Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5513 E. 2026/1821 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5513
Karar No
2026/1821
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/75 E., 2025/125 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar vekilleri Avukat ... ve Avukat ... tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... ile davalı arasında 29.11.1998 tarihinde imzalanan protokole göre, ... Köyü 1 16... parsel, ... Köyü 1 35... -156 parsellerin davalıdan alınan borca karşılık teminat amacıyla bedelsiz, aradaki inanca dayalı olarak davalıya devredildiğini, davalının tefeci olduğunu ve alınan 207.000.000.000,00 ETL borca aylık yüzde 12,5 faizle birlikte borcun 402.000.000.000,00 ETL’ye ulaştığını, anılan protokol gereğince ... Köyü 156 parselin murisin şirketinde çalışan Halis Yalçın’a devredildiğini ancak borcun ödenmesine rağmen diğer taşınmazların devredilmediğini, taşınmazların elektrik ve su giderlerinin de davacılar tarafından karşılandığından bahisle 1 35... parsel ve 1 16... parsel sayılı taşınmazların tapusunun iptali ile davacılar adına tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davaya dayanak gösterilen 29.11.1998 tarihli protokoldeki imzanın davalıya ait olmadığını, kabule göre de protokolün aslının ibraz edilmediğini, fotokopi belgesinin davaya esas teşkil edemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.04.2015 tarihli ve 2011/142 Esas, 2015/207 Karar sayılı kararı ile davacılar tarafından inanç sözleşmesi olan 29.11.1998 tarihli protokolün aslının sunulamadığı, bu sebeple yapılan imza incelemesinin hükme esas alınmadığı, sunulan diğer belgelerin ise davayla ilişkilendirilemediğinden yazılı delil başlangıcı sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09.04.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 07.11.2017 tarihli ve 2015/18818 Esas, 2017/8215 Karar sayılı ilâmıyla; davacıların dayandığı 29.11.1998 tarihli “Anlaşma Protokolü” başlıklı belge, 26.06.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu Fiziki İhtisas Dairesi Başkanlığınca incelenmiş, belgenin altındaki imzanın davalı ...’ın el ürünü olduğu bildirilmiş olup anılan belgenin yazılı delil başlangıcı olduğu, tüm deliller ve tanık beyanları ile birlikte tarafların iddiaları ve savunmaları değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği açıklanarak karar bozulmuştur. 2. Mahkemece bozmaya uyularak 14.09.2021 tarihli ve 2020/130 Esas, 2021/187 Karar sayılı kararı ile inançlı işleme dayanak borcun ödendiği hususunda tanık beyanı olsa da borcun ödendiğine dair dekontlar dosyaya sunulmamış olup ödemenin yapıldığı diğer bir deyişle muris tarafından kendi edimini yerine getirdiği davacılar tarafından ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Kararın süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.11.2022 tarihli ve 2022/1844 Esas, 2022/6708 Karar sayılı ilâmıyla; taşınmazların inanılana teminat amacıyla temlik edildiği, davacıların murisinin teminata konu borcun bir miktarının ödendiği, eksik ifa bulunduğu, Mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca birlikte ifa kuralı gereği davacıya bu eksik bedeli depo edip etmeyeceği sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemece bozmaya uyularak 19.03.2024 tarihli ve 2020/48 Esas, 2024/23 Karar sayılı kararı ile eksik bedel depo edildiğinden davacının davasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın süresi içinde davalı vekili temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.12.2024 tarihli ve 2024/2631 Esas, 2024/5745 Karar sayılı ilâmıyla; geçerli bir sözleşme ile ödeme tarihi ve miktar belirlendiğine göre, geçerli sözleşmelerde denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmayacağı, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri belirlenerek, 6098 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca birlikte ifa kuralı gereği davacıya bu eksik bedeli depo edip etmeyeceği sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, denkleştirici adalet ilkesine göre yapılan hesaplama ile belirlenen bedelin depo edilmesi suretiyle karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda 1 No.lu ve 23 No.lu parsellerin dava tarihindeki değerinin belirlenmesi için rapor alındığı, 1 nolu parselin dava tarihindeki değerinin 104.541,85 TL olduğu, 23 No.lu parselin dava tarihindeki değerinin 145.600,00 TL olduğu, toplam miktardan önceden depo edilen kısımların mahsubu ile bakiye miktarın depo edildiği gerekçesiyle davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulü ile, Adıyaman ili, ... ilçesi, ... Köyü 1 16... parsel ve Adıyaman ili, ... ilçesi, ... Köyü 1 35... parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar ... ve ... adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, davacı ... yönünden ise davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... vekili temyiz dilekçesinde; fotokopi belgenin delil olamayacağını, davanın reddi gerektiğini inancın da ödeme yapıldığının da ispat edilemediği aksi düşünülürse de eksik kalan bedelin 2025 yılı rayiç değerine göre hesaplanması gerektiğini, dava tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... temyiz dilekçesinde; gerkçekliği şüpheli olan fotokopi belgenin delil olarak hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, fotokopi belge üzerinde imza tespitinin yapılamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5513, K. 2026/1821, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5513-e-2026-1821-k-86795ca5f2b4