Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1044 E. 2026/2458 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1044
- Karar No
- 2026/2458
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/145 E., 2025/312 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların hissedar oldukları ... ilçesi (eski ...), ... Köyü 762-771-772-7 73... parsel sayılı taşınmazlardaki gerek kendi hisselerini, gerekse miras bırakanlardan gelen tüm hisseleri .... Noterliğinin 05.08.1999 tarih ve ... yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satmayı kabul ve taahhüt ettiklerini, satış bedellerini aldıklarını ve taşınmazları davacıya teslim ettiklerini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların davalılar adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili 26.05.2015 tarihli dilekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi gereğince davayı davalılar aleyhine tazminat davasına dönüştürdüklerini beyan etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.06.2005 tarihli duruşmasında, davaya konu yerleri noterden sattıklarını, hakkı ve alacağı kalmadığını, açılan davaya bir diyeceğinin olmadığını belirtmiştir. 2. Bir kısım dâhili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., vekili; dâhili davalıların dava konusu taşınmazları 1999 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satmayı vadettiklerini, satış vaadinin tapuya şerh edildiğini, dosyaya celp edilen tüm tapu kayıtlarından anlaşıldığı üzere, davalıların vekil tayin ettiği kişilerin davalıların bilgisi olmaksızın taşınmazları "satış vaadlerinin bütün hukuki vecaibi ile birlikte" ...'e sattıklarını, alıcının da tüm bu durumları kabul ettiğini, ...'in davada taraf olması gerektiğini, tapu iptali ve tescil talebinin yalnızca bu kişiye karşı talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Dâhili davalı ... 06.02.2017 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazların varlığından veya satımından hiçbir zaman haberdar olmadığını, bilirkişi raporunda...'e satımından bahsedilmesine karşın bununla ilgili olarak dava dilekçesi ve eklerinin hiçbir zaman gönderilmediğini, bugüne kadar yapılan tüm tebligatların geçersiz olduğunu, davanın 2005 yılında açılmış olmasına karşın ...'un 2004 yılında vefat ettiğini, taraf teşkili sağlanmadan yargılama safhasına geçildiğini, ölü şahsa karşı açılan davada mirasçılarının davaya dâhil edilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını belirtilerek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.2008 tarihli ve 2005/184 Esas, 2008/666 Karar sayılı kararıyla; Gaziosmanpaşa mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. IV. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Onama Kararı 1. Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.2008 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 04.06.2018 tarihli ve 2018/2377 Esas, 2018/4352 Karar sayılı kararıyla yetkisizlik kararının onanmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin yukarıda 14.09.2021 tarih ve 2018/383 E., 2021/233 K. sayılı kararı ile davanın ıslah edilmiş hâliyle kabulü ile 1.549.188,46 TL'nin 11.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ve dâhili davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 14.09.2021 tarih ve 2018/383 E., 2021/233 K. sayılı kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili ile ... vekili duruşmasız, davalılar ... ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 21.11.20 23... /2430 Esas, 2023/5565 Karar sayılı ilâmı ile "satış vaadi sözleşmesi borçluları ..., ... ve ...'nun sözleşmenin yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazlarda 3/20 müstakil paylarının olduğu, bu paylar yönünden payları oranında tazminata hükmedilmesi, bir kısım payların ise murisi ve murisi evvellerinden intikalen geldiği, bu paylar yönünden ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 641. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olmaları gerekirken böyle bir ayrıma gidilmeksizin eksik inceleme ile müteselsilen sorumlu tutulmalarının doğrugörülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilâmında belirtildiği şekilde taşınmaz vaadinde bulunan hissedarların 3/20 oranındaki müstakil payları ve kendilerine miras yoluyla gelecek paylar dikkate alınarak ve tapudaki payları oranında hesaplama yapılarak, davanın bozma ilâmı öncesi ıslah edilmiş hâliyle kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... ve bir kısım diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; ölü kişi aleyhine dava açılamayacağını, zaman aşımı süresinin asıl alacak ve faiz alacağı bakımından dolduğunu, vekilin kötü niyetli olarak dava konusu taşınmazları devrettiğini, davacı ile vekilin birlikte hareket ettiğini, davacının tapu iptali ve tescil talep etmesi yerine tazminat talep etmesinin kötü niyetini kanıtladığını, davanın bir kez ıslah edilebileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesimnde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağını, vekilin kötü niyetli olarak dava konusu taşınmazları devrettiğini, davacı ile vekilin birlikte hareket ettiğini, davacının tapu iptali ve tescil talep etmesi yerine tazminat talep etmesinin kötü niyetini kanıtladığını, davanın bir kez ıslah edilebileceğini, murisleri ...'ün payı oranında tazminattan sorumlu tutulmaları gerirken müteselsilen sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin murisi ...'ün payı oranında tazminattan sorumlu tutulması gerirken müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağını, vekilin kötüniyetli olarak dava konusu taşınmazları devrettiğini, davacı ile vekilin birlikte hareket ettiğini, davacının tapu iptali ve tescil talep etmesi yerine tazminat talep etmesinin kötüniyetini kanıtladığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Davalılar ... ve bir kısım diğer davalılar vekiline ise gerekçeli karar 25.11.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz başvuru dilekçesi ise temyiz süresi geçtikten sonra, 13.12.2025 tarihinde sunulmuştur. Davalılar ... ve bir kısım diğer davalılar vekilinin süresinde olmayan temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin süresinde olmayan temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a iadesine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının davalılar ... ve ... ile davalı ...'ya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.