Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6052 E. 2026/3987 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6052
- Karar No
- 2026/3987
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/558 E., 2025/2535 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/619 E., 2024/4 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilin babası muris ...'ün 25.07.2015 tarihinde öldüğünü, müvekkilinin halen muris adına kayıtlı olarak bildiği İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 57... parsel sayılı taşınmazın %50 hissesinin, murisin vefatından evvel gelini, müvekkilinin de abisinin eşi olan ...'e satış yolu ile devredildiğini öğrendiğini, bu devir işleminin müvekkilinden mal kaçırmak maksadıyla yapıldığını, murisin maddi açıdan kendisine yetebilecek düzeyde olduğunu, kaldı ki murisin aynı zamanda alzheimer hastası olduğunu belirterek adli yardım taleplerinin kabulüne, davaya konu taşınmazın davalı üzerinde kayıtlı bulunan kısmına ilişkin tapunun iptali ile miras payı oranında müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde müvekkillinin saklı payı zedelendiğinden muris tarafından gerçekleştirilen işlemin müvekkilinin saklı payı oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; taşınmazın müvekkiline satış işleminden 10 yıl sonra açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin 14.12.2012 tarihinde müvekkili ... tarafından 200.000,00 TL bedel ile muristen satın alındığını, tapuda satış bedeli olarak 100.000,00 TL gösterildiğini, 100.000,00 TL'nin banka kanalıya murise ödendiğini, teslim edilen bu bedele ilişkin müvekkilinin bozdurduğu ziynet eşyalarına dair kuyumcu makbuzu aldığını ve banka dekontlarını sunduğunu, bakiye kalan 100.000,00 TL'nin ise satıştan itibaren bir ay içerisinde ölen eşinin birikimleri, müvekkilinin kendi ailesinin verdiği destek ile toplamda 200.000,00 TL satış bedelini tanıklar huzurunda murise nakit olarak ödediğini, murisin sağlığında bir çok alım-satım işlemi gerçekleştirdiğini, dolayısıyla murisin sürekli alım satım yaptığı, bu yaşam tarzına uygun hayat standartlarına göre yaşadığını, murisin temlik tarihinde akli dengesinin ve psikolojisinin yerinde olduğuna dair... ve Araştırma Hastanesinden rapor alındığını, yapılan satış işleminin geçerli olduğunu, satış tarihinde belediye rayiç bedelinin 30.000,00 TL civarında gözüktüğünü yani satış işlemi sırasında 200.000,00 TL ödeme yapıldığına göre satış işleminin rayiç bedelinin yaklaşık 7 kat fazlası ve gerçek değeri üzerinden yapıldığını, saklı paya bir müdahalenin de söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...'ün davacının murisi olduğu, davalı ...'nın murisin gelini olduğu, tanık anlatımlarından murisin mal varlığının yerinde olduğu, kendisinin işlettiği su dükkanı, tırı ve arabası olduğu, ...'da bir evi olduğu, davalının ev hanımı olduğu, bir malvarlığı bulunmadığı, böyle bir yeri almaya maddi gücünün yetmeyeceği, davalının eşinin ise murisle birlikte su dükkanında çalıştığı, davalının çalışmadığı, yardımlarla geçimini sağlayan biri olduğu; somut olayda muris muvazaasının yasal şartlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davalının terekeye karşı 3. kişi olduğu, davanın pay oranında açıldığı, bu haliyle ehliyetsizlik iddiasının dinlenemeyeceği, muris ...'ün 25.07.2015 tarihinde vefat ettiği, davacının murisin kızı olduğu, davalının murisin 02.09.2004 tarihinde vefat eden oğlu ...'ın eşi olduğu, murisin 14.12.2012 tarihinde dava konusu taşınmazın 1/2 hissesini davalı gelinine satarak devrettiği, bu tarihte davalının 18 yaşından küçük 3 çocuğunun bulunduğu, davalının satış tarihlerinde altınlarını bozdurduğuna dair kuyumcu makbuzu ve murise 100.000,00 TL ödediğine dair banka dekontu sunduğu, tanıkların beyanlarında, murisin çocukları ile arasında problem olmadığını belirttikleri ve tanık olarak dinlenen iki mirasçının satışın gerçek satış olduğunu beyan ettikleri, bu haliyle murisin mal kaçırma kastı ile hareket etmediği, davalı gelini ve 3 çocuğunun ileride zorluk çekmemesi ve zor durumda kalmamaları için belli bir meblağ karşılığında hisse devri yaptığı, taşınmazın 1/2 hissesini de kendi üzerinde bıraktığı gibi adına kayıtlı başka taşınmazın daha bulunduğu, dolayısıyla yapılan devrin muvazaalı gizli bağış niteliğinde olmadığı, terditli tenkis davası yönünden ise murisin TMK'nın 565/4. maddesinde ön görülen şekilde saklı pay kurallarını ihlal etme kastı ile hareket etmediği, bedeli karşılığı hisseyi devrettiği, bu haliyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.