Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3563 E. 2026/1915 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3563
Karar No
2026/1915
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1249 E., 2025/910 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/103 E., 2021/425 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar murisi ... ile davalı ...’in murisi ... arasında, ... Noterliğinde 27 Haziran 19 88... Ağustos 1990 tarihlerinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri imzalandığını, davalı murisinin, 27 Haziran 1988 tarihli sözleşmede yer alan 425, 770, 801, 922, 13 73... parsel sayılı taşınmazlardaki tüm hak ve hisselerini; 09 Ağustos 1990 tarihli sözleşmede yer alan 589, 6 25... parsel sayılı taşınmazlardaki tüm hak ve hisselerini davacılar murisine devrettiğini ve satış bedelini nakden aldığını, satışı vaat edilen taşınmazlardaki zilyetliğin davacılar murisine teslim edildiğini, davacılar tarafından halen kullanıldığını belirterek dava konusu taşınmazlardaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde satıcı olarak yer alan davalı murisinin adına olan hisselerin iptali ile müvekkilleri adına miras hisseleri oranında tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde satış vaadine konu taşınmazların rayiç bedelinin tespit edilerek müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...'in muris ... ve eşi ... tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1978/3 55... /354 Karar sayılı kararı ile evlat edinildiğini, ...'in 23.11.2003 tarihinde öldüğünü, davalının ...'in tek mirasçısı olduğunu, muris ...'in ... ilçesindeki tüm gayrimenkullerini ölmeden önce ...'e vasiyet etiğini, davaya konu gayrimenkullerden ... 589-922-1373-1414 parsellerin muris tarafından vasiyete konu edildiğini, ...'e Mahkeme kararı ile devredildiğini, murisin ... 13. Noterliği'nde 30.09.2003 tarihinde vasiyetname hazırladığını ve "İstanbul ili, ... ve ... ilçesi hudutlarında vaki ve kain olup adıma hisseli veya müstakil olarak kayıtlı bulunan bilimum gayrimenkullerdeki tüm hak ve hisselerimi ... oğlu, 1968 doğumlu ...'e bıraktığımı, ölümümden sonra bu gayrimenkullerin ...'e ait olacağını, müteveffanın "benim mirasçıma kalacak onun saklı payını tamamlayacak başkaca mallarım vardır" şeklinde beyanda bulunduğunu ve konu malvarlığı üzerine ...'i vasiyet alacaklısı olarak atadığını, vasiyetnamenin, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/57 Esas sayılı dosyasında okunduğunu, davalı ile ... arasında devam eden vasiyetnamenin iptali, terditli olarak tenkis talepli yargılamalar sonucunda davalı ile ...’in sulh olduklarını ve dava konusu parsellerin ...’e ait olduğuna dair kesinleşmiş Mahkeme kararının bulunduğunu, ... Noterliği'nin 27.06.19 88... .08.1990 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmelerinin zamanaşımına uğradığını, her ne kadar dava konusu taşınmazlar görünüşte ... adına kayıtlı olsa da, parsellerin asıl malikinin kesinleşmiş ve tapuya şerh edilmiş mahkeme kararına göre ... olduğunu belirterek; davanın öncelikle zamanaşımından reddi, Mahkeme aksi kanaatte ise pasif husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2. İhbar olunan ... vekili dilekçesinde özetle; ihbar edilen ...'in dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, iş bu taşınmazın ihbar edilene vasiyet edildiğini, vasiyetin iptali ve tenkis davası neticesinde tenkis bedelinin satış vaadi sözleşmesinin tarafı olduğu belirtilen ... yasal mirasçısına ödenerek müvekkili ... adına tescil ve ilanına karar verildiğini, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline dair kesinleşmiş mahkeme hükmü olup iş bu davanın müvekkiline karşı ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/286 E. 2017/365 K. sayılı 08.11.2017 tarihli ilamı iş bu dava açılmadan çok önce kesinleştiğini ve müvekkili adına tescile dair müzekkere gönderildiğini ve 25.12.2017 tarihinde ... yevmiye no ile tapulara "kesinleşmiş mahkeme kararı vardır" şerhi işlendiğini belirterek davanın hem usul hem de esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile 31 75... parsel, 2 46... parsel, 31 31... parsel, 32 33... parsel, 31 75... parsel, 32 44... parsel ve 32 37... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 31 75... parsel, 32 46... parsel, 31 31... parsel3233 ada, 3 parsel, 31 75... parsel, 32 44... parsel ve 32 37... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tazminat davasının kabulü ile; 2.033.868,57 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak ... 2.Noterliği'nin 22.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılara ödenmesine, 32 50... parsel ve 32 49... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu taşınmazların bir kısmı yönünden tapu iptali ve tescil davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, HMK’nın 125. maddesi uyarınca seçimlik haklarının hatırlatılmadığını, b. Bir kısım taşınmazlar yönünden düzenlenen vasiyetnamenin davacılardan mal kaçırmaya yönelik ve muvazaalı olduğunu, c. Davaya konu satış vaadi sözleşmelerinin 27.06.19 88... .08.1990 tarihlerinde düzenlendiğini, ihbar olunan ...'in vasiyetname şeklindeki şahsi hakkının, tarih bakımından da önce olan satış vaadi sözleşmesinden doğan ayni hakkının önüne geçemeyeceğini, tapu iptal ve tescil talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, terditli olarak tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3563, K. 2026/1915, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3563-e-2026-1915-k-e53012f8ffb0