı açısından, bir markasal kullanımın tespit edilemediği, davalıya ait olduğu belirtilen ....alan adı, davacı alan adından daha önceki tarihli olmakla birlikte, web sitesinin hiçbir mal veya hizmetle ilişkilendirilmeden kullanılması nedeniyle, yasanın aradığı anlamda “kullanım ispatı açısından, işleve uygun bir markasal kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, bağlantılı olarak ilgili kullanım açısından “gerçek hak sahipliği ve eskiye dayalı kullanım savunmasının” mümkün olmadığı" hususları tespit ve rapor edilmiştir. Davalı tanığı .... duruşmada; "ben davalı firma temsilcisi ....'i oyun tasarımcısı olduğum için 2020 yılında tanıştık. Kendisi de benzer bir iş yapıyordu. Online bir şekilde tanıştık. Sonra bir proje oluşturmaya başladık. Davalı firma temsilcisi ..... Bey 2022 yılının Temmuz ayında "....." isimli oyununu oluşturarak tanıtımına başladı. Söz konusu oyunun tanıtımı için de aynı ibare kullanıldı" şeklide beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı .... için Bodrum .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, talimat duruşmasında; "..... şirketi sahibi ....' in arkadaşıyım, bu ..... isimli projeye 2020 yılında başladığını 2021 yılında proje için alan isimlerini kaydettim .....net/....., bu projeyi geliştirmelerine tanıklık ettim, davacı şirketin alan ismini kullandığını tespit ettik biz internete ilan vermiştik bu sürede aynı isimle farklı bir proje olduğunu fark ettik, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Dava, davalının davacıya ait markalarından doğan haklarına tecavüzün tespiti ile durdurulması ve önlenmesi talebine yöneliktir. Marka hakkına tecavüz sayılan haller, 6769 sayılı SMK’nın 7. Maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.Maddede düzenlenmiştir. 7.maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29.maddede ise “marka hakkında tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmiştir. Davacı öncelikle, davaya konu markada gerçek hak sahipliği iddiasına dayanmaktadır. SMK'nun 6/3 md'sine göre; "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş ise, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" SMK'nun 7/1 ve 6/3 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde tescil ile marka korumasının başlayacağı yönündeki ilkenin istisnasının kullanım yolu ile marka hakkının elde edilmesi olduğu, tescil başvurusundan önce o markayı ihdas eden, kullanan piyasada maruf hale getiren ve marka üzerinde hak elde eden kimsenin tescil sahibine karşı bu hakkını hükümsüzlük davası yolu ile ileri sürebileceği kabul edilmektedir. Gerçek hak sahipliğinde marka hakkı sahibi, markayı ilk kullanan, buna ayırt edicilik nitelik ve piyasada bilinirlik kazandıran kişidir. Burada bahsedilen kullanım, ticaret sırasındaki kullanmadır. Yani marka hukukuna özgü kullanma kastedilmektedir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 4.Baskı, İstanbul 2005, prg.25, no.56). Düzenlemede geçen tescilsiz markalardan kasıt, marka hukukuna özgü kullanılan, ..... nezdinde tescili yapılmamış olan markalardır. Marka hukukuna özgü kullanım, işaretin mal/ambalajı üzerine konulmasını veya sunulan hizmetle birlikte kullanılmasını gerektirir. Gerçek hak sahipliğinde markanın tescili bildirici niteliktedir ve tescil yoluyla oluşan hak sahipliği karinesi, markayı ilk kullanan tarafından çürütülebilir (Sabih Arkan, Marka Hukuku, Cilt I, Ankara 1997, s.128). Ticaret sırasında kullanma, markanın tescili için yapılan başvuru veya başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce gerçekleşmiş olmalıdır. Eskiye dayalı kullanım marka tescilinde nispi ret nedenlerinden biri olarak öngörülmüş olup, eskiye dayalı hak sahibi olan kişi markanın başkası tarafından tesciline itiraz etmemiş ve yapılan tescil aleyhine hükümsüzlük davası açmamış olsa bile, tescilli marka hakkı sahibi, bu işareti önceden beri tescilsiz şekilde marka veya sair bir tanıtma işareti olarak kullanan kişiyi, bu tanıtma işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemez. Markanın gerçek hak sahibi, markasının aynısı veya benzerinin bir başkası tarafından tescil edilmesi durumunda, tescilli markanın hükümsüz kılınmasını talep edebilir. Böylece tescil ile yaratılan hak sahipliği karinesi çürütülebilir. Çünkü marka hukuku aynı mal ve hizmetler için kural olarak tek bir markanın doğabileceği kuralı üzerine inşa edilmiştir; bu tek markanın sahibiyse sicilde hak sahibi olarak görünsün ya da görünmesin gerçek hak sahibidir. 3. Kişi tarafından yapılan tescil başvurusundan önceki kullanım ile işaret üzerinde kazanılan hak sadece kullanımın gerçekleştiği mal ve/veya hizmetlere dairdir. Bu bakımdan SMK m.6/3 kapsamında gerçek hak sahipliğinin ileri sürülmesi suretiyle tescili engellenebilecek mal ve/veya hizmetler, önceki kullanım ile hak sahipliği kazanılan mal ve/veya hizmetlerdir. Gerçek hak sahipliği kapsamındaki mal veya hizmetler ile tescil başvurusuna konu mal veya hizmetlerin aynı olmasına gerek bulunmamakta, iltibas ihtimali yaratacak benzer mal veya hizmetler de bu kapsama girmektedir. (Yarg. 11. H.D. 2019/5109 E. 2020/3171 K. 24.06.2020 Tarihli “....” kararı, aynı yönde Yarg. 11. H.D. .... E. .... K. 24.04.2007 Tarihli “Thomasville” kararı). Tüm dosya kapsamında, davacının .... no.lu “....” markasının başvuru tarihinin 03 Eylül 2023, tescil tarihinin 11 Ekim 2024 olduğu, 42. Sınıf içeriğinde yer alan “yazılım tasarımı” nın hizmet listesi içinde yer aldığı ve davaya konu uyuşmazlığa ilişkin olduğu;Davalının belirttiği .... başvuru no.lu başvuru no.lu ve .... markaları açısından davanın açıldığı ve raporun düzenlendiği tarihte herhangi bir tescilin mevcut olmadığı, ayrıca bu başvuruların emtia/hizmet listesi incelendiğinde dava konusu uyuşmazlığa konu 42. Sınıfta bir tescilin bulunmadığı, dosya kapsamı ve taraf deliller incelendiğinde, davalının 42. Sınıfta yer alan fiili kullanımının markasal nitelik arz ettiği ve davacı markasının aynısının kullanıldığı, bu kullanımla ilgili davacının herhangi bir iznine dayanmadığı, davalı kullanımları ile davacının tescil kapsamında yer alan emtiaları, hizmetleri, tarafların faaliyet alanları ve müşteri kitlelerinin benzerliği hususu da dikkate alındığında, davacı markasıyla karıştırma riski doğuracağı veya hedeflenen müşteri kesiminin/tüketicinin, bu markayı taşıyan malların/hizmetlerin aynı işletmeden geldiği ya da bunların üreticileri/sağlayıcıları arasında işletmesel bir bağlantı olduğunu düşüneceği, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşacağı tespit ve değerlendirilmesi ile davalının markasal fiili kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğuracağı hukuki ve sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; Somut olayımızda, davalı adına yapılan başvuru tescil edilse bile, sınıf içeriğinin farklılığı nedeniyle, kullanımın “tescilin kapsadığı mal veya hizmetler bakımından aşkın kullanım” olacağı, ayrıca SMK 155. Madde kapsamında bu tescilinin davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, dolayısıyla SMK anlamında tecavüz şartlarının mevcut olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalının SMK .6/3 maddesi kapsamındaki savunması yönünden yapılan incelemede, davacının 19 Ağustos 2023 başvuru tarihli ..... tescil no.lu “.....” markasının tescil kapsamı içinde yer alan 42. Sınıftaki “yazılım tasarımı” hizmetinin davaya konu uyuşmazlığa ilişkin olduğu ve “mobil oyun uygulama/geliştirme” alanında markasal olarak kullanıldığının bilirkişi heyeti içerisinde yer alan bilişim uzmanı tarafından ve mali inceleme ile tespit edildiği, Davalı tarafından “gerçek hak sahipliği ve eskiye dayalı kullanım savunması” yapılmış olmakla birlikte davalının “....” ibaresi üzerinde, davacının dayanak .... tescil no.lu “....” markasının başvuru tarihi olan 03 Eylül 2023 öncesi, davacının tescil öncesi 16 Ocak 2023 tarihli Instagram hesabındaki markasal kullanımı, 07 Mart 2023 tarihli arşiv kaydındaki markasal kullanımı, 08 Aralık 2022 tarihli ..... hesabındaki kullanımı öncesinde yasanın aradığı anlamda “kullanım ispatı açısından, dosya kapsamında yer alan delil ve yapılan incelemelerden bir markasal kullanımın tespit edilemediği; Davalıya ait olduğu belirtilen mobile2.net alan adı, davacı alan adından daha önceki tarihli olmakla birlikte, web sitesinin hiçbir mal veya hizmetle ilişkilendirilmeden kullanılması nedeniyle, yasanın aradığı anlamda “kullanım ispatı açısından, işleve uygun bir markasal kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, bağlantılı olarak ilgili kullanım açısından “gerçek hak sahipliği ve eskiye dayalı kullanım savunmasının” mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davacının davasının kabulü ile, davalının, davacıya ait .... nolu "....." ibareli markasının 42. sınıfta yer alan "yazılım tasarımı"nın hizmet listesi içerisinde yer alan kullanımlarının davacının markasından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davalının, davacıya ait ... nolu "....." ibareli markasının 42. sınıfta yer alan "yazılım tasarımı"nın hizmet listesi içerisinde yer alan kullanımlarının davacının markasından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, 2-Davalı tarafa ait https://www......com.tr/ alan adlı internet sitesinin Türkiye'den erişim engeli getirilmesine, 3-Davacıya ait "......" isimli markayı taşıyan ürünlerin internet üzerinden satış, tanıtım, reklamının yapılmasının engellenmesine , 4- Davalının .... isimli mobil uygulamalarından "...." isimli markayı kullanmaktan satış ve tanıtımını yapmaktan men edilmesine, 5-Masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle hüküm özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, 6-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 635,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 16.490,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 10-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2026
Katip .... ¸e-imzalıdır
Hakim ..... ¸e-imzalıdır