Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5943 E. 2026/1827 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5943
- Karar No
- 2026/1827
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2007/179 E., 2025/152 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak 3/1 adresinde bulunan taşınmazı 1973 yılında babasının ev yapması için kendisine tahsis ettiğini, müvekkilinin taşınmaz içine 1974 yılında kargir ev yaptığını ve bizzat mesken olarak bu taşınmazı malik sıfatı ile kullanmaya başladığını, ... ilçesinde yapılan tapu kadastro tespiti çalışmaları sırasında müvekkilinin zilyet ve tasarrufunda olan taşınmazın 94... parsel olarak 02.04.1937 yılında vefat eden 1290 doğumlu ... kızı ... ... adına, içinde bulunan kargir evin de müvekkili adına tespit gördüğünü, tespiti haksız bulan müvekkilinin tespite itiraz için yaptığı araştırmada tespit malikinin ... ilçesi, ... Mahallesi, Cilt No: 9 Hane No:72'de nüfusa kayıtlı, baba adı ... ana adı ... veya ... olan 1290 doğumlu eşi ...'dan boşanarak 02.04.1937 yılında dul olarak vefat eden ... ... olduğunu öğrendiğini, bunun dışında başka bir bilgiye sahip olunamadığını, ... kızı ... ... adına tespit gören taşınmazın nizasız ve fasılasız olarak 30 yılı aşkın bir süredir müvekkilinin zilyet ve tasarrufunda olduğunu, emlak vergilerinin de müvekkili tarafından ödendiğini açıklayarak 94... parsel sayılı 111,66 m² miktarlı ... ... adına kayıtlı olan taşınmazın ... ... adına olan kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın kayıt maliki ve mirasçılarına yöneltilmediğini, ayrıca hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.05.2006 tarihli kararıyla davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.11.2006 tarihli ve 2006/6933 Esas, 2006/7452 Karar sayılı kararıyla; “... tapu kaydı ve dayanaklarına göre ... karısı ...'nın bilinen ve ölü bir kişi olduğu gözönünde tutularak davanın usulen belirlenecek mirasçılarına yöneltilmesi, hiç mirasçı bırakmadan ölmüş ise TMK.nun 501.maddesi hükmünün gözönünde tutulması, taraf teşkili sağlandıktan sonra iddia ve savunma çerçevesinde delillerin eksiksiz olarak toplanıp birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kabulüne, 94... parsel sayılı taşınmazın ... ... adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verildiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydında maliki olarak görünen ... karısı ..., ... ... olduğunui ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/691 Esas, 2024/389 Karar sayılı kararı ile ... ...'ın mirasının TMK'nın 501. madde hükmü uyarınca Hazineye aidiyetine karar verildiğini ve ... ...'ın mirasçısının Devlet olduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastro çalışmalarının 1976 yılında ilan edilerek kesinleştiği, buna karşın rapora ekli krokide A harfi ile gösterilen yapının 1974 yılı hava fotoğraflarında göründüğü dikkate alındığında halihazırda dava konusu taşınmazı kullandığı iddiasında bulunan davacının beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini satış işlemine konu olduğu iddia edilen 1946 tarihli noter senedinin de kadastro tespit tarihi gözetilerek dikkate alınmaması gerektiğini, taşınmaz üzerinde hiçbir imar ihya çalışması yapılmadan ve araziye tarım arazisi vasfı kazandırılmadan, sadece ev ve ahır yapmak, hayvan barındırmak suretiyle var olan zilyetliğin kazanmayı sağlayan ekonomik amaca uygun ve kanunun aradığı bir kullanım şekli olmadığını, Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken aksi kanaatle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını dava ve talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 713/2 hükmünde belirtilen ölüm hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.