Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2968 E. 2026/3621 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2968
Karar No
2026/3621
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/734 E., 2023/1019 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/57 E., 2022/345 K.

Asıl ve birleştirilen dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir. Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili; davacının maliki olduğu 38 19... parsel sayılı taşınmazın satışı için .... Noterliğinin 18.12.2018 tarihli vekaletnamesi ile davalı ...’i vekil tayin ettiğini ancak davalı vekilin dava konusu taşınmazı değerinin çok altında bir bedelle diğer davalı ...’a, ...’un da asıl dava tarihinden 1 gün sonra birleştirilen davada davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini, davacıya herhangi bir bedel ödenmediğini, tüm davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiğini ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davacı adına tapu kaydının iptali ile tescilini, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini talep etmiş, taşınmazın aşamada ...’a devredilmesi üzerine davacı vekili HMK'nın 125. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteklerini yeni malike karşı devam ettirdiğini bildirmiştir.

Asıl davada davalı ...; iddiaların doğru olmadığını, emlakçılık yaptığını, dairelerini satma ve kiraya verme işlerini yaptığı dava dışı ...'in kendisini arayarak takas ve iş karşılığında dava konusu taşınmazı satın aldığını ancak ödemeleri olduğu için taşınmazı satacağını kendisine müşteri bulmasını istemesi üzerine emlakçı bir arkadaşı vasıtasıyla taşınmaza alıcı bulduğunu, satış günü tapuya gittiğinde dava dışı ...'in elinde kendisi adına düzenlenen satış vekaletnamesinin bulunduğunu, dava dışı ...’in kendisi adına satış yapıp parayı getirmesini söylemesi üzerine dava konusu taşınmazı vekaletname ile davalı ...'a satış yoluyla devrettiğini ve satış bedeli olan 47.000 TL'yi tanıklar huzurunda dava dışı ...'e verdiğini, davacıyı tanımadığını, eldeki dava açıldığında dava dışı ...'i aradığını ancak ulaşamadığını, davacı ve dava dışı ...’in işbirliği içinde hareket ederek kendisini dolandırdıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Asıl davada davalı ...; iddiaların doğru olmadığını, ticaretle uğraştığını, dava konusu taşınmazı yatırım amaçlı satın aldığını, satış bedelini vekile ödediğini, davacı ile davalı vekil arasında ilişkiyi bilmediğini ve iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada davalı ...; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu taşınmazı tapu siciline güvenerek bedeli karşılığında satın aldığını ve iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı ..., davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesince, davalı vekil ...'in vekalet görevini kötüye kullandığı ancak diğer davalılar ... ve ...'nin edinimlerinde kötüniyetli olduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali-tescil isteğinin reddine, bedel isteğinin davalı vekil ... yönünden kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın yargılama sırasında temlik edilmesi nedeniyle HMK’nın 125. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekil ...'in vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı olacak şekilde satış bedelini davacıya teslim etmediği gibi dava konusu taşınmazı bilirkişi raporu ile tespit edilen rayiç değerin oldukça altında bir bedelle sattığı, emlakçılık ile iştigal eden vekilin sorumluluğunu en iyi bilebilecek kişilerden olduğu, satış bedelinin üçüncü bir kişiye ödendiği savunmasının kabulüne olanak bulunmadığı, bu kapsamda davalı ...'in vekalet görevini kötüye kullandığı ancak diğer davalılar ..., ... ve ...'ın edinimlerinde kötüniyetli olduklarının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, bedel isteğinin davalı vekil ... yönünden kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından duruşma istekli ve asıl davada davalı ... vekili tarafından adli yardım talepli temyiz edilmekle; davalının adli yardım talebi reddedilerek temyiz harçları tamamlattırılmış, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl davada davalı ... vekili Avukat ... ... ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalı ...'den alınmasına, davacı tarafından temyiz edilen davalılar duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, A şağıda yazılı 462,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan, 16.926,98 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/2968, K. 2026/3621, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-2968-e-2026-3621-k-401f0437e00d