Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3317 E. 2026/1910 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3317
Karar No
2026/1910
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3201 E., 2025/1111 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/191 E., 2023/848 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının birlikte yürüttükleri şirketlerinin gelirinden alınan 64 parsel sayılı taşınmazın davalının kötüniyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu taşınmazla ilgili ikame ettiği 07.04.2010 tarih ve 2013/312 Esas, 2018/440 Karar sayılı tapu iptali ve tescil davasında davanın kabul edilerek 1/2 hissenin müvekkili adına tescil edildiğini, davalının taşınmazı satın aldığı tarihten itibaren haksız şekilde kullandığı ve üçüncü kişilere kiraladığını belirterek davalının müvekkilinin 64 parsel sayılı taşınmazdaki hissesine müdahalesinin önlenmesini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, tahkikat sonucu alacağının tam ve kesin olarak belirlenebildiği anda artırılmak üzere şimdilik 1.000.000,00 TL belirsiz alacak olarak talep ettikleri alacağın hak ediş tarihlerinden (kira gelirinin müvekkiline ödenmesi gereken tarihlerden) itibaren yürütülecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada intifadan men şartının gerçekleşmediğini, tapu iptali ve tescil davasına ilişkin kararın 25.02.2020 tarihinde kesinleştiğini, davacının malik sıfatını bu tarihte kazandığını, malik sıfatını haiz olmadığı dönem boyunca talep edilen ecrimisil taleplerinin reddini, mahkeme aksi kanaatte ise ilgili kanun ve içtihatlarda da açık ve net şekilde belirtildiği üzere ecrimisilin 5 yıllık zamanaşımına tâbi olduğunu, dava konusu taşınmazın ... Ltd. Şti.'nin 02.10.2017 tarihinden ve ... Elektrik A.Ş.'nin 01.05.2015 tarihinden itibaren kiracı sıfatıyla kullanıldığını, bunun yanında ...'in 04.10.2017, Vodafone'un 15.09.2016, Avea'nın 11.11.2010 tarihinden itibaren taşınmazda baz istasyonlarının bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmaza ilişkin son yıllarda zorunlu ve yararlı masraflar yaptığını, taşınmazın kullanılabilir durumda kalması için emlak vergisi, yapı kayıt belgesi, tadilat vb. yüksek meblağda harcamalar yapmak durumunda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile raporun dosya kapsamına ve teknik verilere uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edildiği, taşınmazın farklı bölümlerindeki ecrimisil bedelinin davacılar hissesine düşen kısmının 1.353.002,50 TL olduğu, davacılar adına düşen 178.025,35 TL mahsup edildiğinde davacıların talep edebileceği ecrimisil bedelinin 1.174.977,15 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.174.977,15 TL ecrimisil bedelinin; A) 90.000,00 TL'sinin 02.10.2018 tarihinden, B) 111.360,00 TL'sinin 02.10.2019 tarihinden, C) 65.596,00 TL'sinin 25.03.2020 tarihinden, D) 108.102,50 TL'sinin 01.05.2016 tarihinden, E) 164.100,00 TL'sinin 01.05.2017 tarihinden, F) 178.902,00 TL'sinin 01.05.2018 tarihinden, G) 207.168,00 TL'sinin 01.05.2019 tarihinden, H) 246.933,00 TL'sinin 25.03.2020 tarihinden, I) 240,00 TL'sinin 04.10.2018 tarihinden, İ) 300,00 TL'sinin 04.10.2019 tarihinden, J) 174,00 TL'sinin 25.03.2020 tarihinden, K) 204,00 TL'sinin 15.09.2017 tarihinden, L) 234,00 TL'sinin 15.09.2018 tarihinden, M) 282,00 TL'sinin 15.09.2019 tarihinden, N) 187,00 TL'sinin 25.03.2020 tarihinden, O) 192,00 TL'sinin 25.03.2016 tarihinden, Ö) 204,00 TL'sinin 25.03.2017 tarihinden, P) 216,00 TL'sinin 25.03.2018 tarihinden, R) 252,00 TL'sinin 25.03.2019 tarihinden, S) 330,00 TL'sinin 25.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Davacının el atmanın önlenmesi talebi yönünden Mahkemece 12.10.2023 tarihli ara karar ile davacıların müdahalenin önlenmesi talebi yönünden dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı yanın 04.05.2020 tarihli ihtarnamesiyle bahse konu taşınmaza ilişkin kira bedellerinden payına düşen miktarı belirttiği hesaba yatırdıklarını, 2. Davacı tarafın taşınmazda kullanabileceği bir alan olup olmadığının keşif esnasında tespit edilmediğini, 3. Davacının tapu iptali ve tescil davasına ilişkin kararın 25.02.2020 tarihinde kesinleştiğini, bu tarihten itibaren ecrimisil tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, 4. Ekte sunulan belgelerle 668.000,00 TL masraf yaptıkları hâlde Mahkemece eksik inceleme ile masrafın 365.555,45 TL olduğuna kanaat getirildiğini, davacının malik olmadığı dönemde yapıların müvekkili tarafından inşa edildiğinin ve gelir vergisinin de giderler içerisinde hesaplanması gerektiğini, 5. 4 kapı No.lu binada kiracı bulunmaması nedeniyle dava tarihine dek kira belirlenmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3317, K. 2026/1910, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3317-e-2026-1910-k-7593947c2a80