Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/852 E. 2026/1806 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/852
- Karar No
- 2026/1806
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1488 E., 2025/2544 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/403 E., 2022/625 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının paydaş olduğu 10... parsel sayılı taşınmazın dava dışı önceki paydaşı ...’nin payını 23.10.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı resmî senetten de anlaşılacağı üzere davalı ... ...’e satış yoluyla devrettiğini, davacının ön alım hakkı olduğunu ileri sürerek, taşınmazda davalı adına kayıtlı payın iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı ... vekili 25.11.2020 tarihli dilekçesi ile de dava konusu pay ... ... tarafından 17.11.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı resmî senet ile ...’ye bağış yoluyla devredildiğinden husumeti ...’ye yöneltmiştir. 3. Birleştirilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/230 Esas, 2022/133 Karar sayılı davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının paydaş olduğu 10... parsel sayılı taşınmazda davalı pay maliki ...’nin payını 23.10.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı resmî senetten de anlaşılacağı üzere davalı ... ...’e satış yoluyla devrettiğini, ön alım hakkına engel olmak için bu defa dava konusu payı ... ...’den 17.11.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı resmî senet ile bağış yoluyla geri aldığını, davacının ön alım hakkı olduğunu ileri sürerek taşınmazda davalı adına bulunan hisselerin iptali ile davacılar adına eşit şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleştirilen ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/164 Esas, 2022/86 Karar sayılı davada davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının paydaş olduğu 10... parsel sayılı taşınmazda davalı pay maliki ...’nin payını 23.10.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı resmî senetten de anlaşılacağı üzere davalı ... ...’e satış yoluyla devrettiğini, ön alım hakkına engel olmak için bu defa dava konusu payı ... ...’den 17.11.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı resmî senet ile bağış yoluyla geri aldığını, davacının ön alım hakkı olduğunu ileri sürerek taşınmazda davalı adına bulunan hisselerin iptali ile davacılar adına eşit şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 5. Birleştirilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/357 Esas, 2022/187 Karar sayılı davada davacı ... dava dilekçesinde özetle; davacının paydaş olduğu 10... parsel sayılı taşınmazda davalı pay maliki ...’nin payını 23.10.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı resmî senetten de anlaşılacağı üzere davalı ... ...’e satış yoluyla devrettiğini, ön alım hakkına engel olmak için bu defa dava konusu payı ... ...’den 17.11.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı resmî senet ile bağış yoluyla geri aldığını, davacının ön alım hakkı olduğunu ileri sürerek payın adına tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. 6. Birleştirilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/381 Esas, 2022/202 Karar sayılı davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının paydaş olduğu 10... parsel sayılı taşınmazda davalı pay maliki ...’nin payını 23.10.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı resmî senetten de anlaşılacağı üzere davalı ... ...’e satış yoluyla devrettiğini, ön alım hakkına engel olmak için bu defa dava konusu payı ... ...’den 17.11.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı resmî senet ile bağış yoluyla geri aldığını, davacının ön alım hakkı olduğunu ileri sürerek davalı adına bulunan hisselerin iptali ile davacılar adına eşit şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ... cevap dilekçesi sunmamıştır. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...’nin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/464 Esas sayılı davasında ön alım nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talep etmekle bu dava sonucunun beklenilmesi gerektiğini, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, taşınmazı bağış yoluyla edinmekle ön alıma konu edilemeyeceğini savunarak asıl davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, payı bağış yoluyla edindiğini, önceki pay maliki ... ...’e gerçek bir satış yapılmadığını, taşınmazın gerçek değerinin depo edilmesi gerektiğini savunarak birleştirilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/230 Esas, 2022/133 Karar sayılı davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, payı bağış yoluyla edindiğini, önceki pay maliki ... ...’e gerçek bir satış yapılmadığını, taşınmazın gerçek değerinin depo edilmesi gerektiğini savunarak birleştirilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/357 Esas, 2022/187 Karar sayılı davanın reddini istemiştir. 5. Diğer birleştirilen davalarda davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bağışın muvazaalı olduğun dosya kapsamında ortaya konmadığı, bağışa karşı ön alım hakkının kullanılamayacağı, taşınmazda fiili taksim olduğu gerekçesiyle asıl davanın ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ... vekili, birleştirilen davalarda davacılar ... ve ... vekili, davacı ... vekili ve davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda fiili taksim olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının edinimini sağlayan bağış işleminin muvazaalı olduğunu, taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, asıl davada davalının tanık deliline dayanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacılar ... ve ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının edinimini sağlayan bağış işleminin muvazaalı olduğu, taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, birleştirilen dava için keşif yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının edinimini sağlayan bağış işleminin muvazaalı olduğu, taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, tanıkların somut sınır göstermediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Ön alım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi Mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi hâlde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Fiili taksimin varlığı hâlinde davanın reddi gerekir. 2. Ön alım davalarında fiili taksime değer verilmesi için, taksimin yazılı olarak yapılması ya da taşınmazın çok sayıda paydaşının bulunması hâlinde tüm paydaşlar tarafından fiilen kullanılan bölümleri olması gerekmez. Davacının kullandığı ve davalıya pay satan kişilerin kullandığı ayrı ayrı bölümler var ise satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda pay satışı nedeniyle ön alım hakkını kullanması 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kabul edilmektedir. 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 290. maddesinde; “...(1) Keşfin yeri, kapsamı ve zamanı mahkeme tarafından tespit edilir. Keşif, taraflar hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılır. Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir. Keşif sırasında, yapılan tüm işlemler ve beyanları içeren bir tutanak düzenlenir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/25 md.) Tutanağa, hâkimin keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemleri de yazılır. Plan, çizim, fotoğraf gibi belgeler de tutanağa eklenir. Mahkeme, bir olayın nasıl geçmiş olabileceğini tespit için temsili uygulama da yaptırabilir...” hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri gereğince mahkeme hâkimi huzurunda taşınmaz başında bilirkişi, tarafların ve var ise şahitlerin hazır bulundurulması suretiyle keşfin yapılması gerekir. Keşfin amacı hâkimin uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde inceleme yaparak bilgi sahibi olmaktır. 4. Hâkimin dava konusu şeyi inceleyerek onun hakkında bütün duygularıyla bilgi edinmesi olarak tanımlanabilen keşif; taşınmazlarla ilgili davalarda, dava konusunun yerinde görülüp incelenmesi biçiminde gerçekleşir. Taşınmazlara ilişkin davalarda, yargılamanın sağlıklı bir biçimde yürütülebilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi bakımından toplanan delillere göre mutlaka keşif yapılmasına karar verilmelidir. Ayrıca taşınmazın aynına ilişkin davalarda tanıkların keşif mahallinde dinlenmesi ve gösterdikleri yerlerin krokide işaretlenmesi suretiyle denetime uygun rapor alınması gerekir. 5. Somut olayda, asıl davada davacı ... tarafından, dava konusu taşınmazın paydaşlarından ...'in payını dava dışı ...'ya satması üzerine 12.11.2020 tarihinde ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmiş, İlk Derece Mahkemesince 22.11.2021 tarihinde keşif yapılmış, 04.04.2022-11.05.2022 tarihlerinde birleştirilen dava davacıları ..., ..., ..., ... tarafından ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davaları açılmış ve asıl dava ile birleştirilmiştir. 6. İlk Derece Mahkemesince fiili taksim olgusu benimsenmek ve davalı ...'e yapılan bağışın muvazaalı olmadığı kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmiş ve asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olduğunu söyleme imkânı yoktur. 7. Şöyle ki, davalar birleştirilse de her bir dava bağımsızlığını koruduğu için asıl ve birleştirilen davalar yönünden sunulan delillerin de ayrı ayrı incelenip değerlendirilmesi gerekir. 8. Bu kapsamda birleştirilen davalardan önce asıl dava yönünden yapılan keşifle yetinilerek tüm davalar yönünden hüküm kurulması hatalı olduğu gibi taşınmazın aynına ilişkin davalarda, özellikle ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında fiili taksim iddiası ileri sürüldüğünde tanıkların keşif mahallinde dinlenerek davacıların ve payını devreden önceki paydaşın fiilen kullandıkları yer bulunup bulunmadığı hususlarında beyanları alınmak, hakim gözlemi tutanağa geçilmek ve fenni bilirkişi tespitleri de rapora yansıtılmak ve hepsi birlikte değerlendirilmek suretiyle bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. 9. Öte yandan, yargılama sırasında davalı ... tarafından kendisine satış ile pay temlik eden önceki paydaş ...'e bağış suretiyle yeniden pay temlik edilip, asıl davada davacı tarafından 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesi gereğince seçimlik hak davalı ...'e karşı tapu iptali ve tescil şeklinde yöneltilmiş olup, birleştirilen davada davacılar tarafından da yasal süresi içinde yasal ön alım hakkı kullanıldığı için, böyle bir durumda ön alım hakkı doğduğuna ve bu hak kullanıldığına göre davalı ... yönünden devrin muvazaalı olup olmadığının sonuca etkisi bulunmayacaktır. 10. Hâl böyle olunca, asıl ve birleştirilen davalar yönünden yukarıda anlatıldığı şekilde taşınmaz başında keşif yapılarak tanıkların keşifte dinlenmesi ve fiili taksim olgusunun hâkim gözlemi ve teknik bilirkişi değerlendirmeleriyle birlikte tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.