Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1438 E. 2026/1916 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1438
Karar No
2026/1916
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/42 E., 2025/282 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; asıl davada dâhili davalı ... ile birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL DAVA Davacı Hazine vekili asıl dava dilekçesinde özetle; dava konusu 1937 tarihli ve 294 tahrir numaralı mera niteliğindeki vergi kayıt kapsamı içerisinde kalan taşınmazın ... Kadastro Mahkemesinin 1997/ 24... /26 Esas sayılı kesinleşmiş dosyalar üzerinden mahallinde yapılan keşif sırasında tespit edilmiş fen bilirkişisi kroki ve raporunda parsel parsel gösterildiğini, kamu malları arasında sayılan meralar hakkında özel hükümler öngören 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4/3 hükmünde “Mera, yaylak, kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez. Amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz sınırları daraltılamaz.” denilmek suretiyle meraların özel mülkiyete konu olamayacağı, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin uygulanamayacağının kanunlarla belirtildiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/b hükmünde; "Mera, yaylak, kışlak, otlak ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri faydalandığı belgelerle veya bilirkişilik veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel sicile yazılır." denildiği, bu sınırlandırma tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle belirlenen taşınmaz mallar özel kanunlarında yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil etmedikleri, Arazi Kanununa göre meralar tarla hâline getirilip satılamaz, üzerinde bina yapılıp, ağaç dikilemeyeceği, bu nedenle davalı adına tesis edilen tapu kaydının iptalini ve taşınmazın mer'a olarak sınırlandırılmasının talep edilmesinin gerektiğini belirtilerek vergi kaydının araziye uygulanması suretiyle yapılacak keşifte anlaşılacağı üzere; dava konusu taşınmaz davaya dayanak kaydı olarak gösterilen 1937 tarihli ve 294 tahrir sıra No.lu vergi kaydının gerek hudutları ve gerekse miktarı itibariyle içerisinde kaldığı, kaydın doğusu “yol” batısı “...”, kuzeyi “Millet meydanı” güneyi “Fundalık” olarak okunduğu, taşınmazın mera niteliğinde olması sebebiyle tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına ve davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. BİRLEŞTİRİLEN DAVA Davacı Hazine vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... Nahiyesi ... Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmazın 1937 tarihli ve 294 tahrir numaralı mera niteliğindeki vergi kaydı kapsamı içerisinde kaldığını, ... Kadastro Mahkemesinin 1997/ 24... /26 esas sayılı kesinleşmiş dosyalar üzerinde mahallinde yapılan keşif sırasında tespit edildiğini ve fen bilirkişisi kroki ve raporunda parsel parsel olarak gösterildiğini, 3402 sayılı Kanun'un 16/b hükmü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 641. maddesi ve 4342 sayılı Kanun'un 4/3 maddesi uyarınca davalı adına tesis edilen tapu kaydının iptalini ve taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasını talep etmelerinin gerekli olduğunu, 1937 tarih ve 294 tahrir numaralı kaydın doğusu yol, batısı ..., kuzeyi Millet Meydanı, güneyi Fundalık olarak okunduğunu, bu nedenlerle dava konusu ... ilçesi, ... Nahiyesi ... Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davalının taşınmaza müdahalesinin men'ine, taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, vergi kaydının davalının taşınmazına uymadığını, taşınmazın mera vasfının bulunmadığını ve 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi gereği taşınmazın davacıya bedeli karşılığı satılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. IV. MAHKEME KARARI 1. Asıl dava dosyasında Mahkemenin 10.04.2015 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. 2. Birleştirilen dava dosyasında Mahkemenin 19.11.2015 tarihli kararı ile dava konusu yerin mera vergi kaydı kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin (III) No.lu başlıkta belirtilen kararlarına karşı süresi içinde asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Asıl dava dosyası yönünden, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 22.05.2018 tarihli ve 2015/15034 Esas, 2018/3984 Karar sayılı ilâmı ile; dava konusu 1 49... parsel sayılı taşınmaz, 08.04.1997 tarihinde kadastro tespiti sonucu senetsizden davalı adına marangozhane olarak tespit ve tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmaz mera vergi kaydı kapsamında kalmış olsa da Belediye Başkanlığından gelen yazıda dava konusu taşınmazın 12.04.1996 onay tarihli imar planı içinde kaldığı bildirilmiş, fen bilirkişi raporunda da imar planı içinde bulunduğu tesbit edilmiştir. Bu durumda yukarıda açıklandığı gibi mahallinde yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın 01.01.2003 tarihinden önce yerleşim yeri olarak işgal edilen yerlerden olup olmadığı resmi deliller toplanarak bu tarihlere yakın tarihlerde çekilen hava fotoğraflarından da yararlanılarak saptanmalı, öte yandan meranın artık mera olarak kullanılmasının teknik açıdan mümkün bulunup bulunmadığı parsel bazında değil, imar planları ve ada bazında ziraatçi bilirkişiye incelettirilmeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 290. maddesi hükmü gereğince keşfi izlemeye olanak sağlayacak ve bilirkişi raporlarını denetlemeye yardımcı olacak sayıda fotoğraf çektirilerek dosyaya konulmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve incelemeye dayalı karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Birleştirilen dava dosyası yönünden, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.01.2019 tarihli ve 2016/8802 Esas, 2019/385 Karar sayılı ilâmı ile; davacının dayandığı 1937 tarihli ve 294 tahrir No.lu mera vergi kaydı 9 hektar miktarında olup sınırları gayri sabittir. Mahkemece öncelikle çevre parsellerin tapu kaydı ve dayanak belgeler getirtilmeli, aynı vergi kaydına dayalı dava açılıp açılmadığı araştırılmalı, yine dayanak vergi kaydına istinaden herhangi bir tespit yapılıp yapılmadığı, bölgede 47 53... sayılı Kanun uygulama yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, aynı kayda dayanarak açılmış başka davalar var ise birleştirilmesi konusu değerlendirilmeli, yapılacak keşifte, tüm bu kayıtlar yerel bilirkişiler ve tarafların gösterecekleri tanıklardan sorularak usulüne uygun olarak uygulanmalı, davacının bildirdiği Kadastro Mahkemesinin 1997/24 Esas, 1997/26 Esas ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/398 Esas sayılı dosyalarında dava edilen yerler belirlenmeli, taşınmazın toprak yapısı (ziraat ve jeoloji mühendisi) uzman bilirkişilere incelettirilmeli, fen bilirkişisine keşfi izlemeye uygun rapor düzenlettirilmeli, gerekirse 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi de değerlendirilmeli ve sonucuna göre gerekçesi de gösterilerek bir hüküm kurulması yoluna gidilmemesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve numarası belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile; 1 49... Parsel sayılı taşınmazın muris ... adına olan tapu kaydının iptaline, taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve mera olarak özel siciline tesciline, taşınmaza davalının müdahalesinin men’ine, 1 32... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline, taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve mera olarak özel siciline tesciline, taşınmaza davalının müdahalesinin men’ine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dosyada davalı ... ile birleştirilen dosyada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 1. Asıl dosyada davalı ... temyiz dilekçesinde; a. Hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları ile ilgili Mahkemece bir karar verilmediğini, b. Dosyaların birleştirilerek görülmesinin isabetsiz olduğunu, davaların taraflarının ve konusunun aynı olmadığını, c. Dava konusu taşınmazın mera vasfını kaybettiğini, tarım arazisi olarak kullanıldığını, 1996 yılından beri imar planında yer aldığını, yerleşim yerinde bulunduğunu, d. Kaldı ki taşınmazın bedelsiz olarak davacı adına tescilinin 4342 sayılı Kanun'a aykırı olduğunu, rayiç bedelinini davalıya ödenmesi gerektiğini, e. Mahkemece 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi koşullarının varlığı veya yokluğunun yeterince araştırılmadığını, bozmanın gereklerinin yerine getirilmediğini, f. Birleştirilen davalıya ait 1 49... parsel sayılı taşınmaz yönünden yeterli inceleme yapılmadığını ve gerekçeli kararın bu yönüyle eksik olduğunu g. Dava konusu 1 49... parsel sayılı taşınmazın çok uzun yıllardır murisi Mustafa ve onun ölümü ile kendisi tarafından marangozhane olarak kullanıldığını ileri sürmektedir. 2. Birleştirilen dosyada davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları ile ilgili Mahkemece bir karar verilmediğini, b. Dosyaların birleştirilerek görülmesinin isabetsiz olduğunu, davaların taraflarının ve konusunun aynı olmadığını, c. Dava konusu taşınmazın mera vasfını kaybettiğini, tarım arazisi olarak kullanıldığını, 1996 yılından beri imar planında yer aldığını, yerleşim yerinde bulunduğunu, d. Kaldı ki taşınmazın bedelsiz olarak davacı adına tescilinin 4342 sayılı Kanun'a aykırı olduğunu, rayiç bedelinini davalıya ödenmesi gerektiğini, e. Mahkemece 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi koşullarının varlığı veya yokluğunun yeterince araştırılmadığını, bozmanın gereklerinin yerine getirilmediğini, f. Birleştirilen davalıya ait 1 32... parsel sayılı taşınmaz yönünden yeterli inceleme yapılmadığını ve gerekçeli kararın bu yönüyle eksik olduğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; asıl ve birleştirilen davalarda tapunun iptali ile taşınmazların mera olarak sınırlandırılması ve davalıların müdahalesinin men’i taleplerine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada dâhili davalı ... ile birleştirilen davada davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada dâhili davalı ... ile birleştirilen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1438, K. 2026/1916, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1438-e-2026-1916-k-b5587f19c8b3