Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3449 E. 2026/1145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3449
Karar No
2026/1145
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/863 E., 2025/1120 K. İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/146 Esas sayılı dava dosyası yönünden: İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/147 Esas sayılı dava dosyası yönünden: 6100 sayılı HMK'nın 125/1-a maddesi uyarınca taraf değişikliğinden önce: 6100 sayılı HMK'nın 125/1-a maddesi uyarınca taraf değişikliğinden sonra: İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/148 Esas sayılı Dava Dosyası Yönünden: İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/149 Esas sayılı Dava Dosyası Yönünden: İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/518 E., 2025/100 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı 2022/147 Esas sayılı dosyada davalı ... vekili ile 2022/149 Esas sayılı dosyada davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde 2022/149 Esas sayılı dosyada davalı ... vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici ... arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümleri yükleniciden temlik almış olan davalı ve birleşen davalarda davalıların dairelere haksız el atmasının önlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... (İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/146 Esas sayılı dosyası) ve birleşen (İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/148 Esas sayılı dosyası) davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, müvekkillerinin sözleşmeden kaynaklı sebeple taşınmazlarda hak sahibi olduklarını, Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen (İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/147 Esas sayılı dosyası) davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, haklı bir sebebe dayalı olarak taşınmazda hak sahibi olduğunu, tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

3.Birleşen (İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/149 Esas sayılı dosyası) davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının fiil ehliyeti bulunmadığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenmesi gerektiğini, binanın tamamlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu arsanın kayıt maliki olduğu, dava dışı yüklenicinin davacı arsa sahibine karşı edimlerini yerine getirmediği, bu nedenle açılan sözleşmenin geriye etkili feshine ilişkin davanın kabul edildiği ve kararın kesinleştiği, davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan taşınmazdaki kullanımlarını haklı kılacak bir haklarının bulunmadığı, davacının el atmanın önlenmesini talepte haklı olduğu gerekçesiyle birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı ... vekili, birleşen davada davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz davacı adına kayıtlı olduğundan davacının ayni hakkının bulunduğu, davalıların ise yükleniciden temlike dayalı şahsi hak sahibi olduğu, kural olarak hakların yarışmasında ayni hakka üstünlük tanınması gerektiği, davacı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak feshine karar verildiği, hükmün deracattan geçmek suretiyle kesinleştiği, böylece yüklenicinin hak sahibi olmadığı bölümleri yükleniciden haricen (... üyeliği suretiyle) edindiklerinden bahisle tasarruf eden davalıların bu kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, dava dışı yüklenicinin davacı arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden, şahsi hakkını üçüncü kişiye (davalıya) temlik etmesi halinde üçüncü kişinin (davalı), Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamayacağı, davaya konu edilen ve henüz kat irtifakına geçilmemiş bağımsız bölümleri davalıların kullandıkları kabullerinde olduğuna ve hak iddia ettiklerine göre davalılara husumet düşeceği, bu itibarla aleyhlerine dava açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, zorunlu ve faydalı giderlere ilişkin davalılar tarafından cevap dilekçeleri ile usulünce hapis hakkı ileri sürülmemiş olup, dava sırasında ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği, bu konuda ayrıca açılan davaların sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı, fer'i müdahil olarak davaya katılma talebinde bulunan ...'ın dilekçe içeriği ve davacı vekilinin HMK'nın 125/1-a maddesi uyarınca davaya ...'a karşı devam etmek istediği yönündeki beyanı dikkate alınarak ...'ın sıfatının davalı olarak düzeltilmesine ilişkin kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın husumetten reddi gerektiğini, arsa payı ve daire bedeli üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tahliye talebinin kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, muhdesatın aidiyetine ilişkin açılan davanın bekletici mesele yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, binanın yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin araştırılmadığını, müvekkilinin hapis hakkı bulunduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini beyan etmektedir.

2. Birleşen davada davalı ... vekili kararı temyiz etmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.09.2025 tarihli ek kararı ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş, ek karar birleşen davada davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

1- Birleşen davada davalı ... vekilinin 10.09.2025 tarihli ek karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi halinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Karun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 10.09.2025 tarihli ek karar, davalı ... vekiline 29.09.2025 tarihinde tebliğ edilmiş; ek karara ilişkin temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 18.11.2025 tarihinde verilmiştir.

2- Birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ek karara ilişkin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,

2- (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl ve birleşen davalarda davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin birleşen davada davalı ... ve birleşen davada davalı ...’dan tahsili ile asıl ve birleşen davalarda davacıya verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden 2022/147 Esas sayılı dosyada davalı ...'a iadesine, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden 2022/149 Esas sayılı dosyada davalı ...'ya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3449, K. 2026/1145, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3449-e-2026-1145-k-1b07074bb9a6