Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/6479 E. 2026/11054 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6479
- Karar No
- 2026/11054
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/72 Esas, 2026/437 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/601 Esas, 2025/42 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanı kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... ... Mahallesi 52 13... nolu parsel sayılı taşınmazı kamulaştırma yapılmaksızın idarece el attığını, ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle, açılan davanın haksız olduğunu, okul alanındaki şahıs hisselerinin kamulaştırma işlemine henüz başlanılmamış olup kamulaştırma işlemleri il genelinde, öğrenci yoğunluğu ve aciliyet sırası göz önünde bulundurularak yapıldığını, kamulaştırmaya ileriki yıllarda yeterli ödenek temin edildiğinde başlanılacağını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmaza idarece el atılmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, bedelin yüksek belirlendiğini, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını, ıslah tarihinin gözetilerek faiz işletilmesini, vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Eğitim Alanı" olarak ayrıldığı, taşınmazın boş arsa görünümünde olup, üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı anlaşılmakla, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedelinin tespit edilmesi yöntem itibari ile doğruysa da, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmaza Eylül 2023 değerlendirme tarihi itibari ile 56.000,00 TL/m² bedeli üzerinden değer biçilmiş olup dava konusu taşınmazın paydaşınca açılan dava dosyalarında; taşınmazın başka paydaşına ait Ankara10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/671 Esas, 2024/342 Karar sayılı dosyasında açılan davada Ekim 2023 değerlendirme tarihi itibariyle tespit edilen 27.250,00TL/m² birim bedelin Ankara Bölge Adliye Mahkemesin 14. Hukuk Dairesinin 2024/2497 Esas sayılı ilamı ile uygun bulunduğu, bu bedelin dava tarihine eskale edilmesi sonucunda daha düşük bedele ulaşıldığı, bu durumda, aynı taşınmazın paydaşlarınca açılan davalarda belirlenen miktarlar arasında çelişki oluştuğundan taşınmaz bedelinin paydaş dosyaları da göz önüne alınarak, yeniden belirlenmesi konusunda istinaf incelemesi sırasında bilirkişiden ek rapor alınmış düzenlenen ek bilirkişi raporunda, yeniden yapılan emsal incelemesi sonunda, dava konusu taşınmazın metrekare birim bedelinin 26.750,00 TL üzerinden, dava konusu taşınmazdaki davacıların payı bedellerinin toplam 4.614.375,00TL olarak tespit edilmekle, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, 4.614.375,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince esas alınan bilirkişi raporuna göre belirlenen değerin usul ve kanuna uygun olarak belirlendiğini, bu nedenle ilk raporun hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Hukuken tasarrufu kısıtlanan dava konusu taşınmazda hükmedilen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairenin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; vekalet ücretine ilişkin (8) numaralı bendindeki ''621.581,25” sayısı hükümden çıkartılarak yerine “45.000,00 TL maktu” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.