Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5462 E. 2026/1826 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5462
Karar No
2026/1826
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1466 E., 2025/1726 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/488 E., 2024/276 K.

Asıl davada İlk Derece Mahkemesince, birleştirilen davada Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde taraflardan gelen olmadı. Duruşmaya son verilerek işin incelenip karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 15.09.2005 tarihli düzenlenme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile, 19 21... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı tarafa düşecek 3 daireden birinin davacıya satıldığını, bedelin ödendiğini, fakat davalı tarafından keşide edilen ihtarname ile sözleşmenin zamanaşımına uğradığından bahisle feshedildiğinin davacıya bildirildiğini, sözleşmenin zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı 18,23,24 numaralı dairelerden birinin davacı adına tesciline, mümkün olmaması hâlinde taşınmazın rayiç bedelinin reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı ... vekili; davalı ...'ten aldığı borç paranın teminatı olarak satış vaadi sözleşmesinin yapıldığını, iradenin satış vaadi sözleşmesi yapmaya yönelik olmadığını, işlemin muvazaalı olduğunu, davalıdan alınan borcun iade edilmesine rağmen davalı tarafından sözleşmenin ifası için dava açıldığını ileri sürerek sözleşmenin muvazaa nedeni ile iptalini istemiştir. II. CEVAP ve KARŞI DAVA 1. Asıl davada davalı ... cevap ve karşı davasında; davacı tarafından noter sözleşmesine ek olarak 20.09.2005 tarihli adi yazılı sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme uyarınca vaat edilen bedelin ödenmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, davacı tarafça ödenen bedelin değişik iş dosyasında tayin edilen yere yatırıldığını, davacının davalıdan hak ve alacağının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; karşı davasında mirastan kaynaklı ve belirli olmayan taşınmaz hakkındaki sözleşmelerin feshine, sözleşmeler nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. 2. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2018 tarih ve 2018/518 Karar sayısı kararı ile; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. ASIL DAVADA İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada-davalı karşı davada davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2021 tarihli ve 2021/264 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. ASIL DAVADA BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemenin 19.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-karşı davada davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 28.06.2022 tarih ve 2022/4524 Karar sayılı ilâmı ile; "dosya içerisindeki adi yazılı belgeden satış bedelinin 100.000,00 TL olduğu, asıl davada davalı- karşı davada davacının kabulünde olduğu üzere 32.000,00 TL'nin ödendiğinin belirlendiği, dava konusu taşınmazın bedelinin bir kısmının ödenmediği tespit edilmekle Mahkemece, TBK'nin 97. maddesi uyarınca birlikte ifa kuralı gereğince taşınmazların dava tarihindeki rayiç değeri keşif yapılıp bilirkişi raporu alınarak saptanmalı, bakiye satış bedeli konusunda davacının sözleşmedeki satış bedeli ile ödemiş olduğu bedel oranlanarak, dava konusu taşınmazların dava tarihindeki rayiç bedeli belirlendikten sonra satış bedelindeki oranlamaya göre saptanacak bakiye satış bedelinin depo ettirilmesine karar verilmesinin gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında, asıl davada davaya konu taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedeli olan 275.000,00 TL'nin ödenmeyen satış bedeli olan 68.000,00 TL ile çarpılmak ve bulunan miktarın sözleşme bedeli olan 100.000,00 TL'ye bölünmesi suretiyle yapılan oranlama sonucunda bulunan 187.000,00 TL bakiye satış bedelinin depo ettirildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne; karşı davanın reddine; birleştirilen dosya yönünden ise davanın dayanağının inançlı işlem olduğu, davacı tarafça inançlı işlem iddiasını ispata yarar yazılı delil sunulamadığı ve yemin deliline de dayanılmadığı, inançlı işlem iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. VI. DAİREMİZİN İADE KARARI Birleştirilen davada, Yargıtayın denetimi olmadığı, istinaf kanun yoluna tâbi olduğu gerekçesiyle dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. VII. BİRLEŞTİRİLEN DOSYA YÖNÜNDEN İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında belirtilen birleştirilen dosyada verilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen dosyada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "İlk Derece Mahkemesince taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, Mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, Mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre İlk Derece Mahkemesi kararına karşı birleştirilen dosyada davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. VIII. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; birleştirilen davada muvazaa nedenine dayanıldığını, Mahkemece birleştirilen davada tanıkların dinlenmediğini, delillerin toplanmadığını, asıl dosyada belirlenen tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, miktarın ve munzam zararın güncellenmesi gerektiğini, çok eski tarihe göre belirlendiğini, davanın 2016 yılında açıldığını, ayrıca Mahkemece hatalı olarak 18 numaralı taşınmazın iptali şeklinde hüküm kurulduğunu, 23... numaralı taşınmazlar yönünden karar verilmesi gerektiğini, davacının talebinin 23 olduğunu, ayrıca birleştirilen dosya ile asıl dosyanın tefrik edilmesini, sonuçlarının bekletici mesele yapılmasını ardından karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, karşı davada satış vaadi sözleşmesinin feshi, birleştirilen dosyada ise satış vaadi sözleşmesinin iptali istemlerine ilişkindir. 1. Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Birleştirilen dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl dava yönünden; asıl davada davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 2. Birleştirilen dava yönünden; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5462, K. 2026/1826, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5462-e-2026-1826-k-ee84f3ed8058